Mehmet Ali ÇAVUŞ
İzmir Barosu Avukatı




Bu şehirde sade vatandaş olmak!

Bir köşe yazarının, İzmir’deki deniz ulaşımının sorunlarına ilişkin eleştirel yazısına yapılan okuyucu yorumlarını okuyunca, “Bu işin tepesindekiler, bu kadar mı beceriksiz?” demekten kendimi alamadım. Sonra tepedeki o kişinin daha da terfi ettirildiğini okuyunca, “Demek ki balık baştan kokuyor” dedim.

Hasbelkader ayağımızı kesecek bir arabamız var. Bu nedenle toplu ulaşım araçlarını pek kullanmıyordum. Ama geçenlerde bir tamirat ve boya nedeniyle bir süreliğine arabasız kalınca, mecburen “Belediye Seyahat”ı kullanmak durumunda kaldım.

Evim Hıfzısıhha civarında, işyerim ise Bornova’da. Evden işe ulaşabilmek için önce otobüse, sonra metroya, sonra da dolmuşa binmek zorunda kalmak en az bir saatimi aldı. Ama en kötüsü klimasız otobüsler. Sıcaklığın 40 dereceleri bulduğu bugünlerde, otobüste seyahat etmenin dayanılmaz ağırlığını anlatmanın mümkünatı yok. Doğal olarak terleyen ve bu nedenle her vücuttan başka bir kokunun yayıldığı otobüs yolculuğunda, balık istifi yolculuk yapmaktan, sanırım en çok kadınlarımız muzdarip. Yolculuklarımın birinde, bir kadın ile bir erkek arasında çıkan ilerleme/ilerlememe tartışması, neredeyse kavgaya dönüşecek iken, araya girenlerce son anda yatıştırıldı. Bir başka tartışma ise dokunma/dokunmama yüzünden yaşandı. Anladığım kadarıyla, yaşadığımız aşırı sıcaklar insanların tahammül sınırlarını da sonuna kadar zorlamış ve en küçük kıvılcım patlamaya neden oluyor.

Elbette metro ve hafif raylı sistem gibi çağdaş ve konforlu ulaşım araçlarına binince, insan, kendisini “adam yerine konmuş” hissediyor. Ve keşke her yere onlarla ulaşabilsem diyor. Ama bu durum “tatlı bir rüya” gibi çok uzun sürmüyor. Bir bakıyorsunuz hiç istemediğiniz ters bir yerde yolculuk bitivermiş ve siz gideceğiniz yere ulaşamadan, ortada kalıvermişsiniz. Yeniden otobüs ya da dolmuş yolu gözlüyorsunuz. Bu durumda, metro inşaatlarının yıllardır bir türlü bitirilememesine hayıflanmamak mümkün değil ama büyük başkanımızın ağzından da ümit verici bir haber çıkmıyor. Gelen haberler hep, yine inşaat bitim tarihinin ertelendiği yönünde. Artık neredeyse, yağmur duası gibi, metro duasına çıkacağız.

Uygunsuz vapur saatlerini göze alıp, “şöyle püfür püfür bir yolculuk yapayım “ diyenlerin şanslı olduğunu zannetmeyin. Bakımsız körfez vapurları nedeniyle, hayatımız tehlike altındaymış da, haberimiz yokmuş. Malum, bir körfez vapuru, dümen kilitlenmesi yüzünden mendireğe çarptı. Güç bela iskeleye yanaşan vapur, yolcular tahliye edildikten kısa bir süre sonra battı. Allah korusun ya iskeleye yanaşamasaydı? Bir zamanlar, bakımsız otobüsler nedeniyle meydana gelen trafik kazalarını konuşurduk. Şimdi vapur kazasını konuşuyoruz. Artık otobüs kazaları” out”, vapur kazaları “in” oldu. Peki biz, bir yerden, bir yere nasıl ulaşacağız?

Çağdaş kent olmanın bir ölçüsü de, sade vatandaşın hayat kalitesinin derecesidir. Buda, en başta modern ve konforlu bir ulaşımla mümkündür. Elbette, başka ölçütler de vardır ama ulaşımda Afganistan, Pakistan görüntülerinden kurtulamayan bir kentte, çağdaşlıktan bahsedilebilir mi?

20.yüzyılda, kent içi ulaşımda hala klimasız otobüs (üstelik Akdeniz iklim kuşağında), minibüs kullanan bir kent çağdaş olabilir mi?
İçlerine kadar deniz giren bir kentte, deniz ulaşımını yaşlı, bakımsız, hantal gemilerle yapmaya çalışan, denizi verimli kullanamayan bir kent çağdaş olabilir mi?

Yurt dışına gidenler gözlemlemiştir. Artık şehir içi, hatta şehirler arası ulaşımda otobüs devri çoktan kapanmış bulunuyor. Dolmuşun ise adı bile bilinmiyor. Kat kat metro sistemleri, hafif raylı sistemleri hem güvenli, hem de konforlu ulaşımı sağlıyor.

Peki biz bu konfora ne zaman kavuşacağız?




(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 02/08/2011 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Yılan Hikayesi yada İzmir’in Projeleri
  2. “Sivil Vesayet”mi dediniz…
  3. İzmir yine nal topladı!
  4. Ben de isterem!
  5. İki dolandırıcılık hikayesi ve “Yazıklar olsun!”
  6. İsterdim ki…
  7. Bu şehirde sade vatandaş olmak!
  8. CHP’nin dik duruşu!
  9. Hukuk işliyor, Türkiye temizleniyor.
  10. Marjinal CHP
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER