Sebe Melikesi Belkıs mitolojik bir varlık mı?
Hz. Süleyman ve Sebe Melikesi kıssası; Kur’an, Tevrat ve İslam mitolojisindeki rivayetler ışığında inceleniyor. Belkıs'ın gerçek kimliği ve tevhidi mesajı.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL / TÜRKİYE
Sebe Melikesi (Belkıs) Mitolojik Bir Varlık mı? Kur’an, Tevrat ve Rivayetler Işığında Gerçekler
GİRİŞ: Süleyman Kıssası ve Kur’an’ın Üslubu
Hz. Süleyman’ın kıssası, Kur’an-ı Kerim’in genel hitap metodu gereği çeşitli surelerde dağınık ve mücmel (kısa/öz) bir yapıda yer alır. Kur’an, kıssaları bir tarih kitabı gibi kronolojik detaylarla değil, muhatabı olan Arap toplumunun mevcut bilgilerini tashih ederek ve tevhidi bir hidayet rehberi sunarak vazedilmiştir. Bu bağlamda, Hz. Süleyman’ın krallığı, coğrafyası ve Sebe Melikesi ile olan münasebeti, tarihsellikten ziyade tevhidi mesajlar üzerinden Neml Suresi’nde serdedilir.
Kutsal Metinlerde Sebe Melikesi: Ortak Payda
Sebe Melikesi kıssası, hem Kur’an’da hem de Tevrat’ın I. Krallar ve II. Tarihler bölümlerinde yer almakta olup, her iki kitapta da anlatılan olaylar büyük ölçüde örtüşmektedir.
-
İsimsizlik: Ne Kur’an ne de Tevrat, bu yöneticinin adını zikretmez; her iki kaynak da onu sadece hükmettiği bölgeye nispetle "Sebe/Saba Kraliçesi" olarak tanımlar.
-
Coğrafya: Tevrat bu bölgeyi "Saba" (Yeruşalim/Kudüs ile ilişkili olarak) şeklinde anarken, Kur’an "Sebe" olarak isimlendirir.
-
Vasıf: Kur’an onu bir "Melike" (yönetici kadın) olarak, Tevrat ise "Kraliçe" olarak vasıflandırır.
TEFSİR VE SİYER KAYNAKLARINDA BELKIS: RİVAYETLERİN ANALİZİ
Kur’an ve Tevrat’ta biyografik bilgi bulunmamasına rağmen, İslam tefsir ve siyer kaynaklarında Melike hakkında "Belkıs bint Şürahbil" ismi başta olmak üzere detaylı şecereler yer almaktadır. Ancak bu kaynaklarda yer alan bazı rivayetler, Melike’nin ontolojik yapısına dair tartışmalı iddialar barındırır.
Mitolojik İddialar ve Ontolojik Tartışmalar
Kadim kaynaklarda yer alan ve "zanni/indî" olarak nitelendirilen bazı iddialar şöyledir:
-
İnsan Dışı Soy İddiası: İbn-i Kesir ve Taberi gibi müfessirlerin naklettiği bazı rivayetlere göre Melike’nin annesi bir cindir.
-
Fiziksel Özellikler: Bazı rivayetlerde annesinin cin olması sebebiyle bacaklarının "hayvan tırnağı gibi" olduğu veya tüylü olduğu iddia edilmiştir.
-
Cin Taifesine Mensubiyet: Fahruddin Razi gibi isimler, Melike’nin doğrudan cin taifesine mensup bir "kız" olduğu kanaatini serdetmiştir.
-
Fıkhi Problemler: Bu rivayetler, "insanlar ile cinlerin evlenip evlenemeyeceği" gibi kelami ve fıkhi tartışmaları doğurmuş; miras hukuku ve toplumsal fesat gibi konularda farklı içtihatlara yol açmıştır.
Mevzu Rivayetler ve "İslam Mitolojisi"
Ebu Hureyre’ye dayandırılan ancak hadis münekkidleri tarafından "garib", "zayıf" veya "uydurma" olarak nitelendirilen haberler, Melike’yi adeta bir "Yunan tanrıçasına" benzer efsanevi bir kişiliğe dönüştürmüştür. El-Hasan'ül Basri gibi alimler, bir insanın cin doğuramayacağını belirterek bu mitolojik eklemeleri reddetmişlerdir.
KUR’ANİ PERSPEKTİF: HİDAYET ODAKLI YAKLAŞIM
Kur’an-ı Kerim için Melike’nin biyografisi ikincil plandadır; asıl vurgu onun ve kavminin itikadi durumuna yapılmıştır.
-
Tevhidi Tashih: Kur’an, mevcut Tevrat ve Arap arka planındaki muharref (bozulmuş) Süleyman-Sebe kıssasını tevhidi açıdan tashih ederek yeniden vazeder.
-
Asıl Mesele: Neml Suresi 24. ayette vurgulandığı üzere, Hüdhüd’ün raporu Melike’nin soyuna değil, "Allah’ı bırakıp güneşe secde etmelerine" odaklanır.
-
Tarihsel Materyal: Kıssadaki tarihsel detaylar, inanç bazındaki öğüt ve ibretin anlaşılması için sadece birer araçtır.
Sonuç ve Öneriler
Kur’an kıssalarının anlaşılmasında geleneksel kaynaklardaki mesnetsiz ve mitolojik unsurların ayıklanması bir zorunluluktur. Yazara göre şu adımlar atılmalıdır:
-
İhtisas Alanı: Kur’an kıssaları tefsir ve siyer alanından ayrıştırılarak bağımsız bir ihtisas dalı olarak inşa edilmelidir.
-
Modern Bilimlerden Yararlanma: Arkeoloji, coğrafya ve dinler tarihi gibi bilim dalları, Kur’an perspektifini destekleyecek şekilde kullanılmalıdır.
-
Hidayet Yörüngesi: Kıssayı aşk ve gösteriş üzerinden detaylandıran rivayetlerin yerine, Kur’an’ın beyan ettiği hidayet ve tevhid odaklı anlayış ikame edilmelidir.













