Süleymancılar lideri Denizolgun'un şüpheli ölümü: Çelişkiler sıralandı
Gazeteci Aytunç Erkin, Süleymancılar cemaati lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki ölümüne dair savcılık dosyasındaki 36 saatlik kayıp ve çelişkili ifadeleri yazdı.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL, TÜRKİYE
Gazeteci Aytunç Erkin, Süleymancılar cemaatinin eski lideri, eski Bakan ve milletvekili Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz’daki çiftliğinde gerçekleşen ölümüne ilişkin savcılık dosyasındaki çarpıcı çelişkileri gündeme taşıdı. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bilgi notunda, tanık ifadeleri ile olay yeri bulguları arasındaki uyumsuzlukların "şüpheli ölüm" ihtimalini güçlendirdiği belirtildi.
Savcılık dosyasındaki 36 saatlik gizem
Soruşturma dosyasında yer alan ifadelere göre, çiftlik çalışanı Rufat Kadyrow'un beyanları ile hayatın olağan akışı arasında ciddi farklar tespit edildi. Denizolgun’un çiftliğe gelişinden itibaren geçen 36 saat boyunca kendisinden haber alınamamasına rağmen personelin durumu merak etmemesi ve kapı anahtarının dışarıda bırakılması savcılık tarafından "dikkat çekici" bulundu. Ayrıca, polis tutanaklarında yer alan "ağızdan kabarcıklı yoğun kan gelmesi" bulgusunun, ilk ifadelerde "hareketsiz yatıyordu" şeklinde geçiştirilmesi şüpheleri artırdı.
Adli Tıp ve suikast iddiaları Bakırköy'de
Denizolgun’un ailesi ve yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun, 2024 yılı sonunda Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak dosyanın yeniden açılmasını sağladı. Dosya, "cinayetin Adli Tıp Kurumu’nda üstünün örtüldüğü" iddiaları üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi. Avukat Burak Bekiroğlu da suikast iddialarının tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirterek soruşturmanın derinleştirilmesi çağrısında bulundu.
Cemaat içindeki 'renklenme' ve intihar vakaları
Erkin analizinde, gazeteci Kaan Arslan’ın "Süleymancılar" kitabına atıfta bulunarak cemaat içindeki yapısal değişimlere de değindi. Kitapta, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) cemaat içindeki "renklenme" faaliyetleri ve geçmişte üstü örtülen diğer intihar vakaları iddia ediliyor. Denizolgun’un vefatının hemen ardından Alihan Kuriş’in liderliğini ilan etmesi ve cemaatin yönettiği devasa finansal gücün kontrolü, davanın seyrini etkileyen en kritik unsurlar arasında gösteriliyor.













