
1 YILLIK Hosting Alana, 3 YILLIK Hosting HEDİYE... TIKLAYINIZ.
MUHSİN BAŞKANI ÇOK ÖZLÜYORUZ, YOKLUĞUNA ALIŞAMADIK
Türkiye'yi yasa boğan bir kaza! sonucu şehit olan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, seçim çalışmaları kapsamında İzmir'e geldi.Sayın Yazıcıoğlu YerelGundem.Com'un röportaj talebini geri çevirmedi.
Kendisine çok özel sorular sorduk, samimi içten ve vakur cevaplar aldık.

İşte sorularımız, işte Sayın Gülefer Yazıcıoğlu'nun cevapları.
Hasan ESER : Yaşanan acıları bizler içimizden atamadık, bu süreçte siz bizden daha vakur hareket ettiniz? Yüce Allah size mutlaka sabır kuvveti vermiştir. Şehit eşi olmak nasıl bir duygu?
Gülefer YAZICIOĞLU : Hepimiz insanoğluyuz her şeye dayanıklıyız. Acıya da üzüntüye de her türlü sıkıntıya göğüs gerebiliyoruz. Ben hayatta her türlü sıkıntı ve zorluğa dayanıklı olan varlığın insanoğlu olduğunu düşünüyorum. Ancak acıya nasıl dayandınız diye soracak olursanız, aslında acıya dayanılmaz,çünkü yaşıyorsunuz bitmiyor.
Özlemler gittikçe büyüyor.

Lakin diğer boyutunu düşündüğünüz zamanda mutlu olabiliyorsunuz.Sonuç olarak hepimiz ölüp gideceğiz,dünyada hiçbir canlı sonsuza dek baki değildir. Ancak, misafir olduğumuz bu dünyadan giderken hoş bir seda bırakmak,güzel anılmak, arkanızda bırakılan manevi miras acılarınızı,üzüntülerinizi bir nebzede olsa dindiriyor. Ve bu seferde mutlu oluyorsunuz.
Öte yandan yaşadığınız acılar her ne kadar büyükte olsa ayakta ve dik durmak zorundasınız. Çünkü hem hayat devam ediyor.Hem de bizlerin mücadele etmesi gereken bir kaza süreci var. O kazanın hukuki sürecini takip etmek için sağlıklı ve dimdik ayakta olmamız gerekiyor. Aksi halde bu süreci takip etmemiz olanaksız olurdu.
Şehit eşi olmak fevkalade bir şey. Bunun tarifi olanaksız. Şehit eşi olmak yaşanıldığı taktirde anlaşılacak bir duygudur diye düşünüyorum.
Kendi adıma ifade etmek isterim ki bilsem ki, son yolculuğuma Muhsin Başkan gibi uğurlanacağımı,onun gibi anılacağımı hiç gözümü kırpmadan öyle bir ölüm için canımı feda edebilirim.

Muhsin Başkan’ın kabrine gidiyorsunuz. Ne gecesi var. Ne gündüzü var.Orada ki caminin İmamının eşi bana diyor ki “ Ne mutlu size,ne mutlu size rahmetli eşiniz kabri saniye boş kalamıyor.” Gerçekten sürekli olarak bir insan silkilasyonu var. Her halde insanlar anne,balarının kabirlerine o kadar çok ziyaret etmiyordur.
H.E : Muhsin Başkan şehit olmadan önce şehit olacağına dair konu açmışmıydı? Evde bu konu gündeme gelmiş miydi?
G.Y : Muhsin Başkan her an ölüme hazır olarak yaşayan bir insandı. Müslümanız nihayetinde..
Tabiattaki tüm canlıların ölümü tadacağı ayeti kerimde de var.
Ben Muhsin Başkan’ın “içime doğuyor, Bana malum oluyor” dediğine hiç şahit olmadım. Muhsin Başkan böyle bir söylemi ifade edecek bir insan değildi.

Muhsin Başkan zaten kendisi için yaşayan bir insanda değildi.
Hayatında etrafındakileri üzmek istemeyen, onların acı çekmesini, kırılmasını istemeyen bir insandı.
H.E : Merhum Muhsin Başkanı şehit olduktan sonra rüya aleminde veya yakazada gördünüz mü? Yakın çevreden görenler oldu mu? Bu tür bir hatıra ve olay size intikal etti mi?

G.Y : Sevdiğiniz, inandığınız lider olarak gördüğünüz bir insanı rüya aleminde hiç görülmez mi? Çok ilginç rüyalar anlatanlar oluyor. Ben Muhsin Başkanı rüyalarımda çok sık aralıklarla görüyorum. Çok güzel rüyalar görüyorum. Lakin rüyalarla amel edilmez. Biz Müslüman insanlarız. Rüyalarla amel edilmez ama güzel gördüğüm için mutluda oluyorum.
H.E : Çocuklar babalarının yokluğuna nasıl alıştı? Neler yaşadınız?
G.Y : Alışmak çok zordur. Alışmak uzun yıllar alabilir. Ne kadar zaman alır? Ne kadar zamanda alıştırılabilir bilinmez ama insan içinde ki özlemden dolayı kaybettiğinin hep bir gün geri geleceğini hissederek yaşıyor.
Çocuklarım hamdolsun rabbime babalarının evlatları. Onun içinde hiçbir zaman isyan etmediler. Dirayetli oldular.
Hamdolsun eğitimlerine devam ediyorlar. Çocuklarıma babanızın yokluğuna alıştınız mı? Diye hiç sormadım. Ancak bir gerçek var ki zor alışılır. Hem sonra ben alışmadım ki onlar alışsın.
H.E :Ortaya çıkan son bulgular çok net olarak suikast olduğu yönünde hukuki süreci merak ediyor musunuz? Yoksa Yüce Mahkeme'de hesaplaşmayı mı bekliyorsunuz?
Eşimi kaybettiğim günden bugüne kaza’nın hukuki sürecini takip ediyorum. Normal günlük yaşantımız devam ediyor. Ama hukuki sürecini aralıksız takip ediyoruz. ,
Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 17 sayfadan oluşan DDK ile ilgili bir dilekçe sunduk. Kazanın suikast olduğu yönünde ki bulgular DDK’nın verdiği rapora dayanılarak söyleniyor.

DDK’nın raporu ezberi bozdu.
Nihayetinde biz böyle bir sonuç ile karşı karşıya kaldık. Başlangıçtan itibaren hep hukuk çerçevesinde hareket ettik.
Çünkü insanları sokağa dökmenin,birbirine isyan ettirmenin bir faydası yok.
Neticesinde bu ülke bizim ülkemiz.Ülkemizde kargaşaya vesile olmak kötü bir şeydir.
Muhsin Başkan’da olsaydı vatanımızda böyle bir kargaşanın olmasını istemezdi.
Onun için bizde asla böyle bir şeye izin vermedik. Hep hukuk içersinde kaldık. Ve halende hukuk içerisinde kalarak hakkımızı arıyoruz. Ancak Türkiye’de Adaletin biraz geç tecelli ettiği söyleniliyor.
Ben Adaletin er yada geç tecelli edeceğine inanıyorum.
Adalet tecelli etmese de ilahi adaletin tecelli eder diye düşünüyorum.
H.E : BBP'den siyasete girmeyi düşündünüz mü? Muhsin Başkanın yerine Sivas'tan aday olsanız mutlaka kazanırdınız. Onun TBMM'deki koltuğunu boş bırakmamak adına böyle bir düşünceniz olmadı mı?
G.Y :Ben hayatımın hiçbir döneminde aktif siyasette bulunmadım. Bundan sonra da aktif siyasetin içinde olmayı düşünmüyorum.
Ortada boş kalan bir koltuğun olduğunu söylüyorsunuz ama Muhsin Başkan’ın geride bıraktığı dava arkadaşları var. Şu anda Büyük Birlik Partisinin Genel Başkanı da partinin kurucularındandır.
Partimizin ilk Ankara İl Başkanı'dır. Bu arkadaşlarımız sonradan gökten inmediler. Zaten vardılar. Muhsin Başkanın dava arkadaşları bu işi sürdürüyorlar.
Ben de bu işin arka kısmında,mutfağında elimden geldiğince destek olurum.Yardımcı olurum.Lakin ben vebalden çok korkarım.
Türkiye’de Mebusluk denilince herkes balıklama atlıyor ama bana göre bu çok vebali olan bir iş.
Layığı ile liyakatı ile yerine getirmeniz lazım. Ben ufacık bir şey olsa korkarım.
Gerçekten milletin vekilliğini üstlenip görevini layığı ile yerine getirenler var. Onları tenzih ederim ama bir çok kişi de milletvekilliğini geçim kapısı olarak görüyor. Kendine makam mevki edinmek,hava atmak için vekil olanlar ve olmak isteyenler var. Bu çok yanlış bir tutumdur.Bu nedenle ben insanlara ya iyi hizmet edemezsem,ya iyi hizmet götüremezsem, ya bu görevi layığı ile yerine getiremezsem korkusundan dolayı böyle bir görevi kabul edemem. Bu korkunç bir görev. Her babayiğidin yapabileceği bir iş değil ki..
Ben Muhsin Yazıoğlu değilim ki.. Onun koltuğunu,onun yerini doldurabilmek nerede? Ne mümkün.. Keşke çeyreğini doldurabilsem ne mutlu olurdu bana o zaman.
H.E : Çocuklarınız hangi alanda eğitim alıyor? Onların siyasete katılmasını düşünüyor musunuz?
G.Y : Oğlum üniversite sınavına yeni girdi. İlkini kazanmıştı. İkincisini de girecek Nasip kısmet olursa.
Kızım işletme okuyor. Önümüzde ki sene son senesi olacak.Sonrasında doktorası,mastırı var. Okul bittikten sonra siyasete girmek isterler mi? Kendileri bilir. Girmek isterlerse de destek olurum yanlarında olurum.
Biz siyaseti doğru,dürüst yapan insanların bu millet tarafından onlara gereğince ne kadar oy verdiklerini gördük. Bu anlamda ne kadar değer veriyorlar ortada.
Bazen Muhsin Başkan kadar vatanını,dinini seven,hiçbir makam,mevki hırsı olmayan bir insan var mı diye düşünüyorum. Muhsin Başkan istese belirli noktalara gelebilirdi. Ama bunu hiçbir zaman hırs yapmadı.
Muhsin Başkan yaşamı boyunca doğruları alkışlayan,özellikle arkadaşları arasında yanlış yapanları gördüğünde yanlışları uyaran bir insan oldu.Sadece muhalefet olsun diye de hiçbir zaman muhalefet yapmadı. Ayrıca milletvekili olmak önemli değildir. Muhsin Başkan çoğu dönem milletvekili değildi ama konuştuğu zamanda ses getiriyordu. Adam olmak çok farklı bir şeydir. Ben her zaman söylerim.
Koltuklar insanı adam etmemeli siz o oturduğunuz koltuğu bir şeyler verebilirseniz o zaman adamsınız. Çünkü o koltuktan kalktıktan sonra koca bir sıfır oluyorsanız siz hiçbir şey değilsiniz.

H.E : Tüm bu yaşadıklarımız ve yaşadıklarınızın bir imtihan olduğunu biliyoruz. Siz bu imtihanı başarıyla verdiniz. Merhum Muhsin Başkanın sevenlerine ne tavsiye ediyorsunuz?
G.Y : BBP’nin davası sadece Muhsin Başkan’ın davası değildi. O zaman yanlış olur. Sadece Muhsin Başkanı seviyorduk diye davanın içinde değiliz ki o zaman bizde bir yanlışlık var demektir. Çünkü inandığınız davaların yolunda gidersiniz.
