Yusuf İNAN
GÜNDEM -GENEL YAYIN YÖNETMENİ



editor@yerelgundem.com


Erdoğan, Defne Samyeli'ne aşık olsa ne olur?

Kıyamet kopar!

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, sevmek bile suç oldu. Yıllar önce İzmir'de benzeri bir olay yaşanmıştı. Efsane Savcı Murat Gök, tutukladığı adamın kızına aşık olmuştu. İlk bakışta Yeşilçam Filmleri'ni andıran olayı yazdığımda merhum Murat Gök'ün aşık olduğu Ümit Emsal İlhan telefonla arayarak “Bir kız babasını tutuklayan adama nasıl aşık olur, yok böyle bir şey demişti.”

Ümit Emsal İlhan, Murat Gök'e aşık olmamış olabilir ama Murat Gök'ün Ümit Emsal İlhan'a aşık olduğu bir gerçekti.

O günlerde kaleme aldığım bir yazıda hiçbir şeye üzülmüyorum da aşk'ın yargılanması'na üzülüyorum” demiştim.

Tayyip Erdoğan da bir insan. O da aşık olabilir. Defne Samyeli de güzel bir kadın.

Üstelik hayran listesinde ben de varım!

Babam Sınıfta Kaldı” adlı dizdeki performansı da iyiydi ama ekrana erken veda etti.

Defne Samyeli, 17 Mart 1972 İstanbul doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun. 1991 Türkiye 3. Güzeli. İki çocuk annesi. Kendisi de ailesinin iki kızından biri.

Ünlü Mimar Eren Talu ile 1995 yılında evlendi. Bu evlilikten Deren ve Derin adında 2 çocukları dünyaya geldi. 16 yıl evli kaldı.

Boşanma davasını Defne Samyeli açtı. Yaklaşık 2 yıl sürdü.

Defne Samyeli, eşi Talu'yu, kendisine karşı “psikolojik şiddet” uygulamakla suçlamış, karşılığında da 1.5 milyon TL tazminat talep ederek, kızlarının velayetini istemişti.

Defne Samyeli'nin suçlamalarına Talu'nun yanıtı ağır olmuş, eşini “sadakatsizlikle” suçlamıştı.

Birbirlerine karşılıklı ağır suçlamalarda bulunan çift sürpriz bir şekilde anlaşarak boşandı. Çocukların velayeti Defne Samyeli'nde kaldı.

Vatan Gazetesi'nin haberine göre Defne Samyeli’nin avukatı dava dilekçesinde şunları dile getirdi:


“Eren Talu müvekkilimi (Defne Samyeli) 14 yıllık evlilikleri boyunca defalarca kez aldattığını gazetelere açıkladı. Eren Talu’nun bu çok eşli cinsel yaşamı nedeniyle müvekkilim de HPV virüsü kapmış, bu sebepten dolayı rahim ağzı kanseri geçirerek ölümden dönmüştür. HPV virüsü erkekte herhangi bir septoma yol açmadığı halde erkekten kadına bulaşan bazı türleri öldürücü nitelik taşıyan bir virüstür. Rahim ağzı kanserine neden oluyor bu virüs. Eren Talu’nun ilk eşi de bu virüs yüzünden sağlık problemleri yaşamış ve bu yüzden İsviçre’de tedavi görmüştür. Defne Samyeli yaşadığı bu rahatsızlığa tanık olarak kendisini o dönemde tedavi eden Prof. Dr. Sema Kahraman da şahit olarak gösterilirken bir de yine aynı doktorun imzası olan rapor da dosyaya konuldu. Kahraman’ın yazdığı raporda şu ifadeler yer aldı: “Sayın Defna Samyeli 2000 yılından beri hastamdır. Kendisinde erkekten bulaşan bir virüs olan HPV saptanmıştır. Bu yüzden de tedavi görmüştür.”

Dava dilekçesinde bu liste “Eren Talu’nun bir gecelik ilişkileri dışında devamlılık arz eden ilişkileri aşağıda sıralandığı gibidir” sözleriyle yer aldı. Samyeli, eşi Eren Talu’nun evlilikleri boyunca kendisini 2001-2003 yılları arasında Antalya Hillside Su Otel’in inşaatında çalışan bir mimarla, ayrıca 2002-2004 yılında Bodrum Türkbükü Ev otelin inşaatında çalışan başka bir mimarla aldattığını öne sürdü ve isimlerini de dilekçeye avukatı aracılığıyla ekledi. Ve yine aynı dilekçede Talu’nun özel hayatıyla ilgili şu ifadelere yer verildi:

“2005 yılında Antalya Belek’de yapımına başlanan Adam&Eve otelin inşaatı sırasında stajyer mimar Serap Şenyüz. Eren Talu’nun hala hayatında olan Serap Şenyüz yine Talu’ya ait CE mimarlıkta işe başlamıştır. Eren Talu Serap Şenyüz’ü 2007 yılında yabancı dil eğitimi için Londra’ya da göndermiştir. Hatta 2007 sonbaharı’nda eşi Defne Samyeli ve çocuklarıyla tatil için Paris’deki Disneyland’a geldiğinde Eren Talu trenle Londra’ya giderek Serap Şenyüz’ün yanına gitmiştir. (Tren bileti mevcuttur)”

İstanbul Adliyesi 1. Aile Mahkemesi’nde görülen dava dosyasında Eren Talu da eşinin kendisin Richard Gizbert isimli evli bir televizyoncuyla aldattığını öne sürdü.

Eren Talu, Hürriyet Gazetesi'nden Ayşe Arman'a dert yandı: Hem başkasına aşık ol üstüne para iste. Dünyanın hiçbir yerinde yok böyle bir şey.

"Karım benimle sevgilisin banyosundan konuştu" diyen Talu, Ayşe Arman'a içini döktü.

Karım, bir başkasına aşık oldu, “Ruh ikimizi buldum, bırak gideyim” dedi; evliliğimizi bitirmek istedi. Onu kaybetmekten ölesiye korktum. “Beni istemeyeni ben de istemem. Zaten beni aldattın. Yolun açık olsun” demedim, diyemedim. “Benim de kaçamaklarım oldu, yurtdışında paralı ilişkiler kurdum ama jimnastik gibiydi, bir şey ifade etmedi. Gel bunu, onlara sayalım, unutalım” dedim. Onu vazgeçirmek için elimden geleni yaptım ama olmadı; o adamdan vazgeçmedi. Aylar içinde geldiğimiz nokta şu: “Ruh ikizim” dediği adamla birlikte olmak istiyor; ‘ruh özgürlüğüne’ kavuşmak için de benden para!

Eren Talu'nun Ayşe Arman'a anlattığı Richard hikayesi:

Brüksel’e bir medya konferansına gitmek istedi, “Tabii” dedim. Gitti. İşte ne olduysa o konferansta oldu. Richard Gizbert denilen o adamla tanışıyor. Adam, El Cezire televizyonunun Uğur Dündar’ı. Evli. Bilinen, tanınan biri. Karısı var, hayır işleriyle uğraşıyor, çok saygın bir kişilik. Londra’da yaşıyorlar. Richard o toplantıda moderatör. Bizimki de olgun erkeklerden hoşlanıyor...

Peki nasıl her şeyi itiraf etti?

- Votkanın gözünü seveyim! İki şişe votka içtik, birbirimize her şeyi anlattık. Seviştik de. Ama daha önce dedi ki, “Benden şüpheleniyorsun, al bak telefonumu hiçbir şey yok.” Verdi telefonu. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama sildiğini zannetmiş fakat her şey içinde. Bütün mailler, SMS’ler. Karımın çeşitli fotoğraflarını görüyorum, kendi kendine çekmiş, hiç tanımadığım bir adama göndermiş. Beynimden vurulmuşa döndüm. “Bu ne ya?” dedim. Gerisi, çorap söküğü gibi geldi. Artık inkar edecek hali kalmadı. Zaten ben anlamalıydım, daha güzel olmaya çalışıyordu, memelerine falan bir şeyler yaptırıyordu, “Zaten güzelsin, kimin için daha güzel olmaya çalışıyorsun?” diyorum.

Ayşe Arman'ın röportajı çok uzun.

İşin içinde aşk olunca konuşacak ve yazacak şeylerde çok oluyor.

Siyaset sıkıcı olmaya başlamıştı. İyi ki de Defne ile Erdoğan aşkı iddiaları ortaya atıldı!

Dedikoduyu, magazini seven milletiz.
Biraz gevşemek hepimizin hakkı!

Aşk var veya yok. Varsa ben arkalarındayım. Yoksa da ortada kötü bir şey yok.

Modern dünyada yaşıyoruz. Türkiye'de Tayyip Erdoğan kadar karizmatik erkek az. Defne Samyeli de güzel kadın.

Birbirlerine aşık olsalar, dini nikahla evli olsalar ne olur?
Dünyada milyonlarca insan nikahsız yaşıyor.
Aşk ve sevgi herşeydir.
Lütfen herşeyi bulmuş insanları rahatsız etmeyelim...

Defne Samyeli'nin Mesut Yar'a yaptığı açıklamaları anlamsız buldum.
Defne herkese dava açacakmış.

Sevgili Defne,

Böyle bir şey varsa, kötü bir olay değil. Yoksa da yok dersin olur biter.

Aileme ve çocuklarıma karşı rencide oldum açıklaması biraz fazla duygusal!

Yarını bekleyin...




(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 20/03/2014 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Mukaddes Gezmiş'i hep birlikte uğurlayalım...
  2. Levent Piriştina ve Birol Soylu Dubai'ye neden gitti?
  3. Gazeteciler bir inek buldu sağa sağa inekte süt bırakmadılar!
  4. İzmir Milletvekillerinden hangileri tekrar TBMM'ye gitmeli?
  5. Asma Bahçeler İzmir'de ikinci Veli Göçer vakası olabilir mi?
  6. İzmir bir şehit babasına sahip çıkamadı!
  7. CHP, Aziz Kocaoğlu, Erdoğan'ın Sarayı ve Akdemir Plaza!
  8. İzmir'in Markası Arkas Holding ve Lucien Arkas...
  9. İzmir'de AKP ile MHP İl Başkanları Savaşıyor, Lütfen İzleyin!
  10. Genelkurmay paralel yapıya nasıl bakıyor?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors