
![]() |
Computerman - Bilişim Uzmanı
|
Atilla Sertel'in görevi başsağlığı ve kınama mesajı yayınlamak!
Attilla Sertel, İGC Başkanı olunca İzmirli gazeteciler çok sevinmişti. Nedeni ise Atilla Sertel'in önceki başkanlara göre daha genç olmasıydı. Bu nedenle Atilla Sertel İzmirli gazetecilere sıcak gelmişti. Erol Akıncılar'ın yaklaşık 11 yıl başkanlık koltuğunda oturmuş olması da İzmir basın camiasına bıkkınlık getirmişti. İşte böyle bir zamanda Atilla Sertel başkan seçildi.
Seçildiği 2009 yılından bu güne kadar ne yaptı diye sorarsanız; ilk akla gelen gazetecilerin büyük emekle oluşturdukları hatıra ormanı yerle bir oldu. Atilla Sertel'de ağaçları kestiren Bayraklı Belediye Başkanı ile birlikte kesilmiş tomrukların önünde objektiflere poz verdi.
CHP'den milletvekili adayı olmak istedi, onca desteğe rağmen listeye bile giremedi. Tutuklu İzmirli Gazeteci Mustafa Balbay'ın adını kullandı. O da işe yaramadı...
İGC tarihinde ilk defa bir muhabirle kavga etti, magazin muhabirine millete karı buluyorsun diye tehdit etti. Muhabir de "sana da buldum ya" diyerek cevap verdi tüm Türkiye'de Cübbeli Ahmet'ten bin beter rezil oldu.
Bu durumu haber yapan gazetecileri mahkemeye verdi, haberin yayından kaldırılması için baskı yaptı, noterden ihtar çekti, sansür istedi.
İGC'yi CHP'nin ilçe başkanlığı statüsünde bir duruma düşürdü. El altından da Ak Parti ile sıcak iletişim kurarak hükümetle arasını iyi tuttu.
Her ne hikmetse kendisinden hem CHP'liler hem de aleni muhalif olduğu AK Parti memnun!
Ayrıca Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF)'de CHP'nin il başkanlığı gibi gösterildi. Türkiye'de gazetecilik mesleği ilk defa bu kadar etik kuralların dışına çıktı.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) tüm Türkiye'deki gazeteciler tarafından dışlandı.
Atilla Sertel; Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı olarak İzmir Basın Merkezi'nden başsağlığı mesajları gönderdi, dövülen, sövülen bazı gazeteciler için kınama mesajları yayınladı.
O mesajları yayınlarken bile gazeteciler arasında eşit davranmadı.
Bu duruma tepki gösteren gazeteci Kemal Önderoğlu bugün İzmir Basın Merkezi'ne bir mesaj gönderdi.
Mesajında :
“Bugün muhabiri Ezelhan Üstünkaya'ya yapılan saldırıyı kınıyor ve geçmiş olsun diyorum. Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Atilla Sertel, keşke geçen yıl temmuz ayında bana yapılan saldırıyı da kınasaydı... 1968 yılından bu yana gazetecilik yapan ve 1980'li yıllardan günümüze kadar da yakından tanıdığımı zannettiğim Sn. Atilla Sertel'in aynı kınamayı yapmasını beklemedim değil. Tabii yapılmadı. Acaba cemiyet üyesi olmadığım için mi, kınamadı?" dedi.
Atilla Sertel'in karnesindeki takdirnameler sadece bunlar değil!
O, geçtiğimiz hafta bir panele konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasında : “ Basın özgürlüğünü kısıtlayan yasalar hemen değiştirilmeli, AB'nin yolu özgür basından geçiyor” dedi.
Türkiye'nin basın ve ifade özgürlüğü açısından sıkıntılı bir dönemden
geçtiğini, AB uyum sürecindeki Türkiye'de Terörle Mücadele Yasası başta olmak üzere, gazetecilere hapis cezası öngören basınla ilgili yasalarda en kısa zamanda değişikliğe gidilmesi gerektiğini söyledi.
Sertel, "AB İlerleme Raporu'nda ifade özgürlüğünün ciddi endişeler
yarattığı, basın özgürlüğünün kısıtlandığı iddia etti.
“Biz Avrupa'dan niçin bu sözleri duyalım, niçin bu yüzden yüzümüz kızarsın?
Niçin bu konuda gerekli yasal müdahaleler yapılmıyor? AB yolundaki
ülkemizde parlamentonun basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasaları
biran önce değiştirmesini bekliyoruz" dedi.
Tüm bunları kendisi yapmamış gibi basın ve ifade hürriyetinden bahsediyor.
Bir insan bu kadar pişkin olabilir mi?
Bir insanın bu kadar rezalete rağmen yüzü kızarmaz mı?
Onurlu bir gazeteci bu kadar rezaletten sonra o koltuklarda bir dakika bile oturmazdı.
Atilla Sertel sanki hiçbir şey olmamış gibi koltuklarda oturmaya devam ediyor.
Çok yakında İGC koltuğundaki süresi doluyor. O'nun bu kadar rezalete rağmen kalkmaya niyeti yok. Halbuki o görevi İzmir'de her hangi gazeteci üstlense Atilla Sertel'den daha iyi yapar.
İzmirli gazeteciler yaşadıkları bu kadar rezaleti düşünerek en az Uğur Mumcu kadar su katılmamış bir solcuyu İGC'nin başına getirsinler. Beceriksiz Atilla Sertel ile hem İzmir kaybediyor, hem de gazetecilik mesleği yara alıyor.
Bence bu sefer İGC'nin başına bir bayan gazeteci başkan seçilmeli.
İşte adaylar.
Şebnem Bursalı
Aylin Süphandağlı
Nesrin Coşkun
Dilek Gappi
Aynur Tartan
Banu Şen
Gönül Soyoğul ve Ziynet Sertel...
İzmir'de bu adaylara itiraz eden bir kişi çıkmaz. Atilla Sertel bu gazetecileri de beğenmezse aileden birine Ziynet Sertel'e bıraksın. Bayan Sertel bile İGC Başkanlığı'nı kendisinden daha iyi yapar...
- EXPO Nedir ? Neyi Amaçlar ?
- İstifacılar EXPO'yu taşıyamadı...
- Emekli Astsubaylar ihtilal mi yapacak?
- CHP Deniz Gezmiş'i Siyasete alet ediyor...
- Yeni CHP'yi Gürsel Tekin kurar...
- Evlenmek yerine Seks Shoop
- İzmir'de Cuma Namazı kılınmaz...!
- İzmirli Şair Kocaoğlu'nun Vasiyeti
- Esma Esad çırılçıplak...
- Atilla Sertel Mustafa Balbay'ın nasıl kardeşi?
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































