Orhan AKMAN
Eğitimci Yazar




Alıştıra Alıştıra

İslam inancına göre her doğan çocuk masumdur, günahsızdır. Türk milletinin kahır ekseriyeti de Müslümandır elhamdülillah. Masum ve günahsız çocuklarımızı, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların tuzaklarından korumak için neler yapıyoruz?

Üç günlük dünyaya köle olacak bir evlat yetiştirmek için nice fedakârlıklara katlanıyor, hem kendimize hem de evlatlarımıza iyilik mi yapıyoruz? Maneviyat yoksunu zengin insanlar olmak mı muradımız? İnancına yabancılaştırılmış bir neslin ebeveynleri miyiz? Bu sorular karşısında ter basıyorsa, dünya meşguliyetimiz anlamsızlaşıyorsa, bir problem var demektir.

İslam diyarında olmak, Müslüman ana babadan doğmak, yeterli olsaydı işimiz çok kolaydı. Fakat inancımızla, yaşantımızı çatıştıranlar, bizi bize bırakmıyor ve münafıklık yolunda yürümemize neden oluyorlar. İşin farkına vardığımızda da tren kaçıyor.

Nasıl geldik bu inancımızla çatışan yaşantımıza, nasıl geldik mümin iken münafık haline diye sorarsanız, alıştıra alıştıra derim. İnsanları hedefsiz, milletleri ülküsüz bırakırsanız veya hedef ve ülkülerini saptırırsanız münafıklığın yolunu açtınız demektir.

Biz Allah’tan başkasına kulluk yapmaz, dünya tarlasına ahret meyveleri diker ve her işimizde ilahi rızayı gözetirken, dünyalık şeylerin fanatik taraftarı mı olduk? Cefasını çekerek, şakşakçılığını yaptığımız her şeyin yiyicilerine kölelikle geçirdiğimiz ömrün muhasebesini iş işten geçmeden yapmak durumundayız.

“Öldükten sonra dirilme ilme ve tıbba aykırı, Allah, peygamberler ve din, irticai şeyler, para ve güç her şeydir.”
Bu tür telkinlerin eğitim ve sistem haline geldiği bir memlekette, devşirilmede kaçınılmaz oluyor. Müslüman Türk milletinin manevi değerlerinde sistemli olarak yapılan devşirme neticesinde ortaya çıkan tablo, pusulasız gemi, kıblesiz insan misalidir.

Müslüman kimliğinin içini boşaltıp, kuru bir gövdeden ibaret içi boş çınar yaptılar bizi.
İçimizi dolduran inancımız değil, sistemin telkinleri oldu. Dünyaya ve dine bakışımızı şekillendiren sahte argümanlar ve onların telkinleri bizleri sanal doğruların kuklası yaptı.

Karanlıklardan sadece Allah’ın nuru ve yardımıyla çıkılır. Allah’a şirk koşmadan, emir ve tavsiyelerine uymak bizleri, sahte değerlerin sanal doğrularından kurtaracak tek şeydir. Evlatlarımıza iyi bir gelecek için yaptığımız fedakârlıklar, hep sistemin çıkarlarına hizmetkâr yetiştirmenin ötesine geçmemiştir. Kendimizi de, boş ve sahte doğrular uğruna tükettik.

Hâlbuki Allah’a halis bir imanla bağlı, her şeyi onun rızası için yapan bir milletin mensuplarının yaşama gayesi ve ülküleri bunlar mıydı? Bizleri nasıl bu hale getirdiler? Vallahi alıştıra alıştıra, hem de hiç fark ettirmeden. Allah diyenlerin, hak diyenlerin, ahiret var diyenlerin, horlanarak ve sindirilerek, maneviyatın yerine maddiyatın şırıngalandığı bir sistem ile. Hemide yıllarca süren bir aşılama neticesinde.

Sistemin, Müslüman Türk milletine uyguladığı bu maddiyat aşılarına karşı, yeniden maneviyata dönüş adıyla ülkücülerin başlattığı, tarihimizle, misyonumuzla, milli ülkülerimizle vuslat yolu bir alternatiftir. Fakat o yol önüne konulan engellerle çıkmaz sokak haline getirilmek istenilmiştir. Türk milleti o tıkanmak istenen vuslat yolunu hep açık tutmuş ve tutacaktır inşallah.





(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 12/07/2011 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Abesle İştigal
  2. Devleti Ele Geçirdiler
  3. Kim kimin kuklası
  4. Sabırları Çatlatmak
  5. Alıştıra Alıştıra
  6. Fanatizm ve Şike
  7. Merkezin Dağılması
  8. Yapılandırmadaki Zulüm
  9. Dinazorlar...
  10. Millet düşmanlarıyla kanka olanlar...
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER