disscuss print

Com - Net - Org ve Com.tr Alan Adı Tescili - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

TAHSİN GÜZEL: MECBURİ ODA AİDATLARI KALDIRILSIN

TAHSİN GÜZEL: MECBURİ ODA AİDATLARI  KALDIRILSIN_resim
Güzel'den 'güzel' açıklamalar..


"Ayakkabı sektörü Türkiye'deki işsizliğe çare olabilir."

"Türkiye'nin bir milyar çift ayakkabı üretme kapasitesi var. Şu anda 420 milyon çift üretiyoruz. İzmir 160 milyon çift ile yüzde 38'ini üretiyor."

"Avrupa'da ayakkabı giyme oranı yüzde 6.9, bizde 1.9. Yılda iki çift. Afrikalılar bile bizden fazla ayakkabı giyiyor."


"Ben altı çift ayakkabıya Ege Üniversitesi'nde test yaptırdım. İthal edilen çocuk ayakkabılarının yüzde 90'ı kanserojen ve karaciğer-akciğer rahatsızlıklarına yol açacak kimyevi madde içeriyor, yüzde yüzü de mantar yapıyor."

"Oysa Avrupalılar sadece çocuk değil tüm yetişkin ayakkabılarının bağcıkları için bile test sonuçlarını istiyor."

"Bizde büyük, koca koca firmalar ayakkabıları 30 TL'ye satıyor. Oysa emitasyon ayakkabı, milleti-vatandaşı aldatıyorlar."



"Ayrıca indirim diye yutturulan fiyatlar zaten normal fiyat, hile yapıyorlar, yalan söylüyorlar, vatandaşı altadıyorlar."


"Ortalama bir deri ayakkabının maliyeti 55 TL'den aşağı değil ki zaten. Tabanına ve köselesine göre bu maliyet 55-100 TL arasında değişir.Yani deri denilen ya domuz derisi ya da yarma ve suni. Onlar deri değil ki."

"Odalar tek çatı altında toplanmalı, aidatların toplanmasına çeki düzen verilmeli. Belge, evrak, sicil tahsili, yıllık aidat derken üç önemli Bakanlığın bütçesine eş değer para toplanıyor."


"Har vurup harman savrulan, hiçbir hizmet karşılığı olmayan aidatlar yüzünden insanların evine icra gidiyor. Hepsi ağa, sendika ağası, birlik ağası. Trilyonlarla oynuyorlar. Bakıyorsunuz hepsi vergi rekortmeni. Buralar zemin oluşturmasa, bu fırsatı vermese esnaf daha güçlü olur..."

"Ben de oda başkanıyım. Dört defa aidatlar için af çıkardım. İstesem çıkarmayabilirdim. Kanunen hakkım var. Allahın kulu hesap soramaz. Allahtan kormasam yapardım."



Halide DEMİR/YerelGündem.Com

Doğru bildiği herşeyi söylemekten bir an olsun çekinmeyen İzmir Ayakkabıcılar Odası Tahsin Güzel ile 30. Kış Ayakkabı Fuarı'nda buluştuk.

Güzel, yine dertliydi. Yine bir sıkıntı üzerine kafa yoruyordu. En çok değiştirmek istediği konulardan biri olan, odaların tek çatı altında toplanması ve hizmet karşılığı olmayan aidatların düzenlenmesi hakkında fuarın açılışına katılan Kültür ve Turizm Eski Bakanı ve İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay ile konuştuğunu anlatarak başladı söze.

İzmir'de ve Türkiye'de aslında aynı dallarda olsalar da farklı oda adları altında olan oluşumların belge, evrak, sicil tahsili, yıllık aidat derken Türkiye'nin gelir vergisinin yüzde 6.5'unu topladığını anlatan Güzel, Vergi Usül Kanunu'nun mutlaka revize edilmesi gerektiğini belirtti.

ODALAR ÜÇ ÖNEMLİ BAKANLIĞIN BÜTÇESİ KADAR AİDAT TOPLUYOR


Üç önemli Bakanlığın bütçesine denk olan paraların nasıl denetlendiğinin bilinmediğini kaydeden Güzel, şu gerçeklere işaret etti:

"Adam ölmüş gitmiş evine icra gönderiyoruz. Zorunlu aidat aslında Anayasa'ya aykırı.



Ne iş yapıyor buralar?

Hizmet veriyorsa alacak aidatı. Hiçbir hizmet vermiyorsun ama aidat alıyorsun. Üç önemli bakanlığın bütçesine eş değer para toplanıyor.

Ne yapıyorlar bu parayı?


Lokantacı, gevrekçi, derken 15 aynı dal ama 15 ayrı oda var. Sonra kamyoncu, otobüscü, servisçi ... derken 21 tane oda var. 32 bin aylak, işsiz buradan geçiniyor. Üretmiyor tüketiyor, esnafın üçkuruşuna gözdikiyorlar. Yeni Anayasa'da önce buna el atalım dedim Sayın Bakana.

İzmir'de 136 oda olmaz, bir çatı altında toplasın. Har vurup harman savrulan paraları işte o zaman alırsın.

Buralar trilyonları götürüyor trilyonları.





BİRLİK BAŞKANI ZEKERİYA MUTLU YUMURTACILIK YAPIYOR...!


Hepsi ağa. Biri sendika ağası, beriki birlik ağası. Birlik başkanımız var Zekeriya Mutlu. Yumurtacı adam. Hiçkimse yumurta sattığını görmedi ya, vergi rekortmeni adam. Allah aşkına, şimdi bir mantığa bakın. Buralar zemin oluşturmasa, bu fırsatı vermese nasıl olur?

Ben de oda başkanıyım. Milleti icraya verebilirim. Dört defa af çıkardım, 3.5 trilyon lira. Aidat almamak için. Art niyetli biri olsam, bunu icrayla alırım, hukuki hakkım. Allahın kulu hesap soramaz. Allahtan korkmasam yapardım.

Oysa Amme Alacakları Usül Kanunu'na göre icra yapmak zorundayım. Evet. Böyle birşey olur mu ya? Taksit bile yok. Direkt icra yapma hakkın var. Adam geliyor diyelim, Bağ-Kur'da bir işlemi var, yapacak. Bir evrak alacak, şu borcunu ödemeden işlemini yapmam diyor. Kanun öyle çünkü. Adam gidiyor ağlaya ağlaya, dilene dilene, ordan burdan parayı denkleştirip geliyor, hizmet almadığı halde, sadece üye diye o borcunu ödüyor.


Güzel, Türkiye'de esnaf olabilmek için de daha baştan 490 TL para yatırılmak zorunda olduğuna da vurgu yaparak, Avrupa ve ABD'deki örnekleri şöyle açıkladı:

Esnaf inek gibi sağılıyor...


"Esnaf olmak için de 490 TL para harcamak zorunda vatandaş. Ondan sonra da her yıl sağılıyor inek gibi. Dünyada yok böyle birşey.

Avrupada ABD'de 100 dolara şirket kuruluyor. Bizde 3-4 bin dolara. Nedir bu ya? Paraları kim denetliyor?

2 milyon esnaf, 500 lira verse 1 trilyon sadece kayıt parası. Her evrak başı 20 TL. Gel benden bir belge iste 20 TL. Yılda en düşük 160 tl aidat. Hesabını yapın. Bunlar Türkiye'nin ayıbı.

5590 Sayılı Kanunu'na da bir el atılması lazım. Cirona göre para alır ticaret odaları. Nereden gelir o trilyonlar? Bunları kim denetliyor? Hiçbir Allah'ın kulunun denetlediği yok."

Sayın Güzel ile ayakkabı sektörünün Türkiye ve İzmir'deki geleceği üzerine de konuştuk:




"Bizim serüvenimiz dağda hayvanın sırtında, çobanda başlıyor bizim serüvenimiz. Dağdaki çobanı, yan sanayi hesaplayacaksın. 15 milyon nüfus demek. Lokomotif sektör. Ama maalesef ülkeyi idare edenler bilmiyor. Turizm kadar da önemli üstelik. Ayakkabı ağaçta falan yetişiyor sanıyorlardı Türkiye'yi yönetenler.

Bugün biz dünyada üretim olarak dördüncü, Avrupa'da ikinciyiz.


Bu sektörün pastadaki payı 60 milyar dolar. 6-7 milyar dolar sadece bu sektörden ihracat yapmamız gerekiyor. İzmir'in ayakkabıcılıkta bu kadar önemli olduğunu kimse bilmez. Ciddi kurulu bir kapasite var. 1 milyar çift ayakkabı üretecek kapasitemiz var. Şu anda 420 milyon çift üretiyoruz.

İzmir yüzde 38'ini üretiyor. 160 milyon çift üretiyor. Avrupa'da ayakkabı giyme oranı yüzde 6.9, bizde 1.9. İki çift değil. Afrika'dan bile az ayakkabı giyiyoruz. Yani Afrikalılar bile bizden fazla ayakkabı giyiyor. Bizde ayakkabı giyme alışkanlığı yok."

Türkiye'de ayakkabı konusunda bir standart da olmadığını anlatan Güzel, Avrupa'da çocuk ayakkabılarının bağcıkları için bile kimyasal test istendiğine dikkat çekti.

Güzel, ithal edilen çocuk ayakkabıları konusunda da ciddi bir uyarıda bulundu. 6 çift ayakkabıyı Ege Üniversitesi'nde test ettirdiğini dile getiren Güzel, sonuçlar ve çocukları bekleyen risk konusundaki uyarılarını şöyle sıraladı:





İthal çocuk ayakkabıları hastalık saçıyor...


"Vatandaşımızı aldatıyoruz. Standart yok bir kere bizde. Iyi ve kötü ayırtedilmiyor. Ticarette örnek olacak büyük, koca kuruluşlar var. Avrupa'nın en büyük firmalarına ben ayakkabı veriyorum. Ihracat birincisiyim. Türkiye'de işim yok. 160 Euroya ayakkabı satıyorum. Adamlar bağcığına kadar kullandığın elin değse onun bile labaratuvar testini istiyorlar. Çocuklarının sağlığı için. İster erkek, ister kadın olsun. Standardı var.

Bir test yaptırdım. Geleceğimiz olan çocuklarımızın yüzde 90'ı bakın ayaklarında mantar olacak. İthalatların yüzde 90'ı işte bakın, akciğer ve karaciğer hastalığı ihtiva eden maddeler içeriyor. İthal ayakkabıların yüzde 95'inde. Yüzde yüzü de mantar yapıyor. En önemlisi de kanserojen. EÜ Deri Bölümü'nde altı çift ayakkabıya yaptırdım bu testi. İsteyen herkese sonuçları göstereyim. Daha vasatları da var.

Elin oğlu, Avrupa kullandığın bağcığın bile kimyasal testini istiyor. Bizde ticarette örnek olmas ıgereken o koca koca kurumlar ne yapıyor? Deri ayakkabı 30 TL diyor. Emitasyon ayakkabı oysa, milleti aldatıyorlar. "

Vatandaşları indirimlere karşı da uyarmayı ihmat etmedi Güzel ve sözlerini şöyle sürdürdü:


"İndirim diye yutturdukları fiyat zaten normal fiyat. Hile yapıyorlar, yalan söylüyorlar, vatandaşı aldatıyorlar.

Ortalama bir deri ayakkabının maliyeti bir kere 55 bin TL'den aşağı değil. O tabanına göre. 100-55 bin TL arasında değişir. Onlar deri değil domuz derisi, yarma, suni deri. Onlar deri değil ki. Ama yapıyorlar.

Köpekler bile tasmasız gezmiyor. Her ayakkabının kullanım klavuzu olmalı, kanun emrediyor. Yazacaksın deri mi deği mi, fiyatı ne? Tüm vitrinlere bir bakın, kanuna aykırı, yüzde 50 indirim yazıyor. Indirimin bir yılı olur.

Bunlar aldatmaca, alavare-dalavere-oyun bunlar. Kanunen bir ayı, yılı, takvimi olur indirimin. İzinli olur o iş. On liraydı da dört lira mı yaptın, alış faturasına koyacaksın onu. İzin aldım müracaat ettim diye vitrinine asacaksın. 400 TL'lik ayakkabıyı, 70 TL yaptım diyorsun, hani belgesi. Vatandaşı aldatıyorlar."




computer Haber Sitelerine ve Kurumsal Şirketlere Kurumsal Hosting - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu haber 21/06/2011 10:45 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors