disscuss print

Com - Net - Org ve Com.tr Alan Adı Tescili - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Kuzey Irak’ın Da Rihanna’sı Var!

Kuzey Irak’ın Da Rihanna’sı Var!_resim
Taksiye bindim, “Kürt Rihanna’sı” Dashni’nin albümünü koydum, şoförümüze “Dashni nasıl iyi midir?” diye sordum. “Abi çok güzel dans ediyor, Britney Spears halt etmiş” dedi. “Eyvallah” dedik, başladık Erbil’de piyasa yapmaya...

Kuzey Irak’ta hayat bitmek bilmeyen bir etnik festival gibi. Kürtler, Araplar, Türkler, Türkmenler, turistler, Hıristiyan Kürtler ve neredeyse bütün hizmet işlerinde çalışan Bangladeşliler var. Birine merhaba ben Ahmet, Mehmet falan demenizin pek anlamı yok, kökeninizi, kimlerden olduğunuzu söylemediğiniz sürece. Ben bu kadar etnik biri olmadığımdan konuşacak konum pek olmadı. Daha ziyade sorular soran adam oldum. Bir ara gaza gelip babaannem laz dedim, hiç ilgi çekmedi.
Kimlerdensin, kökenin ne, ne mağdurusun? Buraya gelecekseniz bu konulara çalışıp gelin. Muhabbet buralardan yürüyor.
Bir müzik yazarı olarak biraz CD karıştırdım tabii Erbil’de. Önü her daim taksilerle dolu Family Mall’un ikinci katındaki Ada Müzik’ten bir Kürt pop albümü satın aldım. Dashni. Kürtlerin Rihannası ya da Shakirası diyelim. Kapakta bir tür bilim kurgu filminden fırlamış gibi bir kıyafetle bize bakıyor. Dolaşırken dinlemek için taksinin CD player’ına koymaya yeltendim, sürülü CD’yi çıkardım ki Hakkı Bulut. Müslüm Baba’ya, Orhan Baba’ya ve tabii ki İbo’ya hayran şoförümüze “Dashni nasıl?” dedim. “Abi çok güzel dans ediyor, Britney Spears halt etmiş” dedi. “Eyvallah” dedik. Koyduk CD’yi başladık Erbil’i dolaşmaya.

‘Musul ve Kerkük’e gitme!’

Erbil güvenli bir yer. Belki bu bölgenin en güvenli yeri. Konuştuğum insanlar Musul ve Kerkük’e gitmemem gerektiğini, buralarda insanların kimvurduya gittiğini anlatıyor. Erbil’in merkezinde 2003’ten bu yana bir terör olayı ya da patlama olmamış. Peki “Erbil-Süleymaniye yolu güvenli mi?” diye sordum rehberime, “Güvenlidir, bazen bir iki bomba patlıyor” dedi. Öyle yani...
Ahali nerede yemek yiyor konulu araştırmamda edindiğim bazı bulgular beni Abushahab City isimli dev yeme içme tesisine götürdü. Burası bir yemek kompleksi ve tabii ki AVM. Bir çeşit yemek AVM. Türk mutfağı ve Irak mutfağı karışık. Kebap ve mezeler ailecek yeniyor.
Kürtler bayılıyor Abushahab’a. Bizim Köşebaşı kebapçısı gibi bir zincir düşünün. Ona benziyor. Bu konuda çok benzeşiyoruz. Her şeyi zincir haline getirmek ve dev alışveriş merkezlerinde turlamak. Abushahab arabada et satan bir ‘dürümcübaba’yken şimdi holding olmuş resmen. Shorsh caddesindeki Sultan Restoran kebap yiyebileceğiniz en iyi yerlerden. Sahibi Türkiyeli bir Kürt. Burası her daim kalabalık ve insanların birbirine önerdiği bir yer. Ama Erbil’de gibi değil, Kağıthane’de bir kebapçıda gibisiniz. Ortam böyle.

Nargilecilere ilgi yoğun

En fazla rağbet gören yerler arasında havaalanı yolu üzerindeki kafe/restoran/moteller de var. Bu karışım ilginç. Adeta Amerika’daki yolüstü motelleri gibi yerler. Ama tabii burada kafe dediniz mi nargile esas. “Nargileci outlet”lere ailecek ya da arkadaş grubunuzla gidiyorsunuz. Arabanızı otoparka bırakıyor, yemek, nargile, çay kahve derken gece yarısını yapıyorsunuz. Gece yarısı demek burada gece hayatı bitti demek. İçki mi? Buralarda içki yok. Shayan, Cafe Motel Luna, Sapphire popüler olanları. Hepsinin sahibi Türk. Erbil’de İstanbul’dakinden fazla nargileci olabilir. Çölde yeşillik olmadığından Erbil belediyesi yeşillendirme yapıyor. Pek çok alanı kamulaştırıp park yapıyorlar. Eski bakımsız binalar yıkılıyor ve yerine ağaç dikiliyor. Bizdekinin tersi. Ama şunu söyleyebilirim, Ortadoğu insanı (bizi de katarak söylüyorum) park düzenlemesi yapmayı bilmiyor. Betonlar arasında yuvarlak çiçeklik alanlar ve banklar. Aynen Türkiye.
Herkes Real Madrid’i tutuyor
Empire adındaki dev ticaret merkezi yerleşkesi enteresan, şehrin 15 dakika kadar dışında Hawalan mahallesinde modern görünümlü nasıl söylesem “Amerikanvari” bir başka yer. Fiyakalı bir araç girişi var. Burada yapılması planlanan 10 kadar gökdelen olduğunu öğrendim. Anlaşılan yatırımcılar gelecek 10 yılda buraya bir çeşit Dubai inşa etmeyi planlıyorlar. Burada yer alan Empire Bar Batılı tarzda eğlence arayanların gittiği bir yer. Hem yemek yiyebiliyor, hem de bir pub’ı andıran bar kısmında içkinizle takılabiliyorsunuz. Çoğu içkili yerde olduğu gibi burada da televizyon var. Televizyonlarda da hep maç var. Özellikle de Real Madrid’in maçları. Herkes Real Madrid’i tutuyor. Barça’lı pek yok.
Empire barın önünde go-kart pisti var. Orada biraz takılıp sonra üst katta biranızı ya da kokteylinizi içiyorsunuz. Burada çalışan yabancılar, Erbil’in kalburüstü kesimine mensup gençler, zenginlerin çocukları genellikle Empire’da takılmayı seviyor.
Türkiye’deki Kürt hareketi sokaktaki Erbilliyi sandığınız kadar çok ilgilendirmiyor desem bilmem ne düşünürsünüz? İşi siyaset olanlar elbette ilgileniyor, yakından takip ediyor ama genel olarak Erbilliler ne Demirtaş’ı, ne Sırrı Süreyya’yı, ne İmralı sürecini pek bilmiyorlar. Takip de etmiyorlar. (Not: Diyarbakır’a Diyarbakır deniyor burada. Amed diyen yok.)

Ucuz benzin kuyruğu var

Türkler seviliyor ama Araplar pek sevilmiyor. Yani insanoğlu illa sevmeyeceği bir öteki buluyor. Ona kafayı takıyor. Araplara tepkinin nedeni merkezi hükmetin petrol politikası ve elbette Saddam döneminden kalan hesaplar ve kapanmamış yaralar.
Burada en zor durumda olanlarsa göçmen işçiler. Çoğu Uzakdoğu’nun fakir fukara ülkelerinden bir umutla gelenler. Alışveriş merkezlerinde yerleri silenler, muhtelif restoranlarda garsonluk barmenlik yapanlar, parkları bahçeleri sokakları süpürenler, getir götür işlerini yapanlar Erbil’de kırmızıda durduğunuzda, arabanızın yanına yanaşıp size sakız ya da mendil satmaya çalışanlar hep Bangladeşliler.
Benzin çok ucuz. Bir depo 20 bin dinara doluyor. 20 lira bile değil. Ama halk daha da ucuzu için kuyruğa giriyor. Devlet bazı istasyonlarda yarı fiyata benzin satışı yapıyor. Petrol zengini Kürdistan bölgesinde benzin kuyruğu var yani anlayacağınız. Taksiler için de kotalı ucuz benzin uygulaması varmış.
Antep, Adana, Hatay tarzı zengin bir yöre mutfağı bekleyenler yanılır. Meyhaneler var ama mezeler zayıf. Peynir yok. Etler de ortalama. Baraj gölllerinden gelen sazanlar da bir lüfer, barbun, falan değil tabii. Baraj demişken Erbil çevresi baraj dolu. Burada evlerde su sayacı yok. Aylık bir dolara denk gelen bir ücret kesiliyor hane başı. Hepsi bu. Çölün ortasında kurulu bir buçuk milyonluk bir şehir için hiç fena değil.

Tarabya tavernası havası

Ainkawa’daki Marina ve Venus buranın janjanlı yerleri. Marina geleneksel, Venus daha modern, her ikisi de restoran/bar. Ben Marina’ya gittim. Kocaman bir bina, yüksek tavanlar, yanda asma katlar. Sanki biri 70’lerin gazinoları konseptiyle bir bar açmak istemiş gibi. Ama burası konsept değil kendiliğinden böyle.
Peşmerge kıyafetli mühim adamların yemek yediği masalar da var, kadınlı erkekli eğlenilen masalar da, çocuklar da, çiftler de, laptopuyla takılan da...
Sahnede bir ekip Kürtçe ve Arapça şarkılar söylüyor, klavyelerle falan hafif Tarabya tavernası havası. Mezeler ve Uzo geliyor. Burada yemek şart. Sadece içkiyle oturtmuyorlar. “En az üç meze alacaksınız” dedi papyonlu garson. Tamam dedik, biz Türklerin klasik hareketi olan, Ortadoğu’da da hayli geçerli o meşhur “Şöyle ortaya karışık bişeyler yaptır” el hareketini yaptık. Karışık şeyler geldi.
O sırada orkestra Türkçe şarkılara geçti İbrahim Tatlıses çalınca salon alkıştan yıkıldı. İstekler birer birer patladı, Erbilli şoförümüz Nihat bütün şarkılar ezbere söylemeye başladı. Peçetelere yazılan istekler havaya uçuştu. Erbil’de böyle coşuyorsunuz işte.

Dashni Kuzey Irak’ta çok popüler.

Benzin çok ucuz olmasına rağmen daha da ucuz benzin satan yerlerde kuyruklar oluşuyor.

Otostopla Erbil!

Şehir merkezindeki Minaret parkta Nevruz hazırlıkları devam ediyordu ben oradayken. Nevruz burada bir hafta süren bir festivalle kutlanıyor. Ukrayna’dan, Yunanistan’dan folklor ekiplerinden tutun, Kürt pop sanatçılarına ve geleneksel ozanlara kadar geniş bir yelpaze var. Halk toplanmış biz de aralarına karıştık. Karışır karışmaz da ortamdaki iki Türk’ü hemen bulduk. Hayır burada çalışmaya falan gelmemişler, tatildeler.
Bilgi Üniversitesi öğrencisi Melis Gebeş ve Utku Güven. İkisi de hukuk okuyor. Utku uluslararası ticaret konularında çalışmak istiyor, Melis STK’larla ilgili uzmanlaşma peşinde. “Hep Avrupa’yı dolaştık şimdi biraz da buraları tanıyalım dedik” diyorlar. Diyarbakır’dayken biz otostop yapalım deyip Habur’da Irak’a girmişler. Erbil’e kadar gelmişler. Kamyoncular gayet nazikmiş, başlarına bir olay gelmemiş. Ama bence siz denemeden iki kere düşünün. Diyarbakır ve Erbil macera arayanların, bu bölgeyi merak edenlerin yeni ve popüler turizm destinasyonu olur mu bilmiyorum, ama bir ilgi olduğu kesin.

Hıristiyan mahallesi Ainkawa’da Alman birası

Hıristiyan mahallesi Ainkawa içkili mekanların yoğun olduğu yer. Kocaman paralel bir iki cadde ve aralarındaki sokaklar muhtelif mekanlarla dolu. Kimi şaşaalı, kimi belli belirsiz.
Almanya’nın Hefeweizen denen meşhur filtre edilmemiş birası İstanbul’da yok mesela ama Ainkawa’da var. Deutscher Hof Erbil diye bir yer. “İkinci sağdan üçüncü sola dön ilerde sağda görürsün” tadında bir tarifle gidiliyor. Bahçesi yaz akşamları dolup taşıyormuş. Çoğu yerde olduğu gibi Bangladeşliler servis yapıyor. Alman usulü filtresiz bira Hefeweizen ve birtakım Alman biraları var. Yemek ve fıçı bira için gidilen enteresan bir yer.
Ainkawa’da gittiğim popüler barlardan biri de T-Bar. Tam bir american Pub’ı. Kocaman bir bar, barda oturan Kürt, Amerikalı ve farklı milletlerden insanlar. Tepedeki televizyonlarda maç izleniyor, bir grup arkadaki masalara oturmuş yemek yerken, çoğunluk elde bira maç izliyor. Kapıda sağlam güvenlik var ama. Sivilleri giymiş komando kılıklı görevliler Xray gibi bakışlarıyla kemiklerinize kadar görüyor gibiler.

Kalburüstü gençler go-kart ile eğleniyor.

Erbil belki de bölgenin en güvenli yeri. Konuştuğum insanlar Musul ve Kerkük’e gitmemem konusunda beni uyardı.

MİLLİYET




computer Haber Sitelerine ve Kurumsal Şirketlere Kurumsal Hosting - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu haber 27/03/2013 08:41 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors