Belkıs’ın tahtı ve hürriyetin beş esası: Hakikatler neyi anlatıyor?
Said Nursi’nin eserindeki "Belkıs’ın tahtı" benzetmesiyle hürriyetin dayandığı beş temel hakikat ve Saba Melikesi Belkıs’ın İslamiyet ile bağı detaylandırıldı.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL, TÜRKİYE
Said Nursi’nin "Divan-ı Harbi Örfi" adlı eserinde "Taht-ı Belkısî" benzetmesiyle kavramsallaştırdığı hürriyetin beş temel hakikati, toplumsal yönetim ve bireysel özgürlükler ekseninde yeniden gündeme geldi. Saba Melikesi Belkıs’ın Kur’an’daki kıssasıyla ilişkilendirilen bu analiz, hürriyetin tesadüfi bir kavram olmadığını, meclis yönetiminden eğitim odaklı medeniyete kadar sarsılmaz sütunlar üzerine inşa edildiğini ortaya koyuyor.
Yönetimde ortak akıl ve şura
Birinci hakikat, ülke yönetiminin şahsi kararlar yerine "ortak akıl" ile yürütülmesinin hayatiyetine vurgu yapıyor. Analize göre, tek bir zihnin yanılma payı yüksekken, meclis ve meşveret (danışma) mekanizmasıyla oluşan çoğulcu kuvvet, hata payını minimize ediyor. Bu durum, hürriyetin korunması için fertlerin değil, kolektif iradenin hüküm sürmesi gerektiğini savunuyor.
Baskıdan ilim ve medeniyete geçiş
Eski dönemlerde hâkim olan kaba kuvvet ve baskı unsurları, yerini ikinci ve üçüncü hakikatlerde ilim ve eğitime bırakıyor. Medeniyetin ancak bilgi temelleri üzerine yükseldiğinde kalıcı olacağı ifade edilirken, meşrutiyet ve hürriyetin insanın fikir zincirlerini kırarak gelişim alanını dünya ölçeğine genişlettiği kaydediliyor. Bu süreçte insanın potansiyelini engelleyen setlerin ancak eğitimle yıkılabileceği belirtiliyor.
Şeriatın hürriyet anlayışı ve toplumsal karmaşıklık
Dördüncü ve beşinci hakikatler, hürriyetin dini temelleri ve modern toplum yapısı arasındaki uyumu irdeliyor. Şeriatın insana verdiği değerin cumhuriyet ve medeniyet anlayışını desteklediği, Asr-ı Saadet uygulamalarının buna en büyük örnek olduğu vurgulanıyor. Günümüzün karmaşık ekonomik ve sosyal yapısının artık azınlık bir grubun kontrolünde yönetilemeyeceği, bu yapının ancak toplumun tüm kesimlerini temsil eden bir "meclis" tarafından idare edilebileceği hatırlatılıyor.
Saba Melikesi Belkıs Müslüman mıydı?
Belkıs’ın dini kimliği üzerine yapılan tartışmalara Kur’an-ı Kerim net bir cevap sunmaktadır. Neml Suresi’nde yer alan bilgilere göre Belkıs, Hz. Süleyman ile karşılaşmadan önce güneş ve putlara tapan "kâfir bir millete" mensuptu. Ancak Hz. Süleyman’ın sarayındaki muazzam nizamı ve hakikati gördüğünde, tevhid inancını benimsemiştir.
"Kraliçe: 'Ya Rabbî! Ben senden başkasına ibadet etmekle kendime zulmetmişim, şimdi ise Süleymanla birlikte alemlerin Rabbine teslim oluyorum' dedi." (Neml, 27/44)
Bu ayet, Belkıs’ın sonradan Müslüman olduğunu ve İslam geleneğinde hidayete eren örnek bir şahsiyet olarak kabul edildiğini teyit etmektedir.













