Dr.Mehmet DEMİRKAYA
Tıp Doktoru




Şeyh Edebali Sesleniyor!

Türk Edebiyatına, “Küçük Ağa, Küçük Ağa Ankara’da, Firavun İmanı, Ayakta Durmak İstiyorum, Gençliğim Eyvah, Yağmuru Beklerken” gibi değerli eserler kazandıran Tarık Buğra'nın son romanı Osmancık Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş yıllarını anlatmaktadır. 600 yılı aşkın hüküm süren bir imparatorluğun başarısı kuruluşundaki şifrelerde arayan değerli yazarımız, tarih birikimi ve Türk Milletine olan aidiyet duygusu ile bu romanında “Şeyh EDEBALİ'den Osman Gazi'ye Nasihat”i dillendirmiş ve devlet yönetiminin muhteşem sırlarını bizlere hatırlatmıştır.

1983 yılında yayınlanan “Osmancık” romanı ile birlikte kuruluşun manevi harcını karan Şeyh Edebali Hazretlerinin Osman Gaziye nasihati milletimiz tarafından benimsenmiş evlerde, iş yerlerinde çerçeveletilip duvarlara asılmıştır. Evimin girişinde her gün en az iki defa görebileceğim yere astığım Şeyh Edebali'nin nasihatinin sadece Osman Gaziye değil, günümüzün tüm yöneticilerine hitap ettiğini düşünüyorum. “Şeyh Edebali’nin Osman Gaziye Nasihati” devlet yöneticilerine verilen bir yönetim ve iletişim dersi olmanın ötesinde bizleri manevi olarak besleyen, hayat dersi veren bir metindir.

Maalesef ortalığın toz duman olduğu günümüzde, ülkemizin geleceğini kurgularken yakın, orta ve uzun vadeli hedeflerini belirlemeyi gündeme dahi almıyoruz. Bir arada yaşamanın asgari şartlarını bile oluşturmada zorlanırken ortak değerlerimizi hızla yitiriyoruz. Eğitimde, sağlıkta, yaşam kalitesinde, ekonomik dinamizmde ve demokratik özgürlüklerde daha ileri gitmenin yollarını tartışamıyoruz. Bir an önce normalleşmeye ve bütünleşmeye olan ihtiyacımıza katkı koyacak ortak değerlerin oluşumunda önemli bir yer tutacağına inandığım bu nasihatleri bir kez daha okuyalım.

“Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..


Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va’dedilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.

Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir...

Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki âlime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözü pek) derler.

En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..

Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”






(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 25/08/2010 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Şeyh Edebali Sesleniyor!
  2. Referanduma Giderken...
  3. Bu Ülke
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER