
![]() |
Hasan ESER Gazeteci - Foça Gündemi
|
İstanbul'u Sinema Salonu'ndan fethettik! 1453 - 2012
Nereden nereye.. Bir zamanlar Cüneyt Arkın’ın filmlerinde milliyetçilik duygularımız kabarırdı…
Zaman zaman alay konusu olsa da, gönül gözü ile izlemesini bilene manidardı o filmler..
Cüneyt Arkın’ın Osmanlı kartalı, Battal Gazi, Kara Murat, Malkoçoğlu adlı filmleri şu anda aklıma gelenlerden bir kaçı…
Evet, şanlı tarihimizi o yıllarda maddi ve manevi imkânsızlıklara rağmen beyaz perdeye taşıyan o filmlerde ‘tahtadan’ olduğu için kılıçlar suya düştüğünde yüzüyordu..
Dövüş sahneleri yapmacıktı.. Cüneyt Arkın, tek başına Bizansı dize getiriyordu..
Filmleri tarihi konuluydu ama dikkatli bakıldığında günümüz teknolojisinin yenilikleri yani film hataları gözümüze takılıyordu…
Ancak, o yıllarda 1923’ten öncesini sanki hiç yaşanmamış gibi kabul eden statükocu zihniyetler tarafından yönetilen ülkemizde bana göre Cüneyt Arkın’ın Osmanlı konulu filmleri 1923 öncesi gerçeğinden uzak yetişen nesil adına, çekimleri yapmacık yada komikte olsa bir döneme damgasını vurdu.
Tarihten ders veremese de tarihimizi tanıtan filmler olarak hafızlarımızda kaldı…
İslam Ordusunun Muzaffer Komutanı Selahaddin Eyyubi'nin canlandırıldığı Cennetin Krallığı filmi yada Truva, Büyük İskender, Gladyatör gibi tarih konulu yabancı filmleri ilk izlediğimde kendi kendime hep şunu söylemiştim: “Tarihi zaferlerle dolu 3 kıtada hüküm sürmüş bir imparatorluğun küllerinden yeniden doğmuş bir ülke olarak niçin bizde tarihimizi tanıtan belgesel tadında filmler yapamıyoruz?”
Sonrada ekonomik istikrarı yakalamayan, durmadan enflasyon, canavarınla boğuşan, yakın geçmişinde ekmeğini bile karne ile alan, 70 cente muhtaç kalan bir ülkede yaşadığımı düşündüğümde ise bizim tarih konulu filmlerimizin Cüneyt Arkın’ın kıt kanaat çektiği filmlerden öteye gitmeyeceğine inanıyordum…
Çok şükür yanılmışım.. Geçtiğimiz akşam Fetih 1453 filmini sinema da büyük bir gururla izledim.. Yapılan olumsuz eleştirilerin hiçbiri umurumda olmadı..
Filmi acaba neresinden yakalarımda ne şekilde eleştiririm mantığıyla izlemedim..
Oturdum koltuğuma yaslandım arkama ceddimiz cennet mekan Fatih Sultan Mehmet Han’ın yazmakla veya anlatılarak bitirilmesi mümkün olamayan o kutlu zaferini olabildiğince bir sinema filmine sığdırmaya çalışan Fetih 1453’ü keyif alarak büyük bir heyecan izledim…
Filmde emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.. Bu film vesilesiyle de o zaferde şehit olan kahraman askerlerimize bir kez daha cenab-ı Allahtan rahmet diliyor, ruhları şad olsun diyorum… (Amin)
Hazır yeri gelmişken son dönemlerde Kanuni Sultan Süleyman Han’ın yaşantısından esinlenerek yapılan ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi de eleştirmenlerin ve bazı tarihçilerin hedefi haline gelmiş durumda..
Hatta eleştirenler arasında okyanus ötesinde ki zatı muhterem bile var!
Tüm olumsuz eleştirileri kabul ediyorum..
Ancak bir gerçek var ki! Muhteşem Yüzyıl dizisi hayatımıza girdikten sonra halkımızın tarihimize olan merağı arttı…
Halkımız cahil değil.. Dizinin en başında işlenen senaryonun tarihten bire bir alıntı olmadığını belirten yazıyı okuyor ve anlıyor..
İşte bu nedenden dolayı da geçmişe merak uyandıran bu dizi film, asıl gerçekleri öğrenmek isteyen halkımızı Osmanlı tarihini araştırmaya, o tarihe ait kitapları okumaya teşvik ediyor..
Yaşlı büyüklerim bile benden her fırsatta kendisine Sultan Süleyman döneminden kitaplar okumamı istiyor..
Yeri gelmişken eleştiri oklarına hedef olan ‘Muhteşem Yüzyıl’ senaristini de kutluyorum..
Bizim bir kesim halkımızı ekrana bağlamanın küçük bir ayrıntısı var..
Hatırlayınız, bir dizide dul bir kadın ölümcül hastalığa yakalanan çocuğunun tedavisine lazım olan parayı temin etmek için patronunun ahlaksız teklifine boyun eğmişti..
Değişik ifadelerle yorumlanan kesit o diziyi uzun bir süre gündemde tuttuğu gibi reyting rekorlarına da ulaştırmıştı..
Yani bizim ekranlarımızda gündemde kalmak için maalesef entrikalı,gizemli özellikle de mağduriyet konulu içinde aşk ve erotizm olan filmler reyting alıyor..
“Reyting için her yol mubahtır” demiyorum.. Lakin acı gerçek, ülkemizde bu sanal gerçekle seyirciyi ekrana kilitleniyor, fanatik kitleler oluşuyor ve sürdürebilirlik bu şekilde sağlanıyor..
Bu nedenle de Hürrem Sultan, Harem ve Sultan Süleyman’ın aşkını konu alarak dikkat toplayan Muhteşem Yüzyıl dizisinin ekran karşısında fanatik kitleler oluşturduğuna şahit oluyorum..
Hatta daha düne kadar “banane Osmanlı tarihinden, tarih benim karnımı mı doyuruyor?” diyenlerin bugünlerde o döneme ilgi duymaları bu durumun tek sevindirici yanıdır...
Tamamen gerçek olmasa da kısmen gerçeği ekrana yansıtan Muhteşem yüzyıl’ı izleyenlerin
Tarihini merak ediyor, okuyor ve araştırıyor olması toplum adına önemli bir gelişme değil mi?
Muhteşem Yüzyıl’ı eleştiren tarihçilerimiz eminim ki haklı olarak daha gerçekçi ve daha iyi yapıtların yapılmasını tetiklemek için eleştiriyorlar..
Ancak tüm dünyada okullar yaparak Türklüğü dünyaya tanıtan, Türkçe’yi yaygınlaştıran okyanus ötesinde ki zatı muhterem ise, niçin eleştirmek yerine kendisine yakın olan iş adamlarına talimat verip, Muhteşem Yüzyılın gerçeğine uygun şekilde çekilmesine vesile olmuyor…
Madem, Muhteşem Yüzyıl yalan o zaman eleştirenler doğrusunu çeksin ‘bizde Allah razı olsun’ diyelim..
Yine geri gelelim Fetih 1453 filmine..
“Geçmişini bilmeyen toplumlar geleceğine yön veremez” sözünden yola çıkarak (özellikle) bugüne kadar Osmanlı tarihini araştırma gereği duymayan tüm yurttaşlarımızın bu filmi aileleri ile birlikte özellikle sinemaya gidip izlemelerini tavsiye ediyorum..
Lakin, bu filmin nasıl olsa korsan cd’si çıkar, internete düşer yada en geç bir yıl sonra televizyonda izlerim düşüncesindeyseniz, iflas etme eşiğine gelmiş olsa da her şeyi göze alarak ulusumuza böyle bir baş yapıtı armağan ederek, halkımızı ecdadı ile buluşturan filmin yapımcısına ve Fetih 1453’e emeği geçen herkese ihanet etmiş olursunuz…
Bu anlamda hani ‘çorbada tuzumuz olsun’ misali her Türk vatandaşının Fetih 1453’ü sinema da izlemesi, daha nice gerçek Türk tarih filmlerinin yapılmasına vesile olacaktır diye düşünüyorum..
- CHP Foça İlçe Kongresi'nde kimin gölgesi var?
- Gökhan Demirağ'ın Foça'daki son üç yılı...
- Foça'nın Osmanlı Hamamları ve Yel Değirmenleri...
- Gökhan Demirağ ve Şehzade Mustafa
- Oğlum onlar adam değil, onlar balıkçı
- İzmir, CHP'ye Suspayı mı?
- Saddam'ın Generalleri gibi...
- Foça’da kongre mevsimi renkli geçiyor..
- Has Odabaşı Pargalı İbrahim'den Sadrazam, Çaycıdan Fen İşleri Müdürü
- İstanbul'u Sinema Salonu'ndan fethettik! 1453 - 2012
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































