
![]() |
Meltem GÜRSOY Gazeteci Yazar
|
ŞAMİL TAYYAR VE MEHMET BARANSU'YA BORÇLANDIK ...
Zaman Gazetesi yazarı MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE 'ye teşekkür ediyorum. Medya camiasında olmayan bir VEFA borcunu gösterdi...
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE'ye katılmamak elde değil.
Şamil Tayyar ve Mehmet Baransun'ya tüm Türkiye borçlandık...
Tayyar ve Baransu'ya olan borcumuz
Hepimiz Şamil Tayyar'a çok şey borçluyuz; Mehmet Baransu'ya da. Hepimiz, yani bizler bir şekilde hedef tahtasına yerleştirilecek kişilerden ibaret değiliz.
Şamil Tayyar'ın, Mehmet Baransu'nun adını hiç duymamış olan, elinden tuttuğu çocuğu ile bir hafta sonu alışveriş merkezinde dolaşan ailelerden bazıları belki de mutluluklarını bu gazetecilere borçlular. Demokrasi içinde yaşamanın, hukuk güvencesi altında bir hayat sürmenin kefili işte bu gazeteciler. Bu iki gazeteci gibi hayatını hiçe sayan, gözünü budaktan esirgemeyen onlarca gazeteci olmasaydı Türkiye bugün kanlı bir diktanın esiri olabilirdi. Sağda solda bombalar patlayabilir, bombaları patlatanlar karşımıza çıkıp müraî bir yüzle huzur ve asayişi sağlayacakları sözünü verebilirdi.
Kirazlıdere'de, Ankara'nın tam göbeğinde, Özel Harp'in karargahında arama yapan savcıların ve nöbetçi hakimin yerine kendinizi koyun. Emrinizde adlî kolluk olarak görev yapan emniyet güçlerinin tamamı, nizamiye kapısında bekletiliyor. Yabancı, üstelik düşman bir ülkenin sınırlarından içeri girmiş gibisiniz. Size gösterilen odalara girip bilgisayarlara bakıyorsunuz. Sizin o ülkenin topraklarına girmenizi sağlayan, odalardaki bilgisayarların hard disklerini kopyalamanıza izin verdiren güç nedir? Nizamiyeden içeri giremeyen polisler mi, bugüne kadar bu gücü savcılara veremeyen hukuk mu? Yoksa daha geride daha büyük bir barikat kurup kameralarıyla, fotoğraf makinelerinin flaşlarıyla bu karanlık bölgeyi aydınlatan gazeteciler mi?
Şayet mesleğinin hakkını veren gazeteciler olmasaydı; Şamil Tayyar ve Mehmet Baransu kariyerlerini riske atıp ellerindeki kalemle bu dev ahtapota karşı hücuma kalkmasaydı, bugün Türkiye nasıl bir ülke olurdu?
Kirazlıdere'deki karargah, Türkiye'nin kirli tarihinin en karanlık bölgesi. Şamil Tayyar'ın bir kolundan çekip bize gösterdiği ahtapotun bütününü gün yüzüne çıkartabilirsek, belki de fail-i meçhul bazı cinayetlerin bu nizamiyeden çıkan birilerinin eseri olduğunu, polis Ankara'nın altını üstünü getirirken katillerin aynı nizamiyeden girip çayını içip tavla attığını öğreneceğiz. Dışarıda bekleyen gazeteci ordusunun silah üstünlüğünü arkasına alıp bu karanlık karargahın odalarında dolaşan savcılar bir ilki gerçekleştiriyorlar. Muhtemeldir ki bir adresi bile tutamayan oda sahiplerinin çekmecelerinde, bilgisayarlarında Türkiye'yi rahatlatacak izler ve ipuçları bulurlar.
Gizlilik, kitapta tanımlandığı gibi ülkemizin hassas güvenlik bilgilerinin düşman ellere geçmesini engellemek için bulunmuş bir çare olmaktan çıktı, devlet içinde suç işleyenlerin arkasına saklandıkları bir zırh haline geldi. Savcılar, hakimler, hükümet erkânı, gazeteciler bu zırhı geçip suça ve suçlulara ulaşamadı. Gizlilik zırhı arkasında çeteler kuruldu, gizlilik zırhı arkasında cinayetler işlendi, yolsuzluklar yapıldı. Hukukun devlet içindeki egemenliğinden emin olana kadar bu zırhı kaldırmak zorundayız. Çünkü bu gizli bilgilere vakıf olacak hiçbir düşman güç, "çok gizli" ibaresiyle cinayet planları yapanların bu ülkeye verdiği zararı veremez. Bütün gizli bilgiler işporta tezgahına düşse, çetelerin yol açtığı tahribat kadar millî menfaatlerimize halel getiremez.
Tayyar'ın ceza almasına, Baransu'nun tutuklanma talebiyle hakim karşısına çıkmasına gerekçe olan "soruşturmanın gizliliği" prensibini de, bu prensibin var oluş amacına uygun yorumlamak gerekir. Tayyar ve Baransu, haber alma özgürlüğünün ötesinde kamu güvenliğine büyük bir hizmette bulundular. Soruşturmanın gizliliğine gerekçe olan hangi prensibi ihlal ettiler ve kime ne zarar verdiler.
Unutmayalım: Devlet içindeki gizli örgütlenmelerin deşifre edilmesi, çetelerin ve suç planlarının açıklanması basit bir haber alma özgürlüğü konusu değil. Cinayetler manşetlere taşınan bu haberlerle önlendi, çeteler bu haberlerle enterne edildi. Öyleyse demokrasinin ve hukukun kahramanları işte bu gazeteciler. Hak ve özgürlüklerimize kefil olan bu gazetecilere, Tayyar'a ve Baransu'ya çok şey borçluyuz.
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE- Zaman - m.turkone@zaman.com.tr
- Anneler Günü'nde yalnız kalan anneler...
- Fethullah Gülen Deniz Gezmiş hakkında ne düşünüyor?
- Fethullah Gülen diye biri yok...!
- Fethullah Gülen israf ve iktisat hakkında ne düşünüyor?
- Evlenirken de Allah'tan başka dost yok...
- Fethullah Gülen: Ülkemin Kahvehanelerini Bile Özledim
- Önden Giden Atlılar Kervanı'ndan Adem Köse
- Zamana Karşı / In Time
- Altın Nesil'den Entelektüel Nesil'e geçiş...
- Zaman Gazetesi hakkında ne düşünüyorum?
- Fethullah Gülen, Türkiye'nin Tozuna Aşık bir adam...
- Fethullah Gülen'in Yaşatma İdeali ve İhlas Risalesi
- Kadının adı kağıt üzerinde, gerçekte yok...!
- "Gülen Hareketi hayatımızı kurtardı"
- Kürtler Said-i Kürdi'ye inansalardı çocukları ölmeyecekti
- Türkiye'deki aşıklardan Fethullah Gülen'e çağrı: Dönün Gayri!
- Fethullah Gülen Türkiye'ye neden dönsün ki?
- Rüya tabir sitesi Nostradamus'un kehanetlerini egale etmiş...
- Fethullah Gülen'in ne kadar serveti var?
- Türkiye'nin dünyadaki tek lobisi Fethullah Gülen...
- Londra'da bir Kürt kızı!
- Engellilerin Anne Baba olmaya hakları yok mu?
- Fethullah Gülen, Nazım'ın Hasreti'ni dindirdi.
- Allah'ın Sadık Kulu Said Nursi'ye Teşekkür...
- Sadık ve Çevreci bir Kul; Said Nursi
- Allah'ın Sadık Kulu Bediüzzaman Said Nursi
- Sarıgül Efsanesi bitti bir daha dirilemez...
- Adriana Lima milletvekili seçimlerine girse ne olur?
- İş arayan var mı işiniz hemen hazır üstelik aylık 4500 lira...!
- Alevi evlilik sitesi evlendiriyor...
- Çeşme İzmir'de eşek adasını gitmeyen var mı?
- İZBAN yolda kaldı olay oldu.
- Fethullah Gülen'in Nazım Hikmet vefası...
- Usame Bin Laden'i Sevmek
- İzmir'in gerçek gündemi 'Sarışın Kadınlar mı?'
- Carla Bruni'nin görevi Fransa'yı tanıtmak mı?
- Süper Antibiyotiğin Yeniden Keşfi
- Öcalan'ın Son Şımarıklığı...
- Korkuyorum!
- Askerlik Kısalsın mı ?
- Polis ve asker beşinci sınıf vatandaş mı?
- Kaymakamların en büyük gücü
- Çocuklarımıza Bir Gelecek Bırakalım
- Türbeler Şehri İzmir ...
- İzmir'e turist gelmesin !
- HÜNKAR HACI BEKTAŞ VELİ DEN SÖZLER
- ŞAMİL TAYYAR VE MEHMET BARANSU'YA BORÇLANDIK ...
- KONFÜCYUS'UN DOĞUM GÜNÜ ...
- BİR GÜÇLÜKLE KARŞILAŞTIĞINIZDA, KAÇIŞ YOLU DEĞİL, ÇIKIŞ YOLU ARAYIN
- BU TAVSİYELERE BENİMDE İHTİYACIM VAR !
- KADINLARI BİR SOY ADLARI KURTARAMAZ !
- AKSİYON DERGİSİ DÖKÜLÜYOR…
- ACILAR, ÖLÜMÜ KOLAYCA KABULLENEBİLMEMİZ İÇİN ALLAH’IN BİZE VERDİĞİ BİR ARMAĞANDIR
- KADINLARI MUTLU ETMENİN YOLU )))))))))
- TÜRKİYE'DE 40 YAŞ ÜSTÜ OLUP İŞSİZ KALMAK...
- İZMİR EMNİYET MÜDÜRÜ'NDEN BİR İSTEĞİMİZ VAR...
- AK PARTİ HÜKÜMETİ E-TİCARET KONUSUNDA YANILTILIYOR ...
- SAYIN ŞULE PERİNÇEK; SEN PKK KAMPLARINDA BOY BOY RESİM ÇEKTİREN KOCANA HESAP SOR…
- TERÖRE KARŞI SİYASİ MANEVRA YETERSİZ ...
- BİR HAMMAL ÖĞRETİSİ !!!
- HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR
- KIRLANGIÇ !!
- ÇIRPINIŞLARINI UMUTSUZ BULDUĞUN OLDU MU ?
- KAÇAMAK YAŞIYORUZ HAYATI
- SONUNDA BAYKAL'DA FETHULLAH GÜLEN'E TABİ OLMUŞ
- DTP’YE YÖNELİK ELEŞTİRİLER
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































