AK Parti’de liderlik tartışması: Erdoğan sonrası senaryoları yeniden alevlendi

AK Parti kulislerinde liderlik tartışmaları üç isim etrafında alevlendi. KAAN motoru polemiği ve medya yansımaları gerilimi artırırken, “parti disiplini–birlik” vurgusu öne çıkıyor.

AK Parti’de liderlik tartışması:  Erdoğan sonrası senaryoları yeniden alevlendi

AK Parti’de liderlik tartışması: “Erdoğan sonrası” senaryoları yeniden alevlendi

YEREL GÜNDEM / ANKARA

Gündemin merkezinde üç isim: Bilal Erdoğan, Selçuk Bayraktar, Hakan Fidan

AK Parti kulislerinde “Erdoğan sonrası” tartışmaları yeniden ısınırken, parti içinde olası liderlik için üç isim öne çıkarılıyor: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, damadı ve savunma sanayi girişimcisi Selçuk Bayraktar ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan. Siyasi kulislerde bu üç ismin etrafında destekçi kadroların şekillendiği, devlet kademeleri, iş dünyası ve diplomasi kanallarında görünürlüğün arttığı yorumları yapılıyor. Bu hareketlilik, parti tabanında “erken bir konumlanma yarışı mı başlıyor?” sorusunu da beraberinde getiriyor.

KAAN motoru polemiği ve sızan soru tartışması gerilimi tırmandırdı

Tartışmalar, Hakan Fidan’ın milli muharip uçak KAAN’ın motoruna ilişkin açıklamaları ve Cumhurbaşkanı’nın uçak dönüşü gazetecilere soracağı soruların sızdığı iddiası sonrası alevlendi. İktidara yakın bazı medya organlarında Fidan’a özellikle Suriye politikası üzerinden yöneltilen eleştiriler, “adaylar arası rekabet” spekülasyonlarını güçlendirdi. Kulislerde, savunma sanayi ekosistemine referans verilen çıkışların Selçuk Bayraktar’ı, dış politika başlıklarındaki yüksek tondaki itirazların ise Hakan Fidan’ı hedef aldığı değerlendirmeleri yapılıyor.

‘Kontrolsüz rekabet’ uyarısı: “Aktif vuran kaybeder, sakin duran kazanır”

Siyasi gözlemciler, liderlik yarışının partiye ve iktidara zarar verecek ölçüde sertleşmesine karşı uyarıyor. Değerlendirmelerde, “mücadele kontrolden çıkarsa, hem AK Parti hem Erdoğan yıpranır” görüşü öne çıkıyor. Bu görüşe göre, parti içinde görevini sürdüren bir genel başkan ve Cumhurbaşkanı varken açık rekabet görüntüsü siyasetin doğasına aykırı; “aktif vuran kaybeder, sakin duran pozisyonunu korur” mottosu kulislere yansıyor. Erdoğan’ın benzer durumlarda hızlı müdahale ettiğine dikkat çekilerek, “parti disiplini ve birlik görüntüsü”nün önümüzdeki dönemde daha fazla vurgulanacağı belirtiliyor.

Dün dünden ibret: Albayrak–Soylu dönemi örneği ve “gizli el” tezi

Kulisler, geçmişte Berat Albayrak ve Süleyman Soylu’nun “en güçlü iki aday” olarak görüldüğü döneme de atıf yapıyor. O süreçte yaşanan gerilimler, sosyal medyada yayınlanan iddialar ve ardından gelen siyasi tasarruflar, bugünkü tartışmalar için “uyarıcı vaka” olarak gösteriliyor. “Gizli el” nitelemesiyle ifade edilen, adaylar arasındaki çelişkileri büyüten hamlelerin partiye oy kaybettirdiği yorumları yapılıyor. Bu nedenle yeni dönemde “kişisel hesap izlenimi” verecek her adımın ters tepme ihtimali vurgulanıyor.

Sosyolojik bariyer: ‘Hanedan algısı’ ve seçmen refleksi

Saha okumalarında, liderin akrabalık bağları üzerinden öne çıkan isimlerin kamuoyunda “hanedan” algısı ile karşı karşıya kaldığı, Türkiye seçmeninin geçmişte benzer örneklere mesafe koyduğu hatırlatılıyor. Merhum liderlerin çocukları ve yakınlarından gelen girişimlerin sandıkta karşılık bulmadığına dair tarihsel örnekler gündeme taşınıyor. Bu çerçevede, Bilal Erdoğan ve Selçuk Bayraktar’ın “oğul/damat” etiketi nedeniyle bir dezavantajla başladığı; Hakan Fidan’ın ise “popüler ve tecrübeli devlet adamı” profilinin, liderlik tartışması derinleştikçe yeni bir hedefe dönüşebileceği ifade ediliyor.

AK Parti’nin önceliği: Birlik, ekonomi ve yerel sorunlar

Parti içinde güç dengeleri konuşulsa da Ankara kulislerine göre AK Parti yönetimi, ekonomik istikrar, güvenlik ve yerel hizmet başlıklarını önceliklendirmeyi sürdürüyor. “Liderlik krizi yok; Erdoğan’ın otoritesi belirleyici” tespiti öne çıkarken, parti gündeminin yaklaşan yasa paketleri, belediye hizmetlerindeki performans ve dış politikadaki dosyalar etrafında şekilleneceği belirtiliyor. Kulislerde, “kişisel vitrinden çok kurumsal başarı” vurgusunun artırılacağı, sert polemiklerin ise sınırlanacağı konuşuluyor.

Önümüzdeki döneme notlar

Siyaset koridorlarında üç senaryo dillendiriliyor: (1) Tartışmanın soğutulması ve disiplin çağrısıyla dosyanın kapanması, (2) parti içi görev paylaşımında ayarlamalarla tansiyonun düşürülmesi, (3) kamuoyuna açık yeni mesajlarla “tek lider–tek merkez” çizgisinin tahkim edilmesi. Hangi yol izlenirse izlensin, “Erdoğan sonrası” tartışmasının şimdilik kulislerde kalması, parti yönetiminin temel tercihine dönüşmüş durumda.


www.yerelgundem.com

Kaynak: 

  • Ertuğrul Türkoğlu / Haber Erk