
![]() |
Mehmet Ali ÇAVUŞ İzmir Barosu Avukatı
|
İsterdim ki…
Araştırmacı Tarhan Erdem, ilginç bir araştırma yapmış.
“Görüşülen deneklere, ‘Namaz kılar mısınız?’, ‘Oruç tutar mısınız?’ ve ‘Cuma namazı kılar mısınız?’ soruları ayrı ayrı sorulmuş ve şöyle bir sonuç ortaya çıkmış;
Bu üç ibadet biçiminden en çok uyulanı oruç. Yetişkin yurttaşlarımızın yüzde 60 ile yaklaşık 37 milyon yurttaşımız her ramazanda oruç tuttuğunu söylemiş.
Hiçbir zaman oruç tutmayan yurttaşımız, yüzde 8 ile 4 milyonun biraz üstünde.
10 milyon çevresinde yurttaşımız ise, değişik neden ve durumlar nedeniyle bir-iki gün ya da bu ramazan oruç tutmayacak olanlar.”
Bu oranların, aşağı yukarı İzmir için de geçerli olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.
Peki, bu kadar insanımızın oruç tuttuğu bir ayda, İzmir’deki belediyelerimiz Ramazan ayına özgü neler yapıyor dersiniz?
Cevap: kocaman bir “hiç”
Birçoğu (buna Büyükşehir de dahil) adeta, Ramazan ayı hiç gelmemiş yada başka bir ülkeye gelmiş gibi davranıyor. Neden acaba? Ramazan ayına özgü sosyal-kültürel faaliyetler planlamak, sosyal demokratlıkla bağdaşmıyor mu dersiniz? Ya da, böylesine dini duyguların yoğun olarak yaşandığı bir atmosferde, bu ayın anlam ve önemine uygun etkinliklere imza atmak laiklik anlayışlarına ters mi düşüyor?
Oysa, bakın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ne diyor: “Bu ay, kötü sözden arınma, yetim hakkına el uzatmama, yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı güçlendirdiğimiz ve kucaklaşarak bayram ettiğimiz bir aydır.”
Neymiş efendim; “yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı güçlendirdiğimiz ve kucaklaşarak bayram ettiğimiz bir ay”
Peki, Ramazan ayına Fransız kalarak, “yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı” nasıl güçlendireceğiz?
Bazı belediyelerimiz ise Ramazanın, İzmir’e de geldiğinden haberdar. Ama Ramazandan anladıkları, Hacivat-Karagöz, ortaoyunu ile kanto ve Türk sanat müziği konserlerinden ibaret. Sanki ramazan demek, eğlence demek. Sanki Ramazan demek, nostalji demek. Elbette, Ramazana özgü bir eğlence kültürü de var ama Ramazanın sosyal işlevini, yardımlaşma, dayanışma, tanışma, kaynaşma fonksiyonunu yok mu farz edeceğiz?
Şunu unutmamak gerekir ki; oruç, nefsi terbiye eden bir ibadet olduğu kadar, yoksulun, muhtacın, garibin, açın halini anlamamıza yarayan mükemmel bir empati aracıdır da.
İşte bu nedenle, yoksulun, garibin, ihtiyaç sahibinin yardımına bu ayda daha çok koşarsınız.
İşte bu nedenle, komşularımızla, arkadaşlarımızla, hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmaktan, aynı yemeği paylaşmaktan daha çok zevk alırsınız.
İşte bu nedenle, devasa iftar sofralarında, yan yana oturduğunuz hiç tanımadığınız bir insanla tanışırken ne kadar ortak noktamız olduğunu fark edersiniz.
İşte nu nedenle, mütevazi iftar sofralarına konuk olduğunuz bir kardeşinizin küçük de olsa bir ihtiyacını karşıladığınızda, içinizde nedenini bilmediğiniz bir ferahlama hissedersiniz.
İşte bu nedenle, dünyanın neresinde olursa olsun, bir kardeşinizin açlıktan öldüğünü duyduğunuzda, biraz da kendinizi sorumlu hisseder ve üzülürsünüz.
Dilerdim ki; her mahallede toplu nikah, toplu sünnet düzenleyen belediyelerimiz gibi, her mahallede toplu iftar proğramları düzenleyen belediyelerimiz olsun.
İsterdim ki; ihtiyaç sahipleri ile yardımseverler arasında köprü vazifesi gören belediyelerimiz olsun.
İsterdim ki; iftarını, her gün başka bir sofrada açan belediye başkanlarımız olsun.
Siz de istemez miydiniz?
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































