Yusuf İNAN
GÜNDEM -GENEL YAYIN YÖNETMENİ



editor@yerelgundem.com




Ak Parti'nin İzmir Mitingi ve Gezi Parkı Tokadı...

Yaklaşık 25 yıldır internet teknolojileriyle yakından ilgileniyorum. 25 yıl içinde yüzlerce proje ürettim. Projeleri internet üzerinden hayata geçirdim. 25 yıl internet teknolojilerinin ülkemize ve insanlığa sağlayacağı kolaylıkların farkedilmesi için çalıştım.

Hazırladığım yüzlerce projenin hepsi çok beğenildi. Büyük ilgi gördü. Tüm medya organlarında onlarca kez haber oldu. Projelerimizi halk sevdi ve benimsedi, devlet yönetenler bir türlü görmedi. Ta ki Gezi Parkı Olayları patlayana kadar. Ülke savaş alanına döndükten sonra “Vay be” denildi.

Devlete anlatamadığım bu teknolojinin nimetlerini, Türkiye'de bir çok yeniliği ve sosyal hizmeti hayata geçirmiş olan “Cemaate” anlatmak istedim. Üst düzeyde bir kaç kişiye de anlattım ama anlamadılar.

Kendime ait ilk amatör internet sitesini 1998 yılında kurdum. İlk profosyonel internet sitesini de, 14 Mart 2000 tarihinde yayınladım. Hazırladığımız site yayına başladığı ilk hafta Türkiye gündemine geldi. TRT'nin de ilgisini çekince tüm dünya da duyuldu.

Sırasıyla yüzlerce, binlerce internet sitesi açtım. Her site bir projeydi ve genel olarak sosyal içerikliydi.

Google projesinin 15 Eylül 1997 yılında yayın hayatına başladığı düşünülürse, aramızda bir yıl olduğu görülecektir.

Ben 1998 yılında başladım, Google 1997 yılında çalışmalara başladı.


İnternet teknolojilerine o kadar kendimi kaptırmıştım ki, açtığım bir internet sitesi nedeniyle az daha “Vatan haini” ilan edilecektim!

Türkiye'nin en elit tabakasını oluşturan devlet adamlarına bu teknoloji üzerinden üretilecek projelerle “Süpergüç” olunabileceğini anlatmak istedim ama başaramadım.

Gezi Parkı Olayları patladı, ben de rahatladım. Nihayet herkes bu gücün farkına vardı. Türk istihbaratı şimdi ciddi ciddi bu konuya kafa yoruyor.

MİT Müşteşarı Emre Taner'in istihbarat akışını hızlandırmak için sokak aralarına, caddelere ücretsiz telefon ihbar hattı koyma fikrini açıkladığı gün “MİT'in Facebook'u yok mu?” Başlıklı bir yazı kaleme almışdım. Yazının yayınlandığı sabah Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki ofisimizin ilk ziyaretçileri yaşlı iki MİT görevlisiydi. Yaptığımız işlerle ilgili bilgi ve döküman aldıktan sonra ayrıldılar.

Gezi Parkı Olayları'nın ilk başladığı günlerde 1 Haziran 2013 tarihinde “Gezi Parkı, Türkiye Baharı Denemesi mi?” başlığıyla bir yazı kaleme aldım. Yazıda “Bu eylemlerin önceki yıllardaki eylemlerle karıştırılmaması” gerektiğine vurgu yaptım.

Satır aralarında ise; “Halka ve dünyaya doğru mesajlar verilmez, eylemin neleri tetiklediği iyi değerlendirilmez ise, bu olaylar çok daha büyür. ” Diyerek Başbakan Erdoğan ve diğer yetkilileri uyardım.

Aradan tam 18 gün geçti olaylar hala durulmadı. Üstelik daha da yaygınlaştı. İşte bu süreçte Ak Parti İstanbul Kazlıçeşme'de 1.3 milyon insanın katılımıyla bir miting düzenledi.

Tüm dünyaya güçlü mesajlar verildi.
Arkasından da diğer mitinglerin tarihleri kamuoyuna açıklandı.

21 Haziran'da Kayseri'de, 22 Haziran'da Erzurum'da ve 23 Haziran Pazar günü de Samsun'da miting yapılacak. İzmir Mitingi'nin tarihi henüz netleşmedi. Ama heyecanı İzmir gündemini sardı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu; “Başbakan buyursun gelsin. Miting yaparak bu problemin çözüleceğine inanıyorsa ki öyle inanıyor, yapıyor. Tabii ki yapacaktır” dedi.

Aziz Kocaoğlu'nun bu açıklamalarından, Ak Parti'nin İzmir'de yapmayı düşündüğü mitinge olumlu bakmadığı anlaşılıyor.

Ben Aziz Kocaoğlu'nun bu açıklamalarını önemsiyorum. Çünkü İzmir'i ve İzmir'deki olması muhtemel olayları ve eylemleri en iyi Aziz Kocaoğlu bilir. O nedenle Sayın Kocaoğlu'nun uyarılarının dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde ortaya çıkacak kargaşadan herkes zarar görür.

Geçtiğimiz aylarda Beyaz TV'de Dinamit programına canlı yayına telefonla bağlanarak, İzmir ile ilgili bazı değerlendirmelerde bulunmuştum. Programın sunucusu Latif Şimşek, korkudan ve şaşkınlıktan ne yapacağını bilememişti. O programda İzmir'de büyük bir provokasyonun altyapısının hazırlandığını iddia etmiştim. Rasim Ozan Kütahyalı da kanıt istemişti. Ben de “Son 10 yıl içinde İBB'de, bağlısı şirketlerde işe alınan personelin ve taşeron işçilerin SGK kayıtları incelensin, gerçek ortaya çıkacaktır” demiştim.

O programdan sonra devletin ciddi kurumlarından biri çıkıp da bu iddiaları araştırır, değerlendirir diye bekledim. Kimseden “çıt” çıkmadı.

Programda söylediklerim bilinçsiz ve dayanaksız söylemiş iddialar değildi. Sayın Başbakanın bu konuya dikkat etmesini öneriyorum. Böylesine hassas bir dönemde İzmir'de miting yapılacaksa, İzmir'deki özel yapılanma titizlikle incelenmeli, istihbarat verileri değerlendirilmelidir.

Altyapısı hazırlanan provokasyonun tarihi ve ne zaman patlatılacağı belli değil. Bu hassas süreçte yapılacak mitingin fırsat olarak görülmeyeceğini kimse garanti edemez.

O nedenle “İzmir'deki mitinge dikkat” diyorum.

*

Yarın...

İnternet teknolojileri nasıl değerlendirilmeli?

Bu konuda STK'lar, Cemaatler ve devlet ne yapmalıdır?
İnternet, çoluk çocuk işi mi, stratejik bir silah mı?

*

Öneri:

MİT’in Facebook'u Yok Mu ?






(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 19/06/2013 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Öksüzün eteğine kavurga koymuşlar,'şeyim yandı' demiş...
  2. İzmir'in yeni kayıkçıları Kocaoğlu ve Toprak...
  3. Kızlık zarı dikimi ve ücretleri Aile Bakanlığı'nın sorunu değil!
  4. Cumhurbaşkanı Erdoğan karizmayı çizdirmemeli...!
  5. Ukrayna mı müslüman, Türkiye mi?
  6. Dünyanın Gündemi IŞİD, Türkiye'nin gündemi Fethullah Gülen!
  7. Bank Asya hisseleri zengin edebilir...
  8. Tülay Kumaşçı soyundu, Kim Kardashian söndü...
  9. Hosting, web alanı sektörü Almanların kucağına itildi...
  10. Bank Asya batsa Erdoğan'ın ömrü mü uzar?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors