disscuss print

1 YILLIK Hosting Alana, 3 YILLIK Hosting HEDİYE... TIKLAYINIZ.

TARCAN ÜLÜK - ERGENEKON PARTİSİ GENEL BAŞKANI

TARCAN ÜLÜK - ERGENEKON PARTİSİ GENEL BAŞKANI_resim Tarcan Ülük İzmir Barosu Avukatı. Gençlik yıllarında DYP saflarında siyasete atıldı. DYP, MHP ittifakı öncesi Hatay Hilal Teşkilat Başkanlığı'na getirildi. DYP, MHP ittifakı olmadı ama, o MHP saflarında siyasete devam etti.

Gençlik yıllarında İzmir'in duayen politikacısı Işılay Saygın'dan destek gördü.

Genel siyasi görüşü Milliyetçilik esasına dayanıyor. Kendisini MHP çizgisine yakın görüyor. BBP çizgisine kesinlikle uzak olduğunu belirtiyor.

Cuma namazlarını kılıyor. Gençliğinde Kur'an Kursu'nda eğitim ve öğretim aldı ve bir süre Fıkıh dersi verdi.

Kendini Turancı olarak tanımlamıyor. Hukuka güveniyor ve hukukun Türkiye'nin her sorununu çözeceğine inanıyor.

M.K Atatürk'ün fikirlerini önemsiyor.

Er Parti'nin felsefesini Atatürk'ün düşüncelerinin fiiliyata geçirilmesi olarak özetliyor.

Türkçe'ye önem veriyor
. Tek dil tek bayrak fikrini benimsiyor. Türkçe Olimpiyatları ile dünya çocuklarını Türkçe konuşturan Fethullah Gülen okullarının Türkiye de olanlarının hemen kapatılmasını istiyor. Yurt dışındaki okullar kalabilir diyor !

Er Parti'nin kuruluşunda en büyük muhalefeti, en büyük destekçisi eşi Ayla Ergüven ÜLÜK'ten görüyor.

Ayla Ergüven ÜLÜK, eşinin işine yoğunlaşmasını tercih ediyor. Ayla Ergüven ÜLÜK'ün adı geçtiğimiz yerel seçimlerde MHP'den Karşıyaka Belediye Başkan Adayı olarak geçmişti. Ülük ailesi siyasete sıcak bakıyor. Bayan Ülük, Tarcan Ülük'e göre daha sağlamcı riski olmayan siyaseti tercih ediyor.

Kurucu Genel Başkan Tarcan Ülük Er Parti'de lider yok diyor. Er Parti eski Türkler'deki yönetim sisteminin benzeri bir sistemle yönetileceğini belirtiyor.

Genel Başkan, altı aylık periyotlar halinde kurucular kurulu tarafından belirlenecek, altı ayda bir değişecek.

Er Parti, tanıtım için para harcamayacak. İnternet üzerinden sosyal ağ sistemleri ile örgütlenecek. İlk başlangıçta Facebook, MSN gibi global sosyal ağları kullanacak. Daha sonra Er Parti kendi sosyal ağını oluşturarak

Tarcan Ülük, Türkiye'nin ilk ve tek siyasi sosyal ağını oluşturmayı hedefliyor.

İnternet'e, bu güne kadar gelen siyasi partilerin hepsinden daha fazla güveniyor. Tarcan ÜLÜK İnternet dünyasındaki ilgiden fazlasıyla memmun.

INTERNET örgütlenmesi hızla devam ediyor. Görüşmeler internet üzerinden yapılıyor ve kısa sürede üye kayıtları internet üzerinden yapılmaya başlanacak.

Bilişimi değerlendiremeyen daktilo kuşağının aksine Tarcan ÜLÜK , klavye kuşağı ile bütünleşmeyi hedefliyor.

Terör sorununu çözmek için "Kürt Açılımı'na" gerek olmadığını düşünüyor.

Terör suçlarına idam cezasının yeniden getirilmesinin bu sorunu kökten çözeceğini inanıyor. İnfaz yasasında da uygulanabilir değişiklik yapılması gerektiğini söylüyor.

Tarcan ÜLÜK'e göre Türkiye'nin önündeki tüm sorunları çözebilecek yegane Superman Atatürkçü Düşünce ve Hukuk...

Er Parti'de ekonomik çözümlerde sıradışı. Türkiye'den çıkan en değerli beş maden TL'nin değerini belirleyecek.

Ergenekon Terör Örgütü'nün karşısında, bu tür örgütlenmeleri kesinlikle tasvip etmiyor. Yargılama süreci hakkında konuşulmasının yasalara göre suç olduğunu ve hukuka güvenilmesi gerektiğini vurguluyor.

ETÖ tutuklusu kişilerle hiç bir karede yolları kesişmemiş.

Er Parti'de Milliyetçi Parti'lerin temelinde yer alan Kur'an, Bayrak ve Kılıç üçlüsü yok. Saygı var, tazim var siyasete alet etmek yok.

Er Parti'ye "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözünü söyleyemeyen kabul edilmiyor. Söyleyen herkese kapıları açık.

Bayanların kıyafetine, başörtüsüne karışılmaması gerektiğini savunuyor.

Er Parti'nin sloganı, "Er Parti Türkiye'nin Eridir"

Mütevazı bir düşünce ile ortaya çıkan Er Parti'nin Genel Başkanı Avukat Tarcan ÜLÜK ile yaptığımız röportajı yayınlamaya başlıyoruz. Röportajdan kısa başlıklar verdik.

Avukat Tarcan ÜLÜK hukuk adamı olmasının yanında, neşeli güler yüzlü ve sıcak ilişkileri olan halktan biri.

Korkmanıza gerek yok. O bir İzmirli, Milliyetçi, Radikal ...

Arkasında akıllı bir kadının gücü her zaman fark ediliyor.

Çevresi, arkadaşları sadık, sıcak ve başarılı insanlarla örülü.

Avukat Tarcan ÜLÜK'ün hayatında yeni dönem başlıyor. Tarcan ÜLÜK bundan sonra

Er Parti'yi kurmadan önce veya Er Parti'yi kurduktan sonra söylemlerini sık sık kullanacağını düşünüyorum.

Zira hayatındaki tüm zamanlar ve insanlar bir bir değişecek. Başarı grafiği yükseldikçe hem kalabalıkların arasında kalacak, hem de yalnızlaşacak.

Kendisine yeni siyasi hayatında başarılar diliyorum.

Y.İNAN - Tarcan Ülük'ü tanıyabilirmiyim ?

T.Ülük - İzmir Müdafai Hukuk, Güzelyalı Bornova Anadolu Lisesi ve 9 Eylül Hukuk Fakultesi'nden mezun oldum. İzmir'de avukatlık yapıyorum.

Y.İNAN - Tarcan Ülük, gençlik yıllarında hangi düşünce yapısına sahipti ?

T.Ülük - Ben hep Milliyetçi muhafazakar çizgide ve siyasi partilerde bulundum.

Y.İNAN - Rahmetli Alparslan Türkeş ile teşriki mesainiz olmuşmuydu?

T.Ülük - Oldu , onu da anlatayım. Rahmetli Türkeş'le beni Işılay Saygın tanıştırdı.Buca DYP kongresi vardı.Işılay Saygın beni herekse yeğenim diye tanıştırırdı. Siyaset yaptığımız zamanlarda. Ben DYP gençlik teşkilatlarında siyaset yapıyordum. Buca'ya Türkeş geldiğinde "gel hem tanışalım, hem Buca sınırları içerisine gelmiş hoş geldin diyelim" dedi. Gittik orada biz Türkeş'le yanyana oturduk, elini öptüm. Yanyana oturduk derken Işılay Saygın ile gelince yanında yer verdiler bize .Rahmetli ile bu şekilde tanıştım, ben rahmetli Türkeş'i severdim.

Y.İNAN - Daha sonra takip ettiniz mi ?

T.Ülük - Şimdi onu anlatayım, 1995 senesi yanılmıyorsam, DYP ile MHP ittifak yapacaktı Çiller zamanı. MHP'nin ittifakı söz konusu idi. Işılsay hanımın referansıyla ben Hatay Hilal Teşkilatı Başkanlığı'na getirildim. MHP' de Misyonum da ; Işılay Saygın oradan Milletvekili olacaktı, DYP ile MHP ittifak yapacak Ben de MHP teşkilatları ile arada işbirliğini sağlayacak bir pozisyonda çalışacaktım.

MHP İl Başkanı Naşit bey di

Son dakikida ittifak bozuldu. İttifak görüşmesi bozulduktan sonra ben DYP'ye geri dönmedim MHP nin içinde kaldım . Bu şekilde bir çalışma yaptık.

Y.İNAN - Işılay Saygın ile yolunuz nerde kesişti ?

T.Ülük - İşte Işılay Saygın'la yolumuzun kesişmesi, izmir de siyaset yapıyoruz, Işılay Saygın da bu siyasetin göbeğinde idi.

Beni Işılay Saygın ile tanıştıran Fevzi Kahraman oldu . Şimdi İHA Genel Müdürü. O zaman Fevzi Kahraman Anavatan Partisi Konak İlçe başkanı idi.Oradan tanışıyorduk.

Okul yıllarında ben hep Milliyetçi muhafazakar çizgide siyaset yaptım, sağ tandasta siyaset yaptım. Şimdi internette hakkımızda yazılan yorumlara bakıyorum da bizi biraz sosyal demokratlarla bağdaştırıyorlar. Bağdaştırmalarında doğruluk payı var, çünkü merkezde siyaset yapmak doğrudur.

İnsanlar gençken 25 yaşına kadar radikal tavırları çok kolay sergileyebiliyor, radikal tavırlar derken hareketin başını sonunu düşünmeden sloganların etkisinde daha rahat kalabiliyor. Aslında faydalı bir şeydir bunu küçümsememek gerekir duyguların ön planda olduğu bazı hareketler siyasette mantığın ötesinde faydalı sonuçlar da getirebiliyor. Bunu da kabul etmek lazım çok mantıklı ve akil adım atacağım derken çok yanlış işler de yapabiliyorsunuz. Siyasette dengeleri öyle görüyorum ben.

Y.İNAN - Dengeler derken partinizin adı "Ergenekon" dünya gündeminde bir isim. Son yıllarda kirlenmiş olmasından dolayı büyük tepki ve sempati görüyor. Kısaca "Ergenekon" ismi sansasyonel bir isim bunu düşünerek mi seçtiniz ? Bu ismi seçme amacınız neydi ?

T.Ülük - Bu ismi arkadaşım önerdiğinde, biz İzmir Barosu'ndan bir kaç avukat arkadaş fikir platformu kuralım düşüncesiydeydik. Meselelerden, gidişattan memmun değiliz noktasına gelmiştik .

Ben dedim ki partilerin içerisinde de Doğru Yol'da Mehmet Ağar düz ova meselesini getirdiğinde ki Mehmet Ağar buraya çok sık gelir giderdi, iyi de görüşürdük. Bizi de sevdiğini düşünüyorum . Doğru Yol Partisi'nin içerisinde havamız da vardı, çalışmamız da vardı.Ona rağmen bu düz ova meselesi ni getirdiğinde karşı çıktım. Herkesin şaşkın bakışları arasında oradaki bütüm emeğimi bir anda sildim, " ben böyle siyasetin içerisinde olmam " dedim.

O günlerde DYP – ANAVATAN birleşme muhabbetleri var, DYP'nin güçleneceği düşünülüordu.

O dönem de istifa eden tek adamım. Geçmiş gazetelere o tarihlere geri dönün bakın. Dağdan ovaya inilsin meselesi Mehmet Ağar tarafından gündeme getirilmişken DYP teşkilatları içerisinde bizden başka itiraz eden kimse olmadı .

Konuşurken insanlar itiraz ediyorlar, " haydi gelin bunu söyleyelim Mehmet Ağar'a " dediğim de adam diyorki benim milletvekilliği hesabım var, Mehmet Ağar'a bunu nasıl söylerim !

Y.İNAN - Bu arada siz kendinizle de barışıksınız, doğrucusunuz yani...

T.Ülük - Hayatta benim bir beklentim olmadı, mebus olmazsam benim için dünya bitmiyor. Ben burada mesleğimi yapmaktan gayet memmunum.

Zaten birazdan söyleyeceğim. Milletvekili adaylığı konusunda da istekli değilim. Biz bu Ergenekon Partisi'ni belli bir noktaya getiririr de mebus adayları belirlemeye başlarsak; mebus adayı olabilirim ama illa olacağım diye de bir takıntım yok .

Çok büyük olasılıkla olmama olasılığım daha büyük. Buradaki düzeni bozmak istemiyorum, bozmayı da düşünmüyorum açıkçası...

Y.İNAN - Son dönemde terör örgütü iddiası ile yargılanan bir örgütle özdeşleştiği için , Ergenekon ismi duyulma, reklam olması açısından iyi bir isim, tarihimiz açısından da güzel bir sim, ancak son günler de ETÖ terör örgütü iddiası ile yargılanan oluşumlar tarafından da kullanıldığı için halkta bir infial oluşturdu.

Ergenekon Partisi ismini bir çok kesime sordum. İnsanlar bu isimden tedirgin oluyor. Siz bu ismi belirli bir amaç için mi seçtiniz? ETÖ tutuklularına bir destek amacı var mı ?

[b]T.Ülük -
[/b]Şimdi benim tepkim var tabiki. Tepkim şu, Mustafa Kemal Türk diline ve Türk tarihine çok önem verdi.

Sebep, bir ulus devlet, kendini bilen bir Türk Milleti yaratmak istiyordu. Mustafa Kemal'in kişisel birçok çalışmasının içerisinde dir tarih çalışmaları, dinin hurafelerden arınması, Mustafa Kemal'in yaptıklarını anlatmaya kalksak bu röportaj günler sürer .Mustafa Kemal'in tarihe olan ilgisini biliyorsunuz.

Destan abartılı anlatımlardır. Neticede konu ettiği milleti anlatır destan, karekteristik özelliğini anlatır.

Şimdi Mustafa Kemal Ergenekon destanına da önem vermiştir. Bu anlamda Türk ulusuna Türklük bilincini yüklemek için, şimdi buradan hareketle Ergenekon isminin Türk kimliğine yüklediği değer ler manzumesindeki birinci tespit nedir?

Zorluklara rağmen Türk'lüğün yokedilemediği, dirildiği, güçlendiği, egemenlik hakimiyet kuran bir topluluk olduğudur.

Ergenekon isminin yıpratılması Türk'lüğün bu refleksinin, bilincinin bu değerinin yıpratılmasıyla eşdeğerdir.

Kurtuluş savaşı destanı yazılarak kurulmuş bir ülkede yaşıyoruz. Bunca şehitler vermişiz, vermeye de devam ediyoruz. Şimdi sağda solda soruyorlar partinin adı ne olacak diye.

Ergenekon Partisi yapacağım dediğimde Ahmet korkuyor, Mehmet korkuyor.

İsim vermeyeceğim korkuyorlar.


Şimdi Türk'lüğü anlatan bir kesimden birileri korkar hale geldi ve bunu yüksek sesle dile getiremez hale geldi ise hem vallahi, hem billahi biz bu memlekette bedava yaşıyoruz. Gidelim kendimizi İzmir körfezinden aşağı atalım.

Benim böyle bir şeyi kabul etmem mümkün değil, bir çok insanın da kabul etmesinin mümkün olmadığını düşndüğümden Ergenekon ismini Türlük ve Türk Milleti'ne bir değer kattığı için kullanmakta bir beis görmedim. Ergenekon isminin kamuoyunda dikkat çekeceğini de değerlendirdim.

Değerlendirmedim desem samimi bir şey olmaz. Ama bu değerlendirmeyi yaparken
burda eşimle kavga ettim, bir çok insanla kavga ettim.

Risk aldığımı da biliyorum. Hala bir çok arkadaşım diyor ki; falanca savcı, filanca savcının dikkatini çeker gözaltına alırlar tutuklarlar vs ...

Bu riski, bile bile göze aldım.


Niye göze aldım?

Her gün korkarak yaşayacağına, bir kere öl daha iyi.

Kısaltılmış adı da Er Parti ...

Y.İNAN - Partinizin ETÖ iddiası ile yargılanan kişilerle bir ilgisi var mı ? Ergenekon Partisi onlara destek amaçlı mı kuruldu ? Halkın bilinçaltında tek önemli soru işareti bu ?

T.Ülük - Ne köstek, ne destek...

Yargı konusu yapılan bir konu hakkında ne destek olurum, ne de köstek olurum. Ben bir hukukçuyum.

Aleyhe de, lehe de bir şey söylemem zaten yasalarla yasaklanmmış.

Y.İNAN - Ergenekon Partisi'nin böyle bir oluşumla ilgisi yok diyebilir miyiz ?

Ergenekon Partisi'nin terör örgütü ile bir ilgisi yok.

Ama Ergenekon Partisi ismi ile ne mesaj veriyorsunuz diye bir soru soruyorsanız, bir soru yöneltiyorsanız herkes bu partide kendinden ne görüyorsa biz de onu görmesini sağlıyoruz.

Yasalar derdest davalar hakkında bizim yorum yapmamızı yasaklıyor, herkesin yorum yapmasını yasaklıyor ben orada yargılananlar suçsuzdurlar da demem, suçludur da demem. Bu mahkeme taraflıdır da demem, tarafsızdır da demem,aslolan hukukun üstünlüğüdür, aslolan hukuka saygıdır.

Kısaca Ergenekon Partisi'nin felsefesi ile özdeşleşen ana sloganı var mı ?


Er Parti, Türkiye'nin eridir...

Ergenekon Partisi'nin kısaltılmışı da Er Parti'dir .

Er Parti kuruluş bildirgemiz de anlattık, Er Parti'den kastımız şudur; Er Parti'ye gönül veren, üye olan herkes Er Parti'nin doğal lider adayıdır.

Er Parti lider partisi değildir, manevi lideri Atatürk'tür .

Er Parti'nin her üyesi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikriyatının, gençliğe hitabede verilen ödev kapsamında bekçisidir, eri'dir.

Y.İNAN - Peki Tarcan bey, siz Milliyetçi kökenden geliyorsunuz, Er Parti'de Kur'an, kılıç, bayrak ülküsü olacak mı ? Bu güne kadar kurulan tüm Milliyetçi partiler bu üçlü sembollerin altında kuruldu.

Böyle bir sloganınız var mı, siz de bu üçlüyü yine sembol olarak benimsiyormusunuz ? Yoksa sizinkin de terazi mi var ?


T.Ülük - Hayır... Hiç biri yok.

Er Parti'nin fikriyatı şu; Mustafa Kemal'in, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini tamamen benimsemiş bir siyasi partiyiz.

Biz ekonomi de, tarım da sağlıkta ortak akıl ile çözümler üretilebileceğini düşünüyoruz.

Superman'lere inanmıyoruz .

Ben Süleyman Demirel'in çok yetenekli bir siyasetçi olduğu görüşüne Türkiye'ye katkı koyduğu görüşüne katılırım. Ama Türkiye'yi Süleyman Demirel'in siyasetini bugün ve bugün tarihi ile Süleyman Demirel şekillendirecek, Sarıgül gelecek memleketi kurtaracak, Deniz Baykal gelecek Türkiye'yi şahlandıracak derseniz buna itirazım var.

Çünkü hiç biri Superman değil. Türkiye Superman'i ne zaman gördü?

1938 'de Superman vefat etti, Superman işi bitti, çünkü ben Cenabı Allah tarafından Mustafa Kemal'in bir lutuf olarak Türk Milleti'ne kurtarıcı olarak gönderildiğine inanıyorum. Yabancı kaynaklar da böyle bir liderin 500 senede bir geleceğini söylüyor.

Atatürk'ün vefatından bu yana 60 sene geçtiğine göre, daha bir 440 sene lidere ihtiyacımız yoktur diye düşünüyorum .

Liderin fikriyatını izleyecek kadroya ihtiyaç var .

Ortak akıl yaratacak kadroya ihtiyaç var.


Y.İNAN - Bu ortak akıl nedir ?

T.ÜLÜK - Her meselede doğru kararları verebilecek bir MKYK oluşturuyoruz, doğru kararları verecek Türkiye'nin sağlık politikasından tut, Türkiye'nin eğitim politikasına, ekonomide bizim çok somut bir tespitimiz var ki, ekonomist arkadaşlar var onların tespiti. Türkiye'nin en çok çıkan beş kıymetli madeninin dünya borsalarındaki ortalama fiyatının değeri TL değerine eşitlenerek bunun merkez bankasında ilan edilerek borsalardaki spekülasyonlar da TL'nin korunmasını, ekonominin korunmasını öneriyoruz, böylece yabancı sermayenin TL üzerinde indirme bindirme yapmasını engelleyebiliriz diye düşünüyorum.

Kesinleşen isimler var mı ?



T.ÜLÜK - Atilla Galimale, Makina Mühendisi mesela, çok var da ben somutlaştırırken şunu söylüyorum.

Facebook'tan, MSN'den internet üzerinden örgütleneceğiz .

Y.İNAN - Tarcan bey MHP, BBP iki Milliyetçi siyasi parti. Sizin fikriyatınız bu iki Milliyetçi siyasi parti çizgisinin neresindesiniz ?



T.ÜLÜK - Ben MHP, BBP fikriyatından ziyade Türk Milliyetçiliği'ne Türkiye Cumhuriyeti'ne Atatürk fikriyatına inanan bir çizgideyim.

Merkez bir çizgideyim.

Cumhuriyeti kuran irade bir ümmet devletten, ulus devlete geçmiş, ulus devlete geçmek için bir millet tanımlaması yapmak lazım. O zaman bir Milliyetçilik kavramı ortaya koymak gerekir, ben Milliyetçilik kavramına Atatürk'ün söylediği mensubiyet esasına dayalı Milliyetçilik kavramına inandığıma göre siyasetin tam merkezinde bulunuyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Devlet Bahçeli döneminde siyasetin merkezine doğru gelmek istediğini çeşitli kurum ve kuruluşlardaki toplantılarda defaatle ifade etti.

Demekki ben MHP'nin çizgisine, MHP merkeze geldiğine göre yakın duruyorum. Ben merkez partide siyaset yaptım DYP'de...

BBP derseniz BBP' nin kendisini tanımladığı çizgiyle örtüştüğümü hiç düşünmüyorum.

BBP Türk - İslam sentezine inandığını ifade ediyor. Sentez dediğiniz şey; tez ile anti tezin birleşmesidir yani bir tez vardır, bir de anti tez vardır. Birleştirirsin sentez olur. Türklükle, İslam bir birinin karşıtı manevi değer olmadığına göre, BBP' nin bu çözümlemesine katılmam mümkün değil.

Ben Atatürk'ün çözümlemesinin çok ilmi, çok gerçekçi, hatta bizim dinimize de çok uygun olduğunu düşünüyorum.

Ben merkezdeyim...

İnşallah benim söylediğime BBP'de gelsin .

Y.İNAN -Tarcan Ülük dini konulara nasıl bakıyor? Kişisel ibadete, başörtüsüne nasıl bakıyor?


T.ÜLÜK - Valla ben Kur'an kursunda hocalık yapmış bir adamım, fıkıh ilmi de ilgimi çekmişti. Bir kaç kez hatim yapmıştım.

Cuma'dan Cuma'ya namaza giden bir adamım, beş vakit namaz kılmıyorum. İslam dinine karşı son derece saygılıyım. Yine her türlü inanca son derece saygım var.Türkiye'nin bir Müslüman devlet olduğunu düşünüyorum . % 99 u Müslüman bir ahaliden oluşan bir topluma başka bir şey demem.

Azınlıkların da ibadet hakkına saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum. Mustafa Kemal'in bu konudaki çizgisinin son derece doğru olduğunu düşünüyorum. Başörtüsü derseniz başörtüsü benim kişisel olarak İslamiyette bir karşılığı bir yeri olup olmadığını bilemiyorum. İbadette başının örtülmesi gerektiğini biliyorum ama sosyal hayatta başörtüsü ile ilgili Kur'an-ı Kerim'de bir emir görmedim.

Başörtüsünü sosyal hayatta kullanacağım diyen bir insana niye kullanıyorsun diye soru sorulmasını da gereksiz buluyorum. Burada başörtüsüne her hangi bir karşı duruşumuz yok.

Türban dersen farklı bakarım, çünkü türban siyasi simge haline getirildi. Anayasa mahkemesi kararıyla ortaya kondu. Türban Fransızca'dan gelen bir kelimedir. Fransız rahibelerinin örtünme şekliyle de çok örtüşür.

Ben bu örtünme şeklinin Türk Milletine has bir örtünme şekli olmadığını düşünüyorum.

Bunları da siyasette belirleyici ana unsurlar olduğunu da düşünmüyorum.


Y.İNAN - Tarcan bey Türkiye Türklerin midir sadece ?

Türkiye kayıtsız ve şartsız " Ne Mutlu Türküm Diyene " diyebilen herkesindir.

Y.İNAN - Peki Ergenekon Partisi'nde Kürtler yer alabilecekler mi ?

Ne Mutlu Türküm Diyene diyebilen herkes yer alabilir

Bu gün Mehmet Aurelio milli takımda top koşturuyor, kafa ve deri olarak Türk olmadığını sadece görünüş olarak söyleyebilirsiniz ama bize göre öz ve öz Türk'tür. Çünkü terini Türk Milli Takımı için çok güzel akıtıyor. Bizim için Türk'tür...

Yine Galatasaray'da top koşturmuş Çanakkale'de şehit olmuş iki tane Ne Mutlu Türküm Diyene diyebilen İngiliz asıllı Galatasaray'ın şehidi vardır.

Onlar da bizim için öz ve öz Türk'tür, bizim için Türklük bir mensubiyet işidir. Türkiye Türk'lerindir sözünün açılımı Atatürk'ün söylediği gibidir.

Atatürk bunu kaç sene önce çözmüş ve Ne Mutlu Türküm Diyene demiştir.

Ne Mutlu Türküm Diyene diyebilen herkese partimizde yer vardır, bunu diyemiyorsa gitsin kendisine parti bulsun bizim partimizde yeri yoktur


Y.İNAN - Peki şimdi Kürt Milliyetçiliği var, farklı Milliyetçilikler'de var, son dönemde bütün dünyada Milliyetçilik fikri kıpırdanmaya başladı. O insanlar da böyle bir Miliyetçilik akımına kaptırırsa !

Kürt Milliyetçiliği yanlış bir tanımlamadır, onlarda etnisye bir ırkçılık olarak anlaşılabilir yani Milliyetçilik güdebilmeniz için, uluslararası platformlarda tanınmış bir millet olmanız gerekir.

Halbuki ortada bir Kürt etnisiye kavramı vardır. Kürt dili tek bir dil değildir. Bu gün kendini kürt olarak tanımlayan Türkmen asıllı, Türk asıllı milyonlarca insan vardır. Bu emperyal güçler tarafından Kürt Milletine tabi oldukları pompalanan tiplerdir.


Sorunun başına dönersek Türkiye'nin 784 bin km karelik alanı Misak- ı Milli sınırlarının bir kısmını ifade eder, tamamını ifade etmez. Misak-ı Milli sınırlarındaki fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutup bir kenara koyarsak, uluslararası anlaşmalar da petrol gelirlerinden elde etmemiz gereken para var onu saklı tuttuk bir kenara koyduk .


784 bin km kare içinde her hangi bir karesinde her hangi bir egemenlik tartışmasının başlamasına, düşünülmesine, konuşulmasına nefes ve terapi halinde hissedilmesine dahi tamamen kapalıyız.

Bu kadar nettir. Bunun dışında milli sınırlar içerisinde Türk Milliyetçiliği'nin dışında bir Milliyetçilik gütmeyi düşünen bir gafil varsa, bunu 784 bin km karenin dışında yapması gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

İzmir'in Gündoğdu Meydanı'nda PKK bayrağı asarsan, o astığın bez parçası ile beraber seni ya körfeze dökerler, yada sınırların dışına atarlar, sağ kalırsan bunun sonucu budur.

Bunu iyi anlamak lazım, Kürt açılımı, şu açılımı, bu açılımı açılırsın, açılırsın, açılırsın bir noktaya gelirsin Milletin sabrının, bardaktan taşan son damla olduğu anda bir Mustafa Kemal tokatı gelir hepsini siler süpürür, götürür bir daha bu hakkı hukuku da bulamazsın.

Türk Milleti her şeyin farkında . Bizden talep edilen bir demokratik açılım bir demokratik hak mıdır?

Allah aşkına hangi demokratik hak, hangi TC vatandaşından esirgeniyor ?


Ama ne talep ediliyor ? 784 bin km karelik toprağından toprak talep ediliyor, yurt talep ediliyor. Yani demokratik hak mı talep ediliyor şimdi ?

İzmir'in Konak ilçesinde yaşıyoruz ...

Ne Mutlu Türküm Diyene lafını reddeden Atatürk'ü red eden, öz ve öz Kürdüm ve Kürdistan'ı istiyorum diyen bir zatı muhterem Konak Belediyesine müracaat edip köşe başına bir bakkal dükkanı açabiliyor...

Doğrumudur ?

Aynısını bin senelik Türk Yurdu Türkmen Devleti Akkoyunlular'ın başkenti Diyarbakır'da bu gün tarihi itibariyle yapabiliyormusunuz?

Ben Atatürk'ün ilkelerine bağlı bir TC vatandaşıyım ve Türküm dediğiniz de İzmir'den kalkıp Diyarbakır'ın köşe bir yerinde bakkal dükkanı açabiliyor musunuz, açamıyorsunuz ...

Y.İNAN - Er Parti diğer etnik kökenlere nasıl bir mesafede yaklaşacak ? Orada da yine Ne Mutlu Türküm diyene mi diyeceksiniz ?

Evet bu kadar basit ...


SON


computer Anlaşmalı Evlilik Sitesi - Evlilik fırsatı ayağınıza geldi - TIKLA KAYIT OL - TIKLA EVLEN

Bu haber 15/11/2009 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER