Türkiye Parlamenter Sisteme mi Dönüyor? Ankara’da Emine Erdoğan Formülü Konuşuluyor!
Ateş çemberindeki Türkiye, dış saldırılara karşı "parlamento kalkanı" kuruyor. Ak Parti’de Emine Erdoğan liderliği ve sistem değişikliği iddiaları Ankara’yı hareketlendirdi.
YUSUF İNAN YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE
Ankara’da Sistem Kartları Yeniden Karılıyor: "Zırh" Kuşanma Vakti
Dünya, sınırların yeniden çizildiği küresel bir yangının tam ortasından geçiyor. Ukrayna’da dinmeyen silah sesleri, Suriye ve Irak’ta bitmek bilmeyen vekalet savaşları, İran ve Venezuela üzerindeki bitkinlik... Türkiye, bu "ateş çemberi" içerisinde sadece askeri ve stratejik bir savunma yapmıyor; aynı zamanda kendi iç siyasetini bu fırtınaya dayanıklı hale getirecek devasa bir yapısal dönüşüme hazırlanıyor.
Ankara kulislerinden sızan son bilgiler, Türkiye’nin yakın gelecekte **"Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem"**e geri döneceği ve bu geçişin bizzat iktidar eliyle, çok özel bir liderlik formülüyle yapılacağı yönünde.
Küçük Partilerin Tasfiyesi ve Ak Parti’ye Dönüş Dalgası
Anket şirketlerinin son verileri ilginç bir tabloyu önümüze koyuyor: Ak Parti tüm yıpranmışlığa rağmen ya birinci sıradaki yerini koruyor ya da burun farkıyla ikinci sırada yer alıyor. Ancak asıl "siyasi enkaz", Ak Parti’den kopanların kurduğu Gelecek ve DEVA partilerinde yaşanıyor.
Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan, Türk siyasetinde beklenen varlığı gösteremedi. Türk milleti, Ak Parti'den ayrılana prim vermedi, ve vermiyor. Bugün Selçuk Özdağ gibi isimler her ne kadar onurlu bir duruş sergileyip tepki gösterse de, bu partilerin milletvekillerini elde tutması artık imkansıza yakın. Kılıçdaroğlu’nun tasfiyesiyle birlikte, bu partilerin vekilleri için bir sonraki dönemde Meclis’e girme ihtimali tamamen ortadan kalktı. Şimdi bu isimler için tek rasyonel çıkış yolu, eski yuvaları olan Ak Parti’ye veya İYİ Parti'ye dönüş.
Üstelik bu geçiş dalgası sadece sağ partilerle sınırlı değil. CHP’li bazı belediye başkanlarının, özellikle Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın isimleri Ak Parti ile anılıyor. Her ne kadar resmiyette itirazlar yükselse de, sahadaki CHP teşkilatları bu isimlerin çoktan "Ak Partili gibi" hareket ettiğini, hükümetle kurulan yakın diyaloğun bir siyasi tercih aşamasına geldiğini fısıldıyor.
"Emine Erdoğan" Formülü ve Yeni Sistem Stratejisi
Peki, tüm bu taşlar neden yerinden oynuyor? Cevap, Ak Parti’nin "B Planı"nda gizli: Emine Erdoğan’ın Genel Başkanlığı.
Kulislerde yüksek sesle konuşulan senaryoya göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, parti genel başkanlığını Emine Erdoğan’a bırakmaya hazırlanıyor. Bu hamlenin stratejik derinliği oldukça fazla:
-
Hizipçiliğe Son: Emine Erdoğan ismi, parti içindeki tüm grupları ve "aileyi" bir arada tutabilecek, kimsenin itiraz edemeyeceği tek otorite olarak görülüyor.
-
Parlamenter Sisteme Dönüş: Bu liderlik değişimiyle eş zamanlı olarak, Türkiye’nin yeniden parlamenter sisteme geçiş yapacağı ve bir erken seçime gidileceği iddia ediliyor.
-
Siyasi Kalkan Stratejisi: Yeni sistemle birlikte, tüm dış siyasi saldırılar ve ekonomik yıpratmalar doğrudan Cumhurbaşkanı’na ulaşmayacak; parlamento ve başbakanlık makamı bir "kalkan" görevi görecek.
Bu senaryoda, yapılacak bir seçimde Emine Erdoğan liderliğindeki Ak Parti sandıktan birinci çıkacak; Recep Tayyip Erdoğan ise "Cumhurbaşkanı" sıfatıyla makamında kalarak Türkiye’yi dış saldırılara karşı koruyan en üst irade olmaya devam edecektir.
Yargıdaki Tehlike: İçeriden Gelen Sessiz Tehdit
Ancak bu büyük stratejinin yumuşak karnı, adalet sistemimizdir. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un aksine, sahada farklı bir gerçeklik var. Yargı içindeki bazı odaklar, halkı canından bezdiren kararlara imza atarak Ak Parti’nin halk desteğini içeriden eritiyor. Adalet Bakanlığı’nın bu "hukuksuzlukları" görmezden gelmesi, Başkan Erdoğan’ın arkasındaki toplumsal gücü zayıflatıyor. Eğer bu "iç sızıntı" durdurulamazsa, en dahi siyasi manevralar bile halk nezdindeki erimeyi durdurmakta zorlanabilir.
Sonuç: Beklenmeyen Gelişmelere Hazır Olun
DEM Parti’nin anketlerdeki yüzde 10 bandına aldanmamak gerek; yeni süreçte baraj altında kalmaları işten bile değil. Türkiye, dışarıdaki savaştan korunmak için içeride "yanmaz bir zırh" kuşanıyor. Bu süreci doğru okuyan vekiller ve belediye başkanları şimdiden Ak Parti’ye yaklaşıyor.
Türkiye, parlamenter sistemin dengeleyici gücü ve yeni liderlik formülleriyle, ateş çemberinin içinden yanmadan çıkmayı hedefliyor. Bu stratejik satrançta şah ve mat hamleleri henüz yapılmadı ama taşların dizilimi tamamlanmak üzere.
Yusuf İnan
Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve Yerelgundem.com Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.













