Karakuş'tan F-16 kazası yorumu: Hava Kuvvetleri'ne vurulan darbe
Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, Balıkesir'deki F-16 kazasını değerlendirirken geçmiş kumpas davalarının personel etkisine ve enkazdaki zehirli gaz tehlikesine dikkat çekti.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, Balıkesir’de bir pilotun şehit olduğu F-16 kazasına ilişkin yaptığı açıklamada, kaza kırımın teknik detaylarından Hava Kuvvetleri’nin personel yapısına yönelik geçmişte kurulan kumpasların etkilerine kadar birçok kritik noktaya dikkat çekti.
Yeniçağ Gazetesi’nden Aykut Metehan’a özel bir röportaj veren Karakuş, kamuoyunda tartışılan vertigo iddialarının zayıf olduğunu belirtirken, enkaz bölgesindeki "Hidrazin" gazı tehlikesi ve personel sayısındaki tarihsel değişimler hakkında hayati uyarılarda bulundu.
Vertigo ihtimali neden zayıf?
Kaza anındaki hava şartlarını analiz eden Karakuş, pilotun yön duygusunu yitirmesi olarak bilinen vertigo ihtimalinin düşük olduğunu savundu. Kaza anında bulut miktarının az olduğunu ve yerdeki ışıklandırmanın pilot için yeterli görüş sağladığını belirten Karakuş şu değerlendirmeyi yaptı:
"Kazanın patlama anında bulut miktarı 4/8 gibiydi; yani ince bulutlar vardı. Bu da pilotun yeri gördüğü anlamına gelir. Yerdeki ışıklandırma da oldukça yeterliydi; yerdeki araç ve ışıkları görmeme şansınız yok. Bu sebeple vertigo ihtimalini oldukça zayıf görüyorum."
Fırlatma sistemi ve irtifa analizi
Şehit pilotun fırlatma sistemini kullanmasına rağmen kurtulamaması üzerine gelen soruları yanıtlayan Karakuş, sorunun sistem güvenilirliği değil, atlama anındaki alçak irtifa olduğunu vurguladı. F-16 uçaklarının 27G kuvvetiyle fırlatma yapan son derece güvenli bir sisteme sahip olduğunu hatırlattı.
Karakuş, teknik bir arıza durumunda sistemin pilotu sağ çıkarabilmesi için uçağın en az 2.000 fit (yaklaşık 600 metre) irtifada olması gerektiğini ifade ederek, şehidimizin çok alçak irtifada atlamak zorunda kaldığı için kurtulamadığını belirtti.
Enkazdaki görünmez tehlike: Hidrazin gazı
Karakuş, kaza sonrası bölgeye giden ekipler ve meraklı vatandaşlar için son derece ciddi bir teknik uyarıda bulundu. F-16 uçaklarının acil durum güç ünitelerinde kullanılan "Hidrazin" gazının son derece zehirli ve ölümcül olduğunu söyledi.
Enkazın başına bilinçsizce gidilmemesi gerektiğini vurgulayan Karakuş, "Bu gaz yayılmaya başladığı takdirde çevredeki birçok kişi ölebilir. Bu yüzden önce özel Hydrazine ekibi işini yapmalı, ondan sonra enkaza yaklaşılmalıdır" dedi.
Personel yapısında yaşanan büyük kan kaybı
Hava Kuvvetleri'nin personel yapısına yönelik geçmişte yaşanan Balyoz, Ergenekon ve casusluk davaları gibi süreçlerin pilot sayısını dramatik şekilde düşürdüğünü belirten Karakuş, 15 Temmuz sonrasındaki tabloyu şu sözlerle özetledi:
"Biz 15 Temmuz gibi bir dönem geçirdik. 1.700-2.000 civarı pilotumuz vardı; 15 Temmuz sonrası elimizde sadece 200 pilot kaldı. Bu süreçte en çok Hava Kuvvetleri darbe yedi ve kimse bunu başlangıçta fark edemedi. Ne zaman ki sayımız 200'e düştü, işte o zaman vurulan darbenin büyüklüğü anlaşıldı."
Buna rağmen Türkiye'nin NATO içerisinde en az kaza yapan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Karakuş, Türk Hava Kuvvetleri'nin disiplin ve güvenlik standartlarının hala en üst seviyede olduğunu belirtti. [Savunma sanayisi] yatırımlarının önemine değinen Emekli Korgeneral, mevcut F-16 filosunun en az 15 yıl daha aktif görev yapabilecek kapasitede olduğunu da sözlerine ekledi.













