
![]() |
Halil YOLDAŞ Eğitimci Yazar
|
Taş atan ,uyuşturucu satan ve bali çeken çocuklarımız…
Tatile girerken çocuklarımızın zamanlarının çok önemli olduğunu .Bir günlerinin bile plansız ve programsız geçmemesi gerektiği üzerinde durmuştum .
Eğitimcilerin ,anne ve babaların dikkatini ,okuyarak yaşayarak ,eğlenerek ve dinlenerek eğitim programı yapmaları konusunu gündemlerine almaları gerektiğini ifade etmeye çalışmıştım.
Duyarlı veliler ve eğitimciler gereken gayreti göstermeye çalışıyorlar .Ama ülkemizde birde birilerinin düşünmesi gerektiği halde düşünmedikleri gençler var. O gençlerin sesini yükseltmek ve gündeme getirmek gerekiyor.
Köprü altı çocuklarımız ,uyuşturucu satan çocuklarımız ve taş atan çocuklarımız.Bunlar bizim çocuklarımız.
Bunların yaşantıları, yaşarken öğrendikleri şüphesiz hepimizi ilgilendiriyor. Taş atan çocukları sadece çocuk mahkemelerinde yargılanmalarını sağlamaya çalışmak onların sorunlarını çözecek midir.
Arkalarında onları sahneye sürenlerin daha sonra Molotof kokteyli atmak otomobil kundaklama ,polis aracı yakma ,belediye otobüsüne Molotof kokteyli atmak gibi. yüzlerine maske geçirip o masumiyetlerini gizledikten sonra bir suç makinesi haline getirmelerinin önüne geçebilecek miyiz.
Geçekten taş atan çocukların sorunlarını dile getirenlerin veya kürt aydınlarının taş atan çocukların daha iyi bir eğitim almaları için hiç planları projeleri ve devletten istekleri yokmu? Onların topluma nasıl kazandıra biliriz diye bir endişeleri varmı.
Bunların gündeme getirildiği bir açık oturum ,panel veya kampanyaları oldumu?
Şu ana kadar kürt siyasetçilerden veya sivil toplum kuruluşlarından taş atan çocuklara :
Eğitiminize özen gösterin çağdaş bilgilerle donanın kendinizi iyi yetiştirin yarınlarımız sizlersiniz, Ülkemizin ve kardeşliğimizin size ihtiyacı var. sizler iyi yetişirseniz kürt halkı olarak daha iyi geleceğe kavuşuruz. Haklarımızı istemek taşla sopayla silahla olmaz diyerek sorumluluk aldığını görmüyorum. Varsada sesleri çok cılız çıkıyor.
Taş atan çocukların hakkının savunduğunu iddia edenlerin onların geleceğinidüşünüyorlarmı?
Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yaptığı yaz eğitim organizasyonu gibi planları ve projeleri var mı?
Binlerce taş atan çocuğun cezaevinde kaybettikleri zaman içerisinde almaları gereken eğitim ve öğretimi toplumsal değerleri almaları için bir planları var mı?. Taş atan çocukların terörist damgası yemek gibi bir ateşin içine atanlar bu çocukların gerçekten eğitilmiş bir birey olmasını istiyorlar mı?
Yoksa kullana bilecekleri gençlerin sayısını artırmak için onların bilinçlenmesi yerine sokakta sokak çocuğu, bir suç makine sı olarak kalmaları onların işine mi geliyor.
Taş atan çocuklar bu toplumun ayrılmaz bir parçasıdır.Bizin çocuklarımızdır. Her sorunu sadece kanun çıkararak çözemeyiz . Zaman hızla akıp giderken, gerek ceza ve tutuk evinde ve gerekse köprü altlarında suça itilebilecek binlerce , çocuk dururken geleceğimize güvenle bakamayız.
Bana dokunmayan yılan binyıl yaşasın mantığı ile hareket ederek geleğimizin güvencesi çocukları birilerinin insafına terk edemeyiz. Koca bir yaz tatili gelip geçiyor.
Çocuklarımız köprü altlarında uyuşturucu baronlarının elinde oyuncak olurken , geceleri meyhane köşelerinde şimdilerde adı müzikhol denen eğlence merkezlerinin izbe köşelerinde geleceklerinin karartılmasına göz yumulmamalıdır.
Bazıları maddi rant elde edecek diye , bazıları siyasi rant elde edecek diye çocuklarımızın buralarda heba edilmesine ve daha sonrada suç makinaları haline getirilmesine göz yummamalıyız.
Çocukların ve gençlerin eğitimi ve sorunlarının çözümleri Milli Eğitim bakanlığı ,çocuk esirgeme kurumu,emniyet birimleri ,Diyanet teşkilatı gençlik ve spordan sorumlu devlet bakanlığı vb hepsinin kanunen ve ahlaken sorumluluk alanlarına girmektedir. Hani sorunlara gerçekçi ve mantıklı ve çağdaş projeler nerede?.
Hiç birinden çıt çıkmıyor. Koro halinde taş atan çocuk yasası çıksın demek veya her sorunu yasa ile çözmeye çalışmak yeterli değildir.
Suça itilen çocukları ceza evinden çıkarmanın yollarını aramakla birlikte onları suça iten nedenleri ve ortamları ortadan kaldırmaya çalışmak gerekir. Geleceğimizi düşünen her aydının,her sivil toplum kuruluşunun ve sorumlu resmi kuruluşların görevidir.
Çocuklarına ve gençlerine gereken önemi ve değeri vermeyenler geleceklerinden emin olmazlar.
Ülkemizin aydınları gözlerini kapatıp gerçekleri görmemekle,kulakları tıkayıp gerçekleri duymamakla ağızlarını kapatıp gerçekleri söylemekle sorumluluktan kurtulacaklarını mı sanıyor.
Bu çocuklar bizim çocuklarımız ,onların derdi bizim derdimiz ,onların sorunları bizim sorunlarımızdır.
Hepimiz elimizi taşın altına komalıyız.
- Maneviyatın en yoğun yaşandığı bir iklim üç aylar
- Anneler günü kutlu olsun
- Halkın en çok güvendiği kurum TBMM olmalı...
- Ziller kimin için çalıyor...
- Yeni modern çağdaş anayasanın önü açıldı
- Vesayetten kurtulmak için "Evet"
- Bir yılın muhasebesi, Berat Gecesinin Anlamı ve Önemi
- Taş atan ,uyuşturucu satan ve bali çeken çocuklarımız…
- Hayatımıza Miraç’la gelen on iki temel prensip..
- Bir eğitim ve öğretim yılını daha kapatıyoruz.
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































