Computerman -
Bilişim Uzmanı




İzmirli Gazetecilerin yüzü neden gülmüyor?

İzmir'in ve Türkiye'nin ilk ve tek gazeteciler iletişim platformu, İzmir Basın Merkezi’nde neler oluyor. Gazeteciler ve muhabirler ne konuşuyor, gelişen olaylar karşısında ne düşünüyor?

Bugünkü köşe yazımı İzmirli gazetecilerin tartıştığı konulara ayırdım...

İzmir Basın Merkezi'nin en önemli işlevlerinden biri ölenler ve doğanları duyurmak! İzmir Basın Merkezi'nde, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı adına genel olarak ölenler için taziye mesajı yayınlıyor.

Bu haftanın en dikkat çeken konusu Uğur Mumcu'nun vefatı nedeniyle yapılan törenleri haber veren mesajlardı. Karabağlar ve Narlıdere’de Uğur Mumcu'nun büstü yapılmış ve o büstlerin önünde anma töreni düzenlenmiş.

Uğur Mumcu bu tür aktiviteleri sevmezdi, insanın sevmediği ot burnunun dibinde biter dedikleri böyle oluyor demek ki...

* * *

Erhan Ünver'in vefatı İzmir Basın Merkezi'nde fazlasıyla önemsendi. Demek ki Erhan Ünver İzmirli Gazeteciler üzerinde iz bırakabilmiş.

Konuyla ilgili Murat Koç'un haberi:

İGC üyesi, gazeteci Erhan Ünver yaşamını yitirdi    
İzmir Gazeteciler Cemiyeti üyesi, 2010 Hasan Tahsin Basın Hizmet Ödülü sahibi gazeteci Erhan Ünver (74) evinde yaşamını yitirdi.

Gazeteciliğe 1960 yılında Ege Telgraf'ta başlayan Ünver, Yeni Asır Gazetesi'nde 43 yıl görev aldı. Bir süre Hürriyet ve Gözlem gazetelerinde de çalışan Erhan Ünver, üç arkadaşıyla birlikte esnafa yönelik Birlik Gazetesi'ni çıkardı. Sabah Gazetesi'nin Ege Bölge temsilciliğini de yürüten Ünver, sürekli basın kartı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti 2010 Hasan Tahsin Basın Hizmet Ödülü sahibiydi.

Meslektaşı, eski Anadolu Ajansı İzmir Bölge Müdürü Özden Ünver ile evli olan Erhan Ünver,  üç çocuk babasıydı.

Erhan Ünver'in vefatı nedeniyle bir başsağlığı mesajı yayınlayan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, "Meslek büyüğümüz Erhan Ünver, gazeteciler arasında ve çevresinde sevilen, sayılan bir kişilikti. O iyi bir insan ve iyi bir gazeteciydi. Türk ve İzmir basınına uzun yıllar hizmet veren Ünver'e Allah'tan rahmet diliyor, sevgili eşi Özden Ünver başta olmak üzere geride kalan ailesi ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum" dedi.

* * *

İzmir Gazeteciler Cemiyeti üyesi, deneyimli gazeteci Engin Vardar, SKY Medya Grubu Genel Müdürlüğü görevine atanmış.

* * *

İhlas Haber Ajansı İzmir Bölge Müdürü Necati Bahçeci görevinden ayrıldı. Mesleğe Türkiye Gazetesi’nde başlayan Necati Bahçeci,İha’nın kuruluşunda da görev almıştı.Son olarak İHA’de Ege Bölge Müdürü olarak görev yapan Bahçeci, kendi isteğiyle görevinden  ayrıldı.

* * *
Gazeteci Reyhan Tansu Şenay ikinci kez anne olmuş. Bebeğe Deniz ismi verilmiş... İzmirli Gazeteciler “Allah analı babalı, sağlıklı, başarılı ve uzun ömürlü olsun” dileklerini ilettiler.

* * *
İzmir Basın Merkezi'nde en fazla mesaj yazılan konulardan biri de 10 Ocak çalışan gazeteciler günü oldu. Anlaşılan gazeteciler kendilerinin de ara ara hatırlanmasını önemsiyor.

* * *

Deneyimli Polis Adliye Muhabiri Taner Alkan Ak Parti İzmir İl Başkanlığı Basın Danışmanlığı'nda göreve başladı.Görev yaptığı Akşam Gazetesi ile yollarını ayıran Taner Alkan, Ak Parti İzmir İl Başkanlığı'nda basın danışmanı olarak görev yapacak.

* * *

Milliyet Ege Yayın Danışmanı Hamdi Türkmen, geçen hafta "Gazeteci,
gazeteciyi ihbar eder mi?
başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazı yayınlandıktan sonra İzmir Güvenlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Eyce ve yönetim kurulu üyelerinin tamamı istifa etti ve olağanüstü genel
kurul kararı aldı.

* * *

İsmi Zaman Gazetesi ile özdeşleşen, Zaman Gazetesi'nin kurulduğu ilk
günden bu yana Zaman Gazetesi'nde İzmir ve İstanbul'da Ekonomi
Muhabiri, İstihbarat Şefi, Sağlık ve Belediye Muhabirliği görevlerinde
bulunan, Gazeteci Mustafa Yüksel'in "Kahraman Şerif" isimli kitabının kahramanı, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Ekonomi Muhabirleri Derneği ve Ekonomi Gazetecileri Derneği üyesi, Şerif Erdikici 01 Ocak 2012 tarihi itibariyle emekli oldu ve Zaman Gazetesi'nden ayrıldı.

* * *

İHA Bölge Müdürlüğü’nden ayrılan Necati  Bahçeci’nin yerine, İHA'da haber müdürü olarak görev yapan Yusuf Kahraman getirildi.Yusuf Kahraman’dan boşalan haber müdürlüğü görevine ise Halil Karahan’ın yürüteceği bildirildi. İha’nın Manisa bürosunda görev yapan Özcan Aydın’ın ise bölge koordinatörlüğü görevine getirildi.

* * *

Zaman Gazetesi'nden emekli olan Şerif Erdikici – Kahraman Şerif ESAFED (Ege Uluslararası Sağlık Federasyonu)'nda basın danışmanı olarak göreve başladı.

* * *

Gece yarısı haberden dönen 3 magazin muhabirine Montrö Meydanı’ndaki kavşakta sopa ve coplarla saldırıldı.

Şair Eşref Bulvarı üzerinden Çankaya yönüne giden içerisinde haberden dönen 3 magazin muhabirinin bulunduğu Habertürk Gazetesi Magazin Muhabiri Yunus Emre Çınar yönetimindeki otomobil ile Şehit Nevres Bulvarı’ndan çıkan Abdurrezzak A. yönetimindeki cip çarpıştı. Kazanın ardından cipten inen 2 kişi ile otomobilden inen 3 muhabir tartışmaya başladı.

Magandalardan kimliği belirsiz 1 kişi, belinden tabanca çıkardı. Silahlı saldırgan ile Yunus Emre Çınar arasında boğuşma yaşandı. Boğuşma esnasında 3 el ateş alan tabancadan çıkan mermilerden biri Çınar’ın sol baldırına isabet etti. Çınar’la birlikte Yenigün Gazetesi Magazin Muhabiri Aydın Çetinkaya da sol bacağını sıyıran kurşunla yaralandı. Saldırganlar olay yerinden kaçtı.

İzmir Yargı ve Güvenlik Muhabirleri Derneği açıklama yaptı:
Habertürk Gazetesi Magazin Muhabiri Yunus Emre Çınar, Yenigün Gazetesi Magazin Muhabiri Aydın Çetinkaya ve Diva Dergisi Muhabiri Barışcan Şahintaş’a yönelik gece yarısı gerçekleşen saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Küçük bir kazanın neticesinden gazeteci olduklarını belirten genç gazeteci arkadaşlarımıza yönelik saldırıyı bütün gazetecilere yapılmış olarak kabul ediyoruz.

Olayla ilgili bir kişi gözaltına alınırken kimlikleri belirlenen 4 kişinin ise arandığını öğrendik. Saldırıyı yapanların en kısa sürede yakalanıp hukuk çerçevesinde gereken en ağır cezayla cezalandırılmasını bekliyoruz.

Ali Eyce'den bir öneri var:

 İzmir Gazeteciler Cemiyeti bünyesinde 'GAZETECİ ACİL YARDIM MERKEZİ' kurulmalı. 

