Yusuf İNAN
GÜNDEM -GENEL YAYIN YÖNETMENİ



editor@yerelgundem.com


Sibel Üresin, Eskort Kızlar ve İkinci EŞ

Nihayet bir kadın çıktı ve kral çıplak dedi. O kadın bir Davranış Bilimleri Uzmanı. Adı Sibel Üresin. Kendisi başörtülü ve mankenler kadar da güzel.

Bu kadın bir kaç aydır televizyon programlarında, açıkoturumlarda kadınlara “Lütfen aynaya bakın” diye sesleniyor. Ama kadınlar gerçekleri kabullenmekte zorlanıyorlar.

İnternet deryası 18-35 yaşları arasındaki eskortluk yapan kızlarla dolu.

Önceki yazılarımda da dediğim gibi bu kızlar içimizden biri. Daha yalın ifadesiyle Ayşe teyzenin, Ahmet amcanın kızları belki de birimizin kardeşi, yeğeni veya kızı...

Bu kızlarla saatlik ilişkiye girenler de içimizden birinin kocası, abisi, babası ve kardeşi...

Eskort kızlarla ilişkiye girenlerin yaş ortalaması 35 - 65 arasında.

Eskort kızlar genel olarak abileri, babaları yaşındaki erkeklerle ilişkiye giriyor. Karşılığında 150 – 200 lira alıyorlar.

Bir de genel kadınlarımız var. Onlar da genelevlerde 18 yaşını doldurmuş gençlerden tutun 60-70 yaşındaki dedelerle bile ilişkiye giriyor. Karşılığında aldıkları para 30 – 50 lira arasında...

Kimse eskort kızlardan ve genel kadınlardan akrabayı kabul etmiyor.

Birine şakayla söylesen cinayet çıkar. Madem bu kızlar ve kadınlar cüzzamlıdan da kötü, konu onlardan açılınca neden ağzınızdaki salyalar akıyor?




Sibel Üresin ne diyor?


“Erkek zaten gizli gizli eskort veya genel kız ve kadınlarla dinin de yasakladığı şekilde ilişkiye giriyor, bunu nikahlı ve yasal hale getirelim, evliliği özendirelim” diyor.

Kendisine ikinci eş olmayı kabul eder misin diye sorunlunca, Emine Şenlikoğlu gibi kıvırmıyor...

Hiç tereddütsüz “evet“ diyor. Hatta “eşime arkadaşımı teklif ettim o kabul etmedi” diyor.

Türkiye'de bu kadar açık sözlü, bu kadar gerçekçi bir kadın var, biz onu alkışlamıyoruz...

Eskort kızlara, “evlenip yeni bir hayat ister misin” diye sorulsa ne cevap verirler?

Muhtemelen geneli yaptıkları bu işten acilen kurtulmak isteyeceklerdir. Hergün babası yaşında erkeklerle birlikte olmaktan sa, maddi durumu iyi bir erkekle ikinci eş olarak evlenmeyi kabul edecektir.

İş dünyasının içinden bu duruma ikinci, üçüncü ve beşinci eş olarak yüzlerce örnek verebilirim.

Büyükşehirlerde genel olarak evli bekar herkesin bir sevgilisi var.

Kimse boş değil.

Ancak Türk kadınları bu duruma razı değil. Kocası gitsin Rus kızlarıyla, eskort kızlarla veya genel kadınlarla sağlıksız ortamlarda ilişkiye girsin, sonra da gelsin kendisine de hastalık bulaştırsın ama kimse bilmesin!

Bu duruma sonuna kadar razılar...

Türk toplumunda bu konu daha çok tartışılacak. Çünkü biz bu fikre henüz alışamadık. TBMM çatısı altında bir kaç milletvekili iki ve üç eşliydiler.

Vekillerin içinden bile eşinden hariç sevgilisi olmayanlar azınlıkta.

CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın da başını yakan olay gizli sevgili meselesidir.


Kimse kendisini aklamaya kalkmasın, ikinci evlilik yok ise de ikinci ve üçüncü sevgili var.

Bu konuya kısa süreli bir nokta koyduktan sonra geçtiğimiz hafta TBMM'yi ziyaret eden bir anneler grubunu hatırlatmak istiyorum.

CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak eşcinsel ve transeksüellerin aileleriyle Meclis'te basın toplantısı düzenledi.

Toplumumuzda kimse bu kişilerle komşu bile olmak istemiyor. Oturduğumuz binada kazayla biri olsa hemen imza toplanıyor ve kapı dışarı ediliyorlar.

Ben bu durumda olan ailelerden bir kaçının görüşlerine yer vermek istiyorum. Bu görüşleri açıklarken okuyucularıma da kendilerini onların yerine koymalarını istiyorum.

Sizin oğlunuz veya kızınız karşınıza dikilip "ben hemcinsimden hoşlannıyorum" deseydi ne derdiniz?

Sizler bu sorunun cevabını düşünürken bu gerçekle karşılaşan aileler neler yaşamış onları okuyalım...

LGBT Aileleri İstanbul Grubu'ndan Şule Ceylan, eşcinsel annesi olduğunu anlatarak, "25 yıl önce oğlumun eşcinsel olduğunu öğrendiğimde, o zamanlar 'korkunç bir şeydi' diye düşünüyordum, korkunç yalnızlık çekiyordum. Eşimle birlikte çok kötü günler geçirdik, içimize kapandık" dedi.

-"(Oğlum eşcinsel) diyemezken..."-

Kendisi, oğlunun eşcinsel olduğu ortaya çıkmamasını isterken, oğlunun televizyonlara çıktığını ifade eden Ceylan, 10 yıl sonra oğlumun ısrarıyla, eşcinsel arkadaşlarının anneleri ile tanıştığını belirtti. Ceylan, onlarla biraraya gelince ve sohbet edince kendilerini iyi hissettiklerini vurgulayarak, "O zamanlar, 'oğlum eşcinsel' diyemezken, bugün Meclis çatısı altında böyle bir konuşmayı yapıyorum" diye konuştu.

Grup temsilcisi Pınar Özer de "Biz çocuklarımızla onur ve gurur duyuyoruz, bize yalan söylemediler, 'bize yardım edin' dediler. Kızım üniversite 3. sınıfta okuyor, mutluyuz. Onları biz dünyaya getirdik. Onların herkes gibi eşit haklara sahip olmalarını istiyoruz" dedi.
Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği'nden Sedef Çakmak da LGBT derneklerine yönelik nefret suçlarının çok olduğunu söyledi.

Bu kişilerin mahkemelerde çok ciddi ayrımcılığa uğradıklarını, yaşam haklarının ellerinden alındığını ifade eden Çakmak, "Bu kişilerin, herkes için yaşam hakkına, sağlık hakkına sahip olması açısından yeni Anayasa süreci bizim için önemli" ifadelerini kullandı.

Bu durum TBMM çatısı altında ilk defa gündeme geliyor. Ancak sizden ve bizden uzak değiller. Geçtiğimiz yıllarda Manisa'da görev yapan bir travesti babası başkomser ile tanıştığımda ben de hayretler içerisinde kalmıştım.

Kimi bekliyorsunuz dediğimde, "oğlumu bekliyorum" diyerek Kıbrıs Şehitleri'nde sık sık karşılaştığım bir travestiyi gösterince şoka girdim. Uzun süre bu durumu kendi içimde tartıştım.

Başkomser çaresiz bir şekilde “ne yapabilirim ki, elimden bir şey gelmiyor. Müdahale ederseniz kendimi öldürürüm diyor” demişti.

İşte o kişi, işyerinden izin alarak oğlunun peşinden gelen bir babaydı.

Bu konumda olan ilk baba o başkomser olmadığı gibi, son da olmayacak...

Türkiye içinde yaşadığı sorunları bir kez daha kendi üzerine alarak dinlemek zorunda. Aksi halde gerçek mutluluğu yakalayamayız.

Sorunlarımızı önce tespit edecek, sonra anlayacak sonra da çözüm yolları arayacağız.

Bu sorunların dışında bir de engelli sorunumuz var. Evlere hapsettiğimiz, komşularımıza göstermek istemediğimiz, iş çevremizde bahsetmekten utandığımız ve onlar engelli diye evlenmelerine izin vermediğimiz 15 milyon insan...

Ak Parti hükümeti bir çok konuda başarılı, bir çok konu da da başarısız. Özellikle sosyal sorunların çözümünde fazlasıyla başarısız.

Başbakan Erdoğan bu ülkenin kızlarının eskort olmak zorunda kalmasını önlemek zorunda. Bunu nasıl ve ne zaman yapar bilemem. Benim görüşüm evliliğin teşvik edilmesi, yapay tabuların yıkılmasıyla kolayca çözülebilir.

Aksi halde gözleri yummaya devam edeceğiz...

Görmedim, duymadım, bilmiyorum, benim kocam yapmaz diyecek sorunları yok farzedeceğiz.

Tercih hepimizin...




(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 05/07/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Aziz Kocaoğlu ve Ali Engin'i hafife almayın!
  2. 2015'de İzmir'de HDP rüzgarı esecek...
  3. Ukrayna Odessa Muavin Konsolosu Leman Sınav ile tele röportaj...
  4. Hasan Tahsin ve Şebnem Bursalı'nın kayıkçı kavgası...
  5. AKP İzmir'i neden kaybetti, CHP neden kazandı?
  6. Sümeyye Erdoğan dans kursuna gitse ne olur?
  7. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a interneti tekrar nasıl sevdirebiliriz?
  8. Bayramınız Bayram Olsun mu?
  9. İzmir siyaseti ve 2015 milletvekili adayları...
  10. Tayyip Erdoğan ve İskender Pala suçlu değil...
 
Sayfalar: 1

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors