Erdal İZGİ
İzmir / Konak Eski Belediye Başkanı
erdalizgi@hotmail.com
İhanet...
Bayramda “ne alaka” ama…
Yazmakta yarar var.
Pazartesiden sonra şenlik başlar.
* *
Şu ihanet denilen çukurluk…
İyi niyeti, sunulan güveni, sırdaşlığı, paydaşlığı piç etme, çıkarlar için kullanma eylemidir.
Acıdır ki; insanın mayasında vardır.
“Mert, dürüst” takıntısındaki faninin, içinde bastırdığı güdüdür.
Güçsüzlerin silahıdır.
Büyüğü, küçüğü yoktur.
Yalakalık arka bahçesi;
Kaypaklık kankasıdır.
* *
Her kim ki ihaneti yaşadı…
Şekeri yükselir, tansiyonu fırlar.
Diline değmeyen kelimeler, ağzından akar.
Önce şok etkisine, sonra öfke seline kapılır.
Aklına geldikçe sancısı, kanaması artar.
Vicdan mahkemesinde sorgulatır, yargılatır.
Kendine verdiği her savunu değersiz, geçersizdir.
* *
Bir de ihaneti yapan vardır.
Ona “Hain” denir.
Genelde en yakındadır.
Siyaset, ticaret, bürokrasi, aşk, dostluk her alanda vardır.
Elinden tutup, iyilik ettiğinin iftira atması…
Veya;
Dükkândaki ortağın hesap kaçırması…
Veya;
İkinci müdürün birinciyi satması gibi…
* *
Ne garip tecellidir ki…
İhanete uğrayanlar, ihanet edenlermiş.
Başka deyişle;
Yapan bulurmuş!
Bu yazı 10/09/2010 tarihinde eklenmiştir.