Ben Muhsin Başkanın davasına inanmasam,gönül vermesem aynı zamanda kendi davam olduğuna da inanmasam yanında olmazdım. Bu davayı güzel,güzel takip edip şöyle bir geriye bakmak lazım Muhsin Başkan ne yaptı ki bu kadar çok sevildi.
Cenazesine bakıyorsunuz her profilden insan,çeşitlilik o kadar fazla ve hiçbir kargaşa,gürültü olmadan yan yana yürütmeyi Muhsin Başkan başardı cenazesinde.
Gerçekten o birliği oluşturdu ve onun içinde dönüp bakmalıyız. Muhsin Başkan yaşamında neler yaptı ki giderken böyle güzel uğrulandı.
Arkasında hoş bir seda bıraktı.
Bizde değer yargılarımızla vatanımızı,milletimizi sevmekten vazgeçmemeliyiz. Bizim olmazsa olmazımız vatanımız, milletimiz ve dinimiz olmalı. Onun gereklerini yerine getirmeliyiz.
Hiçbir zaman bu ülkede kargaşadan,isyandan yana olmamalıyız.
Birlik ve beraberlik içersinde yaşamayı başarmalıyız. İnsanları ötekileştirmemeliyiz.
Ötekileştirdiğiniz taktirde ülkede kargaşa ve kaosa neden olursunuz. Çünkü biz bu topraklarda asırlardır birlikte yaşamış insanlarız. Birlikte olmayı,beraber yaşamayı başarmalıyız. Muhsin Başkanı seven insanlara bunu tavsiye ediyorum.
Çünkü Muhsin Başkan Güneydoğu'ya gittiği zaman koruması olmadan, arkadaşları ile birlikte Cizre’de,Şırnak’ta gecenin 12’sinde gezebilen bir insandı.
Bu nedendir?
İşte insanları sevmek,birlik,beraberlik içinde yaşama şuurunu içinde hissetmek. Ötekileştirmemek. İnsanlara saygı duymak. Biz kendi haklarımızın verilmediği zamanlarda nasıl isyan ediyor ve haksızlığa tahammül edemiyorsak karşımızda ki insan ne olursa olsun düşüncesi,fikri yaşam tarzı onunda haksızlığa uğradığı zaman onun adına da karşı çıkmalıyız.O zaman bir şeyleri başarabiliriz. Yoksa evet benim ki tamam başkasının durumu ne olursa olsun dememeliyiz.
O zaman birbirimizin hakkını ve hukukunu gözardı ettiğimiz zaman birlik beraberlik ve hoşgörü içersinde yaşamayı başarırız.
Muhsin Başkan’ın sevenlerine bunu tavsiye ediyorum. Hayatlarında hep hukuk içersinde kalsınlar. Muhsin Başkan hiçbir zaman insanların eksikleri,kusurları,hataları ile uğraşmadı.
Dedi kodu yapmadı. Bende diyorum ki sevenlerine önce kendi eksik,kusur ve hatalarımızla uğraşalım. O zaman karşımızda ki insanların eksik,kusur ve hataları ile uğraşmaya vaktimiz kalmaz. O zaman fitne olmaz. Dedi kodu olmaz. Hoş görü olur. Birlik ve beraberlik olur. Ben bu değer yargıları ile yaşadıkları zaman ülkemizde çok güzel şeylerin olacağına inanıyorum.Bu çerçevede yaşamalarını tavsiye ediyorum. Öncede tabi ki kendi nefislerimizde...
H.E : İzmir'e daha önce gelmişmiydiniz? İzmir belediyecilik anlamında Türkiye’nin en çok tartışılan şehri, iki gündür İzmir’desiniz.. İzmir’i nasıl buldunuz?
Uzun yıllar önce benim bekar olduğum dönemde ben İzmir’e akrabalarımın yanına sık,sık gelip giderdim.
Aradan geçen bunca zaman zarfında İzmir’de hiç bir şeyin değişmediğini gördüm. Ve çok şaşırdım.
Burası bir liman şehri.. Buranın ciddi anlamda gelişmesi lazım. Örnek vermek gerekirse bir iç Anadolu şehri olan Kayseri’ye bakıyorum. Ve İzmir ile mukayese ediyorum. Kayseri daha çok gelişmiş.Bir çok alanda ilerlemiş. Ancak İzmir mega köy görüntüsü içersinde kalmış,gelişememiş bir şehir olarak kalmış. Ben İzmir’in bu durumuna gerçekten üzüldüm.
H.E : BBP 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri'nde Muhsin Başkansız ilk sınavını verecek.. Genel seçim anlamında son viraja da girdik sayılır. BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, iddialı açıklamalarda bulunuyor. Baraj problemimiz yok diyor.Siz Gülefer Yazıcıoğlu olarak 12 Haziran seçimlerine çeyrek kala BBP''ni nasıl değerlendiriyorsunuz?
G.Y : Türkiye’de korkunç bir adaletsiz seçim sistemi var. Başta yüzde on barajı olmak üzere siyasi patilerin aldığı paralar var. Düşüne biliyor musunuz? Ben bu 3 partiye de oy vermiyorum.
Peki o zaman bu devlet hepimizden vergi almıyor mu ? hepimizden eşit bir şekilde alıyor. Ama gidip haksız bir rekabet içersinde gelirlerinden elde ettiği parayı o 3 partiye bölüştürüyor. Ondan sonra diğer partilere hadi çıkın rekabet edin diyor. Nasıl bir sistemdir? Böyle bir sistem olamaz.Ben dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem olduğuna inanmıyorum. Devlet trilyonlarca lira para verecek.
Ondan sonra onlar çıkacak devletin parası ile propaganda yapacak. Bizde cebimizden artırdığımız3,5 kuruş ile propaganda yapacağız. Zaten onların harcadığı paralarda bizim paramız. Babalarının parasını harcamıyorlar.
Kimse kusura bakmasın. Bizim paramızı harcıyorlar.
SEVİYESİZ SİYASET YAPILIYOR
Özellikle kürsülerde halka hitap ederken üsluplarımıza dikkat etmeliyiz. Kendimize saygı duyulmasını istiyorsak karşı tarafa da saygı duymalıyız.
Saygı duymayı bilmeliyiz. Ben saygı duymam ama herkes bana saygı duysun şeklinde bir mantık yok. Onun için de insanlar şu 2 günlük yalan dünyada birbirlerine hakaret etmeden,güzel bir hoş görü içersinde yanlış bir şeyler yaptıysa çıkıp şunları şunları yanlış yaptınız demelidir.
Karşısında ki de çıkıp sen yaptıklarıma yanlış yaptın diyorsun ama ben yanlış yapmadım demeli. Yoksa böyle liderlerin çıkıp birbirlerine hakaret etmeleri beni gerçekten üzüyor. Televizyonumu açtığım zaman ülkemi yönetmeye talip olan insanların birbirine hakaret ederek konuşmalarını istemiyorum. Neyi paylaşamıyorlar? Oy’a oylara talipseniz çıkıp yapacaklarınızı anlatırsınız.
Bu ülke bizim ülkemiz biz bu ülkede birlik ve beraberlik içersinde yaşamayı öğrenmeliyiz. Birbirimize saygı duymalıyız. Birbirimizin hak ve hukukunu korumalıyız. Biz saygı çerçevesinde yaşamayı öğrendiğimiz zaman bu ülkede birlik ve beraberlik içersinde yaşamayı öğreniriz.
H.E : İzmirlilere ve İzmir'e bir mesajınız var mı?
G.Y : İzmir'e tüm İzmirlilere saygılarımı sevgilerimi yolluyorum.
Anlaşmalı Evlilik Sitesi - Evlilik fırsatı ayağınıza geldi - TIKLA KAYIT OL - TIKLA EVLEN
Bu haber 09/06/2011 tarihinde eklenmiştir.
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi































