Connolly İrlanda’da cumhurbaşkanı: Sandıktan sol ve Filistin yanlısı mesaj
Catherine Connolly, yüzde 60’ı aşan oyla İrlanda’da cumhurbaşkanı seçildi; düşük katılım ve yüksek geçersiz oylar tartışma yarattı. Dublin, İrlanda.
YEREL GÜNDEM / DUBLİN, İRLANDA
Sandıktan ne çıktı?
İrlanda’da sol görüşlü bağımsız aday Catherine Connolly, cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yaklaşık üçte ikisini alarak ülkenin 10’uncu cumhurbaşkanı seçildi. Yarışta merkez sağ Fine Gael’in adayı Heather Humphreys ikinci sırada kalırken, daha önce çekildiğini açıklayan Fianna Fáil’ın adayı Jim Gavin oy pusulasında yer aldığı için sınırlı bir oy aldı. Yaklaşık yüzde 46’lık düşük katılıma rağmen sonuçlar, son yıllarda konut krizi ve göç başta olmak üzere toplumsal tartışmaların gölgesinde değişim arzusunu yansıttı. Resmî sonuçların Dublin Kalesi’nde açıklanmasının ardından Connolly, kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı vaat etti ve görevi 11 Kasım’da Michael D. Higgins’ten devralacak.
Adayın profili: Sol gelenekten gelen bağımsız
Galway kökenli, 68 yaşındaki Connolly eski bir avukat ve 2016’dan bu yana bağımsız milletvekiliydi. İrlandaca’yı akıcı konuşması ve uzun süredir savunduğu “barış, birlik ve tarafsızlık” söylemiyle biliniyor. Seçim kampanyasında toplumsal kutuplaşmayı azaltma, gençler ve kırılgan gruplar için temsil vurgusu, iklim ve barınma krizi gibi gündemler öne çıktı. İrlanda siyasetinde özellikle sol partiler ve bağımsızlar arasındaki geniş destek, Connolly’nin bağımsız adaylık söylemini güçlendirirken; merkez sağ tabanın bölünmüş görünümü de seçimin kaderinde etkili oldu.
Filistin ve dış politika başlıkları
Görevi büyük ölçüde sembolik olan İrlanda cumhurbaşkanlığı, buna rağmen ülkenin değer ve yönelimlerini temsil eden önemli bir mevki. Connolly, Filistin yanlısı duruşu ve Gazze’deki savaş bağlamında ABD, AB ve İsrail politikalarına eleştirel yaklaşımıyla tanınıyor. İrlanda’nın askerî tarafsızlığının korunması, Avrupa’daki savunma entegrasyonu tartışmalarında ihtiyatlı bir çizgi ve barış diplomasisinin öne çıkarılması yeni dönemde cumhurbaşkanlığı söyleminde belirginleşebilir. Bu yaklaşımın, merkez sağ hükümetle bazı dosyalarda görüş ayrılıklarını artırması olası; ancak Connolly, anayasadaki yetkilerin sınırını vurgulayarak kurumsal teamüllere bağlı kalacağını belirtiyor.
Katılım oranı ve geçersiz oyların mesajı
Seçimin dikkat çeken başlıklarından biri, düşük katılım ve geçersiz oyların yüksekliği oldu. Sandığa gitmeyen seçmenlerin gerekçeleri arasında aday profillerinden memnuniyetsizlik ve siyasete güvensizlik öne çıkıyor. Ayrıca bazı çevrelerin “aday yelpazesinin darlığına” tepki olarak geçersiz oy çağrıları yaptığı görüldü. Bu tablo, partilerin aday belirleme süreçleri ile cumhurbaşkanlığına aday olma koşullarının —özellikle aday gösterme barajlarının— yeniden tartışılabileceğine işaret ediyor. Siyasi sonuçlar bakımından merkez sağdaki muhasebenin derinleşmesi, sol partilerde ise moral üstünlüğün yerel ve genel seçimlere nasıl yansıyacağının izlenmesi bekleniyor.
Yeni dönemde beklentiler
Connolly’nin seçilmesi, İrlanda’da toplumsal eşitsizlikler, konut ve evsizlik krizi, göç yönetimi ve nefret söylemiyle mücadele gibi iç gündemlerin simgesel düzeyde daha görünür olabileceği bir döneme işaret ediyor. Dış politikada ise Filistin meselesi ve İrlanda’nın tarafsızlık ilkesi, yeni cumhurbaşkanının söyleminde ön sıralarda yer alabilir. Kurumsal yetkilerin sınırlı olması, icracı alandaki değişimlerin hükümetin tercihleriyle belirleneceği anlamına gelse de, Áras an Uachtaráin’dan verilecek mesajlar kamuoyunda yankı bulmaya devam edecek.













