disscuss print

1 YILLIK Hosting Alana, 3 YILLIK Hosting HEDİYE... TIKLAYINIZ.

BURHAN ÖZFATURA : CHP İZMİR'İN KALESİ DEĞİL

BURHAN ÖZFATURA : CHP İZMİR'İN KALESİ DEĞİL_resim
Özfatura, faturayı kesti..


İzmir'in efsane büyükşehir belediye eski başkanı Burhan Özfatura, YerelGündem.com'un sorularıyla geçirilen geniş bir vakitte, kimi zaman sert, çokça yapıcı gözlem, analiz, eleştiri ve saptamalarını anlattı.

Yine bildiğini açık açık, net ve tok bir sesle söylemekten çekinmedi Özfatura;

"İzmir CHP'nin kalesi değil. Bu CHP'nin edebiyatı"


"Evet, şimdi yine insanın midesini ve ruhunu bulandıran bir kaset dalgası var. Hepimizin, belli düzeye gelen insanların fevkalade edepli olması lazım. Eline, diline, beline hakim olmalısın"

"Benim masterli evladlarım, asgari ücretle iş bulamazken, haramzadelerin ve kara para sahiplerinin nasıl bir sefahat içinde olduğunu görüyoruz magazin sayfalarında"

"CHP’li belediyeler bu ekibi kurmadı. Çok partizanlık yapıyorlar, sadece yandaş alıyorlar. Hiçbir baltaya sahip olamamış tipler, eş-dost-akraba diye inanılmaz makamlara getirildiler ve dökülüyor hepsi."

"Bu belediye şirketleri sayesinde ihalelerin hepsi şaibeli. İnanılmaz yolsuzluk var. Suçluyorum hepsini. "


"AKP’yi tenkit etsem de, belediyelerin gelirleri konusunda hiçbir haksızlık yapılmadı. Aktarıldı hatta fazla aktarıldı. Bankalarda trilyonlarca yoksa ben hiçbir şey bilmiyorum. Madem paran yok, bu kadar yandaşı niye sokuyorsun işe kardeşim?"

"Kaynak var. Kardeşim bak, biz de konserler yaptık. Ama konserlerin hiçbirine belediyenin bütçesinden tek kuruş ayırmadık. Şimdi bunlar yandaş şarkıcılara Suavi Edip Akbayram, Volkan Konak'lara astronomik rakamlar ayırıyorlar. Kaynaklar gürül gürül buralara gidiyor. "

"Belediyelerin şu an, 10 yıl bu görevi yapmış ağabeyleri olarak söylüyorum, açık ve net söylüyorum, belediyelerin şu an kaynak sıkıntısı yok. Ama kadroları şişiriyorsan, yandaşları dolduruyorsan, öyle hepsinin altına süper lüks arabalar çekiyorsan sekreteri odacısına. Bu sıcağa kar dayanmaz."


"Bu ülkede CHP daima avantajlıdır. Çünkü bu tür istismarları, çok iyi yapar. Bir de kabul etmek lazım ki, medyanın büyük kesimi de CHP yandaşıdır. O açıdan bunlar ne yapsa görmezden gelmek bir tarafa, olayları ters çevirirler. Çifte standart yaparlar. "

"Eğer İzmir için özel bir kanun çıkarılmazsa, İzmir’de ne EXPO ne de başka bir yatırım olur. Mesela Ulaştırma Bakanı’nın çok güzel yatırımları var. Benim hayal ettiğim projeleri var. 15-20 tane istemezükçü var. Ki hemen hemen hepsi BDP’li. Bölücü yani, kimi avukat kimi mimarlar odasında. Ve maalesef Anıtlar Kurulu ve idare mahkemeleri de onlarla işbirliği içinde."

"Eğer İzmir için özel bir kanun çıkarılmazsa, İzmir’de ne EXPO ne de başka bir yatırım olur. Yani bu istemezükçülerin önü kesilmezse EXPO MEXPO hiçbir şey yapılmaz."


Halide DEMİR-Özel Röportaj- www.yerelgundem.com(halidedemir@yerelgundem.com)





H.D: İzmir CHP'nin kalesi mi gerçekten? Siz İzmir'de iki dönem büyükşehir belediye başkanlığı yaptınız?


B.Ö: Şimdi tabi sandıklar sayılmadan ben seçim sonuçları hakkındaki tüm tahminleri uydurma görürüm. Kaldı ki seçimlerde rüzgar son üç dört günde esmeye başlar. O güne dek her şey şovdur. Mitinglerin de önemi yoktur. Boşuna zaman ve kaynak israfı. Sen ben bizim oğlan. Şamatacıları topluyorsun bindirilmiş kıtalar.

İzmir’de CHP edebiyat yapıyor. Solun kalesi falan değil İzmir. Kaldı ki İzmirli olan nüfusun yüzde 30’u. Yüzde 70’i göç. Burası Anadolu'nun bir kompozisyonu. Bana göre ortaya koyacağınız projeler çok önemli. Ve tabiî ki adaylar önemli.

H.D: Kasetli siyaset dönemi mi başladı? MHP üst düzey yöneticileri hakkındaki videolar, tepkiyle karşılandı?


B.Ö: Evet, şimdi yine insanın midesini ve ruhunu bulandıran bir kaset dalgası var. Hepimizin, belli düzeye gelen insanların fevkalade edepli olması lazım. Eline, diline, beline hakim olmalısın. Çünkü layık olmasan da, toplum seni örnek alıyor. Sen örnek olacaksın, aile yapın ve ahlaki yapın iyi olacak. Harama el uzatmayacaksın, ailen dışında ahlak dışı davranışlarda bulunmayacaksın.

Ancak bunun bir de bu kadar ortaya dökülmesi de, bana göre fevkalade yüz kızartıcı bir şey. Bizim dinimizde de 'ayıpları örtün' der. Allahın sıfatlarını başında Settar yani örtücü gelir. Şimdi biz, genel başkanlar başta olmak üzere kaset olayına, değer verirsek, gündeme getirirsek olmaz. 3 genel başkanın da 'Canları cehenneme, biz bu şerefsizce şeyi ağzımıza bile almayız' demelerini beklerdim.
MHP’ye oy kazandırdı.

H.D: Deniz Baykal da kasetle gitmişti. Halk nezdinde etkisi yok mu bu kasetlerin?


B.Ö: Deniz baykal’ı 1960 yılından beri tanıyorum. O asistandı, hanımı da bizden önce mezun olmuş bir ablamızdı. Biraz da enişte statüsündeydi Baykal. Mazbut bir aile yapıları vadı, Olcay ablayı da tanırım. Torun ve evlatlarına düşükndü. Hala da inanmak istemiyorum, yakıştırmıyorum. Benim nezdimde, Baykalla ilgili tabloya bir etkisi olmamıştır kasedin.

Yani halkın umurunda değil. Halk korkunç bir kaygı içinde. Nedir o? Terör ve bölünme korkusu. Yani BDP ihanet tablosu çiziyor. Terörün emrindedir tam anlamıyla. İç ve dış mihrakların etkisinde, yani ABD ve AB emriyle. İkincisi, iş ve aş. Yüzde 11.5 rakamları inandırıcı değil, minimum yüzde 25, yüksek tahsillilerde yüzde 35. Her tarafım CV dolu.

Eskiden CV'lerden bir iki tanesine kırmızı çizgi çizer, geri kalanının gereğini yapar, mutlu olurdum. Şimdi kimi arasam, benden çok ağlıyor. Yani esas olan o. Üçüncüsü Türkiye’nin gerçek anlamda kalkınması, yani kur ve faiz politikaları yüzünden astronomik cari açık yüzünden zor duruma gireceğiz.

Cari açık sizin ihracatınızın 500 milyon dolar olması Türkiyenin aleyhinedir. Döviz kurunun baskı altında olmasının ve sıcak paraya dayanılmasının verdiği rakamsal şey var. Ama istihdama ve üretime dayanmayan bir kalkınma olmaz. Yani Türkiye’de yeni yeni hangi fabrikaları kurduk, iş imkanı sağladık. Bunlar farazi sanal hayal şeyler.

Ha şu var, Türkiye’deki dolar milyardari Japonyadan fazla. On bin milyoner daha teşrif edecekmiş önümüzdeki on yılda. Korkunç bir gelir dağılımı adaletsizliği var. Masterli evladlarım asgari ücretli iş bulamazken, haramzadelerin ve kara para sahiplerinin nasıl bir sefahat içinde olduğunu görüyoruz magazin sayfalarında.

8 yılda 600 milyar faiz ödedik bütçeden kaç bin aileye gitti. 3-4 bin aileye gitti, vergisi var mı? Yok. Vergisiz algısız adam oturduğu yerden parayla para kazanıyor. Lüks ne marka varsa saatten arabaya en çok Türkiye’de satılıyor.

H.D: İzmir'de başta büyükşehir belediyesi olmak üzere belediyeler nasıl çalışıyor? Yakından izliyorsunuzdur?


B.Ö: Şimdi tabi İzmir’in ekonomik açıdan gerilediği ve artık 3. sırada yeralmadığı açık bir gerçek. Belediye başkanlarının şahıslarını tenkit etmek istemem ancak en büyük eksiklik, ekipsizlik. Bizim zamanımızda olay bir kalabalık ekibin eseridir. Ben maliyeciyim, Büyük Kanal'dan Metrodan anlamam, öğrenmeye de niyetim yok. Ama Allah bize dürüst ve konusuna vakıf yeterli bilgi düzeyine sahip, insanlardan bir ekip kurma fırsatı verdi. Onların başarısı tabi bana yazıldı. (mütevazice gülümsüyor) Askerler kazanır, generalin adı geçer. CHP’li belediyeler bu ekibi kurmadı. Çok partizanlık yapıyorlar, sadece yandaş alıyorlar.

MHP’li belediyeler de öyle AKP’liler de öyle.

Hiçbir baltaya sahip olamamış tipler, eş-dost-akraba diye inanılmaz makamlara getirildiler ve dökülüyor hepsi.

Politik belediye olamazsınız. Görüşü ne olursa olsun bir adam dürüstse, o konuda uzmansa ben hiçbirini kaçırmadım. Hatta kendileri dedi, ‘Başkanım sizi çok yıpratırlar’ dediler. ‘Burada tek politikacı benim, siz gidin işinizi yapın, sana ne benim politikamdan, bana ne senin görüşünden’ dedim. Hakkaten çok başarılı oldu. Hepsi bu vatanın evladı ve hepsini değerlendireceksin. Maalesef son dönemlerde tüm partiler, Bursa’nın halini görüyorum mesela dökülüyor kızım ya, AK Parti'li.

Bir önceki başkan döneminde dürüstlüğünü, başarısını kanıtlamış bir sürü genel müdür görevden alındı. Niye? Yerine bir yandaş tayin olacak diye. Ya adam hayatında bir baltaya sap olmamış.

Bu belediye şirketleri sayesinde ihalelerin hepsi şaibeli. İnanılmaz yolsuzluk var. Suçluyorum hepsini. Ama hiçbir parti bu belediyelerin şirketlerini dile getirmiyor. Hepsi memnun. Hangisi belediyeyi alıyorsa soyuyor, kendi yandaşlarını koyuyor. Devletin de bir incelemesi yok. Bu kadar değerli hesap uzmanı, maliye, vergi denetmeni var. Yolla onları, yok. Herkesin işine geliyor çünkü. Eski ve yeni milletvekilleri de orada çok güzel iş, ihale, tayin, terfi, torpil. Türkiye’deki ahlaksızlık aleni ve genel.


http://www.yerelgundem.com/uploads/resimler/0/76/bc490ed_o.jpg

H.D: Taşeron firmalar moda artık?


B.Ö: Metro ve Büyük Kanal ekip olmayış yüzünden bu kadar yıl gecikti. Atla deve değil ki. Ben metronun yeterlilik ihalelerini bile bitirmiştim. Yani bu işi becerebilecek firmalar elenmiş ve ortaya çıkmıştı. Bular hep yanlış ihale yaptılar. Ben bırakalı 12 sene oldu, 1999 dan bu yana. Bitiremediler. Büyük Kanal da öyle. Hasan Mani çöktü İzmir’in başına, bütün sistemi mahvetti.

Param yok diyen de doğru söylemiyor.


H.D: Belediye yöneticileri, 'İzmir'e kaynak aktarılmıyor, verdiği gelirden hakettiği payı almıyor' diyor sürekli?


B.Ö: AKP’yi tenkit etsem de, belediyelerin gelirleri konusunda hiçbir haksızlık yapılmadı. Aktarıldı hatta fazla aktarıldı. Bankalarda trilyonlarca yoksa ben hiçbir şey bilmiyorum. Madem paran yok, bu kadar yandaşı niye sokuyorsun işe kardeşim. O taşeronları çıkardık diyor, illegal olarak yandaşlar belediye kadrosuna sokuldu. Dört katı ücret alarak üstelik.

Kaynak var. Kardeşim bak, biz de konserler yaptık. Ama konserlerin hiçbirine belediyenin bütçesinden tek kuruş ayırmadık. Şimdi bunlar yandaş şarkıcılara Suavi Edip Akbayram, Volkan Konak'lara astronomik rakamlar ayırıyorlar. Kaynaklar gürül gürül gidiyor.

Şimdi aslında yapılan harcamalara baktığınızda, öncelik sırasına göre çok daha hayati konular varken, işte bu yandaşlara korkunç rakamlar aktarılıyor. Ve tüm şehirlerde bu mitingler belediyelerin kaynaklarıyla oluyor. Futbol kulüpleri olayı ayrı bir rezalet. Her türlü kanunsuzluk mübah. O şehrin kulübüne yardım yaptım deyince ihale mevzuatını da deliyorsun, imar planlarını da deliyorsun, her türlü pisliği icra ediyorsun. Kullanılıyor canım.

Belediyelerin şu an, 10 yıl bu görevi yapmış ağabeyleri olarak söylüyorum, açık ve net söylüyorum, belediyelerin şu an kaynak sıkıntısı yok. Ama kadroları şişiriyorsan, yandaşları dolduruyorsan, öyle hepsinin altına süper lüks arabalar çekiyorsan sekreteri odacısına. Bu sıcağa kar dayanmaz. Fon ve nakit akımı diye, verimlilik, bütçe planlaması, performans diye bir şey var kızım.

Bak ben Yüksel Çakmur döneminin, adam 5 yıl sigorta ve vergi vermemiş, onları bile ödedim ben. Ona rağmen devlete hiçbir zaman borçlu kalmadım. Maaş ve ücretler bir gün bile gecikmedi. Neden? Bu tasarruf, dürüstlük ve bütçe planlaması. 10 yıl bunun dersini anlattık biz.

Özal'la biz abi kardeş gibiydik 70’lerden bir dostluğumuz vardı. Turgut abi DPT müsteşarı idi. Tansu Çiller, bir dediğimizi iki etmezdi. Ama Büyükşehir belediyesi olarak ya ben Büyük Kanalı yapıyorum, metroyu yapıyorum, bir kuruş bile ek bütçe gelmedi.

En sonunda da TANSAŞ’ı 150 milyon dolara sattım, onunla bitirdim. Kendi göbeğimi kendim kestim. Aksine Tahtalı barajı normal olarak hükümetin yetkisi olduğu halde beceremediler, ben devraldım ben bitirdim ya. Burada tam tersi yaşanıyor.


İşte bakın, UNIVERSIAD'a, bana göre tamamen israf ve hiçbir işe yaramayan bir organizasyondur. İzmir’e ne yararı var? Yabancı ve yerli basında tek satır yer almadı. Geldiler, yediler, içtiler, tuvalete de bıraktılar ve gittiler. Onu beceremedi belediye hükümet ona bile yardım etti. Ben olsam etmem. O günün ilgili bakanlarına da bu israfa gönlümün razı olmadığını bildirdim.

Şimdi hükümet aslında bizimdi benim dönemimde, biz onların güya has evladıydık, DYP’nin. Ekstradan bir lira gelmedi bize.





İsraf ve işbilmemezlik, plan-proje-ekip yok. Başkan bir şey bilmez, bileni bilir. Başkan çalıştırır. Önü açar. Tıkanıklık mı var onun önünü açar.

Sadece büyükşehir değil tüm belediye başkanları ve genel başkanlarının etrafında açık sözlü ve sivri dilli, danışmanlar yok.

Bana bazen 'Yahu sen gıcık adamlara niye yüz veriyorsun' derlerdi. 'Gerçek dostum kafasını öne değil, arkaya sallayandır' derdim. Benim etrafımdaki danışmanlar beni uyarmalı. Şu an hiçbirinde böyle, 'sen ne yapıyorsun?' diyecek danışman görmüyorum. Kafayı sallıyorlar, şak şaklıyorlar.

Dediğim gibi eğer uyarılmazsanız sonra Allah korusun, 'yav ben neymişim, gitgide şizofrenik paranoya durumları' oluyor. Ben her şeyi biliyorum yanlış, insanın bilgisi arttıkça cehaletini anlar. İki akıl daima bir akıldan iyidir. Danışacaksınız. 1964'ten beri vergiciyim, yaklaşık 50 yıl. Bana bir şey sordular mı, kanunlara-tebliğlere bakmadan, güvendiğim insanlara sormadan, daha da tatmin olmazsam açarım vergi başkanlarına, çapraz kontrol etmeden, cevap vermem. Çok danışan çok az hata yapar çünkü.

H.D: Büyükşehir belediyesine yönelik yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma suçlarıyla ilgili operasyon hakkında düşündükleriniz?



B.Ö: Onu abarttılar. Benim 203 tane beraat kararım var. Demek ki 500 ihbar olmuş hakkımda ve tahkikat yapılmış. Benimkinde hiçbir zaman ahlaksızlık, yolsuzluk olmadı. Filan kanunu uygulamamışsın. Neden uygulamamışım, çünkü mevcut olanları, hırsızlar-hırsız müteahhitler için yapılmıştı. Hakimlere de söyledim, dedim ki bu uygulamayla Özfatura ve bir yakınının bir damla bile çıkarı olmuşsa, hiç savunma yapmam. Ama bu uygulama ile İzmir kalite, fiyat, zaman, hizmet kazanmışsa o zaman benim yaptığım doğrudur dedim.

Ne dümenlerin tezgahlandığını ve legal hale sokulduğunu biliyorum. O düzeni bozmak benim görevim. Tüm belediye şirketleri dökülüyor dedim ya.

H.D: Hükümetin bu operasyonu yaptırdığı söylendi İzmirlilere?


B.Ö: Ama bu tahkikat, bunu savcılar yapıyor. Yargı hükümetin elinde değil ki. Artı mahalli seçimlerde, mesela Cemil Şeboy'u içeri aldılar. Güzelbahçe'de Ertan Avkıran’ı alındı, Seferihisar ve Urla da vardı.

E yanlış tutum sergiledi belediye yöneticileri. Bunu siyasi polemik olarak kullanıyorlar. Bana göre çok ayıp bir şey. Adam diyor ki, 9. sıradaki tebrik ettim.

Operasyondan memnun oluyor adam, herifin derdi ne?. İzmir halkı bu oyunu yutmayacaktır. Kimse karar verilmeden suçlu sayılmaz. Ama bir halt etmişse halt eden de cezasını görsün.


H.D: Operasyon sonrasında mitingler yapıldı?


B.Ö: Yargıyı etkilemedir tabi. İşçileri ve yandaşları oraya topladılar. Biz de istesek her olayda toplardık. Üstelik gönül dostuydu, bir çıkarla bağlanmamışlardı. Biz de doldururduk belediyenin personeliyle meydanları.

Bu ülkede CHP daima avantajlıdır. Çünkü bu tür istismarları, çok iyi yapar.
Bir de kabul etmek lazım ki, medyanın büyük kesimi de CHP yandaşıdır. O açıdan bunlar ne yapsa görmezden gelmek bir tarafa, olayları ters çevirirler. Çifte standart yaparlar.

İzmir’de biz çok gördük. Allaha şükür, yüzümüzü kızartacak tek şeyimiz olmadı ama on sene ya, bütün gazeteler bana saldırıyordu. Neden? Efendim belediye şirketlerinden öyle hudutsuz reklam vermedim, vermem.

Yani günde bilmem kaç bin tane gazete alıp, otobüs ve vapurlarda dağıttırmadım. Ben geldim baktım ya x gazetesinin 500-600 abonesi var. Karşıyaka belediyesinden araba gönderiyorlar, Konak’tan gazete aldırıyorlar. Hemen onu ikiye indirdim. Biri bana biri basın ve halkla ilişkilere.


E tabi yani Özfatura'yı sevmezler. Benim zamanımda hiçbir zaman Asansörün batar katını, sizin mesleğe yakışmayan tipler gelip, belediye bütçesinden yiyip içmediler. Ha tamam, hepsi benim oğlum kızım gibiydiler. Öğlen yemeğinde buyurun karavanam beraber diyorduk, beraber yiyorduk. Ama ben kendim bile, param yoksa, belediye lokantalarına gitmedim. Gitsem bile 'Bir kuruş indirim yaparsanız, sizi atarım' derdim. İzmir’in hakkıdır. Başkasının hakkını yiyemezsin yani. Sonra haram adama nasıl çarpar bilemezsin.

Tüm partilerin meclis üyeleri bile benden hiçbir şekilde özel bir şey istemediler. İhale takip etmediler, iş takip etmediler. Ama bizim zamanımızda belediye şirketleri, dört parti vardı, her şirkette mutlaka her partiden yönetim ve denetimden insan vardı. Şirketler komisyonu da kurdum, yetinmedim. Onlar da şirketleri periyodik olarak izliyordu. 35 tane yeminli mali müşavir, tek tek evrak evrak tüm şirketleri inceliyordu.

Mesela belediye şirketleri şu an şeffaf değil.


Şeffaf olunca zaten hile hurda olmaz. Ben, hele de önemli ihalelerde mutlaka her partiden meclis üyelerini zorla getiriyordum ihaleye. Medyadaki çocukları çağırıyordum. Tam umuma açıktı. Hiç kimse namussuzluk yapmaya cesaret edemiyordu. Sen ne kadar açık ve şeffaf olursan işler de öyle ahlaki çapta yürüyor.

H.D: İzmir, Başbakanın da desteğiyle EXPO adayı oldu. Ancak İzmir'den giden ekibin başında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu yoktu. Cezaevinde olan arkadaşları içerdeyken gidemeyeceğini açıklamış. Yöneticilikte duygusallık doğru mudur?


B.Ö: EXPO’da Aziz Beyin gidip gitmemesinden önce söyleyeceğim önemli bir nokta var.

Eğer İzmir için özel bir kanun çıkarılmazsa, İzmir’de ne EXPO ne de başka bir yatırım olur.


Mesela Ulaştırma Bakanı’nın çok güzel yatırımları var. Benim hayal ettiğim projeleri var. 15-20 tane istemezükçü var. Ki hemen hemen hepsi BDP’li. Bölücü yani, kimi avukat kimi mimarlar odasında. Ve maalesef Anıtlar Kurulu ve idare mahkemeleri de onlarla işbirliği içinde.



İzmir yatırıma yasak bölge haline geldi.


İşte bak, İnciraltı ile ilgili projeye hemen itiraz ettiler. Bizim ta 1984’lerden bu yana uğraştığımız plan, yani Alsancak Gari ile Turan kavşağı arası, Manhattan Projesi demiştik, yine engellenecek. Dünya Ticaret Merkezi utanç çukuru olarak duruyor. Konak Pier duruyor, Kordon Yolu duruyor.

Yani bu istemezükçülerin önü kesilmezse EXPO MEXPO hiçbir şey yapılmaz İzmir’de. Özel kanun İstanbul ve Ankara’da çıkarıldı. Anıtlar Kurulu, Turizm ve Kültür Bakanlığı’na bağlı. Kardeşim oraya istemezükçüleri tayin edeceğine, aklı başına tipleri tayin et. İdare mahkemelerinde bu kadar şehrin aleyhine karar verilmesini önle. Ve bir de kanunlara bir madde koy, 'x yatırımı engelleyen adam davayı kaybettiğinde, doğacak tüm zararı tazmin edecek' diye.

Kafadan adamların itiraz dilekçeleri hazır. Yani şehir planlamacı odası diyor, ya kaç kişisiniz siz?!. Bugüne kadar kaç şehir planı yaptınız. Şu İzmir’de mimarı başarı olacak bir tek bina göster, yani bu mimarların gösterdiği. Ama Hilton’a karşı çıkar, Ege Palas’a karşı çıkar, Crown Plaza’ya karşı çıkar. Allahın bize verdiği bu jeotermal, sağlık turizmi, üniversite ve diğer şeylerde pilot kent olmamıza engel olurlar.

Bak Yortanlı Barajı, ya 5 yıl su tutmadı. Kayınpederim Bergamalı. Bir bereket kaynağı o baraj. 3-5 istemezükçü yüzünden durdu.

Allianoi diye bir şey yok.


Yani oradaki bizim saflığımız diyelim. Kutlu Aktaş ile biz tamir ettik. Kütahya’nın çini ve seramikleri var, biz yaptık. Sütun heryerde var. Nereyi kazsan ondan fazla sütun çıkar. Ama maalesef anıtlar kurulu ve idare mahkemeleri, idariye önlemek için çalışıyor.

Yüksek yargı politik. İcraatta tek yetkili ve etkili olma peşinde. Bugüne kadar zaten hep CHP ile paslaşma içindeler.


Ve maalesef gördük ki, 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat’ı yaşadım, hep darbe şakşakçılarının başında üniversiteler ve yüksek yargı geliyordu ya. Hep böyle oldu ya. Medya da öyle. Kartel medyası. Bir de İstanbul’daki şişman kediler.

Gerçek demokrasinin gelmesi, kendini halkın üstünde gören kişilerin işine gelmiyor. Altın madeni sonra ortaya çıktı ki, Yunanlılar ve Alman vakıfları finanse ediyordu. Bakın şimdi bugün Ege’de, Aliağa’da termik santrali yapılacaktı, sol olduğunu söyleyenler, sevgi çemberi dediler. Gönderdik, Japonya’da çevresel etkide hiçbir şey olmadığını gördüler. Gazetecilere 'Niye yazmıyorsunuz?' dedik, 'Abi üzerimizde baskı var' dediler.

Bu kadar haysiyetsizce bir şey olur mu? Yani işte ve o dönemde daha o enerji santralinin kurulmasını engellediler. Büyük kanalda da , metroda da aynı grup bizi engelledi. Her gün aleyhimde, boyuna ihbar mektupları yazıyorlardı.

H.D: İki önemli, yatırımcı Bakan İzmir'de aday bu dönem? Yararlı olmayacak mı?


B.Ö: Bu konuda akıllı davranıldı. Ankara tabi maalesef Anadolu’nun gerçeklerinden bihaber. Ve görevini tam yapmıyor. Ve tabi maalesef tarafgir medyanın çok etkisinde kalıyor. Herkesin alkışladığı adam bana göre karaktersiz adamdır.

Bu türlü insanlar, ahlaksızlar, haramzedeler sizden nefret etmeli, onların önünü kesmelisiniz. Herkese mavi boncuk yaparsanız da bir şey yapamazsınız.

H.D: İzmir'in hala altyapı ve ulaşımla ilgili sorunları var mı?


B.Ö: Altyapı olarak büyük ölçüde aslında İzmir’in sıkıntısı yok. Bakın denizden yeterince istifade edemiyoruz. Ben özelleştirmiştim, küçük gemilerle denizden yolcu sayısı arttı. Sonra Piriştina geldi, benle yaşıt gemileri satın aldı, denizcilik işletmesini de devraldı ağır kıdem tazminatıyla. Yanlış bu. Küçüklerle daha sık ve seri geliyordu. Katamaran da olmaz. İkinci vitese takmadan Karşıyaka ya gelirsin. İstanbul değiliz biz yani.

H.D: Sizin hizmet aşkınızla AK Parti'nin hizmet anlayışı örtüşüyor mu? Adaylık teklifi gelirse nasıl yanıtlarsınız?


B.Ö: Tabi örtüşen noktalar var. Ama genel analizde, biz AK Parti ile ayrı bir düşünce sistemindeyiz. Birincisi ben inancımızın politikada malzeme yapılmasına çok karşıyım. İslami terimlerin şeylerin oy için istismar edilmesinden huzursuz olurum. 2. maalesef dindarlığını ortaya koyuyorsan bunun gereğini yapacaksın. Yolsuzluk, adam kayırma olmaması lazım. Ama bunun çok miktarda olduğunu biliyorum. 4 yıl Kamu Etik Kurulu'nda görev yaptım. Devlet ihalelerinin çok büyük bölümünün şaibeli olduğunu, yandaşlara aktarıldığını biliyorum. Hem belediyelerde hem devlet bazında.

Şimdi Burhan Özfatura dindar diye biliyor. Biz bir hata yaparsak, şu dindar geçinenler var ya denir, inancımız zedelenir. Onun için herkes bir dikkat ederken, inançlı olduğunu iddia edenler yüz defa etmeli. Attığın her adımda, yüz mayın olduğunu bileceksin. Maalesef AK Parti’de de var. Herkes de kimin kim olduğunu biliyor. Bu tür kurallara uymuyor. Ayrıldığımız nokta bu. Onun dışında örtüşüyoruz.

Ben yaşımı başımı almışım, her şeyi tadında bırakmak lazım. Sorarlar proje hazırlarız, mutfakta çalışırız. Kılıçdaroğlu’na da Tayip Bey’e de görüşlerimi yolluyorum. Bildiğimizi anlatırız. Görevini yapmış olma ve manevi tatmin olma gayesiyle.

O hatayı yaptık bir kez. 2007’de ANAP ve DYP’nin birleşmesinde bir manevi sorumluluk duyup aday olduk. Ama her iki genel başkan da bilerek ve isteyerek -Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu-, ülkeye ve partilerine çok ciddi zarar verdiler.

Türkiye’nin konuları terör, iş ve aş, ve ekonomik kötüye gidiş. Vatandaş, kimin başarılı olduğuna inanıyorsa vatandaş ona göre oyunu versin.


computer Anlaşmalı Evlilik Sitesi - Evlilik fırsatı ayağınıza geldi - TIKLA KAYIT OL - TIKLA EVLEN

Bu haber 23/05/2011 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Sayfalar: 1
Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER