MİT Başkanı Kalın'ın kitabına Marksist eleştiri: Heidegger'in kulübesinde ne arıyor?
MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın "Heidegger'in Kulübesine Yolculuk" kitabı, yazar Asaf Güven Aksel'in Ortaklaşa dergisindeki eleştiri yazısıyla tartışma konusu oldu.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL, TÜRKİYE — 06 ARALIK 2025
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın, Alman filozof Martin Heidegger'in kulübesine yaptığı ziyareti anlattığı "Heidegger'in Kulübesine Yolculuk" adlı kitabı, entelektüel çevrelerde yankı uyandırmaya devam ediyor. Ortaklaşa dergisinin son sayısında yazar Asaf Güven Aksel, kaleme aldığı "MİT Başkanı'nın Heidegger'e düşen yolu" başlıklı makalesinde, Kalın'ın felsefi yaklaşımını Marksist bir perspektifle eleştirdi.
Aksel, yazısında Heidegger felsefesi ile Kalın'ın kitapta verdiği mesajlar arasındaki açı farkına dikkat çekti. Yazar, Engels'in Marx ve Feuerbach alıntılarından yola çıkarak, Kalın'ın kulübe önündeki pozunu ve düşünsel duruşunu sorguladı.
"Varmışken süren yolculuk"
Kitabın ismindeki "Yolculuk" ifadesine takılan Aksel, fiziksel olarak gerçekleşmiş bir ziyaretin neden hala bir yolculuk olarak tanımlandığını irdeledi. Aksel, "Önünde fotoğraf çektirilen bir kulübe, ziyaret edilmiştir artık varlık olarak. Ama 'Yolculuk'a, varılmamışlık, zihinsellik gibi çağrışımlar yüklenmişse, hakkında tefekkür de haktır" ifadelerini kullandı.
Aksel, Kalın'ın 2019 yılında gerçekleştirdiği ziyarette, "Varlık nedir" sorusuna yanıt aradığını belirttiği bölümlere atıfta bulunarak, Heidegger'in "doğa ile kavga etmeden var olma" tezine Kalın'ın yaklaşımını eleştirdi.
Tanrı kavramı ve "Tırmık ile Tespih"
Yazıda en dikkat çeken bölümlerden biri, Heidegger'in "Bizi ancak bir Tanrı kurtarabilir" sözü ile Kalın'ın İslam felsefesi arasındaki ilişki oldu. Aksel, Heidegger'in kastettiği Tanrı kavramının modern dünyanın ruhsuzluğuna bir tepki olduğunu, ancak Kalın'ın bu kavramı kendi inanç dünyasıyla örtüştürme çabasının "felsefi bir uyumsuzluk" yarattığını savundu.
Aksel, Kalın'ın elindeki tespih ile Heidegger'in elindeki tırmığı simgesel olarak karşılaştırdı: "Tırmık, bir müdahale, çevreyi değiştirme aracıdır. Tespih ise 'dairevi tecrübe'dir, tevekküldür. Kalın bir bakar, tespih tanesinde bulduğu Varlığı'nın imamesi yoktur ve başka bir elde şıkırtıyla çevrilmektedir özü."
1933 ve 2018 sorusu
Aksel, Heidegger'in 1933 yılında Nazi partisine katılması ve rektörlük sürecine dair tartışmaları hatırlatarak, Kalın'ın siyasi pozisyonuna da göndermede bulundu. Heidegger'e yöneltilen "1933'te ne oldu Profesör?" sorusunu günümüze uyarlayan Aksel, "Marx, praksis demişti de ondan sorulmuştu, 2018'de ne oldu Profesör? 2023'te?" sorusuyla yazısını noktaladı.













