Bu dünyadan bir Ahmet Turan Alkan geçti: Sessiz veda

Gençlik yıllarından tanıdığım,Recai Güllapdan müstearıyla gönüllerde taht kuran milliyetçi entelektüel Ahmet Turan Alkan'ın ardından bir hüzün yazısı.

Bu dünyadan bir Ahmet Turan Alkan geçti: Sessiz veda

Yusuf İnan

Gazeteci |Siyasi & Stratejik Analist

Ahmet Turan Alkan’ı gençlik yıllarımda, Ankara’nın o fikir kokan sokaklarında, Türkiye Günlüğü dergisinin ofisinde tanıdım. O gün kendisiyle çeşitli konularda uzun bir sohbet etme imkanı bulmuştum; karşımda sadece bir akademisyen değil, milliyetçi entelektüel bir aydın duruyordu.

Kitap sevdalısı biri olarak, bu tür derya deniz insanlara her zaman hayranlık duymuşumdur. Alkan, tanıdığım o yıllarda epey heybetli bir duruşa sahipti. Ancak o heybetin ardında, Recai Güllapdan müstear ismiyle kaleme aldığı muhteşem makalelerindeki o muzip ve kıvrak zeka gizliydi. Türkiye Günlüğü, o dönem bir grup idealist milliyetçi tarafından çıkarılan ve Meclis’te milletvekillerine elden dağıtılan, entelektüel derinliği olan bir kaleydi.

Milliyetçi Aydınların Medya Çıkmazı

O yıllarda yaptığımız sohbette, Fethullah Gülen grubuna hiç de sıcak bakmadığını açıkça ifade etmişti. Fakat kaderin cilvesi ya da Türkiye’nin medya sosyolojisinin bir ayıbı olarak, sonradan yolu o yapının yayın organlarıyla kesişti. Neden mi? Çünkü Türk milliyetçilerinin ve ülkücü aydınların birikimlerini aktarabileceği, özgürce akademik ve entelektüel üretim yapabileceği güçlü bir medya mecrası hiçbir zaman tam anlamıyla var olamadı.

Şimdilerde Yeniçağ, Türkgün veya Karar gibi gazeteler olsa da, hala o derinlikli, ülkücü akademisyenlerin ve aydınların değerlerini kamuoyuyla buluşturabileceği devasa bir entelektüel alanın eksikliğini yaşıyoruz. Ahmet Turan Alkan ve İskender Pala gibi isimlerin, birikimlerini doğrudan Türk milletine aktarabileceği "yerli ve milli" bir ana akım medya kanalı bulamaması, tarihimizin en büyük kayıplarından biridir.

FETÖ'nün Entelektüel Tasfiye Operasyonu

FETÖ denilen ihanet şebekesi, sadece Türk Milleti'nin içine, devletin kurumlarına sızmadı; aynı zamanda Türk milletini aydınlatması gereken Alkan ve Pala gibi birikimli isimleri kendi mecralarına çekerek onları adeta terör bataklığında tasfiye etti. Bu yapı kesinlikle bir cemaat veya "Hizmet" hareketi değildir. Türk milletini aldatan, ifsat eden münafık bir Harici güruhtur.

Ahmet Turan Alkan, 15 Temmuz’un o karanlık gecesinde bu yapının gerçek yüzünü gördüğünü söylemişti. Ne acıdır ki, bu ihanet şebekesi hem aydınlarımızı harcadı hem de Türkiye’nin küresel anlamda söz sahibi olacağı kutlu yürüyüşünün önüne barikatlar kurdu. Onlar, en temiz duyguları istismar ederken, arkalarında telafisi zor bir entelektüel yıkım bıraktılar.

Gönlü Yüce, Bilgi Hazinesi Bir Vatansever

Ahmet Turan Alkan gerçek bir vatanseverdi. Bilgi hazinesi kadar yüce gönüllüydü çünkü "dolu" bir insandı. O neşeli adam, derinliğinden gelen o mütevazı tavrıyla gençlere ışık olabilirdi. Ne yazık ki Türk gençliği ve bu aziz millet, bu tür değerlerden sistemli engeller ve mecburiyetler nedeniyle yeteri kadar faydalanamadı.

Bir yıldız daha kaydı  fani dünyadan. Birikimlerini tam anlamıyla milletiyle kucaklaştıramadan, sessizce aramızdan çekip gitti.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Türk Milleti'nin başı sağ olsun.


Yusuf İnan

www.yerelgundem.com

Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve Yerelgundem.com Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.