Koru’dan ‘resepsiyon’ fotoğrafı üzerinden adalet çağrısı: Fırsat vardı, kullanıldı mı?

TBMM resepsiyonu fotoğrafı üzerinden Fehmi Koru, adalet dosyasını öne çıkarıp tutuksuz yargılama ve basın özgürlüğü çağrısı yapıyor; tarihsel örneklerle reform ihtiyacını vurguluyor.

Koru’dan ‘resepsiyon’ fotoğrafı üzerinden adalet çağrısı: Fırsat vardı, kullanıldı mı?

Koru’dan ‘resepsiyon’ fotoğrafı üzerinden adalet çağrısı: “Fırsat vardı, kullanıldı mı?”

YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE

Tartışılan kare: Liderlerin Erdoğan etrafındaki buluşması ne anlatıyor?

TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında verilen resepsiyonda parti liderlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında yer aldığı fotoğraf siyasette hararetli bir tartışma başlattı. Gazeteci-yazar Fehmi Koru, söz konusu buluşmanın “iktidarın yanlışlarına yüz yüze itirazı mümkün kılan bir fırsat” sunduğunu belirterek, “O masa, adalet başta olmak üzere yakıcı dosyaları Cumhurbaşkanı’na doğrudan aktarmak için değerlendirilmiş olabilir miydi?” sorusunu gündeme taşıdı.

“Gündemin birinci sırası adalet olmalıydı”

Koru’ya göre resepsiyonda liderlerin dış politika, ekonomi ve “terörsüzleşme” süreci gibi başlıkları dile getirmesi beklenebilirdi; ancak “adalet alanındaki yanlışlıkların” Cumhurbaşkanı’na açıkça hatırlatılması, hem kamuoyu yoklamalarında görülen oy kayıplarını hem de Türkiye’nin dünyadaki algısını doğrudan etkileyen temel bir gereklilikti. Yazar, “Basın özgürlüğü ve tutuklamalar gibi somut vakalar, ülkenin imajını zedeleyen ilk dosyalar arasında” diyerek, kritik soruşturmalarda tutuksuz yargılama seçeneğinin neden devreye sokulmadığını sorguladı.

Somut dosyalar üzerinden eleştiri: “Kaçma ihtimali” gerekçesi ikna edici mi?

Koru, dizi ve müzik endüstrisinde uluslararası çaptaki görünürlüğe dikkat çekerek, ünlü bir menajerin ciddi sağlık sorunlarına rağmen tutuklu yargılanması ve bir gazetecinin bir cümlesinden “Cumhurbaşkanını tehdit” suçu çıkarılarak 100 günü aşkın süredir cezaevinde tutulmasının, dünya medyasında Türkiye’ye ilişkin olumsuz algıyı beslediğini vurguladı. “Kaçma ihtimali” gerekçesinin ikna edici olmadığını savunan Koru, AİHM ve AYM içtihatlarının basın özgürlüğünün geniş yorumunu zorunlu kıldığına işaret etti.

Danışma kurulları işlevini görüyor mu?

Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki danışma kurullarında tarih, hukuk, siyaset ve ilahiyat alanlarında temayüz etmiş isimler bulunduğunu hatırlatan Koru, “Bu kurullarda güncel dosyalar masaya iniyor mu, gerçek düşünceler çekinmeden dile getiriliyor mu?” sorusunu not düştü. Yazara göre, karar alıcılar nezdinde adalet dosyasındaki aksaklıkların açıkça konuşulması, iç ve dış politika maliyetlerini azaltacak bir adım olabilir.

Tarihten karşılaştırma: Abdülhamid dönemi ve muhaliflere yaklaşım

Koru, İstanbul Cağaloğlu’ndaki padişahlar kabristanını ziyaretinde edindiği izlenimler üzerinden tarihsel bir hatırlatma yaptı. Osmanlı’da özellikle II. Abdülhamid döneminde sert cezalandırmalar yerine “gözden uzaklaştırma” yöntemlerinin öne çıktığını belirten yazar, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi gibi isimlerin “cezaevi yüzü görmediğini” aktardı. Aynı kabristanda Ziya Gökalp ve Şeyh Bedreddin ile padişahların yan yana bulunmasının “muhalif, isyancı ve sultanın aynı mekânda huzur bulduğu” bir tarihsel hoşgörü işaretine çevrildiğini yazdı.

Neden şimdi? Siyasetin ‘normalleşme’ testi

Meclis açılış resepsiyonunun verdiği “bir araya gelme” görüntüsünü, Türkiye siyasetinin normalleşme arayışına bağlayan Koru, bu tabloyu “sert dosyaların yüz yüze konuşulabildiği anları çoğaltma” imkânı olarak yorumladı. Yazara göre, adalet, basın özgürlüğü ve yargı süreçlerinde ölçülülük başlıklarında atılacak somut adımlar, hem iç kamuoyunda güven tazeleyecek hem de Türkiye’nin küresel vitrindeki yerini güçlendirecek.

Sonuç: Fotoğraftan reform ihtiyacına

Fehmi Koru, tek bir karenin bile “doğrudan diyalog” kapasitesini hatırlattığını vurgularken, siyaset ve devlet aklının adalet ekseninde atacağı ölçülü ve kapsayıcı adımların, gerilimi düşürerek toplumsal barışı tahkim edeceğini savundu: “O fotoğraf, eğer fırsata dönüşürse, sadece bugünün değil yarının da yol haritasını etkiler.”


www.yerelgundem.com