Sinan ÖZTAN
Emekli Bürokrat



haber@yerelgundem.com


Çevreye ne kadar duyarlıyız?

Devir teknoloji devri:teknolojik gelişmenin önünde durmak zor. Hergün yeni icatlar insanlığın hizmetine sunulurken, çevreye ne kadar önem veriyoruz. Bu imkânlardan yararlanırken, çevremizdeki birçok varlığı da yok etiği yadsınamaz. Hızlı nüfus artışı, buna bağlı olarak çarpık kentleşme. Rant yaratma uğruna, büyük kentlerdeki yeşil alan ve ormanlık alanların bilinçsizce imara açılması, azalan çanlı türleri,meraların yok olmasıyla, beslenmemizde önemli kaynak teşkil eden hayvan varlığının yok olma noktasına gelmesi, hava kirliliği. Sanayileşmede yer tespitindeki yanlışlıklar nedeniyle, deniz, göl ve nehirlerin aşırı derecede kirlenmesi balık ölümleri akla gelen ilk unsurlardır.
Çevre ile ilgili kurumlar; çevrenin korunması ve gelecek kuşaklardan emanet aldığımız çevre konusunda üzerlerine düşen görevi yapıyorlar mı? Buna biraz şüpheyle bakmak gerekir.Peki,biz vatandaşlar olarak bu hususta ne kadar duyarlıyız? Çevreye gereken ilgi ve duyarlılığı gösteriyor muyuz? Bunun da yanıtı hiç şüphesiz hayır!

İçimizde benden uzak olsun,boş ver olgusunu taşıdığımız sürece,görevimizi yapmıyoruz.
Süper Devletler, sera gazlarının atmosfere salınımı konusunda gereken duyarlılığı zamanında göstermemeleri nedeniyle ozan tabakası delinmiştir. Kyoto protokolüne hala birçok ülke imza atmamıştır. Kuzey Kutbundaki buzulların erimesi, Orman yangınları, aşırı yağışlar ve meydana gelen, sel baskınları ve erozyon yeryüzünün yok olmasının işaretleri sayılabilir.

Kabahatler Kanununun çevreyle ilgili 41.maddesi ne derecede uygulanıyor. Bu maddenin uygulandığını, çevreye zarar veren birilerini kime şikâyet edeceksin, kim gelip şikâyeti değerlendirecek bunun mümkün olmadığı aleni şekilde bellidir.

Kasten orman yakanlara ve çevreyi büyük ölçüde tahrip edenlere, ceza yasalarımızda yapılacak değişikliklerle ağırlaştırılmış hapis cezası verilmelidir.

Açıklanan çevre sorunlarının dışında, atık yağların çevreye verdiği zarar dikkate alındığında bir litre atık yağın 1 milyon litre içme suyuna zarar verdiği, bilimsel verilerle ortaya çıkmıştır. Kalitesiz yakıt kullanımı ve bunun sonucunda hava kirliliği. Kanalizasyon sularının arıtılmadan, deniz, göl ve nehirlere bırakılması.

Çöp sorunu:Belediyeler bu konuda sınıfta kaldığını göstermektedir..

Zirai mücadele ilaçları ve kimyevi gübreler.Artan trafik ve motorlu araçlardan çıkan egzoz gazları,Elektronik aygıtların yaydığı radyasyonun canlılara verdiği zararda unutulmamalıdır.




(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 03/08/2010 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Çöp Sorunu
  2. Referandum...
  3. İzmir'de Aracımı Nereye Park Edeceğim?
  4. Çevreye ne kadar duyarlıyız?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors