Yusuf İNAN
GÜNDEM -GENEL YAYIN YÖNETMENİ



editor@yerelgundem.com


Ekrem Dumanlı Zaman Gazetesi'nden ne kadar maaş alıyor?

Bugün Babıali'ye bir taş attım her yer sallandı! İnsanoğlu bu kadar işte... İyi dersin, yere göğe sığdıramazlar; iki soru sorarsın, yerin dibinde gidecek yer bulunmaz.

İşimiz aciz insanlara kalmışsa halimiz 'duman'dır...

Geçtiğimiz günlerde İzmir'de "İzmir Kültürler Arası Diyalog Merkezi – İZDİM" bir panel düzenledi. Ben de o panele davet edilmiştim. Panele Amerikalı Prof. Dr. Scott Alexander adında Katolik bir akademisyen de konuşmacı olarak katılmıştı.

Prof. Dr. Scott Alexander konuşmasında Gönüllüler Hareketi – Hizmet'e dahil oluşunu ilginç örneklerle anlatmıştı. Ben de elin Amerikalısı Fethullah Gülen'i biz Türklerin elinden almış diye hayıflanmıştım.

Prof. Dr. Scott Alexander diyor ki: "Ben de Gönüllüler Hareketi – Hizmet'e dahilim".

Bunu diyen kişi Müslüman bile değil, Katolik...

Eğer Amerikalı Scott da 'hizmet'in içindeyse, Türkiye'de 'hizmet'in dışında kimse yoktur...

Bu da demektir ki; “hizmet” bir havuz, insanlar da buz taneciği.. Havuza düşen buz taneciği, mutlaka erir ve o havuza dahil olur.

Her ne kadar Ekrem Dumanlı'ya soru soruyor, eleştiriyorsam da, Fethullah Gülen'in fikirlerine ve emeklerine de şapka çıkarıyorum.

Ekrem bey beğense de beğenmese de ben gazeteciyim. Kendisi de gerçekten gazeteci ise sorularımdan alınmaması gerekir.

Hani alınırsa da alınsın, demiştim. Aynen tekrar ediyorum.

Sayın Dumanlı'ya soruyorum.Zaman Gazetesi'nden ne kadar maaş alıyorsunuz?

Biliyorum bizde kadına yaş, erkeğe maaş sorulmaz! İşte ben eşeklik edip sordum!

Ne olur açıklasan da insanlar rahatlasa...!

Ekrem Dumanlı'yı, bu beyin taklalarıyla başbaşa bırakırken, ben bir okurun gönderdiği Zaman Gazetesi'nin hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum.

Bana çok etkileyici geldi. Ekrem Dumanlı'yı etkiler mi bilmiyorum. Etkilerse, sağ elini havaya kaldırıp, sol göğsünün üzerine koyması yeterli. Gerisini ben anlarım...

Bu arada benim yazı üslubumdan kimse alınmasın, özel bir nedeni yok. Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmamama verilsin...



İşte Zaman Gazetesi'nin hikayesi...

"Zaman Gazetesi'nin ilk çıktığı günü dün gibi hatırlıyorum. İlk elime aldığımda biraz amatör gelmişti. Ama kısa sürede gelişti.

O günlerde gündem Nabi Avcı'dan sorulurdu!

Nabi Avcı bir müddet sonra Zaman'dan ayrıldı.

Nabi Avcı'dan sonra en dikkat çeken isim Fehmi Koru'ydu. Bir de Taha Kıvanç. Zaman Gazetesi'ni sadece Fehmi Koru ve Taha Kıvanç için alan insanlar vardı. Gerçekten de Fehmi Koru o günlerin en flaş ismiydi. Gündemi çok iyi takip ederdi. O yıllarda bilgisayar kullanımı yok denecek kadar azdı. Türkiye'nin anlı şanlı gazetecileri daktilo kullanırken Fehmi Koru bilgisayar kullanırdı. Pazar günleri köşesinde bilgisayar dünyasından haberler verirdi.

O yılların teknoloji düşkünlerinden biri de Turgut Özal'dı. Turgut Özal ile Fehmi Koru'nun en iyi anlaştıkları alan bilgisayarlardı.

Fehmi Koru'nun amcasının oğlu (!) Taha Kıvanç da o yılların en iyi kulis yazarıydı. Fehmi Koru ve Taha Kıvanç ne yazsa gündem olurdu. Doğru düzgün muhabir kadrosu bile olmayan Zaman Gazetesi Babıali'de ses getirirdi.

Hiç unutmam Taha Kıvanç bazı gazetecilerle girdiği kalem dalaşında bilgisayar bilgisini ve arşivciliğini ön plana çıkararak alay ederdi. Falan gazeteci arşivini çamaşır ipine asıyormuş diye matrak geçerdi.

O yılların en gözde gazetecileri; Fehmi Koru, Cengiz Çandar, Hasan Cemal, Mehmet Barlas idi. Bu ekip aynı zamanda Turgut Özal'ın da ekibi gibiydi.


Fehmi Koru, tüm Babıali'nin takip ettiği gazetecilerin ilk başında gelirdi. Birçok zaman gündemi tek başına belirlerdi. Kalemi ve konulara bakış açısı ilgi çekiciydi.

O yıllarda Zaman Gazetesi'nde heyecan vardı. Vehip Sinan'ın karikatürleri bile tek başına gündem olurdu. Hatta o yıllarda karikatüristler içinde Vehip Sinan en anlaşılır ve en komünist olanıydı! Yani halkın sorunlarını en iyi en anlaşılır şekilde anlatan gerçek sanatçıydı. Çizdiği karikatürler daha sonra kitap haline geldi ve Zaman okurları yayınlanmış karikatürlerin kitaplarını bile satın aldı.

O yıllarda Zaman Gazetesi'nde dış haberler sayfası da çok dikkat çekerdi. Dünya gündemini sıradışı haber ve yorumlarla okurlarına yansıtırlardı.

Dış haberlerde Fikret Ertan'ın bakış açısı gerçekten mükemmeldi. O amatör gazetenin içinde dış haberler her gün özel dergi gibi çıkardı.

Bir müddet sonra Taha Kıvanç hayranları; Tamer Korkmaz ve Nuh Gönültaş ile de tanıştı. Nuh Gönültaş ve Tamer Korkmaz da gerçekten ilk sırada takip edilenler listesindeydi. Zaman Gazetesi 100 bin satmıyordu ama okunuyordu.

Sağ veya sol, Zaman Gazetesi'ni ciddiye alıyor ve gerçekten takip ediyordu.


Yazarları da amatördü, muhabirleri de. Ama gazete hızla yukarı doğru tırmanıyordu. Bir dönem Halit Esendir'i hatırlıyorum. Halit Esendir Zaman Gazetesi'nin en yüksek sıçrama yaptığı dönemlerde görev başındaydı. Hasan Sutay'ı ve renkli köşesini unutmak mümkün değil. Gerçekten o yıllarda Hasan Sutay'ın köşesi en fazla okunanlardandı.

Zaman Gazetesi bir dönem Mehmet Şevket Eygi'li günleri de gördü. İlk günleri heyecanlıydı daha sonra Mehmet Şevket Eygi'nin de ateşi söndü, pili bitti. Son dönemlerde Mehmet Şevket Eygi'nin yazıları Zaman Gazetesi'ni aşağıya çekmeye başlamıştı ki, görev değişikliği oldu. Zaman Gazetesi'nde hatırladığım bir diğer gazeteci de Halil İbrahim Ekiz idi. Adnan Polat röportajı ile Zaman Gazetesi çağ atladı desek yerinde olur. Halil İbrahim Ekiz hatırlanırken Mehmet Atalay'ı unutmak nankörlük olur.

Yılın sporcuları, spor adamları ve ödül törenleri Türkiye'ye nefes aldırmıştı.


2011'den o günlere bakmak çok anlamlı gelmeyebilir. O günlerde o aktiviteler umre ziyareti gibi motive ediciydi.

O yıllarda Hekimoğlu İsmail'in Minyeli Abdullah romanı popülerdi. Hekimoğlu İsmail de Zaman Gazetesi'nde köşe yazıyordu. Hekimoğlu İsmail tam dava adamı duruşunda ve yaşantısında bir yazardı. Derdimi Seviyorum adlı kitap serisi o yıllarda insanlara neye nasıl bakılacağını, olayların nasıl değerlendirileceğini anlatıyordu.

Hekimoğlu İsmail de Said Nursi'nin çeşmesinden içmiş, sıradışı fikirleri olan inanılmaz bir yazar, düşünürdü.

Said Nursi'nin külliyatını ilk defa anlaşılır bir dille anlatan, aksiyon adamıydı.


Kitapları çok büyük şöhrete kavuştuğu yıllarda kendisine bir kitap imzalatmıştım.

Müslüman ve Para...


Etrafında gençler vardı. Gençler, Fethullah Hoca hakkında ne düşünüyorsunuz diye sordular. Hekimoğlu İsmail oturduğu sandalyeden kalkarak “O bir derya ben damla. Onunla beni kıyas etmeyin” demişti.

Hekimoğlu İsmail öyle bir makam ve mevkideydi ki; o sözü, o kadar büyük şöhrete ulaşmış bir yazarın söylemesi neredeyse mümkün değildi.

Günümüzde iki kitap yazan herkes allame oluyor.

İşte Zaman Gazetesi, Hekimoğlu İsmail gibi insanların omuzlarında bugüne geldi."

İşte böyle.

Ben bu yazıyı asağıdaki başlıklarla daha da devam edecektim ama bir okurun gönderdiği yazı hepsini özetledi.

Arif olan anlar...

Bir okurum da Ekrem Dumanlı'nın maaşını neden ısrarla öğrenmek istediğimi sormuş...

Kötü bir niyetim yok. Hani İstanbul büyük şehir, kendisine yetmeyebilir. Kıyıda köşede biriktirdiğim bir şeyler yok ama bugünden başlar biriktirir 20 bine tamalanınca da gönderirim diye düşünmüştüm!

Hepsi bundan ibaret...

1- Ekrem Dumanlı Zaman Gazetesi'nden ne kadar maaş alıyor?
2- Zaman Gazetesi'nin kuruluşundan bugüne Genel Yayın Yönetmenleri..
3- En zengin Genel Yayın Yönetmeni kim?
4- Zaman 100 bin satarken mi etkiliydi, bir milyon satarken mi?
5- Ekrem Dumanlı Zaman'ın tirajını kendi çabasıyla mı yükseltti?
6- Zaman'ın tirajı yükselirken, etkisi neden düştü?
7- Bir milyon satan Zaman neden gündem belirleyemiyor?
8- Ekrem Dumanlı'nın görevi Zaman'ı etkisizleştirmek mi?
9- Zaman Gazetesi'nin deneyimli kadrosu neden zamandan ayrılıyor?
10- Zaman Anadolu'da neden siliniyor?
11- Zaman bayi satışları neden artmıyor?
12- Zaman yazarları neden gündemin önünden gitmiyor?




(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 29/12/2011 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Mukaddes Gezmiş'i hep birlikte uğurlayalım...
  2. Levent Piriştina ve Birol Soylu Dubai'ye neden gitti?
  3. Gazeteciler bir inek buldu sağa sağa inekte süt bırakmadılar!
  4. İzmir Milletvekillerinden hangileri tekrar TBMM'ye gitmeli?
  5. Asma Bahçeler İzmir'de ikinci Veli Göçer vakası olabilir mi?
  6. İzmir bir şehit babasına sahip çıkamadı!
  7. CHP, Aziz Kocaoğlu, Erdoğan'ın Sarayı ve Akdemir Plaza!
  8. İzmir'in Markası Arkas Holding ve Lucien Arkas...
  9. İzmir'de AKP ile MHP İl Başkanları Savaşıyor, Lütfen İzleyin!
  10. Genelkurmay paralel yapıya nasıl bakıyor?
 
Sayfalar: 1

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors