
![]() |
Bilal EYÜBOĞLU İzmir Barosu Avukatı
|
Yeni yıl, yeni umut demektir
Zaman yolculuğumuzda 2011’i de tükettik, 2012 sürecine girdik.
Kolay geçmedi 2011 yılı. Getirdiklerine, götürdüklerine, kazandırıp kaybettirdiklerine bakıldığında, 2011 yılının gerek ülkemizde, gerekse uluslararası toplumda zor geçtiği söylenebilir.
Yine savaş vardı yaşlı dünyamızda. Silahlar kan kusmaya, can almaya devam ettiler. Yoksulluk ve haksızlık yine ayyuka çıktı. Akıl ve vicdan, 2011 yılında da yenik düştü. Makul ve vicdani olan, yine güç odaklarını hiç bağlamadı.
ABD başkanı Barack Obama’ya, henüz çiçeği burnunda bir başkanken Nobel Barış Ödülü armağan edilivermişti. Neyse ki başkanlık seçimleri yaklaşırken bari vaatlerinin en büyüğü olan Irak işgaline son verildi. Tabii arkada bir kaos bırakılarak. Bu kere de dünyaya düzen verme projesi uzun ömürlü olamadı. Kazanan silahlar, kaybeden yine insanlık oldu.
Başkanlık seçimine hazırlanan bir başka başkan olan Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, özgürlüğün beşiği sayılan ülkesinde inkar özgürlüğünü suç sayan bir yasa tasarısının peşinde. Ermeni oylarını kapmayı amaçlıyor. Oysa Fransa’da, kutsal din değerlerinin inkarı bile özgürlüğün gereği sayılıyor; tanrıtanımaza bile gözünün üstünde kaşın var denmiyor.
2011 yılı “Arap Baharı“na da sahne oldu. Tunus’ta bir protestocunun sokakta kendisini yakmasıyla başlayan başkaldırı domino etkisiyle bütün Arap dünyasına yayıldı. Bazı Arap ülkeleri cumhuriyet ve demokrasi içsavaşı veriyorlar. Dilerim, ülkemizden seksen doksan yıl sonra da olsa onlar da nihayet cumhuriyet ve demokrasiye kavuşurlar.
2011’de 8.9 büyüklüğündeki depremde Japon halkı, gösterdiği direnç ve dayanışma ile dünyanın büyük takdirini kazanırken, Kuzey Koreliler kendilerini onlarca yıl çelik yumrukla yöneten bir diktatör başkanın ölümü ardından günlerce sokaklarda bile hıçkırarak yas tutup ağıt düzdüler.
2011 yılında biz de yine iç barışı sağlayamadık. Ne yazık ki, yine akıl tutulmaları yaşadık.
2012 ise bembeyaz bir sayfa olarak önümüzde duruyor. Onu mutluluk, başarı ve esenlik içinde geçirmek, birey ve toplum olarak bizim elimizde. Dilerim,2012’yi iyi kullanırız.
Ünlü sözdür; “Umudunu yitirenin yitirecek artık bir şeyi kalmamıştır.“ Umut, gerçekten yaşam sevinç ve direncinin dinomosudur. Gelecekten beklentisi olmak, çetin hayat mücadelesinde bağışıklık sistemini, yaşam direncini güçlendirmek demektir.
Anadolu’nun bir geleneğidir: Çiftçiler, veresiye borçlarının ödenmesi için vade olarak, genellikle “geli yıl“ hasadını gösterirler. Bu nedenledir ki, “ Çiftçinin karnını yarsan kırk tane geli yıl çıkar! “ denir. Geleceğe güvenmek, yarınlardan beklentisi olmak kişiye ve topluma güç ve güven verir.
Bence asıl hüner, ümidini kaybetmeden, beklentilerinin izini sürerek, gelecek zamanda da mutluluk, başarı ve esenliğinin peşinden koşmaya devam etmektir. Pascal’ın deyişiyle, nasıl, “Bisiklete binen pedalı çevirmedikçe düşer “ ise, yaşam çarkını çevirmeyen de küme düşer Fransız atasözüne göre, “Gençler ümitleriyle yaşlılar da hatıralarıyla yaşarlar“ mış! Geçmişe takılıp kalmadan, Hazreti Mevlâna gibi, “Dün dünle gitti cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lâzım!“ diyebilmek, geleceğin güzel olacağı iyimserliği ile geleceğe güvenmek aklın gereğidir.
2012 yılının tüm düşlerimizin gerçekleştiği bir yıl olmasını diliyorum.
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































