Naim YALÇINEL
Araştırmacı Yazar




Kuyruk acısı …

Aslında herkes bilir “kuyruk acısı” deyimini ancak, yazımın ana konusu bu deyim olunca, başlarken biraz açıklama yapmak istedim. “Kuyruk acısı” bir kişi veya kurumun, canını yakan bir olay karşısında, adaleti ve hakkaniyeti elden bırakarak öç alma çabasıdır.

Bu ülke düzelemez …

Ülkemizdeki kuyruk acıları, kişileri aşmış, kurumların, siyasi görüşlerin birbiri ile kuyruk acıları vardır ve bu sebeple bu topraklarda adalet, demokrasi, eşitlik, hoş görü, diyalog olamaz.

Gücü elinde tutan zulmederken, adalet, demokrasi, diyalog, hoş görü ile yönetime talip olanların, kuyruk acıları sebebi ile, geçmişin hesaplaşmaları başlamaktadır. Kesinlikle, insani değerler taşıyan tartışılmaz, doğal liderler hakkaniyetle hükmetmek isteseler de, aynı ulvi değerleri taşımaya müsait olmayanlar, hırslarına yenik düşmektedirler.

Bir gazete ve TV kanalında yayınlanan, “TSK, at eti, domuz eti yedirdi” haberinde, saklı tutulan bilgiler sebebi ile, bir firma iflas ettirilmiş, esas sorumluluğu olan firma ise, hangi sebeple bilinmez, dokunulmazlık zırhı ile korunmuştur. İşte bu olay, olması gereken insani adalet özellikleri yerine, “kuyruk acısı” operasyonudur.

12 eylül öncesi, Türk halkına huzuru ve refahı çok görenler, geçmişteki kuyruk acılarını tatmin ederken, 12 eylül sonrası yapılanlarda yine, 12 eylül öncesi yapılanların kuyruk acısının hesaplaşması idi.

TSK, sadece dini inançlarını yerine getirmek isteyenleri, bu şerefli üniformadan mahrum bırakarak, milletin vicdanını incitirken, kuyruk acısı çekmiş olanların, adaleti bir kenara bırakan haber ve yayınları da, ülkede adalet yerine, kuyruk acısının hakim olduğunu söylemektedir.

Bu hesaplaşmaları yöneten dış güçler, kuyruk acısı ile iş yapanlar sayesinde, alçak emellerine ulaşmaktadır.

“Kuyruk acı eşittir, kan davasıdır”

Bugün, içindeki aldatılmış veya aldatmak için kurgulanmış insanlar sebebi ile, köşeye sıkışan TSK, korkarım bir gün gücü yeniden ele geçirtilecek ve o gün ne adaletten, ne de merhametten söz edilmeyerek, kuyruk acısı, kan davası operasyonları başlayacaktır. Ülkemizde huzur istemeyen, dış güçler bu dengeleri yıllardır bu şekilde yönetmişlerdir.

Devlet memuru tayinleri veya devlete işe almalardaki tarafgirlik, “bizim çocuklar” tabirleri bile, hep kuyruk acılarının sonucunda oluşan adaletsizliklerdir. İşin ehli olan, geçmişte kuyruğumuza basan bir görüşe sahipse, âllâmeyi cihan olsa, bir yere gelemez, getirmezler, bu adalet midir ?

Uzan ailesi, ülke menfaatlerine yıllarca zarar verirken ses çıkmadı, iktidara talip olunca, nefesleri kesildi… Peki devran dönerde bu aile yine güç kazanırsa, neler olur ?

Siyasi partilerde de, kuyruk acısı yöntemi caridir. Bugün muhalefette olan partiler, bir gün iktidarı ele alsalar, tayinler tehciri aratmaz görüntülere sebep olmaz mı ? Bugün nasıl ki, dürüstlüğü tescilli olanlar bile, sadece iktidar partisine mensup değiller diye bir yere getirilmezken, devran döndüğünde, olacakları tahmin edebilirsiniz.

“Kuyruk acısı operasyonları” her yerde…

Ülke bazında şahit olduklarımızın yanı sıra, belediyelerimizde bile, işler kuyruk acısı yöntemi ile yürümektedir. Bu şehre yıllarca zarar vermiş yönetici için, yüzlerce belge yetkili makamlara gönderilmiş olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmamıştı. Ne zaman kuyruğa basılınca, esasta yapılması gerekenler yerine, çok daha hafif suçlar için, akıl almaz güç kullanılmıştır.

Ülkeler arası ilişkilerde bile, “kuyruk acısı” adaletsizliği yürürlüktedir. Türkiye’nin çektiği, Osmanlı’dan kuyruk acısı olanların eseridir. Bosna’da yaşanan srebrenitza katliamı da, Sırpların kuyruk acısının eseridir.

Tarih, kuyruk acıları ile hareket eden millet ve yönetimlerin, acımasızlıkları ile doludur. Enteresan bir tespit yapmak istiyorum, şu anda AB üyesi olan Fransa ve Almanya, nasıl olmuşsa kuyruk acılarını unutmuş veya hesaba katmamış olmalılar ki, şu anda birleşik bir gücün önemli iki unsurudur. Halbuki, ikinci dünya savaşında Almanya, Fransa’yı yerle bir etmişti.

Şu anda, Kaddafi’ye eziyet ederek öldürenler, kuyruk acılarını dindirmiş gibi görünseler de, bir gün Kaddafi ailesi veya taraftarları gücü ele geçirirse, olacakları hayal etmek çok zor görünmemektedir.

Yahudi kavmi, sözde ezilmişlik görüntüsü vererek, tüm dünyadan, özellikle Amerikalılardan öç almaktadırlar. Şaşırmayın, gelecek yıllar gösterecektir ki, Yahudi sebebi ile, Amerikalıya beslenen kuyruk acısı, bu kullanılan millete çok büyük bedeller ödetecektir.

Olması gereken ise, kuyruk acıları ile değil, adalet, merhamet ile yeni insan tipi oluşturmamız şarttır. Hey hat, dürüst ve dünya insanı olsun diye yetiştirdiğimiz nesil egemen olmaya başlamış ve maalesef onlardan bile ıskartalar çıkmaya başlamıştır.

Güç sarhoşluğu, en büyük endişemdir. Karakteri, yüksek yönetim gücünü hazmedememiş kişiler, ne kadar manevi takviyelerde alsalar, egolarına yenik düşebilirler.

Tek yapacağımız, merhameti engin yüce Rabbimize sığınmaktır.







(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 09/01/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. TEMAD ve Emekli Astubay'ların Tehlikeli Söylemleri
  2. Dünya dengelerini değiştirecek proje...
  3. Devlet Bahçeli Türk Kurultayını neden iptal etti?
  4. DSİ’de Bürokratik Skandal
  5. Darbelerden Süleyman Demirel’de yargılanmalı…
  6. Uçurum ve Sayın Fatma Şahin...
  7. Kartallar yalnız uçar
  8. Özellikle Vatikan’ı sarsacak incil …
  9. Türk İstihbaratı Sivilleşmeli…
  10. Fransız’ları anlamak …
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER