Ayla CONGAR
İş Kadını - Yazar
ayla@aylacongar.com.tr

Sokak köpekleri hakkında devam 1

Bir şeyi merak ettim, almanyada ve fransada sokak köpekleri varmıymış, yani bana hiç denk gelmedi..hatta hatta bir cinse dahil olmayan sahipli de hiç görmedim, işleriniz arasında bu konuda aydınlanabilir miyim, yoksa bu DA merak edilmesi anlaşılamayacak bir konu mudur?
Selamlar

Alaçatı ile ilgili bir haber ile başlayayım yazıma. Belediye Başkanımız Sayın Muhittin Dalgıç yazlıkçıların köpeklerini geri götürmediklerini, sokağa bıraktığını söylemiş.
Çok haklı.
Çocukları istedi diye köpek alıp, bakımı zor gelince sokağa atanların sayısı çok fazla. Bazı insanlar DA köpekleri ya DA başka hayvanları yavru iken seviyorlar ve büyüyünce sokağa atıyorlar.

Birisi benim köpeğimin yavrularından istedi.
--�Sizin köpeğiniz var, ikinci köpeği NE yapacaksınız?� Diye sorunca:
--�Biz köpeği yavruyken seviyoruz, büyüyünce atıyoruz, evdekini de attık� demez MI?

Ona yavru vermedim, vermediğim gibi söylendim de.

Anadolu�nun her yerinde olduğu gibi Alaçatı�da DA yapılan bir uygulama var. Kötü bir uygulama.
Köpeklerini Kangallar çiftleştiriyor, Kangala en fazla benzeyen yavruyu, başı ve patileri büyük ve bacakları kalın olanları alıkoyup, diğerlerini sokağa atıyorlar. Alaçatı�da sokak köpeklerinin çoğalmasının esas nedeni bu olay. Sokaklarda gezen bütün köpekler Kangala benziyor.

Yine de bir ilerleme var bu konuda. Eskiden de yavru köpek elemesi yapılırdı, çocukluğumdan beri bilirim. O zaman zayıf, güçsüz veya beğenmedikleri yavruları baltayla öldürürlerdi. Çocukken birisine:
--�Günah değil MI, yazık değil MI?� Demiştim o DA:
--�Balta, Allah tarafından köpekleri öldürmek için indirildi dünyaya� diye cevapladı beni. Çok üzüldüm, günlerce kâbus gördüm, uyuyamadım geceleri, balta gözümün önünde sallanıyordu, görünmez ipliklerle asılı. Aileme de söyleyemedim o baltayla onların DA başlarını uçurur diye, çok korkmuştum.

Büyüyüp, yetiştikçe bu konuda çok mücadele verdim.
Bu gün gelinen nokta sokağa bırakılmaları.
Bu nedenle ben buna DA şükür diyorum ve onlar için eskisi kadar, baltayla başlarının uçurulduğu zamanlar üzüldüğüm kadar üzülmüyorum. Aslında şimdi de durumları çok iyi değil. Bir lokma ekmek bulsalar bile horlanıyorlar, sevenden çok sevmeyenleri var.

Haklarında düşünülenlerden, yazılanlardan haberleri yok mu sanıyorsunuz?
Telepati yoluyla bütün düşünülenleri anlıyorlar.
Bazı insanlara havlamalarının, saldırmalarının nedeni de ya kendi haklarında kötü düşünmesi kişinin ya da daha önemlisi o insanın kötü kişi olması.

Belediye ekipleri sokaklarda yaşayan köpekleri alıp, kısırlaştırıyor, aşılarını DA yapıp aldığı yere bırakıyorlar. Eğer yenileri eklenmese bu köpeklerin ömrü sona erince, sokak köpeği konusu da sona erecek ama Dalgıç�ın ifade ettiği gibi, her yaz yenileri eklenince devam ediyor.

Türkiye�de istenmeyen ev köpekleri ve bekçi olarak seçilemeyen bahçe köpekleri sokağa atılmaya devam ettikçe; sokak köpeği meselesi asla halledilmez.

Belediyeler görev yapmak içindir.
Belediyeler yaptığımız yanlışlıkları düzeltme müessesesi değildir.

Ben bu konuda İzmir ve Çeşme Belediyelerinin görevlerini fazlası ile yaptığına inanıyorum.

Sonuç olarak: Almanya ve Fransa�da sokağa köpek atılması söz konusu olmadığı için, sokaklarda başıboş köpek göremiyorsunuz.

Aslında bu durum bir sokak köpeği meselesi değil, bir eğitim bir vicdan meselesi.

Halkımızı duyarlı olmaya davet ediyorum.
Sokak köpeklerinden şikâyet edenleri de �sorun olanın köpekler mi, insanlar mı� olduğunu düşünmeye davet ediyorum.

Mürüvvet Hanım bu kez NE dediğinizi çok açık anladım ve yeni yorumunuzu bekliyorum. Yazdıklarım sizin şahsınıza değil, sizin gibi düşünenleri ya DA merak edenleri aydınlatmak içindir.

Allah�ın bütün insanların kalbine bütün �yaradılmışlara� sevgi aşılaması dileğiyle.

Bu yazı 22/07/2010 tarihinde eklenmiştir.