Erol MARAŞLI
Gazetezi Yazar




Soykırım mı dediniz ?

Esasında kimsenin Ermenilerin haklarını arama, onları savunma gibi bir dertleri yok!

Hala üzerlerinden Osmanlı “kompleksini” atamayan ve sözde Ermeni soykırım iddiasını sürekli Türkiye’nin başında “Demokles’in Kılıcı” gibi sallandıran devletlerin amacı; pasifliğimiz yüzünden bir türlü doğru bir siyaset ile üzerimizden atamadığımız bu iddiaları kullanarak İstikrar ile kalkınan bir Türkiye’yi, Osmanlı ya da Selçuklu /bunlara Timur,Atilla,Çingiz/Cengiz, hakanlıklarını da katabilirsiniz/ ihtişamı içinde görmemek için geliştirdikleri bir siyaset stratejisidir.

Devletimizin hiçbir zaman bu konuda anti tez geliştirerek bir siyaset stratejisi geliştirdiğini göremedim… sadece; sızlanma içinde bir devlet!...

Son, Fransız senatosundan da geçen yasaya karşı Fransa’nın Ruanda ve Cezayir kartlarını öne sürerek ihak-ı hak’ı kullanma iradesinin olmadığını da gördük!

Bu konuda salt iktidarı suçlamak haksızlık olur: MHP ve CHP’den de yasa teklifi gelmedi…

Peki kim strateji geliştirecek?
Encamımız hayrola!

Sadece genç nesiller bilsin diye; bizi soykırımcı ilan edenlerin neler yaptıklarını da bilsinler diye yazıyorum.

Bakınız geçmişte neler yaptılar ?

*1492 yılında Kristof Kolomb'un ayak bastığında nüfusu 8 milyon olan Arawaks yerlilerinin sayısı 22 yıl içerisinde 28 bine indi./suçlular İspanyol ve Portekizliler/ Ayrıca dinlerinin yazılı kaynaklarını da yok ettiler

*Norveçliler 1920-30'larda çıkardıkları yasalarla Nordik ırk‘ın arılığını korumak için etnik grup Tater (Göçerler) kızlarını zorla kısırlaştırdılar. Norveç toplumu ne kadar Tater'i kısırlaştırsa, o kadar kendi ırkını koruduğuna inanıyordu. Kısırlaştırma yoluyla ehlileştirilemeyen Taterler üzerinde insülin ve elektroşok yöntemleri uygulanıldı.

*İngilizler; 1788-1938 tarihleri arasında sömürge amacıyla gittikleri Avustralya'da yerleşik yerli halk: Aborjinleri sistematik olarak yok ettiler.İngilizler aralarına salgın hastalık yaydığı bununla da yetinmeyip yemeklerine zehir katarak yok etmeye çalıştığı 750 bin siyah derili Aborjin’den geriye sadece 31 bin kişi sağ kalabildi.

*Almanlar; 1891 yılında hammadde ve işgücü ihtiyaçlarını karşılamak için Güney Batı Afrika (Namibya)'ya sömürge kurmak amacıyla çıktılar. Bölgedeki çok zengin altın ve zümrüt madenlerini ele geçirmenin yolunun yerel Herero ve Nama halklarını yok etmek olduğuna karar veren Almanlar harekete geçti. Bu emir üzerine adanın yerlileri Herero ve Namalar üzerine taarruz eden Alman askerleri yaşlı, kadın, çocuk dinlemeden herkesi katlettiler. Katliamdan kurtulanlar işkenceyle öldürüldü. Yaklaşık 132 bin yerliden geriye 15 bini sağ kalabildi.

Yine Almanlar 1933-45 yılları arasında Büyük Alman İmparatorluğu'nu kurmak ve mükemmel Alman ırkını yaratmak hedefiyle diğer milletlerden veya etnik gruplardan 21 milyon insanı topluca kurşuna dizerek, toplama kamplarında fırınlarda yakarak, gaz odalarında zehirleyerek soykırıma uğrattılar.Alman yönetimi öncelikle kendilerinden olmadığına inandığı bütün ırkları tespit edip harflerle sınıflandırdı. Bu kampanya uyarınca Çingenelerin yüzde 94'ü kısırlaştırdı.ikinci hedef grup olarak Yahudiler seçildi. Gerek Almanya gerekse de Almanların işgal ettiği diğer ülkelerde yasayan milyonlarca Yahudi sistematik bir biçimde vu rularak, asılarak, yakılarak ve zehirlenerek öldürüldü. Almanlar Namibya da (1891) 117,000 kişiyi katledip 16.00 kişiyi sürdüler

*Amerikalılar ve İngilizler Almanların savaşı kaybetmelerinin ardından, Dresden kentine sığınan Alman göçmenlerin üzerine 3 gün süreyle havadan bomba yağdırdılar. Savunmasız insanların sığındığı Dresden kentine intikam amacıyla uygulanan bombardıman sırasında 3 bin 900 ton tahrip gücü yüksek bomba ve 200 bin napalm bombası atıldı. Bu yok etme harekatında çoğunluğu çocuk ve kadınların oluşturduğu 200 bin kişi öldü. Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombaları sonucu 135 bin kişinin öldüğü gerçeği Dresden'e uygulanan soykırımın büyüklüğünü gözler önüne serdi.

* Danimarka: İkinci Dünya Savası'nın bitiminde Sovyet Ordusu'nun Alman topraklarına doğru ilerlemesinden kaçan 250 bin Alman mülteci Danimarka'ya sığındı. Üçte birini 15 yaşından küçük çocukların oluşturduğu Almanlar tel örgülerle çevrili toplama kamplarına alındılar. Binlerce çocuk ve yetişkin tifüs, bağırsak iltihabı, ishal sonucu yaşamlarını kaybettiler.

* Fransa’nın kirli yüzü : Kahraman ilan ettikleri Charles DeGaulle zamanında (1954-1962) 1,000,000 cezayirli katledildi… daha dün (1994) Ruanda da 800,000 kişinin yok edilimesinde büyük pay sahibi oldular…

*Ruslar’a gelince Ayrıca Jozef Stalin döneminde ( 1934-39) 13,000,000 mülteci-100 binlerce ölü. Bunlar içinde birçok Türk kavmi vardı.Sibirya’ya sürülerek yok edildi.. Vatanları ellerinden alındi. Kırım Türkleri, Tatar Türkleri, Ahıskalı Türkleri, Özbek-Türkmen-Kazak-Kırgız Türkleri…

Leonid Brezhnev zamanında Afganistan da (1979-1982) 900,000 ölü-kayıp. Bunların içinde Özbekler ve Türkmenler çoğunlukta…

* Ve Yunan- Rum ikilisi ; İngilizler 1912-1974 döneminde Kıbrıs adası üzerindeki egemenliklerini sağlamak amacıyla Rumlar‘ın ENOSIS'i gerçekleştirmelerine göz yumup Türklere karşı saldırı başlattırdılar. 1912'de adada yasayan Rumlar Kıbrıs'ın 35 ayrı noktasında Türklere ait is-yerleri, camii ve evleri yakıp yıkmaya insanları katletmeye başladılar. 1952 yılında EOKA adli terör örgütü kuruldu. EOKA sistematik bir biçimde başlattığı saldırılarda 100 Türk'ü, 100 İngiliz vatandaşını öldürerek 30 Türk köyünü yaktı. 1963 yılında EOKA'cılar yeni bir etnik temizleme planını devreye soktular, bu saldırılarda 500 Türk öldürüldü, 130 Türk köyü yakıldı, 25 bin Türk evlerini terk etmek zorunda kaldı.

1923 yılında Lozan'da imzalanan Türk ve Yunan azınlıkların karşılıklı mübadelesine ilişkin anlaşmanın ardından Yunan hükümeti Bati Trakya bölgesinde yasayan Türkler üzerinde sistemli olarak etnik ve kültürel soykırım başlattı. Bölgenin büyük bir bölümünü askeri bölge haline getirip sıkıyönetim ilan edildi. Köyler arasında geliş-gidişler izne bağlandı, Türk azınlığın pasaportlarına el konuldu. Türklerin hukuki, siyasi, kültürel ve dini haklarının kısıtlanması ibadetlerine izin verilmemesi gibi yoğun baskılar sonucu 400 bin Türk bölgeyi terk etmek zorunda kaldı.

*Çinliler ise Komünist Mao zamanında 11,000,000 kişiye kültürel asimilasyon-toplama kamplarında sayısı belli olmayan kayıplar.
Bunlar içinde Hakas, Uygur Türkleri ile akraba kavimden Moğollar da paylarını aldılar…Bugün bile oradaki Türklere hala soykırım uygulanmaktadır.

* İtalyanlar ise Musollini zamanında (1936) Etiyopya ve Yugoslavya’ da 300,000 kişiyi öldürdüler…

* Bulgar hükümeti 1970-89 yılları arasında Bulgarlaştırma adı altında ülkede yasayan 1,5 milyon Türk, Pomak ve Çingeneye karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı. Ülkede yasayan 310 bin Türk'ün isimleri polis zoruyla Bulgar ve Hıristiyan isimleriyle değiştirildi. Türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki Türk filolojisi bölümleri, Türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı.

Çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. Çocuklar bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol edilmek için zorla sağlık merkezlerine gönderildi. Mezar taşlarının üzerindeki Türkçe isimler yüzünden mezarlar yıkıldı, talan edildi. Türklerin Türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. Bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan Türklerin üzerine askeri birliklerce ateş acildi. 1.000 Türk Belene'deki toplama kampına gönderildi. Baskıların giderek artması sonucu 360 bin Türk zorunlu olarak Türkiye'ye göç etmek zorunda kaldı.

* EN BÜYÜK SOYKIRIMCI ABD ; Hiroşima-Nagazaki 1944 ye atom bombası atarak 135,000 japon’u yok ederken gelecek nesilleride yok etme yolunda bir ilki başlattı. Felluce'de 1500 sivilin sokaklarda öldürülüp çürümeye terk edildi, cesetlerin köpekler tarafından yenilmeye başlandı ve 250 bin kişi bölgeden sürüldü. Bununla yetinmeyen ABD, Irak’a özgürlük getirme bahanesiyle, 100 binin üstünde sivil halkı, katletti. Fransız, İngiliz ve Almanlar başta olmak üzere bütün AB ülkelerinin Felluce soykırımı karşısında kayıtsız kalmışlardır. Birleşmiş Milletler de kendi soykırım tanımına giren insanlık suçlarına karşı ses çıkarmamıştır. Başkan Richard Nixon zamanında Vietnam da 1969-1974 yılları arasında 70,000 kişiyi yok ettiler…. Cezayir, Libya ve Mısırda yaptıkları operasyonlar ile adı geçen ülkelerin insanlarını birbirlerine kırdırdılar…

Bunlar dünyadaki katilam ve soykırımların sadece bir bölümü… Ermeni konusuna yine devam edeceğim…





(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 31/01/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Sızlanmak ya da kente hizmet - 3
  2. 28 Şubat Ağıtları
  3. Sızlanmak ya da İzmir'e Hizmet (2)
  4. Sızlanmak ya da İzmir'e Hizmet (1)
  5. Kurumlarda Kavga mı?
  6. Nesiller….
  7. Soykırım mı dediniz ?
  8. CHP’nin Şehit tanımı ve Aytun Çıray
  9. Üç kahraman Türk’ün vedası
  10. Mit ne iş yapar?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER