
1 YILLIK Hosting Alana, 3 YILLIK Hosting HEDİYE... TIKLAYINIZ.
İZMİR'DE AZAT YEŞİL AZİZ KOCAOĞLU SAVAŞI BAŞLADI
Sayın Kocaoğlu, 30 Mart’ı Beklesinİzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun sert bir dille eleştirdiği İZKA İnşaat’ın sahibi Azat Yeşil, Egesöz’e özel açıklamalarda bulundu.
Halide DEMİR’in Röportajı:
İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun birkaç gün önce Hatay İnönü Caddesi’nin 6 kilometre gidiş 6 kilometre geliş olmak üzere toplam 12 kilometre olan kaldırım işini üstlenen tanınmış firmalardan İZKA ile ilgili söylediği kent gündemini belirleyen konulardan biri olmuştu.
“Sözün bittiği noktadayız” diyen Başkan Kocaoğlu, İZKA ‘yı ağır bir dille eleştirerek,
“Belediyenin yaptığı ihaleye giriyor ve alıyor. Ben arkadaşı bir iki defa gördüm. İzmir’in hatırı sayılır, önde gelen müteahhitlerden bir tanesi. Herkese saygı duyduğum gibi mesleğine de saygı duyuyorum. Ama bordürleri ve taşları üst üste, yan yana koyup düzgün bir işçilik gösterip kaldırım yapamadı, yapamıyor. Bu ne biçim yaman çelişkidir bende anlamış değilim.
İzmir’deki bir büyük firmanın bir kaldırım yapamaması ile karşı karşıyayız. İşin gereği olarak ek süre verilebilir, verilmeyebilir ona bir şey demiyorum. Aslında bu yüklenici firma için İnönü Caddesi’ndeki kaldırımlar yaşamı boyunca sıkıntı olarak devam edecektir. Düzgün kaldırım yapamayan bir firma olarak İzmir tarihine geçecektir. Hazır kesilmiş dünyanın parası verilen Bergama taşı iyi bir şekilde döşenemedi. Malzeme güzel ve kaliteli ama işçilik ise kötü. Bunu da onun meslek becerisine ve sizlerin takdirine bırakıyorum” şeklinde konuşmuştu.
Başkan Kocaoğlu’nun, “Ama bordürleri ve taşları üst üste, yan yana koyup düzgün bir işçilik gösterip kaldırım yapamadı, yapamıyor” dediği İZKA İnşaat’ın sahibi Azat Yeşil ise kısa bir açıklama yapmış ve,
“Gecikmenin sorumlusu biz değil, altyapı malzemelerini göndermeyen belediye” diye kısa bir açıklama yapmıştı.
Ancak İzmirliler, özellikle de altı yıldır bitmeyen Metro Çilesi’nden muzdarip olan Hatay Caddesi’nde oturan vatandaşlar bu açıklamalardan tatmin olmadı.
Biz de merak ettik. Azat Yeşil’i aradık. Kapılarını Egesöz’e açan ve özel değerlendirmelerde bulunan Sayın Yeşil’e İzmirlilerin bu konuyla ilgili merak ettiği her ayrıntıyı sorduk.
Ayasofya ve Anıtkabir’in restore edilmesinden, TÜBİTAK’ın Kriptoloji Merkezi’ne, İzmir’deki Karşıyaka Metrosu’ndan Fevzipaşa Caddesi, Basmane Meydanı, Eski İzmir Caddesi, Altındağ Caddesi, Gazi Bulvarı Caddesi’ne kadar çok sayıda önemli projeye imza attıklarını anlatan Mimar ve Yüksek Şehir Plancısı Azat Yeşil’in yüksek lisansını kaldırımlarla ilgili yaptığını öğrendiğimizde çok şaşırdık.
Yeşil’e sorduğumuz sorular ve yanıtlar ise birazdan okuyacağınız röportajda;
Halide DEMİR: Aziz Kocaoğlu İnönü Caddesi’yle ilgili bir açıklama yaptı siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Azat Yeşil:Şunu sorabilirsiniz İzka İnşaat ne yapar? Uzun süredir İnönü Caddesi’nde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Biz beş-altı aydır oradayız. Bu iş ihaleye çıktığı zaman beş- altı ay önce başladığımız zaman o bölgedeki insanların ciddi sıkıntılar yaşadığının bilincindeydik.
Biz geçmişte İzmir’de en uzun kaldırımları yapan firmalardan biriyiz. İzmir dışında da bu tip çalışmaları yapan bir firmayız. Biz İnönü Caddesi’nin en yedi- sekiz katı büyüklüğünde caddeler düzenliyoruz, yollar yapıyoruz.
H.D: Nerelerde neler yaptınız?
A.Y:Ankara’da Harikalar Diyarı’nı yaptık. Bu kaldırım işi bizim en küçük basit gördüğümüz işlerden birisi. Harikalar Diyarı Ortadoğu’nun en büyük parkıdır. Buradaki bütün kaldırım ve peyzaj düzenlemelerini biz yaptık. Şu anda da Türkiye’de örnek kent olarak gösterilen Eskişehir’de tüm kent düzeni, şehir planlaması, park planlamaları, yol yapım çalışmaları, renkli yol yapımı İzka İnşaat tarafından yapıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, İZTON’nun kaldırım ve parke düzenlemelerini yaptık. Rahmetli Piriştina döneminde Fevzipaşa Caddesi, Basmane Meydanı, Eski İzmir Caddesi, Altındağ Caddesi, Gazi Bulvarı Caddesi gibi İzmir’in önemli yerlerini biz yaptık ve adımız gündeme bile gelmedi.Çünkü o kadar hızlı bir şekilde bu işleri yaptık ki adımız bile duyulmadı. Ve yaptığımız işler aradan 10 yıl geçmesine rağmen hala kullanılmakta. Şehrin en kalabalık yerlerinden olmasına rağmen çalışmalarımızı başarıyla tamamladık. Ahmet Piriştina Kent Müzesi’nin restorasyonunu biz yaptık.
Biz sadecekaldırım müteahhidi değiliz. Biz öyle lanse edildik. Yalova’da bin yüz elli konut yaptık dört yüz seksen günde. Çok zor bir iş bu. Çanakkale’de dokuz yüz altmış konut yaptık beş yüz kırk günde. İzmir Askei Havalanı’nı yaptık. Karşıyaka Belediye Binası’nı sekiz ay gibi kısa sürede yaptık Karşıyaka Katlı Pazar yerini kırk bin metrekarelik alanı Şebnem Tabak zamanında biz yaptık.
Karşıyaka Opera Binası’nı biz yaptık. Şu anda Mavişehir’de ilkokul binası yapıyoruz. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Ortadoğu’nun en büyük Kriptoloji Merkezi’ni yapıyoruz. Yirmi bin metrekarelik bir Ar-Ge Binası. Ve Türkiye’deilk kez böyle spesifik bir Ar-Ge binası yapılıyor. Bu bina bittikten sonra Ortadoğu ve Avrupa’daki doktorlar gelip çalışma yapacak.
Ana yüklenici biziz. Çok önemli bir proje. İstanbul’da TÜBİTAK’ın Kriptoloji Merkezi’ni biz yaptık. Türkiye’nin bütün Kriptolojik incelemelerinin yapıldığı hassas bir bina. Anıtkabir’in komple restorasyonunu biz yaptık, seslendirmesini biz yaptık. Sanat Galerini biz yaptık Anıtkabir’in. İstanbul’ da çok spesifik bir iş olmasından dolayı söylüyorum Ayasofya Klisesi’nin restorayon işlerini biz yaptık.
Taş üstünde taş koymadığımız şehir kalmadı öylesöyleyebiliriz yani. Mersin’de kentsel dönüşüm projesi yaptık Toroslar’da. Altı yüz oniki konut yaptık. Mersin’in en gelişen yeri haline geldi orası. Antep’te hastane inşaası devam ediyor. Erzincan Devlet Hastanesi’ni biz yaptık yine.
H.D: Kaç yıldır bu sektördesiniz?
A.Y:20 yıldır bu sektörün içerisindeyim. 3M Migros İnşaatını yapıyoruz şu an. Aklıma gelmeyen o kadar çok şey var ki. Bunlar aklıma gelenlerden bazıları sadece.
H.D: Bu kadar önemli projeye imza atmanıza rağmen neden İnönü Caddesi’nin kaldırım işini aldınız? Prestij olsun, adımız daha da duyulsun diye mi?
A.Y: İzmir’de çok geniş bir teknik kadromuz var. Bu kişilere iş yetiştirmemiz lazım. Eğer bu teknik kadroya iş imkanı sağlamazsanız işten çıkarmak zorunda kalırsınız. İşten çıkarırsak da daha sonra işçiye ihtiyacımız olduğunda teknik kadroyu toparlamak zor olur. Bu anlamda İzmir’de yapılacak her işte bünyemizdeki kadrolara istihdam sağlamak istiyoruz. İnönü Caddesi’nin İhalesi’ni de bu sebeple aldık. Ciddi bir kar amacı gütmedik ve teklifimiz düşüktü.
16 milyon lira teklif verdik. Bu kaldırım işinde baktık ki çok sayıda granit taşı kullanılacak. Ve bunu sağlayacak üretim Türkiye’de mümkün değil. İnönü Caddesi’nin %20’si büyüklüğünde yapılan çalışmalarda bile granit taşı ithal ediliyor. Fakat biz kentimize olan sorumluluğumuzdan dolayı Bergama’daki üreticilerle görüştük. Hepsine dedim ki hepinize para vereceğim. Üretime katılmalarını sağladım. Bu fabrikaların üretimlerini iki-üç katına çıkarttım. Hepsine ek makina aldım.
H.D: Kocaoğlu’na Bergama’dan Granit Taşı getirme fikrini siz mi verdiniz yani?
A.Y:Hayır, Bergama’dan taş getirme fikri Sayın Kocaoğlu’nun. Ama Bergama’da böyle bir kapasite yok. İhale sözleşmesine koyuldu. Fakat bu sürede bu taşın üretilmesi imkansızdı. Başka şehirlerde yirmi bin metrekarelik taşı üretemiyorlardı. On bin metrekarelik bir üretim yapılıp gerisi yurt dışından geliyordu. Son günlerde cari açığın düşmesi için yerli malı fulyası başladı ülkede. Asansörü bile yerli alıyorlar. Bu taşı üretmek için biz de yeni üretim kaynakları oluşturmaya karar verdik. Torbalı’da Dokuz Eylül Üniversite’si ile birlikte bir mermer işi yapan Med-Mar diye bir firma var. Bu firma çok butik bir üretici. Ürettiği mermerleri ve granitleri Danimarka ve İsveç’e satıyor.
Bu firmanın günlük üretimi elli metrekareyse biz bunu iki yüz elli metrekareye çıkardık. Ek avans verdik. Fabrikasını ipotek aldık ve buna karşılık nakit para verdik. O firma ürettikçe biz de ipoteği kaldırmaya başladık. O ürettikçe istihdam sağladı fabrikasını büyüttü ve bize taş kesip göndermeye başladı.
Bu taşlar Bergama’dan geliyor Torbalı’da kesiliyor. Onun dışında Bergama’da CM Granit var. Ona da aynı uygulamayı yaptık dağın başında Aktaş Madencilik diye bir firma var. Bu sadece kütük çıkarıp bu kütükleri çıkarıyordu. Biz o firmaya üç tane makina satın aldık. Böylelikle çıkardığı kütükleri çıkarıp kesme imkanı buldu ve parça şeklinde bize sattı.
Bu fikir o firmaya çok cazip geldi. Burhaniye ile Bergama arasında da bir firma ile anlaşma yaptık. O da böylelikle fabrikasını büyüttü ve istihdam sağladı.
İnönü Caddesi sadece granit taşı döşenmesi olayı değildir. İnönü Caddesi’nin yıllardır plansız bir yapısı var. Alt yapı çalışmaları çok kötü. Telekom gelmiş kendi hattını plansız bir şekilde geçirmiş. İZSU gelmiş kendi hattını plansız bir şekilde geçirmiş. Yağmur suyu geçmiş. Kablolar beton direkler çağ dışı bir hale gelmiş. Belediye planlamayı yaparken tüm bunların da düzeltilmesini de istedi.
Bizim ihale sözleşmemizde kablolar TEDAŞ, rögarlar da İZSU tarafından verilecek diye bir madde var. Biz kazı yaptıktan sonra bu malzemeleri bekliyoruz. Bu malzemeler geldikçe kapatıp, ondan sonra kaldırımı döşeyip geçiyoruz. Ve şu anda orada baş döndürücü bir çalışma var. Hiçbir yerde öyle bir çalışma yok. Bu iklimde bile hiç durmadan çalışıyoruz. İnsanlar rahatça yürüsün istiyoruz. 30 Mart’a kadar sözleşmemiz var. Bu süre zarfında işi bitirip teslim edeceğiz.
H.D: Daha önce süre uzatılması durumu olmuştu ama. Sizden kaynaklanmıyor muydu yani?
A.Y: Daha önceki süre uzama sebebi Metro istasyonlarının yapım çalışmasından dolayı oldu. Çünkü o alanlar kapalı oluyor ve biz oraya giremiyorduk. Giremediğimiz için ve mevcut çalışmalarda bazı alt yapı malzemelerinin elimize geç ulaşması ve buradaki gecikmelerden dolayı belediye bize yazı yazdı ve 30 Mart’a kadar bu işi bitirin dedi.
H.D: Gecikme sizinle alakalı değil yani?
A.Y:Gecikme bizimle alakalı olsa zaten bizi cezalı çalıştırırlardı. Gecikme bizden kaynaklanırsa süreyi uzatmak zorunda değiller. Gecikme bizden kaynaklı olmazsa süre uzatılır. Yüklenici firmanın gücünü aşan onunla ilgili olmayan bir sebepten dolayı iş gecikmişse o süre hesaplanır ve bir o kadar daha süre verilir. Anayasanın 4734 sayılı yasasında böyle yazıyor. Bizden kaynaklandığında cezalı çalışıyoruz. Ceza da sözleşmede yazar. On binde bir kesinti olur.
En düşük teklifi ihalede biz verdik. Ve en ucuz şekilde İzmir’de bu taşı biz döşüyoruz. Bizden daha ucuz döşeyen bir firma daha olamaz. Biz para kazanmıyoruz ama hizmet yapıyoruz.
H.D: Bu işten para kazanmayacaksınız öyleyse?
A.Y:Evet, biz bu işten para kazanmadık. Belki de zarar edeceğiz. Önemli değil zararı karı. Keşke şu polemikler olmasaydı. Ama biz profesyonel ve kurumsal bir firma olduğumuz için zarar etsek bile bu işten vazgeçmeyiz. Bırakıyoruz diyemeyiz.
Biz aldığımız her işi bitiren bir firmayız. Karşıyaka Metrosu’nu da biz yaptık.İzmir’de en sorunsuz biten Metro orasıydı. Çok hızlı bir şekilde yaptık. Orası İzmir’in en zor olan metrosuydu. Deniz seviyesinin 10 metre altına inerek o projeyi yaptık.
Deniz seviyesini 10 metre altına indik ve başarılı bir şekilde bu projeyi bitirdik. Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi profesörleri ve doçentlerini danışman olarak aldık. Dokuz Eylül Üniversitesi’nin Vakfı’na (DEVAK) sadece sekiz yüz bin lira danışmanlık ücreti ödedim Biz işimizi bilimsel yapmak için bu şekilde çalıştık. Her prestijli ve sorunlu işe biz talibiz. Çünkü amacımız hizmet etmek. Halka fayda sağlamak bizim amacımız.
H.D: ‘Zarar da etsek biz bu işi bitireceğiz’ diyorsunuz? Peki yaptığınız hesaplara göre zarar edecek misiniz?
A.Y:Zarar etmemiz çok da önemli değil. Biz, granit elde etmekte gösterdiğimiz çabayla, firmamızın gücünden faydalanarak bu işin yapılacağını gösterdik.
H.D: O zaman siz bu İnönü Caddesi işini para kazanmaktan ziyade prestij için mi yapıyorsunuz?
A.Y:Yok biz bu işi İzmir’de olduğu için yapıyoruz. Prestij için girmedik bu işe. Şunu söyleyebilirim basından duydum. Bir kadın demiş ki, ‘Üç yıldır bu İnönü Caddesi’nin bu halinden bıktım artık bitsin’ diyor. O bayan bilgisi olmadığı için böyle konuşuyor. Orada ben beş- altı aydır çalışıyorum. Benden önceki dönem beni etkilemez.
Benim firmamla ilgili bir süreç değil. Altı ay önce başladık oraya. Belki İnönü’ye üç ay önce başladık. Yeşildere Caddesi komple bitti. Bayram yeriyle Üçyol arası komple bitti. Esnaflar bize teşekkür ediyor. Ve ne diyorlar biliyor musunuz? Bu çok önemli bir konu. Bizim dairelerimizin değeri arttı diyorlar.
Dükkanımızın fiyatları arttı diyorlar. Lütfen bunu yazar mısınız? İnsanlarımızın biraz sabırlı olması lazım. Kolay bir iş değil yaptığımız çalışma.
H.D: Siz ihale sözleşme süresinin bitimine kadar bitireceksiniz yani öyle mi?
A.Y:Tabi ki de. 30 Mart bitiş süresi. O tarihte biz bitmiş olarak hizmete sunacağız. Benim elimde sihirli değnek yok ki kazdığım gibi aynı gün içinde kapatayım. Oradaki elektrik kablolarının 1.5 metreden geçmesi lazımken biz kazıyoruz 20 santimetreden çıkıyor. E bu da haliyle bizim işlerimizi aksatıyor kablolar kopabiliyor. Her kopan kablo için biz ceza yiyoruz. Bu işi kuralına göre yapmak için uğraşıyoruz. Kuralına göre yapmazsak daha sonra yine kazmak durumunda kalırlar.
H.D:Kaldırımlar daha önce hazırlanmamış mıydı? Betonla kaplanmamış mıydı?
A.Y:Betonla kaplanan yerleri biz zaten 15 gün içerisinde döşeyip tamamlıyoruz. Çıkıp İzmir’de dolaşın hiçbir şantiyede çalışma yokken orda çalışmalar sürüyor. Amacımız verilen sürede işi bitirmek. Biz işlerimizi zaten hızlı yaparız bu bizim en önemli özelliğimiz. Daha sonraki özelliğimiz kalite, güven. Bizim firmamızın ISO 9001 belgesi, ISO 14000, ISO 18000 belgeleri var. ESİAD ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu’nun üyesiyiz.
Ben kendim hem mimarım hem de yüksek şehir plancısıyım. Kaldırım işi de benim ihtisas alanım yani. Peyzaj Planlama’da yüksek lisans yaptım. Uluslararası sempozyumlar düzenledim. Uluslararası sempozyumlarda almış olduğum ödüller var.
Biz bu işi yaparken mülkiyet sınırları sorunlarını da çöze çöze gidiyoruz. Evinin önüne kadar yapılmasını istiyor herkes. İstediği gibi yapmazsan sana düşman oluyor. Herkesi memnun etmek kolay iş değil. Kamusal sınırın içinde kalmak zorundayız biz. Vatandaş bunun bilincinde olmalı. Kendi apartmanının da önünü istememeli bizden. Onu istiyorsa ayrı bir firmayla anlaşıp yaptırır.
H.D: Peki bu ihaleye girerken kırım yaptınız mı?
A.Y:Evet kırım yaptık. 4734 Sayılı Kanun’da kırım diye bir tabir yok. Bu işin yaklaşık maliyeti 20 milyon lira civarında. Biz 16 milyon 4 yüz bin lira verdik.
H.D: Arada baya bir fark var. Ticari bir firmasınız sonuçta sizi zora sokmaz mı?
A.Y:Yok bu durum bizi etkilemez. Ticari işleyişimizi belirli bir düzene oturttuk sonuçta.
H.D: Biz İZKA’yı biliyoruz ancak bir de sizin işi taşeron bir firmaya verdiğiniz söyleniyor. Hatta taşeron firmanın da başka bir taşeron firmaya verdiği konuşuluyor. Böyle bir şey var mı?
A.Y:Hayır öyle bir durum yok. Bizim bünyemizde birçok ekip var. Yaklaşık 12 tane ekip o bölgede çalışıyor. Hepsinin de çalışma alanı farklı. Bir taşeron firmaya falan vermedik. Yağmur suyu ekibi ayrı, taş döşeyen ekip ayrı.
H.D: Taş döşeyen ekipteki herkesi de seçiyor musunuz? Çünkü taş döşeyen işçilerin işi düzgün yapamadığı eleştiriler arasında?
A.Y:Tabi ki seçiyoruz. Biz gidip baktık oraya. Önce gidip Bayram Yeri ile Üçyol arasına bakılsın. Çünkü oralar tam anlamıyla bitmiş durumda.
Ekip çalışırken iş daha bitmeden kesim işlemi yapılırken taşlar direkt koyulmuyor. Kesim yapan ekip taşı koyuyor ve boşluk kalan köşe kesimleri arkadan gelen ekip tamamlıyor. Daha döşeme tamamlanmayan yerlerden fotoğraf çekip kamuoyuna sunuyorlar. Tamamlanmayan yerden fotoğraf çekilince tabi ki de kötü görünüyor.
H.D: O zaman, bittikten sonra mı yorum yapsınlar istiyorsunuz?
A.Y:Bitenlere gidip bir baksınlar önce. Kusur ararsanız bitmeyen yere bakarsınız. Kusur aramazsanız biten yere bakarsınız. Bu iş beş- altı ay içerisinde bitmiş olacak. Biz kimseyi orada iki yıl üç yıl mağdur etmedik. Belediye metro çalışmalarından dolayı rahatsız olan halka bir jest olarak bu granit taşını kullanmak, kendisini affettirmek istedi. Yeter ki insanlar iki-üç ay daha sabırlı olsunlar. Çalışmalar zamanında bitecek.
H.D: Peki sizce Sayın Aziz Kocaoğlu niçin bir kaldırım bile beceremeyen müteahhit firma dedi sizin için?
A.Y:Bence Kocaoğlu üzerinde çok baskı vardı bu konuda. Hiç gündemde olmayan konu hakkında konuşma yaptı.
H.D: Niçin ama? Gündemde olan bir konu değildi diyorsunuz. O vakit planlanmış bir konuşma mıydı bu?
A.Y:Hiç bilmiyorum orasını. Fakat gündemde konuşulacak bir konu değildi. Elbette ki İnönü Caddesi şu anda şantiye görünümünde. Çünkü orada çalışmalar halen sürmekte. Hazır koyulmaz bu kaldırım sonuçta. Elbette ki rahatsız edeceğiz, toz olacak, çamur olacak, çimento olacak, duman olacak. Ama bittiği zaman da her yer güllük gülistanlık olacak.
60 gün kalmış şunun şurasında. Onların yerinde olsam bize yardımcı olurum, bizim kültürümüzde yardım etmek vardır. Ben küçükken karşıda inşaat olduğu zaman annem elime sürahiyle su verirdi. ‘Götür oğlum işçilere su ver’ derdi. O insanlar orada halka hizmet için çalışıyorlar. İşçiler gece dokuzda aradı beni. ‘Abi soğuktan ağlıyoruz, bırakalım artık’ diyor. Ben de acıdım bırakın dedim.
H.D: Bu kadar başarılı işler yapan bir firmaya bu şekilde yüklenilmesinin sebebi ne olabilir diye sorgulamayı sürdürüyorum ama?
A.Y:Bitirdiğimiz işler orada. Bütün caddenin yüzde 60’ı bitti. Geriye kalan yüzde 40’ın da, yüzde 20’sinde şu anda çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Geriye kalan yüzde 20’sinde de kazı çalışmaları sürüyor. Eski imalatlar sökülüyor alt yapı çalışması yapılıyor. Metro çalışmasının olmadığı her yerde biz çalışıyoruz İnönü Caddesi’nde.
H.D: Yerel Yöneticilere, Aziz Bey’e ve vatandaşlara son mesajınız ne olacak acaba?
A.Y:İnönü Caddesi’nde yaşayan vatandaşların sabırlı olmasını istiyorum. Çalışmalar onlar için yapılıyor. Durduk yere bir şey yapılmıyor. Amacımız hizmet. Şunun şurasında 60 günlük süre kalmış. Orada çalışan insanları eleştirmek yerine destek olsunlar. Şu anda Türkiye’nin her yerinde insanlar kapıdan dışarıya çıkmazken benim ekiplerim çalışıyor bu iklimde. Halk da bunun farkına varsın. Özverili bir çalışma yapıyoruz.
H.D: Sizi eleştiren Aziz Bey’e söyleyeceğiniz var mı?
A.Y:Ben hiçbir şey söylemek istemiyorum. İşimizi bitirerek zaten gereken cevabı vereceğiz. Bizim amacımız işi zamanında bitirmek.
Anlaşmalı Evlilik Sitesi - Evlilik fırsatı ayağınıza geldi - TIKLA KAYIT OL - TIKLA EVLEN
Bu haber 02/02/2012 tarihinde eklenmiştir.
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi


































