Yıldız SAĞTÜRK
Gazeteci Yazar




KOL KIRILIR YENİ İÇİNDE KALIRSA BÖYLE OLUR !

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için

İki yıl önceydi. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı, Türkiye'de kadına yönelik aile içi şiddet araştırmalarıyla ilgili bazı sonuçları açıkladı.

Bakan, "Ülkemiz genelinde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı yüzde 39'dur" dedi.

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye genelinde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı yüzde 39’du. Hayatının herhangi bir döneminde duygusal şiddet yaşayan kadınların oranı ise yüzde 44. Cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranı yüzde 15.3'tü. Kadınların yarısına yakını fiziksel veya cinsel şiddeti aynı zamanda yaşıyordu.

Kadınların dörtte biri ise yaşadığı fiziksel şiddet sonucunda yaralanıyordu. Yarısı eğitimsiz, dörtte birinden fazlası ise eğitimliydi. Kadınların yüzde 14’ü ise bazı durumlarda eşlerinin kendilerini dövebileceğini kabul ediyorlardı. Kadınların yarısı yaşadıkları şiddeti kimseye anlatmıyordu. Eşi tarafından dayak yiyen kadınların birçoğu sağlık sorunu yaşamasına ve hatta intiharı düşünmesine rağmen sıkıntılarını kimseyle paylaşmıyordu.

Yüksek öğrenim gören kadınların yaşadıkları şiddeti paylaşmak konusunda daha ketum davranması,  yüksek öğrenim görmüş altı erkekten birinin eşine fiziksel şiddet uyguluyor olması ise acı gerçeğin bir başka vahim göstergesiydi. Çok açıkça görülüyor ki okumuş olmak, eğitimli olmayı sağlamıyor.

Bu toplumsal araştırmalardan elde edilen sonuçlar eğitim sisteminin birçok kez sorgulanmasını gerektiriyor. Bu sosyolojik vurgular, eğitim sistemimizin, ne yazık ki, eğitim değil kuru bir öğretimden ibaret olduğunu, eğitimli insan değil, değer yargıları gelişmemiş, sadece bazı bilgilere sahip kişiler yetiştirdiği gerçeğini açıkça gözler önüne seriyor.

Eğitim sağlam ve yıkılmaz değer yargılarına sahip olabilmek demektir. Eğitim insan eşitliğine saygı duymak demektir. Eğitim doğayı ve tüm canlıları sevebilmek demektir. Eğitim özveridir, bencillikten kurtulmak demektir. Eğitim birlikte onurla yaşayabilmek demektir. Eğitim birbirini geliştirmek, kalkındırmak demektir. Eğitimsiz kalmışlık bütün bu değerlerden yoksun olmak demektir.

Yapılan araştırmalar ezilen kadın gerçeğinin
gün geçtikçe büyümekte, sorunun gün geçtikçe çoğalmakta olduğu gerçeğini bir kez daha gün ışığına çıkarıyor.

Artık kol kırılıp yeni içinde kalmamalı. Gizlenen şiddet büyüdükçe insanı insanlığından uzaklaştırmaktadır çünki.


* * *

Toplumda bozulmuşluklar ancak çok yönlü organize çalışmalarla doğrultulabilir. Beden ve ruh sağlığında, eğitimde, hukukta, ahlak değerlerinde, değer yargılarının evrensel doğru çizgilerine oturtulmasında, devlete, topluma, sivil toplum örgütlerine büyük sorumluluk düşmektedir.

-KADINA ŞİDDET İNSAN HAKLARI İHLALİDİR.

-KADINA ŞİDDET BİR SAĞLIK SORUNUDUR.

-KADINA ŞİDDET BİR EĞİTİM SORUNUDUR.

-KADINA ŞİDDET BİR İNSANLIK SORUNUDUR.

-KADINA ŞİDDETİN HİÇBİR HAKLI GEREKÇESİ OLAMAZ.

-KADINA ŞİDDET YASALARA AYKIRIDIR, DİNE AYKIRIDIR, GELENEKLERİN ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜDÜR.

* * *

Bugün toplumumuzun karanlık kadın manzaralarına bir spot ışığı tutmak istedim.

Geri bırakılmış, baskı altına alınmış, baba ve kocaya köle kılınan, toplumun bir yarısı olan kadın kimlik kaybı içinde.

İçinde yaşadığımız toplum son günlerde ciddi bir sosyal histeriye yönelmiş.

Gün geçmiyor ki ülkenin şu ya da bu kesiminde bir toplumsal olay öne çıkmasın…
Gün geçmiyor ki toplumun şu ya da bu kesiti çalkalanmasın…

Laik- antilaik tartışmaları, alevi-sünni çatışmaları, mafya-terör- uyuşturucu ilişkileri, siyaset- tarikat-şeriat-giyim-kuşam, ben ve kabul edilemeyen öteki… Değişim girdabı…

Gitgide birbirinden kopan, uzaklaşan farklı yaşam biçimleri… Ve bu değişimin merkezine
oturan kadın figürü. Merkezinde kimlik bunalımında kadın figürünün olduğu bir toplumsal deprem yaşıyoruz sanki…

Toplumda yükselen sesler, gitgide yoğunlaşan eylemler… Doğu ve batı arasında bir sarkaç gibi sallanıyor Türkiye.

Türkiye’nin üstünde doğudan batıya salınıp duran bu sarkacın nirengisinde ne yazık ki toplumda yerini bulamamış kadınlar var. Her rüzgarda eğilen, her saplantının fırtınasına kapılıp savrulan kadınlar...

Ufku, dünya görüşü genişlememiş, değer yargıları güçlenmemiş, eğitimsiz bırakılmış kadınlar.

Bu nasıl bir yöneliştir… Nasıl bir çözülüştür… Nasıl bir fırtınadır, ülkenin üstünde doğudan batıya, batıdan doğuya salınan bir sarkaç gibi yaşamak…

Bu salınımı durultmak gerek. Toplumsal uzlaşma için bozulan değer yargılarını yeniden onarmak gerek.

Yeniden birbirini sevmeyi, kabul etmeyi öğrenmek gerek.


Aile ve toplum bütünlüğünü kuran kadın figürünü, toplumsal çatışmanın merkezinden çekip, layık olduğu toplumsal uzlaşmanın merkezine oturtmak gerek.

Kadının eğitimi için bütün koşulları sağlamak gerek. Sağlıklı, kendine güvenli genç nesillerimizi yetiştirecek olan, ufku geniş, iyi eğitilmiş, ayakları yere sağlam basan, bilgili, eğitimli ve fikir üreten kadınlar olacaktır çünki.

Toplumda erkeğin yanı sıra, eşit egemen güç olan kadın, geleceğimizin tek güvencesi olacaktır.

Ezik ve eğitimsiz anneler ezik ve eğitimsiz nesiller yetiştirir. Bir yarısı diğer yarısı kadar güçlendirilmemiş bir toplum, bir tarafı çürük bir elmaya benzer. Yarısı ezilmiş, bir tarafı aşağılanmış bir toplum, çürümeye, yok olmaya mahkumdur.

Çünki eğitimli insan kendine güvenendir. Eğitim sağlam ve yıkılmaz değer yargılarına sahip olabilmek demektir. Eğitim insan eşitliğine saygı duymak demektir. Eğitim doğayı ve tüm canlıları sevebilmek demektir. Eğitim özveridir, bencillikten kurtulmak demektir. Eğitim birlikte onurla yaşayabilmek demektir. Eğitim birbirini geliştirmek, kalkındırmak demektir. Eğitimsiz kalmışlık bütün bu değerlerden yoksun olmak demektir.






(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 25/11/2009 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Fransa'nın Gizlediği Günahı, Sorgu - La Qestion
  2. Çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakıyoruz ?
  3. TEHLİKEYE ALDIRMADAN YAŞAMAK?..
  4. KOL KIRILIR YENİ İÇİNDE KALIRSA BÖYLE OLUR !
  5. SEVGİLİ ÖĞRETMENLERİMİZE ...
  6. ÇOCUK İNSANIN ATASI
  7. UYGARLIK AĞACININ KÖKLERİ KİTAP
  8. NASIL BİR KENT ÖZLÜYORUM ?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER