DEM Parti çözüm süreci için şartlarını açıkladı: Sıra yasada

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yürütülen çözüm sürecinde kalıcı barışın sağlanması için Meclis'te Barış Yasası'nın çıkarılması gerektiğini vurguladı.

DEM Parti çözüm süreci için şartlarını açıkladı: Sıra yasada

Ahmet Taş | Yerel Gündem

ANKARA, TÜRKİYE — DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yürütülen çözüm sürecinin başarıya ulaşması ve kalıcı barışın sağlanması için "Barış Yasası" başta olmak üzere acil yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini açıkladı.

Silahların bırakılması ve ilgili komisyon raporlarının tamamlanmasının ardından sürecin yeni ve kritik bir evreye girdiğini belirten Hatimoğulları, demokratik siyasete katılımın önündeki engellerin kaldırılması, cezaevi düzenlemelerinin yapılması ve kayyım uygulamalarına son verilmesinin artık birer dilek değil, masadaki en somut talepler olduğunu ifade etti.

"Söz bitti, artık sıra yasada"

Independent Türkçe’ye konuşan Hatimoğulları, Kürt meselesinin siyasal ve yasal bir zeminde çözülmesi gerektiğinin altını çizdi. 27 Şubat tarihinde yapılan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile başlayan ve 11 Temmuz'da silahların yakılmasıyla devam eden sürecin bugüne kadar güçlü bir iradeyle geldiğini belirten Eş Genel Başkan, devletin ve iktidarın atılması gereken adımlar konusunda tutuk davrandığını savundu.

Toplumun artık vaatlere değil yasal güvencelere inandığını vurgulayan Hatimoğulları, sürecin geleceğine dair şu kritik değerlendirmelerde bulundu:

"Artık söz yerine, sıra yasadadır. PKK kendini feshetti, silahlar yakıldı, komisyon raporunu tamamladı. Meclis bayram sonrası açıldığında başlayacak olan yasal düzenlemelerin, bu sürecin mihenk taşı olacağı inancındayız. Barış Yasası, kayyımların kaldırılması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, cezaevlerine dair düzenleme vs. bunlar artık birer dilek değil, masadaki somut taleplerdir."

Teyit mekanizmasına eleştiri: "Arabayı atın önüne koymak"

Kamuoyunda tartışılan yeni yargı paketi ve tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılması konularına da değinen Hatimoğulları, iktidar kanadından gelen "TSK ve MİT teyit ederse" şartını sert bir dille eleştirdi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunda tutuksuz yargılama ilkesinin vurgulandığını hatırlatan Eş Genel Başkan, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmamasının milli iradeyi tanımamak anlamına geldiğini belirtti.

İçişleri Bakanlığı'nın kayyımları geri çekmesi beklenirken mart ayının başında kararların yenilendiğini aktaran Hatimoğulları, teyit mekanizması dayatmasının doğal akışa aykırı olduğunu belirterek, "Raporda yer alan teyit mekanizması, arabayı atın önüne koymakla eş anlamlıdır. Önce demokratik entegrasyon yasaları çıkarılarak silahsızlanmadan demokratik siyasete geçişin kanalları açılmalı ve güvenceleri sağlanmalıdır" dedi.

Yeni anayasa ve Erdoğan'ın tarihi rolü

Çözüm sürecinin Kürt meselesini bütünüyle ortadan kaldırdığı yönündeki iddiaları "propaganda taktiği" olarak nitelendiren Hatimoğulları, sorunun çok katmanlı ve tarihsel olduğunu vurguladı. DEM Parti'nin nihai hedefinin Demokratik Cumhuriyet modeliyle hakların güvence altına alınması olduğunu ifade eden Eş Genel Başkan, olası bir anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın rolü hakkında da net mesajlar verdi.

Sürecin başarıya ulaşması durumunda Erdoğan'ın tarihi bir rol üstleneceğini teslim eden Hatimoğulları, buna karşın yeni anayasa tartışmalarında ilkesel davranacaklarını ve sırf müzakere masası dağılmasın diye tabanın sıcak bakmadığı bir anayasa taslağına onay vermeyeceklerini dile getirdi.

Bölgesel riskler ve Orta Doğu'daki kriz

Söyleşide Orta Doğu'da artan gerilimlere ve ABD-İsrail-İran eksenindeki çatışmalara da geniş yer ayrıldı. Bölgesel bir savaş riskinin Türkiye'nin iç dinamiklerini doğrudan etkileyebileceğine işaret eden Hatimoğulları, devlet aklının önünde üç seçenek bulunduğunu savundu.

Türkiye'nin bu bölgesel krizden korunmasının yegane yolunun iç barışı sağlamak olduğunu belirten Eş Genel Başkan, dış müdahale risklerini bertaraf etmek için demokratikleşme adımlarına hız verilmesi gerektiğini kaydetti. İran'daki Kürt aktörlerin İsrail veya ABD tarafından sahaya sürüleceği yönündeki iddialara da yanıt veren Hatimoğulları, İran Kürtlerinin hiçbir emperyalist güçle ortaklık yapmadığını ve yalnızca kendi varoluşsal haklarını talep ettiklerini sözlerine ekledi.

İhanet suçlamalarına yanıt ve gençliğe çağrı

Sürecin bazı Kürt aydınları ve siyasi çevreler tarafından eleştirilmesine ve "ilkel milliyetçilik" tartışmalarına da değinen Hatimoğulları, eleştirinin meşru olduğunu ancak "ihanet" veya "biat" gibi ithamları kesinlikle kabul etmediklerini ifade etti. Yıllar süren mücadeleyi birkaç kelimeyle silip atmanın mümkün olmadığını belirten lider, DEM Parti tabanındaki gençlere de yeni dönem için şu çağrıda bulundu:

"Mücadelenin biçim değiştirdiği bu dönemde bizim perspektifimiz budur. Bu dönem, sadece direnme dönemi değil; inşa dönemidir. Silahın sustuğu yerde söz yükselir ve o sözü en güçlü şekilde kuracak olan genç arkadaşlarımızdır."

2026 Newroz'u için resmi tatil teklifi

Bu yıl kutlanacak olan Newroz'un, silahların bırakılmasının ardından gerçekleşen ilk bahar bayramı olması sebebiyle devasa bir sembolik anlam taşıdığına dikkat çeken Hatimoğulları, 2026 Newroz'unun Türkiye siyasi tarihi açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Milyonlarca insanın barış talebiyle alanlara akacağını ifade eden Eş Genel Başkan, siyasi iklimin yumuşaması adına iktidara somut bir adım atma çağrısında bulundu. DEM Parti olarak Newroz'un resmi tatil ilan edilmesi için kanun teklifi verdiklerini açıklayan Hatimoğulları, tüm siyasi partileri bu teklife destek olmaya davet etti.

www.yerelgundem.com