Necdet İÇEL
İlahiyatçı Yazar




İslam, köleliği kaldırmak için gelmiştir

1969 senesinden beri sohbetler yaparım. Hayatımda en çok muhatap olduğum sorulardan bir tanesi de, İslam’ın kölelerle olan alakası ve kölelerle olan hukuku soruları olmuştur. Sanki İslam köleliği getirmiş, kölelere hak tanımamış ve köleleri daima istismar etmiştir gibi çok yanlış bir anlayış oluşmuştur.

Halbuki insanlığın içtimai ve siyasi gelişimleri içerisinde değişik devreler yaşadığını biliyoruz. Vahşet, bedeviyet, memlûkiyet, esâret ve ecîr devreleri vardır. Ve bu dönemde geçmek üzeredir… Bundan sonra insanlar ücretle çalışmaktan daha ziyade, çalıştığı yere sa’yi ve sermayesi nispetinde ortak olacaklardır. En tabisi, mükemmeli ve verimli olanı da budur.

İşte bu beş devirden bir tanesi de memlukiyet denen, kölelik devridir. Bu insanlığın tabi bir gelişimi sonucu ortaya çıkmıştır. Haşa İslam köleliği getirmemiştir. İnsanlık içinde var olan köleliği, hazır kucağında bulmuş ve bunu kaldırmak için gayret sarfetmiş ve temel prensipler vaz etmiştir.

İslâm, evvelâ, köleliği bir vak’a olarak ele aldı. Sonra kölelerin ne ticaret ne de eğlence metâı olmadığını hatırlattı ve insan olduklarına dikkati çekti: “Sizin bazınız bazınızdandır.” (Nisa; 25) “Kim kölesini öldürürse onu öldürürüz, kim onu hapseder veya gıdasını keserse onu hapseder ve gıdasını keseriz, kim onu hadım yaparsa onu hadım yaparız” gibi ilâhî prensipleri ilân ederek, düşünceye istikamet verip inhirafın önüne geçti. “Siz âdemoğullarısınız. Âdem de topraktandır.”

“Biliniz ki, hiçbir Arab’ın Arap olmayana ve hiçbir Arap olmayanın da Arap olana; hiçbir beyazın siyaha, hiçbir siyahın da beyaza üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvâ iledir.” Yani bütün üstünlük ve meziyet, Yaradan’ın insana bakışı ve insanın bu bakış ve hitap karşısında tavır ve davranışlarını düzeltmesine bağlanıyordu. İslâm’ın bu yumuşak havası sayesinde bütün bir mâzisi esarette geçmiş hadîsin ifadesiyle nice saçı başı dağınık kimseler vardır ki, eşraf ve ileri gelenlerden hep tâzim görmüşlerdir. Hz. Ömer (ra) “Bilâl, Efendimiz; ve onu Efendimiz Ebû Bekir (ra) hürriyete kavuşturdu.” derken, bu mânâya saygısını ifade ediyordu. İslâm, onları da, âlemşümûl kardeşliği içinde mütalâa ediyor ve her şeyden evvel “Hizmetçi ve köleleriniz kardeşlerinizdir. Kardeşi, elinin altında bulunan her fert, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onların yapamayacakları işleri emredip onlara yüklemesin. Eğer zor işler teklif ederseniz, behemehal onlara yardım ediniz.” “Sizden hiçbiriniz, ‘Bu kölemdir, bu câriyemdir.’ demesin. Kızım veya oğlum, yahut kardeşim desin.”

Buna binâen, Hz. Ömer (ra) Mescidi Aksâ’nın teslim alınması için yaptıkları seyahatlerinde, bineği Medine’den oraya kadar hizmetçisiyle nöbetleşe kullanmışlardı. Hz. Osman (ra) devlet reisi olduğu devrede kölesinin kulağını çektiği için, halkın gözünün önünde, kulağını kölenin eline verip çektirmişti. Ebû Zer (ra) takım elbisesinin bir parçasını hizmetçisine giydiriyor, bir parçasını da kendi sırtına alıyordu…

Bütün bunlarla kölenin de bir insan olduğunu, hatta diğer insanlardan farkı olmayan bir insan olduğu anlatılıyor ve böylece bu birinci merhale sağlama bağlanıyordu. Tekrar hatırlatmak gerekirse, dünyanın en metruk, en ücrâ bir yerinde, duyguları itibarıyla bâkir bir topluluk için, bu büyük bir inkılâptı. Zira muâsır millet ve devletler, kölenin insanlığı hususunu düşünmeye bile yanaşmadıkları bir dönemde, arenalardaki vahşi boğuşmalara, iş yerlerindeki insafsız kırbaçlara ve onların insanlıklarıyla istihzâ ve alaya karşı, en çaplı en tutarlı ve en müsbet bir davranış mâşerî vicdanın kabulüne takdim ediliyordu.

Devam edeceğiz…




(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 23/12/2011 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Kutlu Zaman Dilimi Üç Aylar
  2. Tehlikeli Kelimeler
  3. Cuma Hutbesinde Dua Edilir mi?
  4. Allah'ın kendisi için "ben" ve "biz" demesi...
  5. Peygamber Efendimiz'in (S.A.S) Şeceresi
  6. Peygamber Efendimiz'in (S.A.S) Nesebi
  7. Risale-i Nur'un Sadeleştirilmesi
  8. Hz. Musa ve Mucizeleri...
  9. Kenz; Define, hazine, yeraltında saklı kalmış değerli eşya, para veya altın
  10. Çanakkale Şühedası
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER