
![]() |
Bilal EYÜBOĞLU İzmir Barosu Avukatı
|
Acı gerçek; şiddeti seviyoruz
Bir insan tarafından başka bir insana karşı yapılabilecek kötülüklerin en başında bence şiddet geliyor. Ne yazık ki kin ve sinirine tutsak olan bir insan, kalkıp tanıdığı ve hatta bazen hiç tanımadığı bir insana karşı, fiziki ya da sözlü şiddet uyguluyor. Bir insan bir insanı dövüyor, pataklıyor; yaralıyor, dahası tutup canına bile kıyıyor. Bunu, kimi zaman acımasızca, gaddarca, hunharca yapıyor. İnsaf etmeden, vicdanı hiç sızlamadan... Paramparça oluveriyor gönüller, canlara yazık oluyor.
Şiddet, insanları ha bire acılara boğuyor. Kimi zaman sözle yapılan bir saldırı da, fiziki saldırı derecesinde onur kırabiliyor,dehşet saçabiliyor. Aslında yaban hayatının yöntemi, şiddet... Ne yazık ki, günümüzde veba salgını gibi insanları kasıp kavuruyor, bu ilkel ve en yaygın illet. Şiddete karşı doğru tavır takınabiliyor muyuz peki? Yeterince kınayıp engelleyebiliyor muyuz bu batasıca güç gösterisini? Ne gezer! Gelin itiraf edelim, toplum olarak şiddeti seviyor, hatta biraz da kutsuyoruz
Hiç şüphe yok ki, kasti şiddeti yani bilerek ve isteyerek başvurulan şiddeti, anlamak ve de bağışlamak asla düşünülemez. Böylesi bir şiddette, eğer üstüne titrenilecek olan bir taraf varsa, o da şiddetin kurbanı olandır.
Bilinçsiz şiddete gelince, ne yazık ki bu tür şiddet daha yaygın. Bu tür şiddete daha çok, şiddeti doğal, olağan bir yöntemmiş gibi kanıksayanlar başvuruyorlar.
Her kültürün, kendine özgü niyetler taşıdığı biliniyor. Kimi kültürler, ne yazık ki, şiddeti zihinlerden silip atmak yerine, onu destekleyip onaylıyorlar. Sonra da şiddetin önü alınamıyor.
Barışseverliği benimseyen bir baba ve anne bile, çocuklarına pekala oyuncak olarak tabanca alabiliyorlar. Oysa şiddetin yol açtığı sindirme gücü, bilinçaltına çocuklukta aşılanıyor.
Kendisi şiddete uğradığı zaman aşırı tepki göstermeyi mutlak bir hak olarak görebilenler, kendi şiddetleri sözkonusu olunca, davranışlarını gayet olağan görebiliyorlar. Şüphesiz şiddet, her şeyden önce bir zihniyet, bir eğitim sorunudur.
Hep merak ederim: Karısı için, “Dayak, cennetten çıkmadır!” gibi akıl dışı, çağ dışı bir gerekçeye sığınabilen bir kocaya, aynı şiddet uygulansa, acaba yine de kendisini ille de haklı görür mü? Bunun gibi, kabul edilemez bir şiddete başvuran kimse, gerek bu şiddeti uyguladığı sırada, gerekse bu gaddarlığı, çirkinliği ardından, derin vicdan azabı duymaz mı acaba? Her insanın içinde varolan o insani öz, acaba onu uyarıp kınamaz mı hiç? Şüphesiz vicdan algısı, kötülükte, farkındalık kadar, belirleyici oluyor.
Gerçek sevginin olduğu bir ilişkide şiddet asla sözkonusu olamaz. Bir insan, yalnız, sözümona bir sevginin yani sevgisizliğin egemen olduğu ilişkilerde, sevdiği kişiye karşı eza cefa yapabilir. Oysa gerçek sevgi, kıyamaz
Şiddet, güçsüzün, masumun mağduriyetine neden oluyor. Şiddet, şiddeti doğuruyor ve yeşertiyor. Uygarlık tarihi, savaşların tarihi değil mi sonuçta? Fakat ne gariptir ki, insanlık hala silaha her yıl bir trilyon dolar harcıyor. Peki niçin? Vahşi hayvanlarla savaşmak için değil elbette!..
Her gün aramızdan birilerinin, aramızdaki başka birilerine gözyaşı döktürüp kanını akıtmasını, artık bir toplumsal kader olmaktan çıkartmamız şart. Bilelim ki, insanca yaşayabileceğimiz bir dünya, sadece devlet şiddetinin değil, aynı zamanda birey şiddetinin de önlendiği bir dünyadır. Ne mutlu, şiddetten nefret edebilenlere!..
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































