
![]() |
Orhan TUNGAÇ .
|
Kemal Kılıçdaroğlu için yolun sonu mu?
MİT yasa dışı işlere bulaştı mı?
MİT yasa dışı işleri Başbakan'ın talimatıyla mı yaptı?
Savcı Sarıkaya kime dokundu?
Dokunan yanıyor mu?
Kişiye özel yasa olur mu?
MİT yasası diktatör yaratır mı?
The cemaat ne demek?
Demokrasimizin bir ayağı topal, bir kulağı sağır, bir gözü kör mü?
Demokrasi kimi, kimleri rahatsız eder?
Demokrasiden rahatsız olanlar demokrasinin takozu mu oluyor?
Suriye ile savaşacakmıyız?
Cari açığımız rekor üstüne rekor kırarken ekonomisi iflas eden Yunanistan'ın adalarını
satın alabilecekmiyiz?
Ülke, adım adım bölünüyor mu?
İnançlı-inançsız, sünni-alevi, Türk-Kürt, muhafazakar-demokrat olarak bölünürsek kaç parça oluruz?
Siyasi partiler parti içi demokrasiyi neden çalıştırmaz?
Bir yazı yazayım konusu ne olsun dedim. Kırk soruya muhattap ettim kendimi. Buraya kadar geldim.
Gündemimizden can sıkıcı ve de can acıtıcı soruları ne zaman ve nasıl çıkarırız diye düşündüm.
Hayatımızı zehir eden sorunlarımızın kaynağı siyasi partiler olduğu gibi, sorunların çözüm yerinin de siyasi partilerden geçtiğini sanırım hiç birimiz inkar edemez.
Çağımızda insanın yarattığı değerlerin paylaşımı kavgaya neden oluyor. Kavganın yerini barışın almasını isteyen insanlık, ''demokrasi'' denilen yönetim biçiminde karar kılmış.
Demokrasinin refah içinde yaşayan özgür insanı yaratacağına inanılmış.
Refah içinde yaşayan özgür insan idealine, demokrasinin kurumlarından sayılan siyasi partiler eliyle ulaşılacağı görülmüş.
Bunun üzerine ülkemiz çok partili bir sisteme geçmiş.
Buraya kadar güzel de, bizim ülkemizde barış ve refah içinde yaşayan özgür insanı yaratma başarısını siyasi partiler on yıllardır hala niçin gösteremezler?
Şirket yönetir gibi parti yönetmeye kalktıkları için bence.
Siyasi partilerimizin şirketlerle benzeşik yanı neresidir peki?
Şirketlerde en büyük hisseye sahip olanın borusu öter, O kişi şirketin yönetim kurulu başkanı olur.
Kendi parasını kendi idare eder. Kar ve zarardaki sorumluluğu salt kendisine aittir.
Siyasi partilerimizde de durum şirketlerden farklı değildir. Burada da en fazla delegeye sahip olanın borusu öter. Partiyi şirket yönetiyormuş gibi tek başına yönetir.
Kimi iktidar olur halkını özgürleştiremez, refah ve barış denizinde yüzdüremez.
Kimi muhalefet olur halkına refah, barış ve özgürlükler konusunda umut veremez.
Lamı cimi yok. Halk umutları ile, siyasi partilerin parti içinde demokrasiyi eksiksiz uygulamaya koydukları andan itibaren buluşmaya başlayacaktır.
Yaşadığımız garabete bakarmısınız.
Sosyal ve ekonomik görüşüme göre siyasi partiyi seçmesini bileceğim. Ama siyasi partide halkı yönetecek, halkın malını cebellezi etmeyecek, ikiyüzlü, şarlatan, halk goy goycularını
tanımayacağım.
Lideri lider yapan en önemli özellik insaf sarrafı olmalarıdır. Onlar herşeyi görür herşeyi bilir.
İki dudaklarının arasından eksik yanlış bir şey çıktığı görülmemiştir. Dolayısıyla biz ahmakların kimin milletvekili kimin belediye başkanı olacağını O'nlar kadar bilebilmemiz mümkün değildir.
Gerçek demokrasi neyimize, biz bakalım önümüze..!
Sizi bilmem, ben seçimlerde oyumu kullanmamak için kırk dereden su getiriyorum. Ikınıyorum, sıkınıyorum, ''yahu bu adaylar benim adayım değil, kullanacağım oy atama yöntemini bana reva görenleri meşrulaştırmaktan öte gitmez, Tekel içki özelleştirmesindeki gibi halkın mallları yine çar-çur olur, kentlerimi sel, derelerimi HES alır, Çin'den terlik,Tayvan'dan mintan gelir, işçi işsiz, köylü yolsuz kalır, emekli üç otuz paraya muhtaç evinin içine mıhlanır, memurun iki gözü hökümete odaklanır, aydınımın, yazarımın, askerimin, özgürlüğü adaletin kefesinde sallanır, gazetecimin kalemi görücü usulü pazar tezgahlarında pazarlanır, din bezirganları ortalara salınır''diyecek oluyorum, kös kös seçim sandığının yolunu tutuyorum yine de...
Seçim bitiyor benim-bizim seçmediğimiz seçilenler, seçiliyor.
Veee; Türkiye eski tas eski hamam...
Eleştirilerimi sıralarken lafı dolandırdığımı sandınız. Aslında haklısınız. CHP Tüzük kurultayına gelmeden konuyu biraz daha pişirmekti amacım.
Soyal ve ekonomik yaşamımızın şifreleri siyasi parti kurultaylarında gizleniyor. Sırf ve tek bu yüzden siyasi partilerin kurultaylarını önemsememiz gerektiğini düşünüyorum. Söz konusu CHP kurultayı ise
eğer, iki kez önemsiyorum.
Demokrasimizin gelişmesi ile CHP'nin iktidara alternatif olmasını at başı görüyorum.
CHP Kurultaylarına, solan gelecek umutlarımızın yeniden yeşerdiği alanlar olarak bakmışımdır hep.
Geleceğe olan özlemlerim her kurultay sonrası sukutu hayale uğrasa da, öyle bakmışımdır...
Safdillikle suçlamayın. Umut fakirin ekmeğidir.
TESEV üyesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu '' Sebahattin Ali'yi CHP öldürttü'', atadığı
milletvekillerine '' hepiniz aynı meyhaneye gitmeyin'' gibi veciz sözlerle kurultaya gidiyor.
İki kurultay mucidi Kemal Kılıçdaroğlu hem delegeden çekiniyor, (doğal delege sayılan milletvekillerinden çekinmiyor, neden?) hem de yaptığından yapacağından geri durmuyor. Demokratik tüzüğün ekibi ile birlikte sonunun olacağını görüyor. Demokratik yöntemlerle tasviye olasılığına direniyor. Direnirken antidemokratik
tüzüğü dolanarak toplu tasviyeye girişiyor.
Bir zamanlar CHP'de tasviyeler tek tek yapılırdı. Kitlesel tepki önlenirdi.
Bana öyle geliyor ki, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yöntem sanki değişti. Tasviyeler kitlesel yapılıyor, tepkiler güya teke indiriliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu iki kurultay yaparak tercihini belli etmiştir. Koltuğunu korumaktır amacı.
Kişilerin değil, kurultaylar ve kanatlar partisi CHP'nin bu iki kurultaydan kolu kanadı kırık çıkması kaçınılmaz olmuştur.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun yalpalamaları sonucunda öngörüm, kendisi için yolun sonunun geldiğidir.
CHP, yüzbinlerce üyesine güven duymadan bir arpa boyu yol alınamayacağını bilen siyasetçileri eninde sonunda bağrından çıkaracaktır.
Tüzük kurultayları öncesinde net olarak görünen budur.
Yazıya sorularla başladım, soru ile bitireyim.
CHP'nin yeni İzmir İl Başkanı eski milletvekili Selçuk Ayhan olabilir mi?
- CHP'de icazet geleneğini yıkın...
- Tahsin GÜZEL, Sen Ne Akıllanmaz, Ne Uslanmaz Adamsın be..!
- 1 MAYIS 2012 ve %5
- 19 Mayıslar kalsın!
- AKP öyle, CHP böyle... Ya Biz..?
- CHP İzmir İl Başkanı kim olacak?
- Hak aramak adalet istemek iyi bir şey...
- CHP'de Halka '' Düşün Peşime'' Diyebilen Siyasetçi Var mı?
- Yakan Yaktığı ile Yanan Yandığı ile Kaldı
- İktidarın Eleştirilere Yaklaşımı
- Alevi Evlilik
- Doktor Evlilik
- Yuvayı Dişikuş Yapar
- Evlilik Kataloğu
- Dedem Evlenecek
- İslami Evlilik
- Öğretmen Evlilik
- Hemen Evlilik
- Anlaşmalı Evlilik
- Kürt Evlilik
- Engelliler Evleniyor
- Rüya Tabirleri
- Rus-Türk Evlilik Sitesi
- Web Tasarım
- Şehitler Ölmez
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Hosting Domain
- Zengin Eş
- İzmir Evlilik
- Dert Ortağı
- Acil Tazminat
- Muhsin Yazıcıoğlu
- Konya Evleniyor
- Birlikte Tatil
- Evlilik Kataloğu
- Sanal Psikolog
- Polis Evlilik
- Avukat Evlilik
- Deniz Gezmiş
- Holiday in Anatolia
- Kitap Bülteni
- Bekar Alemi










































