
![]() |
Bilal EYÜBOĞLU İzmir Barosu Avukatı
|
Adalet perisini hançerlemeyelim
Değerli okurlarımın iyi bildikleri üzere, daha çok, bölgesel konular ile hayata ve insana dair konuları yazmayı tercih ediyorum. Ancak bu kere yine bir istisna yaparak, hepimizin adalet duygularını yaralayan gazeteci Hrant Dink cinayetine ilişkin yargı kararına değinmek istiyorum.
Önce altını çizelim; Hrank Dink, bu toprakların bir çocuğu, bu milletin bir ferdi, bu devletin bir yurttaşı, kangren olmuş Türk – Ermeni uyuşmazlığını kendince çözmek için uğraş veren aydın bir gazetecidir. Ermeni diasporasının intikamcılığına karşı çıkmış, Türk Ermenilerin sözcüsü olmuştur. Gerçi Türklüğü aşağılamaktan dolayı mahkumiyeti vardır. Ancak bu iddiayı yerinde bulmayan AİHM, Dink’ in amacının ilişkileri zehirleyen zihniyeti eleştirmek olduğu görüşünü benimsemiştir.
Hiç şüphesiz, farklı din ve ırktan olanlar, bu milleti oluşturan birbirinden değerli mozaiğin birer parçasıdır. Bu coğrafya, kültür ve değerlerin harman olduğu bir coğrafyadır. Mevlâna’nın, yedi yüzyıl öncesinden gösterdiği hoşgörüyü gösteremeyenler, ne yazık ki barış içinde kardeşçe bir arada yaşamanın kaçınılmazlığını hâlâ yeterince anlayabilmiş değiller. Aramızda, birlik yerine ayrışmayı, kardeşlik yerine düşmanlığı tercih edenler yazık ki çokça var.
İki hafta önce, özel yetkili mahkemece, Türk ve Batı kamuoyunun yakından takip ettiği süikast davası konusunda, çok tartışılan, kimseyi memnun etmeyen mahkumiyet ve beraat kararları verildi. Mahkemenin, terör örgütünün varlığı konusunda delil yetersizliği bulunduğu gerkeçesiyle beraat kararı vermesi, ilgili herkesi, kamuoyunu ayağa kaldırdı. Dosyada yeterli delilin bulunduğunu, ileri sürenler, yoksa bile mahkemenin soruşturmayı genişletme yetkisinin olduğunu söyleyenler oldu. Yazık ki adalet perisi, bu dava sonucunda derin bir yara daha aldı.
Son söz artık Yargıtay’ın Yargıtay dosyadaki deliller yeterli midir, yoksa hüküm için gerçekten yetersiz midir, mahkemece gerekli soruşturma yapılmış mıdır inceleyip bir karar verecek. Beğenmeyen tarafın, AİHM’ ne başvurulma hakkı da var.
Şu var ki Yargıtay’ın daha önce, benzeri bir konuda verdiği kararlara bakılınca terör suçunu sabit görmemiş olan özel yetkili mahkemenin öncelikle görevsizlik kararı vererek dosyadan el çekmesi gerektiği yönünde bir karar verme olasılığı da var. Onama kararı ise, belki dosyayı kapatacak ama, öyle anlaşılıyor ki, milli vicdandaki kanayan yarayı kapatmaya yetmeyecektir.
Bu ülkede bir takım karanlık odaklar, yazık ki ideolojik ve fanatik nedenlerle, can almaktan vaz geçmiyor. Bu zihniyet yüzündendir ki, Abdi İpekçi, Ugur Mumcu ve diğerleri, Hrant Dink ile aynı kaderi paylaşmışlardır. Üzücü olan, bu kirli ve gizli ellere, devlet nedense bir türlü ulaşamıyor. Bu da özgürlük, insan hakları duygularının yaralamakta; devlete ve yargıya karşı güvenin sarsılmasına yol açıyor.
Bu kere de görüldü ki, yargı reformuna hâlâ ihtiyacımız var. Kanun devleti olabildik ama maalesef bir türlü hukuk devleti olamadık. Oysa insanların Yaradandan sonra sığınabilecekleri ikinci güç, adalettir. Adalet perisinin esirgemesine hepimizin ihtiyacı var.
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