Bu merkez tıpkı, baroda avukatların oluşturduğu gibi, gerek meslek içi, gerek meslek dışı sorunlarda gazetecilere maddi olmasa da manevi olarak yanında olup ona yardım edebilmeli. 

Arkadaşlarımıza önceki gece meydana gelen saldırı olayı gibi olaylarda, cemiyetin gücüyle hareket eden bu merkez onlara sahip çıkmalı ve destek olmalı. 

Bir sabah uyandığımızda ya da bir akşam gazetelerimize döndüğümüzde meslektaşlarımıza yönelik bu saldırıları öğrenip, onların orada kendi hallerinde ve yalnız kaldıklarını görüp, 

'SALDIRIYI KINIYORUZ' demekten daha etkin olacağını düşünüyorum. 

* * *

Enerji muhabirleri dernek çatısı altında buluştu. Enerji
gazetecilerinin mesleki gelişime katkı sağlamak amacıyla Enerji
Gazetecileri ve Medya Derneği (EGAD) kuruldu. Dernek, basın mesleğinde
ihtisaslaşma sürecine katkı sağlama ve enerji gazetecilerini bir çatı
altında buluşturmayı hedefliyor. Merkezi Ankara'da bulunan derneğin
Kurucu Yönetim Kurulu'nu İsmail Altunsoy (Zaman), Evrim Ergin
(Reuters), Olcay Aydilek (Habertürk), Mehmet Nayır (Sabah), Merve
Erdil- (Hürriyet), Ufuk Şanlı (Vatan) ve Murat Fırat (Petrol Plus)
oluşturuyor.

* * *

Gazetecilere yapılan saldırıyla ilgili Hasan Tahsin Kocabaş'ın yorumu tansiyonu artırdı...


İşte sahipsizlik bu derecede...
212 var mı? Patronun insafına kalmış...
Haber yaparsın, yorum yaparsın seni değil, patronu ararlar...
Arkadaşlar ve Sayın Cemiyetim lütfen hafta içi kocaman bir haykırış yürüyüşü yapalım. Bizi “Bozuk para gibi” kim görüyorsa biz de bir ve birlikte olalım.

Meslek hayatlarımızda beyaz bir sayfa açalım ve aramıza “gazeteci olmayan çakmaları” asla almayalım...

Nedir yahu?

Bu saldırganlar belli ki güçlü... Gün boyu inanılmaz bilgiler aldım...
Tek tek kimliklerimizi belirlemediklerini nereden biliyoruz? Yarın sokakta olmayan gazeteci için sorun yok. Ya sokakta gazetecilik yapanlar ne olacak?

Serbest kalan kişinin çevresiyle ilgili ne biliyoruz.
İzmir Emniyeti bu olayı sadece adi bir vaka olarak mı görecek, yoksa “bir şeyler ” yapacak mı?

Yeter...
Bu olay belki de “Hayırlı Günlere” açılan nahoş bir vesile...
Şuraya bakın yahu... Bizleri başımız derde girince savunacak kimse yok.
Paramız da yok...
Neyiz biz Romalı Zengileri eğlendiren zavallı Gladyatörler miyiz?

İki gündür paranoyaya bağladım kusura bakmayın ama yeter...

* * *

Cesur Sert'ten hem cesur hem de sert bir eleştiri:


Saldırıya uğrayan gazeteci arkadaşlarınız benim kardeşlerim. Bilenler bilir!

Sigortası, hayat güvencesi, 212 ve sarı basın kartı olmayan, medya yöneticilerinin balık restoranda bir gecede ödediği hesabı 30 günde alan bu arkadaşlar yedikleri dayakla kaldı. Ama bakıyorum da bunu kendine reklam malzemesi, gazete sütunlarında habere çevirenler, bu olayı bile böyle kullanan yöneticiler olduğu sürece bu film değişmez.

Çocukların adını belki ilk kez duydunuz.

Ne cemiyet üyesi, ne de kooperatif veya bir dernekte danışman değiller. Uzun lafın kısası bırakın boş lafları da o koltukta oturan zavallı yöneticiler ya bir şey yapın ya da ceketinizi alın gidin.


Boş kelimelerle kendi reklamınızı yapmayın. Yapmaya devam edenlerin bombası zaten patlıyor.

Patlamasa da ben patlatırım...

* * *

Hasan Tahsin Kocabaş'tan ikinci değerlendirme:

BİR ANI:
Yıl 1995 ya da 1996 olabilir... İzmir'de bir televizyonun "haber editörlüğünü" yapıyorum. EGE TV Kameramanı sevgili kardeşim Arif Çayan Konak'ta düzenlenen bir gösteri sırasında, omuzunda kamera olduğu halde polisin fena halde darbına maruz kalmış... Tabii "haber"... Acayip sinirlendim... Ana Haber Bültenimizi de Pınar Tosunoğlu sunuyor o zaman... Haber Müdürüm sevgili Semra Saygı'dan ve Genel Yayın Koordinatörü sevgili Cihat Taysi'den aldığım onayla ana habere bu olayı "yorumlamak" için katıldım. Ağzıma geleni de söyledim. Ege TV rakipmiş, kameraman bizim değilmiş falan bir düşüncem da yok... Yayından indim, arkadaşlarım, haber müdürüm falan kutladı "iyi oldu" dedi... Ertesi gün bugünün çoook ünlü "sosyal" ve de "demokratlarından" olan bir "sayın" karşıma dikilip yayında yaptığım yorumun "çok sert" olduğunu ve bu olayı neden bu kadar "abarttığımı" sormuştu... Üstelik "dayak yiyen kameraman da bizimö değil ki..." diye oldukça şaşırtıcı bir düşüncesini de paylaşmıştı... O "sayın" o zamanlar bir "TV yöneticisiydi"...

* * *

Uğuz Boysan'ın yazdıkları tarihe not düşülecek cinsten...

Ya aslında son yazdıklarımdan sonra bir daha yazmayacaktım ama....

"Gazeteci arkadaşlarımızın yaralanmasından itibaren bizleri yalnız bırakmayan, telefonla,mesajla, çiçeklerle duygularamızı paylayan ve bizleri yalnız bırakmayan arkadaşlarıma, dostlarıma şükranlarımı sunarım" ifadesini gördükten sonra dayanamadım....

Ayda 22 bin dolar gibi bir maaş alan genel koordinatörün olduğu bir gazetede sigortasız çalıştırılan bir magazin muhabiri....


Yukardaki ifadeyi kullanan da bir değil bir milyonuncu dereceden yakını....Yani % 100 babası. Şimdi hepimiz kına (ma)  mesajı yolladık........ Kınayalım....Ama sadece bununla kalıyoruz....Başımıza gelmeden önce kendimiz için ne yapıyoruz ?......Yakında kedi ve köpeği bizim yerimize koymaya başlayacak çok sevgili abilerimiz....Muhabirlik ne ki? sigortasız çalışmak....Aksi olsa bile çalışmak işte... Meslek örgütümüz ne? Bu gibi durumlarda kınama yazısı göndermek....Sonu nasıl bitiyor....

Gemisini yürüten muhabir kaptan.....:) 

* * *

Cesur Sert'ten ikinci cesur değerlendirme:


Bu izmir yerel medyasi ne zaman kurtulur biliyormusun?
İzmir'i yönettiğini sanan bazı belediye başkanları, bazı oda başkanları, bazı kooperatif başkanları, onlarla kadeh tokuşturup nemalanan medya yöneticileri, temsilcileri, köşe yazarları el pençe durmaktan vazgeçer. İşte o gün bir şeyler düzelir.


Benden sonra tufan, aman koltuğuma yapışayım diyen gazetecilerle bu iş olmaz.

Bir araştırma yapalım. İzmir Medyası'nın, İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin yaş ortalaması nedir?

Hangi üst düzey gazeteciler, hangi dernek, hangi holdinglerden ne kadar danışmanlık ücreti alıyor?


Herkes dürüst ve etik davransın.

Bir de yolda yüzünü görse tanımadığı, SSK'sı olmayan 600 TL maaşa çalışan genç muhabirleri savunuyor.

Popülüst, ucuz reklam peşindeler...

Milletvekili, belediye başkanlığı, oy kaygısı, seçim yatırımı içi boş söylemler.

Beyse bu arkadaşlarda yolun sonuna yaklaştıklarını biliyor. 2012 pek hayırlı olmayacak. Teker teker etekteki taşlar dökülecek. Takke düşecek kel görünecek.

Bu isimleri hepiniz biliyorsunuz. Bunlar üzerlerindeki etiketi bıraktıkları an sokağa çıkamazlar, dizleri titrer.
Pek yakında filmin sonunu izleyeceğiz...

* * *

Emre Döker: İzmirli Gazetecilerin Yüzü gülmüyor...

Geçen hafta Antalya'da TSYD'nin 49. yıl seminerindeydik. 300 kadar gazeteci Türk Sporu ve geleceğini tartıştığı toplantıda İzmirli gazeteciler olarak biz de 17 kişilik ekiple seminerde yer aldık.
Burada gördüğüm en belirgin nokta İzmir'de görev yapan gazetecilerin mutlu olmadığıydı.

İstanbul'dan farklı kurumlarda muhabirlik yapan iki arkadaşım da, “Neden İzmirli gazetecilerin yüzü gülmüyor?” diye ayrı ayrı zaman dilimlerinde sordular! Aslında onlar da durumun farkındaydılar? Yanıtı belli bir soruydu?

Özellikle İzmir'de, 212 sigortası olmadan sadece işçi görünen, bu nedenle kendi meslek cemiyetine üye olamayan sayıları yüzleri bulan gazeteciler var!

4 yıl boyunca iletişim fakültesini bitirip asgari ücret karşılığında yol, yemek ve sosyal hakları olmadan çalışan gazeteci sayısı düşünülenden oldukça fazla!

Yerel ve ulusal gazetelerin çalışanlarına verdiği ücret artık “komik” duruma geldi.

Neredeyse her ay bir belediyede “toplu iş sözleşmesi sevinci” haberi yazan gazetecilerin kaçı sendika üyesi?

Milyonlarca lira kazanan, doktor, futbolcu, mühendis ya da farklı kesimlerden bir çok insanlarla konuşan, röportaj yapan, iletişim kurmaya çalışan İzmirli, İstanbulların görüşüyle “taşralı” gazetecilerin cebinde 2 lira bile olmadığını biliyor musunuz? Kafasında kredi kartı borçları olan insanın nasıl üretim yapacağı, sayfaya son şeklini vereceğini sanıyorsunuz?

İzmirli gazeteciler mutsuz. Kazanamıyor, sosyal güvencileri dahi yok? Haftanın 6 günü 10 saat çalışıyorlar ve ellerine sadece evlerinin faturalarını ödeyecek kadar para geçiyor!

Antalya'dan İzmir böyle görünüyor?

* * *

Emniyet Gazetecilere kapılarını kapatmış...

Arkadaşlar, magazin muhabirlerine, sokak magandalarının saldırısının ardından gazetelerde çıkan haberlere, köşe yazılarına ve Gazeteciler Cemiyeti'nin açıklamasına kızan Asayiş Şube Müdürlüğü, kapılarını basına kapatarak sarsür uygulamasına geçti. Aynı birim, daha önce de zamanın Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün evindeki hırsızlık olayının haber yapılmasıyla benzer bir olayı gerçekleştirdi. Kapılar, her hoşa gitmeyen haber sonrasında kapatılır oldu. "İyi haber için gel, ama kötü haber yaparsan kapatırım". Saldırıya uğrayan arkadaşlarımız için haber yapılmasın mı?

* * *

Mehmet Sarışın Demokrat İzmir'den Ege Ekspres'e geçti...

* * *






(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 26/01/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. EXPO Nedir ? Neyi Amaçlar ?
  2. İstifacılar EXPO'yu taşıyamadı...
  3. Emekli Astsubaylar ihtilal mi yapacak?
  4. CHP Deniz Gezmiş'i Siyasete alet ediyor...
  5. Yeni CHP'yi Gürsel Tekin kurar...
  6. Evlenmek yerine Seks Shoop
  7. İzmir'de Cuma Namazı kılınmaz...!
  8. İzmirli Şair Kocaoğlu'nun Vasiyeti
  9. Esma Esad çırılçıplak...
  10. Atilla Sertel Mustafa Balbay'ın nasıl kardeşi?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER