Yusuf İNAN
Genel Yayın Yönetmeni
editor@yerelgundem.com

Ersu Hızır hem ekmeğini hem de itibarını kaybetti...

Ersu Hızır, Türkiye'de gündemi sarsan adam. Bir dönem sadece İzmir'i sarsıyordu, şimdi Türkiye'de gündem belirliyor. "İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde işler karman çorman, yolsuzluklar var" dedi ve makamından oldu. En önemlisi de itibarını kaybetti.

Ortaya çıkıp bunları söylemedim, demedi. Söyledim de demedi. Halbuki Türkiye'de deprem etkisi yapan o bir cümlenin arkasında veya önünde durması gerekirdi.

İşte Türkiye'yi ayağa kaldıran o sihirli cümle: "İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde her şey karman çorman, yolsuzluklar var. Bu işler birinci adamın bilgisi dışında yapılamaz."

Ersu Hızır bu cümle ile 1-0 öne geçti. Başkan Aziz Kocaoğlu ve ekibi bu cümle ile dağıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına yaptığı bayramlaşma konuşmasının video kayıtlarını izledim, yıkılmıştı. Salona girişi ve çıkışı sanki işkence görmüş de sürüklenerek götürülen adam izlenimi veriyordu. Belediye çalışanları ilk defa Aziz Kocaoğlu'na acıyan gözlerle ve şüphe ile baktı. Bundan sonra da muhtemelen bu bakışlar daha da artacak.

Aziz Kocaoğlu, Uğur Mumcu tarzı bir konuşma yaptı. 'İkinci adamımız vurdu ey belediye çalışanları' der gibiydi. "Kimin elinde ne belge, bilgi varsa savcılara götürsün" meydan okuması onu şimdilik 2-1 öne geçirdi ama galip ilan edemedi, edemez de...

Ersu Hızır kendini toparlar ve bir basın toplantısı yaparsa veya yazacağına itimat ettiği bir gazeteciye açıklamalarda bulunursa veya belgeleri yine yayınlayacağına itimat ettiği bir gazeteciye verir de yayınlatırsa ve sözlerinin arkasında durursa Türkiye genelinde yitirdiği itibarını kurtarabilir. Aksi halde tamamen biter.

Kendi zaaflarının ona silah olarak geri döneceğinden, bel altı vuruşların geleceğinden korkuyorsa, bu korkusu yersiz. O tür belge ve bilgi bir bende vardı, ben de yayınlamayarak o günlerde çöpe atmıştım. Bence bu saatten sonra kim ne ortaya koyarsa koysun yolsuzluk iddialarının karşısında tüy kadar etkisi olmaz.

Bu ülkede çapkınlık serbest, yolsuzluk suç. Hele yolsuzluk var dedikten sonra tüm yetkilerin alınsın arkasından da bel altı vuruşlar yapılsın buna kimse itibar etmez. Rahmetli derin istihbaratçı dostum Selami'nin bir sözü vardı "Kavgada yumruk sayılmaz."

Evet Ersu Hızır "kavgada yumruk sayılmaz" neticeyi son vurulacak yumruk belirler.

Ya çık ben bu konuşmaları yapmadım yolsuzluk yok, Aziz Kocaoğlu sütten çıkmış ak kaşık de. Ya da belgelerini bilgilerini al ve masaya yumruğunu vur.

Senin için tek kurtuluş yolu bu.

Böyle bir durumda kimseye taraf olamayız. Gazetecilik refleksi olarak bilinmeyenlerin ortaya çıkmasını önemseriz. Aziz Kocaoğlu'nun "Ben birinci adamsam sen de aynı yetkilere haiz ikinci adamdın neden önlem almadın" sözleri gerçeği yansıtmıyor.

İkinci adam aynı yetkilere haiz gibi görünse de başkana karşı açıktan esip gürlemesi mümkün değil. Bu açıklamalar aslında aba altından sopa gösterme gibi de algılanabilir. Ben birinci adam olarak savcının hakimin karşısına çıkarsam, sen de ikinci adam olarak yanımda olursun, kendini kurtaramazsın, ikimiz de yanarız anlamına geliyor.

Bir tür tehdit olarak algılanabilecek bu açıklamalar Aziz Kocaoğlu'nu kurtarmaz. Ersu Hızır böyle bir durumda hakim ve savcı karşısına çıksa bile paçayı ilk kurtaranlardan olur.

Aziz Kocaoğlu bir esnaf olarak bürokratik yapıdan en az beş imzadan geçmiş bir olayı okumadan veya tam incelemeden onaylamış olması ihtimal dahilindedir. Bu durum bile Sayın Kocaoğlu'nu kurtarmaya yetmez. Alenî bilinen basına yansıyan ve yansımayı bekleyen birden çok olay var. Pandoranın kutusu açıldıktan sonra tamamen dağılmadan kapanmaz.

Böyle bir bayram yazısı yazmak istemezdim. Ama İzmir'in içler acısı hali de bu. Olayların bu denli içinden çıkılmaz hale gelmesinde Aziz Kocaoğlu'nun da payı var. Kendisine olayların bu hale geleceğini bir yıl içinde en az on kez yazmıştım. Hem de bir romancı edasıyla her ince ayrıntıyı bir bir Aziz Kocaoğlu'nun önüne dökmüştüm. Ama Aziz Kocaoğlu bu durumu anlayamamış, önlem almamış veya bu kadar alabilmiş.

Sonuç ortada...

Eskiler "Zaman her şeyin ilacı " derlerdi. Bekleyip göreceğiz. Zaman değirmeni yine kimleri öğütecek, kimleri yüceltecek yaşayanlar görecek.

Yaşamayanlar zaten bu işlerle uğraşmıyorlar. Onların derdi bizden daha büyük.

Karmaşık duygular içinde bayramınızı kutlar sağlık ve esenlikler dilerim.

Sular bulanmadan durulmaz!

Bu yazı 09/09/2010 tarihinde eklenmiştir.