Naim YALÇINEL
Araştırmacı Yazar




Türk İstihbaratı Sivilleşmeli…

Kayıtlı üyesi en az olmasına rağmen, çalışanı en çok olan istihbarat örgütü Mossad, gücünü sivil ekibinden almaktadır.

Ülkemizin itimat etmek istediği Milli İstihbarat Teşkilatımız da sivilleşmeli, dünyanın her yerinde yaşayan Türkleri, milli devlet stratejimiz için kullanmalıdır. Kabuğunu kıramamış bir istihbarat teşkilatı, istenilen seviyede geniş tabana oturmamıştır.

Dünyanın belki de en dağınık yerleşimini başarmış Türk milleti, çok farklı nedenlerle, her devletin içinde yaşamaktadır. Hemen hemen yaşadığı her devletin içinde, seviyesi ne olursa olsun, bir yer edinmiştir. Amerika’dan, Meksika’ya, Kanada’dan, Afrika’ya kadar tüm devletlerin içinde, Türk yaşamaktadır. Bunların bir kısmı, yaşadığı ülkenin dilinden başka dil bilmese de, sorulduğunda, “Ben Türküm” diyebilmektedir.

Özellikle, İran, Suriye, Cezayir, Tunus, Irak, Bosna, Kosova gibi, eski Osmanlı devleti topraklarında yaşayan bir çok soydaşımız mevcuttur. Tüm dünyada dağınık ve irtibatı kesik Türk milletine bir maestro görevini yapacak olan MİT’tir.

Çalışma maksadı ile ve yakın tarihimizde Almanya, Fransa, İngiltere ve tüm Avrupa devletleri içerisinde, soydaşlarımız ticari ve iktisadi hayatın bir parçası durumuna yükselmişlerdir.

Bütün mesele, sivilleşmek ve üst seviyede dünya düzeninde rol alma ülküsünü planlamaktır. Maestronun en büyük marifeti, planlama, eş zamanlı hareket, senkronun korunması, bütün ekibe rol verme ve sonucunda alkışlanmasıdır.

Öncelikle, oluşacak sivil Türk gücünün neler yapacağını veya yapması gerekenleri planlamak ilk adımdır. Her devletin bizde Türk-Kürt, Sünni-Alevi hassasiyetleri olduğu gibi, basılacak nasırları ve tedirginlikleri vardır. Geniş tabanlı halk hareketlerinde, sağduyuyu muhafaza etmek, dostların sevinçleri ile sevinmek, ulusal çıkarlarımıza ters düşenlerin ise nasırlarına basmak, uzun vadeli planlamaların eseri olabilir.

Mesela, Suriye’ye ile savaşmamızı ve sonucunda İran ile karşı karşıya kalmamızı isteyen Siyonist gücün oyunu, sivil istihbarat oluşturulmuş olsa idi, çok rahat aşılabilir, bizim başımıza örülmek istenilen çorap, onların başına geçirilebilirdi.

Bütün mesele, planlama sanatıdır. Türk milleti, yaşadığı tüm devletlerde ve coğrafya da, küçük de olsa sivil toplum kuruluşları, dernekler gibi masum organizasyonları başarı ile sürdürmektedir. Küçük bir deneme ile, neyi kast ettiğim çok kolay anlaşılabilir. Fransa’nın ermeni meselesine gösterdiği yaklaşım, tüm dünya Türkleri tarafından profesyonel bir anlatımla ve tek bir ses olarak, her yere duyurulabilirdi. Burada en önemli detay, vurgunun tek elden planlanmasıdır.

İstihbarat, aksiyon filmlerinde izlediğimiz gibi, vurdulu kırdılı olmayan, sükunetin ve sabrın eseri olan, başarının anahtarıdır. Ticari hayatta, bilgi çağı dediğimiz güç budur. Bilmek, her şeydir.

Medeniyete, iddianı kabul ettirmenin yolu iknadır. İkna kabiliyetini tamamlayan en büyük güç, bilgi ve yönetme yeteneğidir. İşte, bu sebeplerledir ki, eğer Milli İstihbarat birimlerimiz, kabuğunu kırar ve dünyaya yayılmış soydaşlarından gelecek bilgiyi iyi okuyabilirse, yurt içinde devletimizi kalkındırmak ve yönetmek çok basitleşecektir.

Bana, ülkemizi yüceltmek ve yükseltmek için hangi bakanlığı seçerdin deselerdi, Dış işleri bakanlığını ve buna bağlı tüm birimleri tercih ederdim. Evin damı su akıtıyor olsa, içerden sıvamakla sızıntıyı durduramazsınız, illa dışardan müdahale etmelisiniz.

Yakın tarihte kurulan Kamu Güvenliği Müsteşarlığı, sadece yurt içindeki istihbaratlar arasındaki bilgi akışını düzenlemeyi hedeflemiştir. İsminde bile hata yapılmış olan kurum, “kamu güvenliği” değil, “ülke gevenliği teşkilatı” şeklinde adlandırılmalı idi.

Devlet olarak, finans problemini aşmaya başladığımız bu günlerde, yurt dışında yaşayan ve ticarette başarılı insanlarımıza destek olarak, “Dünya Türk İstihbarat Teşkilatını” artık oluşturmalıdır. Kabuğunu kıramamış, bilgi ve bu bilgiyi yönetmenin gücünü fark edememiş kurumlarımız, bu ülkenin kalıcı güvenliğini sağlayamaz.

Bu ülkenin, dışarıdan kışkırtılmadıkça iç dinamikleri ile sorunu yoktur. Realite bu iken, hala içerden ülkeyi düzeltmeye çalışmak nafile bir zaman kaybıdır. Bize düşen, geniş tabanlı Türk gücünü kullanarak, bize içerde sorun çıkartanları, kendi ülkelerinde ders vermektir.

Yazımın ve işlediğim konunun ehemmiyetini, çok yakın bir zamanda yaşayarak göreceğiz. Umarım geç kalınmış olmaz…




(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 04/02/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. TEMAD ve Emekli Astubay'ların Tehlikeli Söylemleri
  2. Dünya dengelerini değiştirecek proje...
  3. Devlet Bahçeli Türk Kurultayını neden iptal etti?
  4. DSİ’de Bürokratik Skandal
  5. Darbelerden Süleyman Demirel’de yargılanmalı…
  6. Uçurum ve Sayın Fatma Şahin...
  7. Kartallar yalnız uçar
  8. Özellikle Vatikan’ı sarsacak incil …
  9. Türk İstihbaratı Sivilleşmeli…
  10. Fransız’ları anlamak …
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER