Naim YALÇINEL
Araştırmacı Yazar



mny01naim@hotmail.com


Bizi aldatan bizden değildir

Etik nedir ?
Son günlerde çok kullanılan, “etik” kavramının tam anlaşıldığı kanaatinde değilim. Çok kapsamlı ve anlamlı olan bu kelime sayesinde, kanuni olan ancak, vicdani olmayan işler, Başbakanlık Etik Kurulunun ilgi ve görev alanı olarak belirlenmiştir.

Etik kelimesi, Türkçede “ahlak” kelimesi ile eş anlamlı olarak da kullanılmaktadır. Bir başka deyişle, “olması gerektiği” gibi de denilebilir. Kanunları istismar edenlere, kanunların boşluklarından faydalanarak ahlak kuralları dışına çıkanlara karşı, Başbakanlık Etik Kurulu devreye girer. Etik kurul olayın kanuni boyutunu da göz önünde bulundursa da, esas itibarı ile, törelere, ahlaki kurallara ve vicdana göre doğruluğunu araştırır.

Ben, devletimizin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfında 2.5 yıl görev yaptım. Hukuk vakıf mütevelli heyetine “huzur hakkı” alma imkanı sağlamış da olsa, biz her yıl huzur hakkı istemediğimizi beyan ederek, etik bir davranış sergiledik.

Vakıfta görev yaptığım süre içerisinde, yardım yapılan insanların teşekkür dolu sözlerini bile, hakkımız olmadığı kanaati ile kabul etmedim. Vatandaşımıza söylediğimiz, “sizin aldığınız yardım devletin parasıdır ve size parayı ulaştırmakta bizim görevimizdir, lütfen teşekkürünüzü devletimize yapın” diyorduk.

Halkın hizmetinde olmak, görevine reklam veya siyasi rant sağlatmadan yapmak, asaletli insanların işidir. Hele bir de halkın hizmeti için ücret alıyorsanız, hizmetinize reklam veya gösteriş katmak etik değildir.

Nasıl ki, canını halkın huzur ve rahatı için tehlikeye atan polislerimiz, yaptıkları hizmetlere reklam veya gösteriş katmıyorlarsa, halka yardımla görevli olan bu iş için para alanlarında, devletin parası ve imkanları ile yaptıkları işleri reklamda kullanmaları kabul edilemez.

İnsanlara yardım etmek insani bir görevdir. Ancak, yardım esnasında bunu fotoğraflamak ve “ben iyi insanım” imajı için kullanmak dinen de ret edilmiş bir davranıştır.

Bir de, yardımı reklamda kullanırken yapılan bir ikazı, halka farklı bir şekilde aksettirip, “mazlum edebiyatına” dönüştürmek, ilkinden daha da büyük bir suçtur. İnsanları yanıltmak dinimizde yeri olmayan bir davranıştır. Şaka yaparken bile yalan söylemeyiniz sözüne muhalif olarak, olayı saptırmak ve halkın saf zihinlerinde, “ben iyilik yaptım diye yargılanıyorum” demek, kabul edilemez.

“Devletten bu iş için maaş alıyor ve görevini yapıyorsun, bunu neden reklam amacı ile kullanıyorsun ?” ikazını, vicdanlara havale etmek “etik” değildir. İkaz, yardım yapılmasına olmadığı halde, sanki yardıma karşıymış imajı vermek, halkı aldatmaktır.

Hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sav), 'sağ elin verdiğini sol el bilmemeli' mealinde, yardım ve iyiliğin şov amaçlı değil de hakikaten Allah rızası için yapılmasının gerekliliğine işaret buyurur. İnananlar da bunu bir düstur belleyip yapıp ettikleri hayırları kendilerine saklar, bunları ancak Allah'la paylaşırlar. http://tr.fgulen.com/content/view/3476/133/

“Bizi aldatan, bizden değildir”
hadisi şerifi işi ne güzel özetlemektedir.




(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 28/06/2013 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Vekil seçimi yaklaşırken…
  2. Takipsizlik ne demek?
  3. Muhsin Başkanı ziyaret ettim...
  4. Kasımpaşa’dan Devlet yönetilemez…
  5. CHP & MHP nasıl iktidar olabilir?
  6. Özbekler ne doğru söylemiş… 'Ağzı varsa yer'
  7. "Devletler masası" projesi
  8. Ey en merhametli Meleğim…
  9. Bizi aldatan bizden değildir
  10. Taksimi, taksim edelim…
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors