
![]() |
İlbey ADIBELLİ Emekli Öğretmen Eğitimci
|
AH ŞU SINAVLAR...
Hayatımız hep sınavlarla meşgul.Sınavsız bir yaşam yok gibi.Aslında biz yaratıyoruz bu sınav kaygısını galiba. Sınav kaygısı hemen hemen her insanda ama özellikle de öğrencide görülmektedir. Toplumda güvencesiz kalmak, mutlaka bir meslek sahibi olmak düşüncesi sınav kaygısını arttıran önemli etkenlerden biridir.Sınav kaygısının derecesi olumlu ya da olumsuz etkilenmelere neden olmaktadır.Sınav sırasında endişe duymak bir ölçüde yararlı olacaktır. Bunun doğal olduğu ve öğrenciyi motive ettiği düşünülmektedir. Fakat bu endişe gereğinden fazla olursa başarısızlığa yol açacaktır.
Yapılan bir araştırmaya göre; lise ve üniversite sınavlarına hazırlanan gençlerdeki sınav kaygısı, ameliyat edilmeyi bekleyen hastalardaki kaygıdan daha yüksek bulunmuştur.Kaygı durumunda bireyin tepkileri kontrolsüzdür. Genelde öğrencinin “Sınavda başarısız olma kuşkusu” kaygıyı doğurur. Bu sınavla birlikte kendi kişiliğinin değerlendirileceğini düşündüğünden, kazanamazsam aileme çevreme ne derim... “Sınavlarda iyi not alamazsam” , “Sınavı kazanamazsam rezil olacağım, Ailemin benim için yaptığı fedakarlıkların karşılığını vermeliyim, herkes kazanacağımı düşünüyor, ya kazanamazsam...” gibi duygu ve düşünceler sınav kaygısını arttıran önemli nedenler arasındadır.
v Bilim adamları; “Kaygı sırasında bedendeki fizyolojik ve kimyasal değişmeler beyindeki öğrenme oluşumunu engellemektedir.” Demektedirler. Bundan dolayı sınav kaygısı yaşayan öğrenciler başarısızlığa uğrayacaklardır.
Peki sınav kaygısını azaltmak için neler yapılmalıdır?
1. Her şeyden önce, sınavı, kişiliğinizi değerlendiren bir ölçü olarak görmemelisiniz. Sınavda başarısız olmayı, “kafasızlık, yeteneksizlik” gibi değerlendirmemelisiniz. Sınavı yalnızca derslerdeki bilginizi ölçen bir araç olarak görünüz. Bu durumda yapacağınız şey, yanılmaları en aza indirmeye yönelip bilginizi arttırmaya çalışmak olacaktır. Bunu da ETKİLİ ÇALIŞARAK kolaylıkla başarabilirsiniz.(www.izdem.com ’dan yardım alabilirsiniz.)
2. Kazanmak istediğiniz okulu bir amaç değil, hayatta başarılı ve mutlu bir birey olmak için bir araç olarak görmelisiniz. Okulu bir araç olarak görmek mutlu olmak için başka araçların da olduğunu fark etmeyi kolaylaştırır.
3. Herkesin kapasitesinin farklı olduğunu kabul ederek, kendinizi başkaları ile kıyaslamayın. Siz elinizden geleni yaptığınız takdirde mutlaka ulaşabileceğiniz yere gelirsiniz.
4. Anne - babanızın, çevrenizin sizden beklentileri olmasını doğal karşılamalısınız. Ancak bu beklentiye cevap veremediğinizde, çevrenizin gözünde değerinizin düşeceği duygusu yanlıştır. Bu beklentilerin sadece sizi teşvik etmek amacıyla olduğunu bilmelisiniz.
5. Amacınıza ulaşmak için gerekli hazırlığın, herkesle aynı süre içinde olmayabileceğini kabul etmelisiniz. Bazı öğrenciler temel bilgileri kuvvetli, iyi ilköğretim ve ortaöğretim eğitimi almış öğrencilerdir, amaçlarına daha kısa sürede ulaşabilirler. Kimileri de temel bilgi eksikliği fazla olduğundan yada olumsuz duygu ve düşüncelerle ders verimini düşürdüğünden amaçlarına ulaşmak için daha uzun süreli bir hazırlık yapmak zorunda olabilirler. Yani ilk sene kazanamamanın (üniversiteye girecekler için) “yetersizlik, yeteneksizlik, başarısızlık” anlamına gelemeyeceğini kabul etmelisiniz.
6. Sınavda, zamanı yetiştiremeyeceğiniz endişesinden dolayı heyecana kapılıyorsanız bunun da yanlış olduğunu kabullenmelisiniz. Sınavda, bildiğiniz soruları cevaplamanıza yetecek kadar zaman verilmektedir. Bunu düşünerek sakin olmaya, “Sınavda Dikkat Edilecek Noktalar” bölümündeki önerileri uygulamaya çalışırsanız, zamanınız çok rahat yeter de artar bile.
7. Ders çalışma şeklinizi iyi gözden geçirip, doğru çalışma alışkanlıklarınız olup olmadığına bakın. Yanlış çalışma alışkanlığınız varsa, mutlaka verimli çalışma yöntemleri uygulamaya çalışın.
8. Eğer düzenli çalışan, öğrenmek için gayret gösteren ve bilgisini düzenli olarak arttıran bir öğrenciyseniz, sınavdaki soruları yapmanızın zor olmayacağını bilmelisiniz. Çünkü sınavda sizin öğrendiğiniz konulardan çıkacak soruları yapmamak endişesinin ne kadar yersiz olduğunu kabul etmeniz gerekir.
9. Kazanamadığınız takdirde başka alternatiflerin de olabileceğini düşünün. Kazanamamanın doğal olduğunu kabul eden bir öğrencinin, kazanamadığı takdirde, hayatta mutlu ve başarılı olmak için birçok yollar bulabilmesi, yeteneklerini keşfedip bunların çeşitli alanlarda kullanması zor değildir.
Sonuç olarak; ah şu sınavlar olmasaydı yerine, “merhaba sınav” demek daha doğru olacaktır.Başarı dileklerimle...
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































