Tahsin GÜZEL
İzmir Ayakkabıcılar Odası Başkanı




İzmir için nakarat: Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak...!

Türkiye’nin kanayan yaraları olup ne hikmetse bir türlü görülemeyen hatta görülmek istenmeyen konuların içinde yaşayan ve en küçük ayrıntılarına kadar bilen, bu konulardan da ciddi rahatsızlık duyan bir kişi olarak önceki yazılarımda kısmen değindiğim olayları kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyorum. Evet.

Ah o büyüklerimiz sevdiklerimiz güzel ahlaklı insanlar kamu malına el uzatmayan bey tül mal diye kamuya ait bir mumu bile yakmayan atalarımız güzel ahlak ve davranışlarınızı göremeyip sizlere atfedilen uydurmasyon safsata sözlerle tanıdığımız, sizlere ait sözlermiş gibi yutturulan her doğruyu her yerde söyleme, sana değmeyen yılan bin yıl yaşasın, devlet malı deniz kıyısından yemeyenler keriz, bal tutan parmağını yalar tavsiyelere itibar ettiğimizi biliyor musunuz? Bundan dolayı da açlar aç toklarında doymadığını biliyor musunuz?

Dedem bu günleri görseydi 45 yıl askerlik yapmaz 14 sene esir düşmez vücudunda ömür boyu taşıdığı 7 adet kurşunu yemez 115 yıllık ömrü süresince de bu ülke için ağlamazdı.

Ömrünün baharında bu Millet ve DEVLET için Şehit olan yiğitlerimiz de haklarınızı helal edin sizler gibi ne malımızı nede canımızı bu devlet için veremiyoruz, sizler canlarınızla cenneti kazandınız bu vatanı sizlere laik olmayanlara emanet ettiniz. Orada bizlere şefaat edin burada da bizleri koruyun sizler Allah’ın askerlerisiniz o şanlı ecdadında gerçek torunları da sizlerdiniz.

Atalarımız deyince yine merhum dedemin anlattığı bir hikâye aklıma geldi.

Zamanın birinde çok yiyen doymasını da bilmeyen bir zatın iştahı azalmış. Dolayısıyla bir hekime başvurmuş. Hekim derdini sormuş, bizim zatı muhterem aman doktorum yemeden içmeden kesildim demiş, doktorda bey efendi önceleri ne yiyordun bu gün nedir durum demiş bizimki başlamış anlatmaya, efendim sabahları bir deve yiyordum, doruğa öğlenleri bir dana yiyordum buzağıya akşamları da bir koyun yiyordum kuzuya düştüm demiş.

Doktor kafasını kaldırıp şöyle hastanın yüzüne bir bakmış bak evladım Topkapı sarayını yeme Müslümanlar namaz kılacak, Selimiye kışlasını yeme askerlerimiz yatacak, beni yeme üç çocuğum öksüz kalacak haydi git buradan eşek oğlu eşek demiş. Ah dedem ah iyi ki bu günleri görmedin.

Evet, günümüzde asgari ücret 600 TL iken, Kamu kurumlarından milyonları götürüp doymayanların bu kurumları şahsi izzet ve ikballeri için kullananların sayısı az değil ayrıca. Allahtan korkmayıp üç beş saat te maaşlarına sınırsız zam yapanlar da suçsuz değil ne demek emekli vekile ayda 7 milyon emeksize de 18 milyon. Allahtan revamı..

Bu şatlarda kimseye hesap soramazsınız kamu nitelikli kuruluşlarda dönen dolapları da göremezsiniz. Çünkü halkın verdiği yetkiyle elinize geçirdiğiniz gücü öncelikle kendiniz için kullanırken, aynı duyarlılığı bu ülkenin istikrarı ve halkın refahı için gösteremezsiniz, sizlere vekalet verenleri de duymuyor yaşanan her tür olumsuzlukları da göremiyorsunuz.


Bir başka göremediğiniz ve yahut oy hesabı yaptığınız için olacak ki görmek istemediğiniz esnaf teşkilatları ticaret odaları yapı kooperatifleri kefalet kredi kooperatifleri gibi kamu nitelikli kuruluşların birçoğunda temsil ettikleri kitle için değil de, bir kısım idarecinin iş aş kapısı sıçrama tahtası konumuna geldiğini sınırsız saltanat sürdürüldüğünü, üyelerden zorla toplanan paraların reklam ve ikramlar için harcandığını göremezsiniz.

Ticaret ve Esnaf teşkilatlarının asli görevleri temsil ettikleri üyelerin mesleki bilgi ve görgülerini arttırmak bütçesini de üyeleri için harcamak. Kooperatifler de farklı değil.


Bende bir oda başkanıyım söz konusu bu kurumların yıllık topladığı para icracı bir Bakanlığın bütçesine eşdeğerdir. Zorunlu aidat nedeniyle üyeler icraya verilir, evrak belge tasdiklerden para alınır, ödeme zorluğu içinde olanlardan alınamaz ise üyelikten atılır, peki toplanan paralarla ne yapılır?

1.Son model makam aracı alınır özel şoförler tutulur.
2.Üyeler için Lokal açılır, Otel işletilir, Şirketler kurulur. Vakıf kurulur, idarecilere hizmet eder.

3.Üyeler icraya verilirken, bir kısım otorite olan kurum ve kuruluşlara bağış yapılır araç gereç alınır hediyeler verilir.
4.Hergün gündeme gelmek için basın ve yayına reklam verilir, ikramlar yapılır.

5.Sözde temsil ettikleri üyeler adına idari kadroya istişare amaçlı toplu yemekler verilir. Seyahatler düzenlenir.
6.Temsil ettikleri üyelerin dert ve sıkıntıları görülmez, yardım edilmez. İl ve İlçelerin çevresi çehresi güzelleştirilsin diye yardım edilir, benzeri onlarca kıyak ve keyfiyet var. Ha kooperatifler ah oralara bir değinsem çukura düşer çıkamam, çıkış yolunu bulunca oraya da geleceğim.

İktidarını muhalefetini bu konulara duyarlı olmaya davet ediyorum. 80 anayasasının kamburların dan birisi de budur. Çünkü silahsız Kuvvetler olarak görülen bu kurumlar güce göre rota değiştiren basın ve medya gibi ihtilallere çanak tutmak için bugün olduğu gibi yıllarca da kullanılmıştır.


Hala hukukun değil üstünlerin hukukunun hüküm sürdüğü bir ortamı bu millete reva görüyor.

Günümüze cevap vermeyen anayasa değişikliğine maaş zamları için gösterdiğiniz gayreti göstermiyorsunuz.

Kısa kısa örnekler verelim tabi ki İzmir’den 200 bin esnafın en üst kurulu olan Esnaf Odaları birliği, eğer gayretlerimizle kanun değişmemiş olsaydı bakın 5-10 yerden idareciler ne kadar maaş alıyordu. O günün İESOB.Bşk.Susam’ dı. 6 yerden 28 milyona yakın maaş buda yetmezdi ŞRK.ler sosyal tesisler de emirlerindeydi. Bir başka bu kurumların kesesinden hala bugün olduğu gibi basın ve yayına milyonlarca reklam parası ikram parası ödeniyordu, bir Allah’ın kulu çıkıp kardeşim buralar kamu kurumu Tapu daireleri, maliye, kara yolları gibi kuruluşlar reklam ikram veriyor mu demedi bu günde diyen yok.

Ya Esnafın paraları ile şirketler kurdunuz, reklamlarla ortak üyeleri uyuttunuz, sizler para kazanırken tedarik şirketi sadece alır dağıtır, hangi yatırımı yaptı da iflasını istediniz diye soran yok binlerce ortak ve garip ağlarken duyan olmaz mağdurların halini kimse sormaz, bir gecede millet vekil maaşları 18 milyara çıkmasına rağmen milletvekili olarak kooperatif başkanlığından en üst seviyede maaş almanın etik olmadığını kimse söylemez.

Ama ben sormaya yazmaya devam edeceğim.


Dahası seçilmiş insanların görevleri süresince icraatları ile ilgili yanlışları sorulur, eleştirilir. Buna da katlanır cevabını verir, mahkemelere koşacağına televizyonlara çıkar, gel arkadaş mesele budur der. Oyumu almaya geldi mi temsilcim, hesap soruldu mu düşmanım. Peki o makamlara getirirken dosttuk ya.

Bu mahalde Türkiye de yeni bir moda icat ettik, son günlerde şerefiyle bozuk sisteme rağmen görevini yapmaya çalışan benzeri olayları araştıran ve yargılayan Savcılarımız ve Hakimlerimizi de politikacıymış gibi bir taraf yapıyor, buda yetmiyor aba altından sopa gösteriyorlar ayrıca hedef haline getiriyorlar,

Vatan hainine teröristine hırlısına hırsızına dayısına mafyasına karşı Devlet ve milletin hakkını korumak için her tür riski alarak adaleti tecelli ettirmeye çalışan Hakim, Savcı, Polis gibi kamu görevlilerine Ne maaş veriyorsunuz ki..?

Yapılan güzel bir iş Allah korusun öldükten sonra güzel bir tören sonrası ailesini çocuklarını hatırlamamak, çünkü yakınlarım ve çevremde şehit yiğitlerimiz bir hayli çok, ben vefalıyım onlara laik olmaya çalışıyorum iki yalınayak tehdit de etse,

Herkes iyi bilmeli ki vatandaş olmanın şartı yanlışların karşısına çıkmak, haksızlıklara göz yummamak, her şeyi de güvenlik kuvvetlerinden beklememek, kaldı ki ben mağdur edilen esnafın seçilerek gelen bir idarecisiyim, ayrıca gazetecilik te kamu görevidir. Ben kamu adına yazıyor ve soruyorum.

İzmir demişken Ticaret odasına da değinmemek mümkün değil, çünkü üyesiyim aidat ödüyorum bakıldığı zaman yok birbirinden farkı. Başındakiler kral, kural yok, üyeleri yaldızlı yıldızlı sözlerle kafaları karıştırılsın Şirketler vakıflar kurulsun reklam ikramlar için paralar harcansın (şimdi birde burasımı çıktı derler)hemen onlarda mahkemelere koşarlar üzülmesinler Adliye ye yakın bir ev tuttum beni takip edenlere adresimi de vermiş oluyorum.

Herkes biliyor ki Başkan Demirtaş denildi mi Ticaret Odası. Ticaret odası denildi mi Ekrem Demirtaş akla gelir, bu maharetli bey efendide aynı Susam gibi İzayır, Efe rakı, Elda içecek,İdol şarap İtop organize işbirliği enerji, işbirliği gayrimenkul ortaklığı kooperatifler gibi onlarca Şirketler kurdu.

Allah rızası için ortaklara bir sorulsun tabi ki kafayı bozup delirmeyen varsa benim tanıdıklarım kafayı bozdu mecnun oldu, bu günlük şirketleri bırakıyorum, Susamın da kurduğu onlarca şirket vardı onun ortaklarını da bulun sorun şirketlere sonra devam edelim.

Aidatlarını ödeyemedi diye yüzlerce üye odadan atılırken hangi hakla kurduğun İtokent, Sıra Selviler benzeri çeşmede kurmak istediğin kooperatifin iş ve işlemlerini kolaylaştırmak akla geliyor. Her neyse onu zaman gösterecek Çeşme Güzelleştirme Derneğine yığınla para aktarıyorsun, dahasını ileriki günlerde belgeleri ile sizlere sunacağım.

Önceki yazılarımı takip edenler var ise ben İzmir’i terk edersem İzmir hem huzura kavuşacak, hem de kalkınacakmış, bunlar üzülmeye devam etsin ben buradayım, evet belediyeleri de unutmuş değilim.


Önceki yazılarımda İzmir’de bir kısım Metropol belediyelerinin kamu alanları olan pazar yerlerini idarecileri yandaş olan bir kuruma sözde bir ihaleyle kanunlara kılıf uydurularak tahsis edilmesin den söz etmiş, o kurumun da bu alanlardan muhtelif gelir makbuzları adı altında para topladıklarına dikkat çekerek, esası bu kamu alanlarını sadece belediyelerin işleteceğini işgaliye bedeli alabileceğini işgaliye dışında her hangi bir para talep edilemeyeceğini hatırlatmıştım.

Özellikle Belediyeciliğe soyunan ve yıllardır o pazar yerlerini tahsis bedeli adıyla130 odadan ayrıcalığı bulunan o odaya verilmesine karşı çıkmıştım.

O odanın işgaliye bedeli dışında muhtelif isimler altında mühürsüz tarihsiz imzasız makbuzlarla para toplaması buda yetmiyor yerlerin hava parası ile satılması ve katılım payı adı altında garip esnaftan paraların toplanması kanunlara aykırı olduğunu bu uygulamalara çanak tutanların suç işlediğini de hatırlatmıştım.

Park durak ve pazar yerleri gibi kamu alanlarını sadece Belediyelerin kontrol etmek fiyat belirlemek yanında işletmek gibi bir sorumluluğu olduğunu da hatırlatmıştım.

Oh ne kadar güzel buyurun beyler bize on ödeyin, sizde katlayarak para kazanın deme lüksleri yoktur.

Dostlar iyi bilinmeli ki bu ülke içeriden çökertiliyor, kaynakları har vurulup harman savruluyor, bundan dolayı da halkın iki yakası bir araya gelmiyor, insanlar vicdanıyla hareket etmiyor, bir çoğunun da karnı doymuyor bakalım civciv mi kuş mu çıkacak, bu işin sonu ne olacak.





(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 20/01/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Ak Parti ve İzmir kaybeder...
  2. Esnaf Odaları kimin arpalığı?
  3. Kanun nizam tanımaz pişkinliğe vururlar..
  4. Ak Parti İzmir İl Başkanı AKAY'a bir şans daha...
  5. Adını sizler koyun...
  6. Cihat Akay'ın etrafındaki Bermuda Şeytan Üçgeni
  7. Hangi vefadan söz ediyorsunuz?
  8. Sayın Başbakan İzmir'e yeterince önem vermiyor...
  9. Bunlarda mı İddia Beyler?
  10. Sayın Kılıçdaroğlu BESAŞ battı gözün aydın olsun...!
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER