
![]() |
Halil YOLDAŞ Eğitimci Yazar
|
İnadına Barış, İnadına Özgürlük ...
Toplumların barış içinde yaşarken her şart altında vazgeçemeyeceği değerlerinin başında özgürlükleri gelir.
İşinden, aşından, evinden barkından bazen evlatlarından hatta canından vaz geçebilir.Ama özgürlüğünden vazgeçmesini istemek imkansızı istemek gibi bir şeydir.
İnsanlardan,toplumlardan veya milletlerden özgürlüklerinden vazgeçmesini istemek onun ölümünü istemekle eşdeğerdir.
İnanç özgürlüğü ,yaşam hürriyeti,ibadet özgürlüğü,kültür özgürlüğü ,haberleşme özgürlüğü.vb.hayati değerde özgürlüklerdir.
Yıllardır Anadolu’da milletler arsındaki bu zenginlikleri ayrılıkçı emellerine dayanak yapmak için Anadolu mozayığını parçalamak ve yerine emperyal emellerini gerçekleştirecekleri bir yapıya çevirmek isteyenler. Bütün planlarını özgürlüklerin kısıtlanmasına ve sonrada halkların kaybettikleri özgürlüklerini kazanmak için savaşması planına dayamışlardır.
Tavşana kaç tazıya tut mantığına dayanan bir oyunu yıllardır oynadılar. Malesef başarılıda oldular.
Anadolu insanı binlerce gencini kaybetti. Binlerce kardeş biri birini kırdı geçirdi. Ama Anadolu insanı gerçekleri görmeye başladı.(halk deyimi ile artık maymun gözünü açtı.) özgürlüklerini elinden alanında,onu tekrar elde etmek için eline silah tutuşturanlarında aynı merkezler olduğunu anladı.
Akdeniz de Mavi marmaraya saldırırken, aynı saatlerde deniz filomuza ilk defa saldıranların eline silah verenlerin ve düğmeye basanların aynı kaynaklar olduğunu anlamaya başladı.
Anadolu da Kanlı oyunun şifreleri çözüldü. Özgürlükleri kaldırarak , sonrada insanlarımızı birbirine kırdırarak emellerine ulaşma amacı ile kör döğüşünü başlatanların aynı kaynaktan beslendikleri açığa çıktı .Sonrada konuşup anlaşmak isteyenler arasında sağırlar diyaloğunu başlatanların aynı kaynaktan beslendikleri belli oldu.
Bu cennet vatanda insanlarımızla özgür bir şekilde barış içinde hür ve bağımsız kardeşçe yaşamak istiyoruz.
Öyleyse gelin hep birlikte empati yapalım. Pasif iyiler artık ,gelin sorunlarımıza akılcı çözümler üretelim.
Meydanı aktif kötüler bırakmayalım.
Çünkü aktif kötüler her zaman pasif iyilere teşekkür borçludur lar. Onların sessizlinde seslerini daha gür çıkarırlar.
Hem Toplumsal barışı istemek ve hem de vatandaşlarımızın bizim istediğimiz gibi düşünmesini, bizim zevklerimize göre giyinmesini istemek ve binlerce yıldır kullandıkları ana dillerini bırakıp bizim istediğimiz dili konuşmaları şart koşmak ne kadar insanidir. Sadece bizim doğrularımıza göre değil,herkesi kendi inanç ve kültürel değerleri ile kabul etmek ve asgari müştereklerde birleşmek ve azamı derecede,inanç fikir düşünce ve kültürel özgürlüklere saygı göstermekle toplumsal barışı huzuru ve güveni sağlayabiliriz.
Ben çoğunluktayım ,ben daha eskiyim ,ben ilk kurucuyum, o halde herkes bana uyacaktır,burada benim borum öter. Bir zamanlar bayan başbakanımız sayın Tansu Çiller’in deyimi ile ya olacak ya olacak, zorlama metodu ile toplumsal barışı milli birlik ve beraberliğimizi korumamız mümkün olmaz. Bunu beklemek özgürlükler alanında ,olmayacak duya amin demektir.
Toplumsal ahlak kuralları , tüm inançlarda ,tüm sisitemlerde birbirine çok yakındır.
Toplumsal anlaşmalar barışın egemen olduğu bir ortamda filizlenir gelişir ve köksalar. Tıpkı binyıldan beri Anadoluda dünya milletlerine örnek olacak şekilde gelişen ve köksalan ve etle tırnak gibi kökleşen kardeşlik duyguları , Anadolu milletlerini barış içinde bir ağaç gibi tek ve özgür ,bir orman gibi kardeşçe yaşamayı başarmıştır.
Bugün yaşadığımız ayrılıkçı olaylar ; önce özgürlükleri kaldırıp ,sonra kardeşliğimize kurşun sıkan şeytan ruhlu ,emperyal düşüncelerin oyuncağı insanların oyunudur.
Milletimiz bu şeytani oyunu inadına Özgürlük ve inadına Barış anlayışı ile bozacaktır.
Anadolu insanı, milletimiz arasına konulan yapay engelleri mutlaka kaldıracak ve özlenen barış ve kardeşlik ortamına kavuşacaktır. Artık kaşarlanmış politikacıların kelime oyunları ile ,siyasal senaryoları ile kaybedecek zamanı ve enerjisi yoktur. 21.yy. özgürlüklerin ,barışın ve kardeşliğin egemen olduğu bir zaman olacaktır.
Bu değerleri birinci derecede ele almayan liderler ve görüşler milletten itibar görmeyecektir.
Barışı ve özgürlükleri birinci gündem maddelerine almayanlar ve barış ve özgürlükler için çözüm üretemeyenler, milletimiz tarafından itibar görmeyecektir.
Atatürk ‘ün Yurtta barış ve Dünyada barış .özdeyişi hiç bu kadar özlenmemişti.
Öyleyse inadına barış inadına özgürlük.
- Maneviyatın en yoğun yaşandığı bir iklim üç aylar
- Anneler günü kutlu olsun
- Halkın en çok güvendiği kurum TBMM olmalı...
- Ziller kimin için çalıyor...
- Yeni modern çağdaş anayasanın önü açıldı
- Vesayetten kurtulmak için "Evet"
- Bir yılın muhasebesi, Berat Gecesinin Anlamı ve Önemi
- Taş atan ,uyuşturucu satan ve bali çeken çocuklarımız…
- Hayatımıza Miraç’la gelen on iki temel prensip..
- Bir eğitim ve öğretim yılını daha kapatıyoruz.
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































