disscuss print

1 YILLIK Hosting Alana, 3 YILLIK Hosting HEDİYE... TIKLAYINIZ.

EKREM DEMİRTAŞ İZMİR'İN ŞİFRELERİNİ AÇIKLADI

EKREM DEMİRTAŞ İZMİR'İN ŞİFRELERİNİ AÇIKLADI_resim
EXPO İzmir'de sihirli değnek etkisi yapacak.


İzmir Ticaret Odası (İTO) Başkanı Ekrem Demirtaş ile ayrıntılı bir röportaj yapmak için odanın basın birimiyle iletişime geçtikten birkaç gün sonra profesyonelce çalışan meslektaşlarım Serap ve Mert kısa süre içinde bana döndü. Serap Hanımla Çarşamba günü saat 12.00 için randevulaştık.

Not kağıdımı mantar tabloma iliştirdim. Çarşamba gelip çattı. Sabah Mert aradı, Başkanın yoğun programı nedeniyle randevuyu 14.15'e alıp alamayacağımızı sordu. Tabiki anlayışla karşıladım, Allahtan başka bir randevumla çakışmıyordu.



14.17'de Sayın Demirtaş'ın odasının kapısındaydım. Ancak geç kaldı, biz röportajımıza başladığımızda Sayın Demirtaş ile bu nedenle kısa bir buluşma gerçekleşti.

Sayın Demirtaş, İzmir'in ciddi ve telaş edilecek bir sorunu olmadığını söyledi. Ardından İzmir'in güzelliğinden bahsetti. Bizim ısrarla İzmir'in hakettiği yerde olup olmadığı şeklindeki sorularımıza yanıt vermekten kaçındı. İzmir'i ticaret, sanayi, turizm gibi pek çok alanda geçen Anadolu kentleriyle kıyaslamak bile istemediğini belirtti.

İzmir geri kalmıyor...




Demirtaş, "Bizim hiçbir zaman için Anadolu vilayeti ile yarış gibi birşeyimiz yok. Bizim Barcelona ile Milano ile yarışımız olmalı. Bizim yarışımız daha büyük hedefe giden bir politikamız var. Onun için İzmir geri kalıyor lafları tamamen saçma laflar" dedi.

Yani Demirtaş'a göre, İzmir geri de kalmamış, ileri de gitmemiş.


Demirtaş en çok EXPO'ya güveniyor. Bunun İzmir'i dönüştüreceğini ise, "Bu adaylık İzmir'in üzerine sihirli değnek değmişçesine etki yapacak. Ve alt yapıları, üst yapıları bir Avrupa kenti standardına gelecektir" cümleleriyle ifade ediyor.

Sayın Demirtaş'a kısa sürede yönelttiğimiz ve aldığımız yanıtlar ise birazdan okuyacağınız satırlarda:

Halide DEMİR/ www.yerelgundem.com /(halidedemir@yerelgundem.com)

Ekrem Demirtaş: Nereden nereye Yerel Gündem benimle bir röportaj yapmak istedi?

H.D: Siz 125 yıllık çok eski bir sivil toplum kuruluşunun başındasınız.

E.D: Ama bugüne kadar hiç gelmediniz?


H.D: Bugüne kadar ben yoktum burada. Benden önceki durumlar hakkında da yorum yapmam mümkün değil?

E.D: O haberlerle ilgili benim hiç görüşüm alınmadan tek taraflı yazıldı.

H.D: İzmir'i marka kent yapmak için sizin de yoğun çalışmalarınız var. Öncelikle İzmir'in soru ve sorunlarını önem ve öncelik sırasına göre nasıl maddelersiniz?


E.D: İzmir'in sorunları olarak baktığımız zaman bunlar bakış açınıza göre değişir. Bana göre İzmir'in bugün çok fazla sorunu yok. İzmir'in elbet ulaşımla, çevreyle, işsizlikle ilgili sorunları var. Altyapı eksikliği var. Tabi bunlar zaman içinde giderilecektir. Kaldı ki gelişen şehirlerin, büyüyen ve daha iyiye giden şehirlerin sorunlu olmaması düşünülemez.

Daha iyiyi niye istiyoruz? Demek ki kötü giden birşey, - ya da kötü demeyelim de, düzeltilmesi gereken bazı şeyler var ki- var ki biz bununla ilgili projeler üretiyoruz. Ama İzmir'in bugün çok büyük, hepimizi telaşa itecek bir sorunu yok.

H.D: Telaşa vermese de siyasilerden sanayicisine tüccarından vatandaşına İzmir'in diğer kentlere göre daha geri planda kaldığı, olması gerektiği noktadan daha geride olduğu şeklinde ortak bir kanı var?


E.D: Bunu diyenler saçmalıyor. Dün Atina'dan geldim. Atina'da Deniz Turizmi ve Kruvaziyer Fuarı vardı. Bu forumda her çıkan konuşmacı, İzmir'in güzelliği, etkileyiciği ve İzmir'in geleceğiyle ilgili herkes çok olumlu ifadeler kullandı.

Bugün 3 tane gemi var, 9 bin kişi geldi. Bir anket yapın, gelenlerin yüzde 85'i İzmir güzel bir şehir der. Ha, tabiki bunu gecekondu sorunu, işte trafik sorunu, çevre sorunu, hava kirliliği sorunu, bunları saymaya devam edebilirsiniz bunları. Ama bu hangi şehirde yok ki? Böylesine iş ve aşın olduğu bir kentte elbette bunlar, keşke olmasaydı ama İstanbul'da, Ankara'da gecekondu yok mu?

H.D: Vardı hala var. Ancak o kentlerde kentsel dönüşüm planları hayata geçiriliyor ne zamandır?


E.D: Burada da yapılıyor. Narlıdere'de çok güzel bir kentsel dönüşüm yapıldı. Ve şu anda da büyükşehir belediyesi bu planlar üzerinde çalışıyor. Kentsel dönüşüm başlayacak. Bu bir süreç.

Potansiyelin kullanılması meselesi ise, elbet biz potansiyelimizi daha tam kullanamıyoruz.

Anadolu kentleri ile İzmir'i kıyaslayanlar tamamen saçma birşey yapıyorlar. Bizim hiçbir zaman Anadolu vilayeti ile yarış gibi birşeyimiz yok. Bizim Barcelona ile Milano ile yarışımız olmalı. Bizim yarışımız daha büyük hedefe giden bir politikamız var. Onun için İzmir geri kalıyor lafları tamamen saçma laflar.

H.D: Peki İzmir hakettiği konumda, yerde mi?


E.D: O, göreceli birşey. Bugün İzmir'deki kişilerin milli gelirinin en az 20 bin dolar olması lazım. Ve İzmir dünyanın ilk 100 kenti içinde mutlaka çok önlerde olması lazım. Ama buraya doğru gideceğiz. Uluslararası organizasyonlara aday olma konusunda İzmir ciddi çalışmalar yapıyor. 2020 'ye de aday. Bu adaylık İzmir'in üzerine sihirli değnek değmişçesine etki yapacak. Ve alt yapıları, üst yapıları bir Avrupa kenti standardına gelecektir.

H.D: Bu konuda Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Bakanların da yoğun girişim ve desteği oldu. Merkezi hükümet ile yerel yönetimin birlikte hareket etmesi İzmir'e neler kazandırır sizce?




E.D: Orada, dışarıdan konuşanların söylemleridir bu. EXPO 2015'te de başlangıçta bir takım sorunlar yaşansa da, gerek merkezi hükümet, gerek yerel yönetim gerek odalar elbirliğiyle elinden gelen herşeyi yaptı ve çok ciddi bir başarı yakaladı. 12 oy farkla biz bu seçimi kaybettik.

Ancak EXPO'yu kaybetmemizin nedeni de hiçbir zaman için yereldeki olmayan anlaşmazlıkları ortaya koyarak açıklamayalım. Oradaki bizim yenilgimizin nedeni Afrikalı kartı taşıyan İtalyanlara yenildik. Afrikalının giriş kartını İtalyanlar almış. Oyunu da onlar kullandı.

H.D: Kruvaziyer turizminde ne durumdayız şu an?


E.D: Geçen yılı ikiye katladık. Kruvaziyerle gelen yolcu sayısı geçen yıl 355 bin idi. Bu yıl 700 bini bulacağız inşallah. Bazı seferlerde ekonomik kriz nedeniyle iptal olmazsa.

H.D: İzmir Limanı'nın genişletilmesi, dünyanın sayılı limanlarından biri olacak olan Çandarlı Limanı'nın inşasının başlaması gibi gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?


E.D: İzmir Limanı 100 bin kişiye ekmek veren bir yer. Şu anda özelleştirme süreci nedeniyle ekipman eksikleri var, epey zamandır yatırım yapılmıyor ve tevsi ihalesi de yapılamadı. Özelleştirme süreci şu anda devam ediyor. Devam ederken devlet buraya 400 milyon liralık yatırım yapma kararı aldı. Bu da aşama aşama ilerliyor. Betonlanması gereken alan betonlandı, yıkılacak depolar yıkıldı, vinçlerin alınması gibi orta ve uzun vadeli planlar var, bu planlar yürüyor. Bunlar bittiğinde Akdeniz'in ilk beş limanınndan birisi olacak.

Tabiki Çandarlı çok mega bir liman. 30 milyon ton gibi İzmir'in 3 katı büyüklükte. O da 2023 Cumhuriyetin 100. yılında çok büyük bir fonksiyon üstlenecek.


H.D: Sizin projeleriniz bazen gözardı edildi. Sizin girişimleriniz hayata geçirilseydi İzmir şimdi hangi noktada olurdu?


E.D: Bizim İzmirle ilgili projelerimiz anonim projelerdir. 70 bin üye tabanımız var. Bu 70 bin üye 87 komitede gruplanır, 4 yılda bir seçim yapar. Kendi meslekleri ve İzmir ile ilgili sorunları raporlar halinde oda yönetimine sunar. Ve oda da buna göre bir yol haritasını çıkarır. Dolayısıyla bu projeler çok yönlü, çok kimlikli çok anonim projelerdir. Bu projelerin tabiki belli sürede yapılacakları var, hemen yapılacakları var, hepsini hemen beklemek mümkün değil.




Bizim projemiz EXPO projesiydi. Bunu ortaya attığımızda sene 1992 idi. 2000 yılında aday olalım demiştik, 2015'e aday olduk. 2015'i kaybettik, 2020'ye aday olduk. Kaç yıl geçti?

Dolayısıyla bunlar İzmir'in projeleri günlük projeler değil, belli süreçte yapılacak, gerçekleşecek projelerdir.

Dalgakıran Projesi mesela 5 yılda takip ettiğimiz projedir. Ama belki 15. yılda hayata geçecek. Onun için hepsi yapılsa yeni projeler üreteceğiz. Onun için hepsi yapılsın diye bir mantık yanlış.

H.D: Ama önem ve öncelik sırası yapılsaydı daha hızlı yol alınmış olmaz mıydı?


E.D: Dünya kenti olurdu. Adı dünya kenti olurdu. Bugün sorunlarla boğuşan bir kent değil tam bir dünya kenti İzmir olurdu. Şunu da söyleyelim gelen yerli yabancı pek çok turist geldiğinde şu anda bile İzmir bir Avrupa kenti diyor zaten.

H.D: Bir demecinizde, benim olduğum her işte bana karşı bir direnç var demişsiniz. Ne kastediyorsunuz?


E.D:
Benim söylediğim herşey yapılacak diye birşey yok. Yoo hayır. Öyle birşey demedim. Kaldı ki bu projeler ortaya atılır, fikirler ortaya çıkar ve doğru olan ortaya çıkıp o şekillenir. Onun için tartışılması için atılıyor ortaya. Direnç diye bir yorum olmaz.

H.D: Merkezi hükümet yerel yönetim işbirliğinin daha fazla artmasından İzmir ne kazanır?


E.D: Yerel yönetimlerin bütçeleri bellidir. Ve bunların harcanacağı yerler de bellidir. Çok büyük projeler olduğunda bunlara yerel yönetimin bütçesi yetmeyebilir. Onun için merkezi hükümetin destek vermesi, kaynak ayırması gerekir. Diğer kentlerde de bu model işlemektedir. Ve doğru bir yöntemdir. Şu anda İzmir için çok önemli 35 proje açıklandı Binali Yıldırım tarafından.

Bunların çoğunu devlet yapacaktır. Birçoğu da yerel yönetimle ilgilidir ama şu anda en büyük projelerden birisi Körfez geçişidir, Konak Tünelidir, raylı sistemin Efes'e, Bergama'ya uzatılmasıdır.

Merkezi hükümetin İzmir'e mutlaka destek vermesi gerekiyor. İstanbul'a ve diğer şehirlere nasıl destek veriyorsa öyle olmalı.





computer Anlaşmalı Evlilik Sitesi - Evlilik fırsatı ayağınıza geldi - TIKLA KAYIT OL - TIKLA EVLEN

Bu haber 24/06/2011 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER