Erol MARAŞLI
Gazetezi Yazar




Nesiller….

Sayın Başbakan “Dindar Nesil Yerleştirme” projesini ortaya attığında tepki sağanağını aratan bir “itham ve suçlama” tavırları ile karşı karşıya kaldı. Maazallah yanılıp da “Müslüman nesil yetiştirme” projesi ortaya atsaydı, Allah bilir nelere muhatap olurdu?
Sanki Müslüman gençlik yetiştirmek suçmuş gibi…

Gelecek nesiller; ülkelerin geleceğinin şekillenmesine ve istikbalinin mukadderatında tek etkendir.
Bu da ancak eğitim, yani yetiştirme ile olur…

Aile, okul ve yakın çevrenin vereceği eğitim önem kazanır…
Bunun dışında Devletler, ideolojiler, dinler, felsefeleri de bu sahada görebiliriz.

Fransız ihtilalini yapanlar; özgürlükçü, laik nesiller yetiştirdiler…
Lenin ve yoldaşlarının hedefinde ideallerini dünyaya yayacak ve komünizmi yerleştirecek “komsomol”lar yetiştirmek vardı: başarılı da oldular..

Hitler ise kıssa süren serüveninde “ss” lerin gençlerini yetiştirmek istedi ama ömrü yetmedi. Yani Nazi gençliğinin ömrü kısa oldu. Bazı cühela bunlara Faşist diyorlar ama Faşizm bir devlet şeklidir ve Musollini bu devletin şeklini “Faşizm” ve Faşist Devlet kitaplarında anlatır. Bizim sol kesim Marx’imi pek iyi okumadığı gibi Faşizmin; solidarizim ya da tesanütçülük/ dayanışma kaidesi üzerine inşa edildiğini hiç bilmez. (*)

Amerika ise pragmatizm temeline dayanan çıkarcılık/buna yararcılık da diyorlar/, serbest teşebbüs, girişimcilik ruhlarını taşıyan, kapitalist olmaya özendiren bir gençlik kesimini 1940 larda yetişirdi ve Amerikan mucizesi bundan doğdu.

Ülkemize gelince; Osmanlı’nın böyle bir projesi yoktu. İlk proje Atatürk tarafından ortaya atıldı. Atatürk gençliğe çok önem veriyordu. Bu yüzden devletin korunmasını önce askere daha sonrada gençliğe emanet etmiştir. Kendi vaaz ettiği ilkeler doğrultusunda bir gençlik yetiştirilmesi hedeflendi. Bizler taaa 1960 yılına kadar tek tip elbise /Takım elbise/ giyip ve başımıza şapka geçirdik.

Okullarda katı bir disiplin vardı. “Vatanını seven, yurdunu koruyan, ülkeyi muasır/çağın/ medeniyet seviyesine yükseltmeyi ilke edinimiş,ahlaklı,bilimi rehber edinen, sağlıklı ve ahlaklı, cumhuriyet devrimlerine sahip çıkacak ve yaşatacak,ileriye götürecek bir gençlik” yetiştirmek, için hedef koydu. İsmet Paşa/İnönü/ , Atatürk’ün ölümünden sonra Atatürk’ün yanındakileri iktidar mevkiinden uzaklaştırmasına rağmen ilkelerden taviz vermedi.

Alparslan Türkeş ise ; milliyetçi. toplumcu, halkçı, ahlaki değerlere sahip, gelişme ve teknolojiyi takip eden dokuz ışık ilkelerine bağlı Türk-İslam sentezini benimsemiş “Tanrı Dağı Kadar Türk- Hira Dağı kadar Müslüman” bir Ülkücü Gençlik yetiştirme projesini geliştirdi ve bir Ülkücü Gençliği de yetiştirdi…

Necmettin Erbakan’ın ise gençliği ise “Akıncılar” dı. Bunlar milli değerlere sahip, İslam davasını ideal edinmiş, topluma ahlak ve fazileti ile örnek olacak Milli Görüşe inanmış Akıncı gençlik Adil Düzeni getireceğini savunuyordu!.. Erbakan da bu konuda başarılı oldu. İşte bugün devleti yöneten birçok siyasetçi ve bürokrat bu ocağın içinde yetişti.

M.Ali Aybar’ın hedefinde ise sosyalist gençlik yetiştirme projesi vardı. Türkiye’nin gerçeklerine uyacak bir sosyalizm’i /bazıları buna biçimsel sosyalizm adını taktılar/ savunacak ve iktidara taşıyacak Devrimci bir gençlik düşünüldü. Aybar’dan sonra bu gençler biribirine düşerek Rusçu ve Çinci diye ikiye ayrıldılar ama bugün bile bu projenin tortuları var.

Bülent Ecevit’in solcu gençleri: Ecevit bu gençleri TİP’den devraldı.Kendi sosyal demokrat potasında eritmek istedi ise de kısmen başarılı oldu. Bazı solcu/devrimci gençler terör yolunu seçerek Ecevitten ve sosyal demokrasiden ayrılarak kırsalda ve kentlerde ancak ayaklanma yoluyla komünizmin geleceğine inanan bir gençliğe dönüşerek,kendilerini gerilla olarak gördüler..Bunların bir kısmı yurt dışındaki terör kamplarında eğitim gördüler. Bunların arasında bugün liberal gazete,dergi, ve TV’lerin tepesine oturtulan gazeteci ve yazarlar vardır.

Bir de Ordu Gençliği diye bir gençlik vardı ki; bunlar da Baas tipi bir yapılanma ile ülkede ancak bir ihtilal/darbe ile iktidara gelinerek militarist-marxist bir askeri rejim kurma peşindeydiler... darbe teşebbüslerine ve darbelere karıştılar…

Ak Parti’ye gelince; kuruluş aşamasında kendisini Muhafazakar Demokrat olarak adlandırdı. Serbest piyasa ekonomisini savunan, biraz milli görüş, biraz milliyetçi hareket ve en önemlisi İslami esaslara bağlı anti üniter yapıyı savunan bir parti. Bugüne kadar bu partinin pek öne çıkamayan gençlik kolları vardı ama parti hiçbir zaman gençlik yetiştirme gibi bir misyona soyunmadı. Tayyip bey’in “dindar bir gençlik yetiştirme” projesi ise parti programından öte bir devlet projesi görüntüsünde gibi…

Buna ise başka bir yazımda temas edeceğim
(*) bkz. Yerel Gündem / “Faşizm üzerine birkaç kelam” adlı yazım







(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 07/02/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Sızlanmak ya da kente hizmet - 3
  2. 28 Şubat Ağıtları
  3. Sızlanmak ya da İzmir'e Hizmet (2)
  4. Sızlanmak ya da İzmir'e Hizmet (1)
  5. Kurumlarda Kavga mı?
  6. Nesiller….
  7. Soykırım mı dediniz ?
  8. CHP’nin Şehit tanımı ve Aytun Çıray
  9. Üç kahraman Türk’ün vedası
  10. Mit ne iş yapar?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER