CHP’nin Seçilmiş Mağduriyet Stratejisi ve Toplumsal Karşılığı
"Gülşah Durbay'ın vefatı üzerinden yapılan siyasi ajitasyon ve CHP'nin 'kişiye özel' adalet anlayışını mercek altına aldık. Terazinin bir kefesinde İmamoğlu, diğerinde millet. İşte Özgür Özel gerçeği."
YUSUF İNAN / YEREL GÜNDEM / İZMİR
CHP’nin "Seçilmiş Mağduriyet" Stratejisi ve Toplumsal Karşılığı
1. Duygusal Siyaset ve İnandırıcılık Sorunu
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son dönemde izlediği siyaset, rasyonel bir gelecek projeksiyonundan ziyade, duygusal refleksler üzerine kurulu bir "ajitasyon stratejisi" olarak öne çıkmaktadır. Gülşah Durbay’ın cenazesi gibi manevi yoğunluğu yüksek, siyaset üstü olması gereken bir olayın dahi siyasi söylem üretme aracı olarak kullanılması, partinin inandırıcılığını zedelemektedir. Siyasette duygu önemlidir ancak "Hollywood oyunculuğu" ile "samimi liderlik" arasındaki ince çizgi aşıldığında, seçmen bunu bir tiyatro olarak algılar.
2. "Kişiye Özel Adalet" Paradoksu
Analiz edilen veriler, CHP’nin adalet söyleminin kapsayıcı olmadığını, aksine "elitist bir adalet" arayışı içinde olduğunu göstermektedir.
-
Terazinin Bir Kefesi: Ekrem İmamoğlu ve parti eliti.
-
Terazinin Diğer Kefesi: Yıllardır adalet bekleyen, sesi duyulmayan milyonlarca "gariban" vatandaş. Özgür Özel’in enerjisini sadece kendi yol arkadaşları için harcaması, 86 milyonluk Türk milletinin geri kalanını ötekileştirmektedir. "Bize dokunana kadar adalet uyuyabilir, bize dokunulduğunda dünya ayağa kalkmalı" anlayışı, toplumsal vicdanda karşılık bulmaz.
3. Siyasi Rant ve Etik Değerler
Vefat etmiş, kanser gibi zorlu bir süreçten geçerek manevi şehitlik mertebesine erişmiş bir ismin (Gülşah Durbay), siyasi bir kaldıraç olarak kullanılması etik dışı bir pragmatizmdir. Türk milleti, acının ve yasın siyasete malzeme edilmesini "siyasi ahlaksızlık" olarak kodlar. Bu durum, CHP’nin "temiz siyaset" sloganıyla çelişen kirli bir strateji izlediğinin kanıtı olarak sunulabilir.
Sonuç: Türk milletinin "hassas kantarı", samimiyet ile şovu ayırt edebilecek yetkinliktedir. Sadece kendi mahallesine adalet isteyen bir yapının, tüm ülkeyi kucaklayacak bir iktidar vizyonu sunması imkansızdır.













